logo
15 EYLÜL 2026

Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın

Marsilya fokur fokur kaynıyor… Ancak topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme

15.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Marsilya fokur fokur kaynıyor… Belki Beşiktaş yenerse Teknik Direktör Bruno Genesio gider bile... Ancak Fransız ekibi öyle "Amaan!" denecek bir takım değil. Topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden fokur fokur kaynayan sularında yanmalarını beklerken aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme.






Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde perşembe gecesi İstanbul'da Marsilya'yı konuk edecek... Maç öncesinde siyah-beyazlı ekipte işler yolunda. Fransız ekibi ise fokur fokur kaynıyor.






BEŞİKTAŞ MAĞLUBİYETİ MARSİLYA'YI KARIŞTIRIR

Alınacak bir yenilgi sonrasında belki de Teknik Direktör Bruno Genesio'nun sonu bile gelebilir. Bu durum ise çok ironik olur; çünkü Van Bronckhorst kovulduğunda siyah-beyazlı yönetim takımın başına Fransız teknik direktörü getirmek istemişti. Ancak Genesio o dönemde sezon devam ederken takım almak istemediğini ileterek teklifi reddetmişti. Peki, Genesio'nun Marsilya'sının Beşiktaş'ı korkutacak silahları neler olacak?






KRİTİK UYARILAR

Marsilya, yüzde 60.8 topa sahip olma oranı ve maç başına yüzde 90 isabetle yaptığı 564 pas ile oyunu domine etmeye çalışan bir takım. Özellikle rakip yarı sahadaki yüzde 86.2'lik pas isabet oranı, Beşiktaş'ın kendi birinci bölgesinde uzun süreler savunma yapmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor.






SAVUNMA GÜVENLİĞİ

Maç başına 9 dripling sayısı oldukça yüksek. Marsilya'nın birebirde adam eksilten, Beşiktaş savunma hattının dengesini çabuk bozabilen yetenekli hücum silahları var.






Maç başına 48.5 top geri kazanma ve ürettikleri 8 kontratak; kaybettiği topu şok presle hemen geri alıp rakibi hazırlıksız yakalama üzerine kurulu bir geçiş tercihini ortaya koyuyor.

Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı

Beşiktaş'ın sahadaki pas kalitesini ve oyun aklını skora dönüştürdüğü takdirde Marsilya karşısında UEFA Avrupa Ligi'nde sahasında 3 puanla tanışması hiçten bile değil. Italiano'nun UEFA Avrupa Ligi'ndeki Marsilya eşleşmesine yönelik kurabileceği oyun planı ve stratejik şifreleri ise gazetemiz editörleri derledi

15.09.2026 11:31:00 / Güncelleme: 15.09.2026 11:44:56
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Marsilya'yı yenip UEFA Avrupa Ligi'ne iddialı bir başlangıç yapmak isteyen Beşiktaş'ın planları hakkında gazetemiz editörlerinin bazı fikirleri var. Vincenzo Italiano'nun fikirlerini, oyun planını bilemeyiz tabii ki ama en azından Marsilya ve Beşiktaş'ın (liglerindeki) istatistikleri üzerinden bazı fikirler yürütebiliriz.






Italiano'nun takımı, pas kalitesi ve topa sahip olma konusunda Marsilya'dan geride değil. Beşiktaş rakipten çekinip tamamen geriye çekilmek yerine, oyunu kendi yarı sahasında ve orta blokta kontrollü yönlendirip topu tutarak Marsilya'nın ön alan baskısının direncini kırabilir.






Marsilya, kat edilen toplam mesafeden ziyade patlayıcı deparlarla ve dikine hızlı hücumlarla ivme kazanan bir takım. Beşiktaş'ın savunma arkasına sarkmalara önlem alması ve kendi hızlı kanat organizasyonları ile geçiş hücumları üzerinden Marsilya'yı gafil avlaması gerekiyor.






Beşiktaş'ın ceza sahası dışından attığı verimsiz şutlar yerine set hücumlarını ceza sahasının içine kadar taşıması şart. Italiano, hücum hattına "daha sabırlı olma" ve net pozisyon yaratma talimatı verecektir.

Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği

Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda

15.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Galatasaray'da Ugochukw belirsizliği
Ugochukwu'nun sahada kaldığı 38 dakikada tamamen "hata yapmama" psikolojisiyle oynaması, top kaybetmemek adına sadece yan ve geri paslara yönelmesi, ancak pozisyonu gereği yapması gereken top kazanma, baskı kırma ve fiziksel üstünlük kurma işlevlerini yerine getirememesi Galatasaray'da soru işaretlerinin tavan yapmasına neden oldu. Chelsea ve Rennes'in gördüğü potansiyeli parçalı forma ile henüz gösterememesi oldukça dikkat çekici.






Lesley Ugochukwu, sadece Galatasaray'ın değil, belki de sezonun üzerinde en fazla tartışılan transferi konumunda... Okan Buruk'un "Bunu nereden buldun?" diye eleştirildiği Nijeryalı oyuncu, 3 maçta sadece 38 dakika sahada kalabildi; maç başına aldığı süre 38 dakikayı bile bulmadı. Bu durum akıllara "Chelsea neden bu kadar yatırım yaptı?" ve "Rennes nasıl Camavinga'nın ikamesi olarak gördü?" sorularını getirdi.






UGOCHUKWU GALATASARAY'DA ETKİSİZ BAŞLADI

İlk 5 haftada sadece 38 dakika forma giyen Ugochukwu, Galatasaray taraftarının aklında neler bıraktı bilinmez ama istatistikler pek çok şeyi anlatıyor.







Belki de sahada çok kısa sürelerde kaldığı için %93 pas isabeti ve kendi yarı sahasında %100 isabetle oynaması, topu aldığında riske girmekten korktuğunun göstergesi. Çünkü sanki tek işi topu en yakınındaki arkadaşına aktarmakmış gibi hareket etti. 0 kilit pas ve 0 uzun top ile hücuma katkı sağlamak kafasında yok gibi.






Bunun yanına bir de ön libero pozisyonundaki bir oyuncu için 38 dakikada 0 top çalma, 0 pas arası ve 0 hava topu mücadelesi eklenince "Acaba soruların arkası boş değil mi?" düşüncesi akıllara oturuyor.






0.05 xG ve 0.02 xA beklentileri ile ceza sahası çevresinde ya da duran toplarda da skora etki edecek bir tehdit yaratamamış. Maç başına sadece 11 topla buluşma ve 29.8 km/s maksimum hız, oyuncunun maç ritminden uzak olduğunu ve henüz takımın temposuna adapte olamadığını da aslında net bir şekilde gösteriyor.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar

İsmail Kartal'ın istifası ile yaşanan gitgelli süreç sonunda bugün oynanacak Gaziantep maçında Fenerbahçe için tek seçenek 3 puan. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan puslu havanın dağılması galibiyet dışında alınacak her türlü skor kaos demek. 3 puan dışında Kadıköy hattında deprem etkisi yaratacak kararlar kaçınılmaz hale gelecek. O yüzden Fenerbahçe belki de sezonun en kritik maçına çıkacak

14.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe'de fırtına gibi bir hafta tamamlandı… Hafta Kadıköy'de alınan Beşiktaş derbisi yenilgisinin stresi ile başladı. O stresle Roma maçına çıkıldı. Hiç de kötü bir oyun yoktu. Ancak 1-1'lik beraberlik ve tribünden gelen su şişesi İsmail Kartal'ın istifasına neden oldu. Yıldırım kabul etmedi. İsmail Kartal inat etti. Çözümü Oğuz Çetin ve Cihan Kamer sundu. İsmail Kartal 1 gün aranın ardından takımın başına döndü.






Bugün Gaziantep deplasmanında belki de Fenerbahçe için sezonun en kritik maçı oynanacak. Galibiyet gelirse her şey güllük gülistanlık olur. Ancak aksi bir durumda Fenerbahçe'de bambaşka şeyler konuşulmaya başlar:






Roma maçı sonrası yaşanan istifa sürecinin aslında "çözülmediği", sadece pansuman yapıldığı savunulanların sesi yükselir. "İstifası engellenen hocayla yola devam edilmez" görüşü hakim olur. İstifa talebi bu kez camiada gelişir; İsmail Kartal'ın devam etmesi zorlaşır.






Oğuz Çetin ve Cihan Kamer'in müdahalesiyle sağlanan ateşkesin işe yaramadığı iddiaları artar. Yönetim kurulunun kriz yönetimi performansı ve kararlılığı sert şekilde sorgulanır.






Beşiktaş derbisi yenilgisi ve Roma maçındaki gerginliğin üzerine gelecek bir kayıp, takımdaki özgüveni tamamen bitirir. "Takım kırılgan, baskıyı kaldıramıyor" eleştirileri tavan yapar.






Roma maçında su şişesi atılmasıyla beliren taraftar tepkisi, yönetimi ve teknik ekibi doğrudan hedef alan kitlesel bir protestoya dönüşür.






Zirve yarışında puan farkının açılması ihtimaliyle birlikte şampiyonluk inancı ciddi şekilde zedelenir. Medyada ve camiada radikal değişim, kongre veya teknik direktör değişikliği senaryoları yüksek sesle dillendirilmeye başlar.

Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti

Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı

14.09.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Vincenzo Italiano'nun Mohamed Salah için yapılan toplantıda Başkan Serdal Adalı'ya, "Hayır diyemem ama Dusan Vlahovic'i tercih ederim" sözleri Beşiktaş'ın bu sezonunun yol haritası oldu.






Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı... Yelkenler fora gidiyor. Rakiplerini sadece yenmiyor; gidiyor Kadıköy'de bile Fenerbahçe'ye futbol olarak üstünlük kuruyor.






Siyah-beyazlıların çıkışının arkasındaki isimlerden birisi de Dusan Vlahovic. İşin ilginci ise bugün Trabzonspor'da çok tartışılan Mohamed Salah alınsaydı, siyah-beyazlıların Sırp golcüye verecek parası kalmayacaktı.






İddia o ki Salah için görüşmeler devam ederken bile Graf, Vlahovic ile hiç teması kesmedi. Hatta aynı dönemde Başkan Serdal Adalı ve Graf'la yaptığı toplantıda Italiano'nun, "Salah çok büyük oyuncu. Almayın diyemem ama eğer tek atışlık barutumuz varsa Vlahovic'i tercih ederim" anlamına gelen bir ifade kullandığı ortaya çıktı.






Zaten ligin ilk 5 haftası ve Avrupa kupaları performansına bakınca Italiano'nun haklılığı netleşti.






Salah istatistiki olarak oyuna daha çok dâhil olan, şans yaratan (16 kilit pas, 2 asist) ve topla daha çok buluşan (230 temas) bir profilde. Ancak Beşiktaş'ın Kadıköy deplasmanı dâhil yakaladığı ivmede aradığı şey, oyunu kurmaktan ziyade bitirecek saf bir 9 numaraydı. Vlahovic, 90 dakika başına ceza sahasında topla buluşma sayısında (8,10) Salah'ı (6,10) geride bırakarak ceza sahasını tamamen domine etti.

İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti

14.09.2026 10:56:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti... Çorum FK formasıyla çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlayan Cengiz, 0.39 gol beklentisinden 2 gol çıkardı. %83.3 şut isabeti yakaladı.






Fenerbahçe'de istifa edip geri dönen teknik direktör İsmail Kartal'ın Cengiz Ünder'in kalmasını istediği ortaya çıktı. Hatta milli futbolcuyu hazırlık maçlarında da kullandı. Admira'yı 5, Pogon'u 4 golle geçerek Şampiyonlar Ligi 2. turundaki Gornik maçı öncesi gövde gösterisi yapan Fenerbahçe'de Cengiz Ünder fırtınası esti o dönemde.






İsmail Kartal'ın iki maça da ilk 11'de başlattığı Cengiz, 121 dakikada attığı 2 gol, yüksek pas isabeti ve etkili dikine oyunuyla takımın en önemli hücum silahı olacağının işaretlerini verdi.






İsmail Kartal da Dorgeles Nene'nin satılıp Cengiz'in sağ kanat rotasyonunda kalmasını istiyordu. Ancak Aziz Yıldırım yönetimi, tecrübeli oyuncuya yerleri olmadığını iletti. Kartal da Cengiz'i önce hazırlık maçlarının kadrosundan, sonra da yönetimin isteğiyle UEFA kadrosundan çıkardı.






Yönetim de Cengiz'in sözleşmesini feshedip Çorum'a gitmesinin önünü açtı. Cengiz, dün Çorum'un Samsunspor'u 5-1 yendiği maçta adeta şov yaptı; performansıyla "buradayım" dedi.






Çorum formasıyla 0.39 beklenen gol (xG) üretmesine rağmen tam 2 gol çıkardı. Kaleyi bulan şutlarının kalitesini gösteren xGOT değerinin 1.05 olması, vuruş tekniğinin ve kaleyi gördüğündeki tehdidinin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha hatırlattı. Çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlaması (%83.3 şut isabeti), hücumda ne kadar odaklı ve etkili hareket ettiğini gösterdi.

Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü

Beşiktaş'ın teknik direktörü Italiano; seleflerinin eksik bıraktığı duygusal bağı kurmayı başardığı, Akdenizli mizaç ile taktiksel ciddiyeti harmanladığı için camia tarafından daha çok benimsenmiş durumda

13.09.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Vincenzo Italiano, 2022'den bu yana Beşiktaş'ın başına geçen 5. yabancı teknik direktör oldu. Siyah-beyazlı yönetimler aynı dönem içinde sırasıyla Valérien Ismaël, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer ile çalıştı... Ancak işin aslına bakınca, her ne kadar yeni gelmiş olsa da İtalyan teknik adam Italiano, seleflerine göre çok daha sevilmiş, kabul görmüş ve daha dik duran bir hava vermiştir.






Beşiktaş taraftarı; Ismaël'in taktiksel inadından, Santos'un sıkıcı futbolundan, van Bronckhorst'un kırılganlığından ve Solskjær'in yarım kalmış hissettiren sürecinden yorulmuştu. Zihinsel olarak tükenmiş olan camia; tam aksine enerjik ve özgüvenli bir figür olan Italiano'yu hızlıca içselleştirdi.






Italiano'nun kenardaki hırslı tavrı, beden dili ve tavizsiz duruşu, taraftardaki "bizi sahada savunan biri var" algısını pekiştirdi. Siyah-beyazlı tribünler, taktikten önce aidiyet ve adanmışlık görmek istiyordu; İtalyan teknik adam onlara bunu verdi.






Solskjaer veya Santos gibi profiller daha "kurumsal" veya "sakin" figürlerdi; oysa Türk futbolu kaosla beslenir. Italiano'nun kriz anlarında sığınacak bir bahane aramak yerine "dik duran" bir profille medyaya ve camiaya seslenmesi, Beşiktaş'ın geleneksel "Halk Takımı" ve "Haksızlığa Karşı Duruş" felsefesiyle de tam bir uyum sağladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.