logo
14 EYLÜL 2026

Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar

İsmail Kartal'ın istifası ile yaşanan gitgelli süreç sonunda bugün oynanacak Gaziantep maçında Fenerbahçe için tek seçenek 3 puan. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan puslu havanın dağılması galibiyet dışında alınacak her türlü skor kaos demek. 3 puan dışında Kadıköy hattında deprem etkisi yaratacak kararlar kaçınılmaz hale gelecek. O yüzden Fenerbahçe belki de sezonun en kritik maçına çıkacak

14.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe kazanamazsa kıyamet kopar
Fenerbahçe'de fırtına gibi bir hafta tamamlandı… Hafta Kadıköy'de alınan Beşiktaş derbisi yenilgisinin stresi ile başladı. O stresle Roma maçına çıkıldı. Hiç de kötü bir oyun yoktu. Ancak 1-1'lik beraberlik ve tribünden gelen su şişesi İsmail Kartal'ın istifasına neden oldu. Yıldırım kabul etmedi. İsmail Kartal inat etti. Çözümü Oğuz Çetin ve Cihan Kamer sundu. İsmail Kartal 1 gün aranın ardından takımın başına döndü.






Bugün Gaziantep deplasmanında belki de Fenerbahçe için sezonun en kritik maçı oynanacak. Galibiyet gelirse her şey güllük gülistanlık olur. Ancak aksi bir durumda Fenerbahçe'de bambaşka şeyler konuşulmaya başlar:






Roma maçı sonrası yaşanan istifa sürecinin aslında "çözülmediği", sadece pansuman yapıldığı savunulanların sesi yükselir. "İstifası engellenen hocayla yola devam edilmez" görüşü hakim olur. İstifa talebi bu kez camiada gelişir; İsmail Kartal'ın devam etmesi zorlaşır.






Oğuz Çetin ve Cihan Kamer'in müdahalesiyle sağlanan ateşkesin işe yaramadığı iddiaları artar. Yönetim kurulunun kriz yönetimi performansı ve kararlılığı sert şekilde sorgulanır.






Beşiktaş derbisi yenilgisi ve Roma maçındaki gerginliğin üzerine gelecek bir kayıp, takımdaki özgüveni tamamen bitirir. "Takım kırılgan, baskıyı kaldıramıyor" eleştirileri tavan yapar.






Roma maçında su şişesi atılmasıyla beliren taraftar tepkisi, yönetimi ve teknik ekibi doğrudan hedef alan kitlesel bir protestoya dönüşür.






Zirve yarışında puan farkının açılması ihtimaliyle birlikte şampiyonluk inancı ciddi şekilde zedelenir. Medyada ve camiada radikal değişim, kongre veya teknik direktör değişikliği senaryoları yüksek sesle dillendirilmeye başlar.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Samsunspor ne oldu?

Geçtiğimiz sezonun flaş takımlarından Samsunspor hem taktiksel esnekliğini hem de fiziksel gücünü kaybetti. Acil bir fiziksel yükleme ve reaksiyon gösterilmezse Karadeniz ekibinin düşüşü durdurulamaz hâle gelecek

14.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Samsunspor ne oldu?
Samsunspor ne oldu?
Son dönemin en popüler takımlarından birisi Samsunspor'du… Sadece başkanı Yüksel Yıldırım'ın yaptığı "aykırı" çıkışlarla değil; sahaya koyduğu oyun, aldığı skorlar ve özellikle geçen sezon ritim bozulana kadar Konferans Ligi'nde aldıkları skorlarla parmak ısırtıyordu.






Aynı Karadeniz ekibi bu sezona facia bir başlangıç yaptı. Dün de Çorum FK'ya sahasında 5-1 yenilmesi "Arıza nerede?" dedirtti. Bu durum, sadece teknik direktör değişikliğinin değil; pek çok konuda Samsunspor'un değişim geçirmesi gerektiğinin işareti gibi.






Samsunspor'un bu sezona yaptığı kâbus başlangıcın ve Çorum FK karşısındaki 5-1'lik ağır yenilginin ana nedeni; takımın fiziksel kapasitesindeki dramatik çöküş ile geçiş oyunu kimliğini tamamen kaybetmesi. Topla oynama oranı kâğıt üzerinde artmış görünse de takımın koşu mesafeleri, depar sayıları ve savunma direnci serbest düşüşe geçmiş durumda.






Geçen sezon yakalanan başarının temeli yüksek tempo ve ön alan presiydi. Bu sezon ise maç başına katedilen mesafe 97,3 km'den 79,8 km'ye, depar sayısı ise 151,5'ten 84,8'e geriledi. Takım neredeyse yarı yarıya daha az depar atıyor. Temposuzluk, rakip takımlara sahayı çok rahat katetme imkânı tanıyor.






Maç başına top çalma 15,9'dan 12,4'e düşerken kalecinin yapmak zorunda kaldığı kurtarış sayısı 2,3'ten 4,6'ya fırladı. Rakibe verilen rahat pozisyonlar yüzünden maç başına yenilen gol ortalaması 1,3'ten 2,2'ye yükseldi.

Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti

Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı

14.09.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Vincenzo Italiano'nun Mohamed Salah için yapılan toplantıda Başkan Serdal Adalı'ya, "Hayır diyemem ama Dusan Vlahovic'i tercih ederim" sözleri Beşiktaş'ın bu sezonunun yol haritası oldu.






Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı... Yelkenler fora gidiyor. Rakiplerini sadece yenmiyor; gidiyor Kadıköy'de bile Fenerbahçe'ye futbol olarak üstünlük kuruyor.






Siyah-beyazlıların çıkışının arkasındaki isimlerden birisi de Dusan Vlahovic. İşin ilginci ise bugün Trabzonspor'da çok tartışılan Mohamed Salah alınsaydı, siyah-beyazlıların Sırp golcüye verecek parası kalmayacaktı.






İddia o ki Salah için görüşmeler devam ederken bile Graf, Vlahovic ile hiç teması kesmedi. Hatta aynı dönemde Başkan Serdal Adalı ve Graf'la yaptığı toplantıda Italiano'nun, "Salah çok büyük oyuncu. Almayın diyemem ama eğer tek atışlık barutumuz varsa Vlahovic'i tercih ederim" anlamına gelen bir ifade kullandığı ortaya çıktı.






Zaten ligin ilk 5 haftası ve Avrupa kupaları performansına bakınca Italiano'nun haklılığı netleşti.






Salah istatistiki olarak oyuna daha çok dâhil olan, şans yaratan (16 kilit pas, 2 asist) ve topla daha çok buluşan (230 temas) bir profilde. Ancak Beşiktaş'ın Kadıköy deplasmanı dâhil yakaladığı ivmede aradığı şey, oyunu kurmaktan ziyade bitirecek saf bir 9 numaraydı. Vlahovic, 90 dakika başına ceza sahasında topla buluşma sayısında (8,10) Salah'ı (6,10) geride bırakarak ceza sahasını tamamen domine etti.

Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı

Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde

14.09.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde. Adeta bir cenderenin içine sürüklendiler. İsmail Kartal'a destek açıklaması yapmamaları da hocaya tepkiden çok, kulüp içindeki yangına benzin dökmeme ve kendilerini güvenli alanda tutma çabası olarak öne çıktı.






Hep camia, taraftar ya da kamuoyu tarafından bakıyoruz... Bir de bu işin asıl aktörleri var. Beşiktaş yenilgisi ile başlayan, Roma beraberliği ile yükselen ve İsmail Kartal'ın istifa edip döndüğü süreci birebir yaşayan Fenerbahçeli futbolcuların durumları neredeyse tamamen unutulmuş durumda.






Aslında Fenerbahçe'de yaşanan, Fatih Tekke'nin Ferencváros maçından sonra istifa edip döndürülüp Amed maçından sonra görevi bıraktığı sürece çok benzeyen bir süreç yaşanıyor.






İşin ilginci ise bu süreçte hiçbir Fenerbahçeli futbolcunun "Hocamıza inanıyoruz, onu geri istiyoruz" açıklaması yapmaması. Bu durum bile soru işareti yaratırken, sarı-lacivertli futbolcuların nasıl bir psikolojik durum içinde olduğu herkesin merak konusu.






İsmail Kartal'ın yaşadığı süreci yönetim ile hoca arasındaki bağın koptuğu şeklinde değerlendiren oyuncular var. Futbolcu grubu bu güvensizliği hisseder. "Yarın kimin kalacağı, hangi sistemle oynanacağı belirsiz" duygusu hâkim olmuş durumda. Futbolcuların saha içi motivasyonu ve hocaya olan bağlılık duygusu zedelendi.






Saha sonuçları ne olursa olsun, bir teknik adamın istifa noktasına gelmesi soyunma odasında suçluluk ve huzursuzluk yaratır. Üst üste gelen çalkantılı süreçler futbolcularda mental tükenmişlik oluşturdu. Hangi taktiğe, hangi disipline odaklanacaklarını şaşırmış durumdalar.






Takımdaki belirsizlik anlarında futbolcu, kolektif başarıdan ziyade kendi durumunu düşünmeye erken başladı.

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu

Camia böyle devam ederse Galatasaray'ın 'korkunç' şampiyonsuz 14 sezonluk rekorunun kırılmasından korkuyor… Ancak Fenerbahçe camiası da ezeli rakiplerinin 1968-69'dan 1986-87'ye geçen dönemde yaptığı hataları birebir tekrarlıyor.
 

13.09.2026 16:53:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Galatasaray 14 sezon üst üste şampiyon olamadı... Fenerbahçe için de bu süre hızla aktı. En son şampiyon olunan 2013-14 sezonundan bu yana 12 sezon geçti. Ezeli rakibin korkunç rekorunu kırmak artık işten bile değil.






İsmail Kartal'ın gidip gelmesi, Aziz Yıldırım'ın "beceremiyor" dendikten sonra "kurtarıcı" gibi dönmesi Fenerbahçe'nin içinde olduğu kaosun belki de en net anlatımı oldu.

Peki geçmiş yıllara bakarsak Galatasaray o korkunç sarmalda Fenerbahçe'nin bugününe benzer şeyler yaşadı mı?






Galatasaray, 1968-1969 sezonundaki şampiyonluğunun ardından 1986-1987 sezonuna kadar süren ve tam 14 sezonluk o meşhur şampiyonluk hasreti sırasında, İsmail Kartal'ın dönüp dolaşıp göreve gelmesi gibi, Coşkun Özarı, Turgay Şeren ve Fethi Demircan gibi isimleri defalarca göreve getirdi.






Galatasaray o yıllarda kadroda sık sık revizyon yaptı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız isimler kısa sürede gözden düşüp takımdan ayrıldı. Takım olgusu yaratmak yerine sürekli yenilenen kadrolarla sezona başlandı.






Şampiyonlukların kıl payı kaçtığı veya puan kayıplarının yaşandığı dönemlerde camia, başarısızlığın merkezine hakem kararlarını ve federasyon yönetimlerini koyan yoğun bir algı üretti.

10. yıldan sonra taraftar arasında "Ne yapsak olmuyor" düşüncesi hâkim oldu. Son haftalara yarışta girilse bile tribünlerde şampiyonluğun yine kaçacağına dair karamsar bir atmosfer oluştu.

Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi

Italiano'nun uyarısı doğrultusunda Orkun Kökçü, agresifliği daha kontrollü ve profesyonel bir boyuta taşıması gerektiğini kabul etti. Böylelikle Beşiktaş kırmızı kart riskini azaltacaktır
 

13.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi
Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi
Yönetim, Orkun'un bu hırsını ve hakemlerle çata çat mücadele eden, hak arayan profilini baskılamayı doğru bulmuyor; aksine saha içi güç dengesi içinde bunu korumayı tercih ediyor. Ancak Italiano'nun uyarısı doğrultusunda Orkun, bu agresifliği daha kontrollü ve profesyonel bir boyuta taşıması gerektiğini kabul etti. Böylelikle Beşiktaş hem sahada sesini çıkaracak hem de kırmızı kart riskini azaltacaktır.






Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün son dönemde hakemlerle girdiği yüksek tansiyonlu diyaloglar ve teknik direktör Vincenzo Italiano'nun yaptığı uyarı niteliğindeki açıklama, kulüp içi dengeler ile saha içi dinamiklerinin çakışmasına neden oldu.






İtalyan teknik adam tecrübesiyle konuştu. Kaptanın hırsını takdir etmekle beraber, gereksiz bir kırmızı kartla eksik kalmanın takıma vereceği zararı da unutmuyor. Taktiksel disiplini ve soğukkanlılığı ön planda tutmayı tercih ettiğini ortaya koydu.






Orkun ise sahada liderlik rolünü üstlenen, hırslı ve takımı sahiplenen yapısıyla bu diyalogları bir "hak arama" ve takımı ateşleme mekanizması olarak görüyor. Ancak hocasının uyarısını dikkate alıp tepkilerini tamamen yok etmek yerine daha dozajlı hale getirmeyi hedefleyeceğinin sözünü verdi.






Yönetim açısından durum çift taraflı keskin bir kılıç. Bir yandan Beşiktaş'ın saha içinde pasif kalmamasını, "hakkının yenmemesini" ve agresif bir liderin hakem üzerinde baskı kurmasını istiyorlar. Diğer yandan ise gereksiz kartlar yüzünden oyuncunun cezalı duruma düşüp takımı yalnız bırakmasına karşı çıkıyorlar.

Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!

El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir
 

13.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Sezon başında Leipzig idmanlarının tamamını eksiksiz tamamlayan, hatta Almanya Kupası ilk maçında yer alan El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. 1.96 boyu olan 91 kiloluk Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir.






Galatasaray ve özellikle Okan Buruk'un yaptırdığı transferler üzerine oyunlar oynanmaya devam ediyor... Bu kez de yeni transfer El Chadaille Bitshiabu'nun kilolu olduğuna dair dedikodular üretilmeye başlandı. Bunu üretenler ise hafta içinde "Abdülkerim Bardakcı sakat, Sporting maçında oynamayacak" dedikodularını çıkaranlarla aynı cenahlar. Bu cenahlar, Okan Buruk'un kendilerini "sakat değil" diye yalanlamasının hemen ardından Sporting karşısına Ismail Jakobs'la çıkmasının intikamını "Bitshiabu'nun 3 kilo fazlası var" diyerek almaya çalışıyor.






Kongo DC asıllı Bitshiabu 1.96 boyunda olmasına rağmen şu anda 91 kilo... "Kilolu" denebilecek bir durumu yok. 1.96 m boyundaki modern bir stoper için 90-95 kg aralığı kilolu olmaktan ziyade atletik, kaslı ve kalıplı bir stoper fiziğini temsil eder. Bitshiabu iddia edildiği gibi 88 kiloya düşerse sırtı dönük top saklayan güçlü santrforlara (örneğin Lukaku ya da Vlahovic...) karşı omuz omuza mücadelelerde caydırıcı kütle avantajını yitirebilir.






PSG altyapısında oynarken henüz 13-14 yaşlarında 1.90 üzerine çıktı, devasa fiziğiyle dikkat çekti. O dönemde fiziki üstünlüğü ve hızlı büyümesi kamuoyunda "yaş tespiti" ve "erken fiziksel gelişim" tartışmalarına konu oldu; ancak kariyerinin hiçbir döneminde performansını olumsuz etkileyen veya tıbbi ya da disiplinsel anlamda bir "kilo" sorunu yaşamadı.






Leipzig'in sezon başı hazırlık kampı Donaueschingen'de yapıldı. Bitshiabu da Alman ekibinin sezon başı kamp dönemine eksiksiz katıldı, fiziksel ve taktiksel hazırlıklarını tamamladı. Sezonun ilk resmi mücadelesi olan DFB-Pokal karşılaşmasının maç kadrosunda da yer aldı, sonra Galatasaray'a geldi.

Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz

İstifa kararının arkasında duran İsmail Kartal'ın Aziz Yıldırım'ı değil de Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'i dinlemesinin arkasında bambaşka bir sözün olduğu iddia edildi. İddiaya göre Kamer ve Çetin, Kartal'a, 'Başkan artık takıma karışmayacak' sözü verdi

12.09.2026 17:17:00 / Güncelleme: 12.09.2026 17:19:43
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz
Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz
İsmail Kartal, AS Roma beraberliğinden sonra "Dönüş yok" dedi, bıraktı gitti. Aziz Yıldırım kendisiyle konuştu, "Gidemezsin" dedi. O anda bu işi tatlıya bağladığını sanıyordu. Ancak eski çamlar bardak olmuştu. Kartal'ın ne kadar kendisinden emin istifa ettiğinden habersizdi. Kartal dün idmana çıkmadı. Herkes Kartal'ın kararının arkasında durduğunu sanıyordu. Ancak yönetici Cihan Kamer ve eski takım arkadaşı Futbol Direktörü Oğuz Çetin evine kadar giderek İsmail Kartal'ı ikna etti.






Gelen bilgilere göre Kamer ve Çetin, Kartal'a yalnız olmadığı, yönetim kurulunun ve camianın arkasında duracağı yönünde güçlü güvenceler verdi. Kararlarında ve teknik konularda daha fazla özerklik verileceği, tesislerdeki ve takımdaki huzursuzluk yaratan unsurların giderileceği söylendi. Asıl bomba iddia ise Kamer ve Çetin'in, "Başkan işine karışmayacak" sözü vermesi oldu.






Aziz Yıldırım ile yaşanabilecek olası fikir ayrılıklarında Kamer ve Çetin'in tampon görevi üstleneceği ve Kartal'ı doğrudan baskılara karşı koruyacakları garantisi sunuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.