logo
15 EYLÜL 2026

Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı

Beşiktaş'ın sahadaki pas kalitesini ve oyun aklını skora dönüştürdüğü takdirde Marsilya karşısında UEFA Avrupa Ligi'nde sahasında 3 puanla tanışması hiçten bile değil. Italiano'nun UEFA Avrupa Ligi'ndeki Marsilya eşleşmesine yönelik kurabileceği oyun planı ve stratejik şifreleri ise gazetemiz editörleri derledi

15.09.2026 11:31:00 / Güncelleme: 15.09.2026 11:44:56
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Beşiktaş'ın Marsilya'yı imha planı
Marsilya'yı yenip UEFA Avrupa Ligi'ne iddialı bir başlangıç yapmak isteyen Beşiktaş'ın planları hakkında gazetemiz editörlerinin bazı fikirleri var. Vincenzo Italiano'nun fikirlerini, oyun planını bilemeyiz tabii ki ama en azından Marsilya ve Beşiktaş'ın (liglerindeki) istatistikleri üzerinden bazı fikirler yürütebiliriz.






Italiano'nun takımı, pas kalitesi ve topa sahip olma konusunda Marsilya'dan geride değil. Beşiktaş rakipten çekinip tamamen geriye çekilmek yerine, oyunu kendi yarı sahasında ve orta blokta kontrollü yönlendirip topu tutarak Marsilya'nın ön alan baskısının direncini kırabilir.






Marsilya, kat edilen toplam mesafeden ziyade patlayıcı deparlarla ve dikine hızlı hücumlarla ivme kazanan bir takım. Beşiktaş'ın savunma arkasına sarkmalara önlem alması ve kendi hızlı kanat organizasyonları ile geçiş hücumları üzerinden Marsilya'yı gafil avlaması gerekiyor.






Beşiktaş'ın ceza sahası dışından attığı verimsiz şutlar yerine set hücumlarını ceza sahasının içine kadar taşıması şart. Italiano, hücum hattına "daha sabırlı olma" ve net pozisyon yaratma talimatı verecektir.

Osimhen, Trabzonspor karşısında yok

Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Osimhen'in Başakşehir karşısında acıyı hisseder hissetmez kendini kenara alması daha büyük bir felaketi önlemiş olsa da tanıda yer alan "kanama ve ileri-orta düzey zorlanma" ifadesi Trabzonspor maçında oynama şansını mucizelere bırakıyor. Teknik heyetin, sezonun kalanını riske atmamak adına Nijeryalı golcüyü Avni Aker deplasmanında dinlendirmesi en rasyonel karar gibi duruyor

15.09.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Osimhen, Trabzonspor karşısında yok
Galatasaray, cumartesi akşamı Trabzonspor için sezonun kırılma maçına çıkacak... Amed deplasmanından sonra Konya deplasmanından da yenilgi ile dönen bordo-mavililer için Galatasaray maçı sezonun ya başlayacağı ya da biteceği maç olacak. Bir de geçen sezondan kalan "elektrikli" ortamı da hesaba katarsak sarı-kırmızılılar için de Avni Aker'de çıkılacak maç sezonu "psikolojik" olarak koparma maçı olabilir.






İlk 5 maçta zaten yenilmeyen, sadece 1 beraberlik alan Galatasaray, Trabzonspor deplasmanından da galibiyetle dönerse "Yenilmezler artık" psikolojisini rakiplerinin üzerine yıkabilir. Böyle bir durumda Okan Buruk için en kritik isim Victor Osimhen olacak. Peki Nijeryalının oynama ihtimali var mı?






OSIMHEN'İN SON DURUMU

Sağ adduktor adale grubunda kanama ve zorlanma var. Bu tanı, sakatlığın basit bir kas spazmı olmadığının, adale liflerinde belirgin yırtık ve kanama içerdiğinin kanıtı.






İleri-orta düzeydeki adduktor zorlanmalarında iyileşme, doku tamiri ve kanamanın emilme süreci en az 3 ila 6 hafta sürer. Yani Trabzonspor maçında Osimhen için "Oynayacak" demek biraz hayalcilik; çünkü sakatlığının üzerinden sadece 10 gün geçti.






Sakatlığın 10. gününde kas lifleri henüz tam anlamıyla kaynamamış ve kanama kontrolü yeni sağlanmış olur. İğne veya yoğun fizyoterapi ile sahaya sürülmesi durumunda, kısmi yırtığın 3. derece seviyesine geçme ve oyuncuyu 2-3 ay sahalardan uzak tutma riski çok yüksektir.

Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın

Marsilya fokur fokur kaynıyor… Ancak topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme

15.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Beşiktaş'a Marsilya uyarısı: Fokur fokur kaynayan suda yanmayın
Marsilya fokur fokur kaynıyor… Belki Beşiktaş yenerse Teknik Direktör Bruno Genesio gider bile... Ancak Fransız ekibi öyle "Amaan!" denecek bir takım değil. Topa sahip olan, iyi dripling yapan ve kontratak üreten bir ekip. Bu yüzden fokur fokur kaynayan sularında yanmalarını beklerken aman Beşiktaş diyelim, kaynar suyun içine düşme.






Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde perşembe gecesi İstanbul'da Marsilya'yı konuk edecek... Maç öncesinde siyah-beyazlı ekipte işler yolunda. Fransız ekibi ise fokur fokur kaynıyor.






BEŞİKTAŞ MAĞLUBİYETİ MARSİLYA'YI KARIŞTIRIR

Alınacak bir yenilgi sonrasında belki de Teknik Direktör Bruno Genesio'nun sonu bile gelebilir. Bu durum ise çok ironik olur; çünkü Van Bronckhorst kovulduğunda siyah-beyazlı yönetim takımın başına Fransız teknik direktörü getirmek istemişti. Ancak Genesio o dönemde sezon devam ederken takım almak istemediğini ileterek teklifi reddetmişti. Peki, Genesio'nun Marsilya'sının Beşiktaş'ı korkutacak silahları neler olacak?






KRİTİK UYARILAR

Marsilya, yüzde 60.8 topa sahip olma oranı ve maç başına yüzde 90 isabetle yaptığı 564 pas ile oyunu domine etmeye çalışan bir takım. Özellikle rakip yarı sahadaki yüzde 86.2'lik pas isabet oranı, Beşiktaş'ın kendi birinci bölgesinde uzun süreler savunma yapmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor.






SAVUNMA GÜVENLİĞİ

Maç başına 9 dripling sayısı oldukça yüksek. Marsilya'nın birebirde adam eksilten, Beşiktaş savunma hattının dengesini çabuk bozabilen yetenekli hücum silahları var.






Maç başına 48.5 top geri kazanma ve ürettikleri 8 kontratak; kaybettiği topu şok presle hemen geri alıp rakibi hazırlıksız yakalama üzerine kurulu bir geçiş tercihini ortaya koyuyor.

Salah'ın Trabzonspor'da hayal ettiği hoca: Stefano Pioli

Trabzonspor elindeki kadroya göre teknik direktör aramıyor

15.09.2026 11:23:00
Haber Merkezi
 
Salah'ın Trabzonspor'da hayal ettiği hoca: Stefano Pioli
Salah'ın Trabzonspor'da hayal ettiği hoca: Stefano Pioli
Scoutların ya da teknik ekibin değil de menajerlerin kurduğu şeklinde eleştirilerin odağındaki Trabzonspor kadrosu, eğer transferi gerçekleşirse Stefano Pioli'nin elinde başka bir futbol oynayabilir. 






Devasa fiziksel gücü ve iki süper yıldızı Salah ile Fabinho'yu merkeze koyarak takımı tamamen "geçiş futbolu ve duran top canavarına" dönüştürür. Ancak yeni transfer Franculino ve herkesin hayran olduğu Nwaiwu için zor zamanlar başlar.






Trabzonspor elindeki kadroya göre teknik direktör aramıyor... İsmi olan teknik direktörü getirip "yap ne yapabilirsen" demeyi tercih ediyor. Bordo-mavililer, hâlihazırda boşta olan teknik adamlar arasında en yüksek maaşlardan birisini talep edecek (tahminen 4-5 milyon Euro) Stefano Pioli'nin peşinde.






PIOLI TRABZONSPOR'A GELİRSE NE OLUR?

İtalyan basını çok iddialı. Peki Pioli gelirse Trabzonspor'un oyun şablonu ne olur, kimler sistemin dışında kalır, kimler yıldızlaşır?







ONUACHU PARLAR

Pioli'nin tek santrforlu yapısında Onuachu formda olduğu sürece yeni transfer Franculino kulübeye hapsolur. Djú belki bazı maçlarda skora göre kanat alternatifi olarak değerlendirilebilir.







SAVIC VE MONTELLA VAZGEÇİLMEZ OLUR

Savunma liderliğini Stefan Savić'e, hamle stoperliğini ise milli takımdaki vatandaşı Montella gibi Samet Akaydın'a vermesi muhtemel olan Pioli; Nwaiwu ve Cenk Özkaçar'ı stoper rotasyonunun gerisinde tutar.







GIROUD VE IBRAHIMOVIC ÖRNEĞİ

Pioli'nin Milan'da Olivier Giroud ve Zlatan Ibrahimović ile yakaladığı "pivot santrfor" verimi düşünüldüğünde Onuachu tavan yapar.

SALAH İYİCE COŞAR

Pioli, elit yıldızlarla çalışmayı seven ve sağ kanattan içeri katedip skor üreten oyunculara seviye atlatan bir isim. Salah, bu sistemin skor yükünü çeken ana figürüne dönüşür.







FABINHO VE ONANA FAKTÖRÜ

Pioli'nin orta alanda istediği "fiziksel yırtıcılık, alan kapatma ve baskı kırıp dikine pas atma" niteliklerine en çok uyan isim de yine yeni transfer Fabinho. Pioli geriden oyun kurarken kalecisinin risk alıp baskıyı kırmasını ister. Onana'nın ayak kalitesi, Pioli'nin geriden çıkış planlarında kilit rol oynar.

Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi

Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek

15.09.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Trabzonspor'da erken seçim ufukta belirdi
Galatasaray maçından çıkacak olumsuz bir sonuç, Ertuğrul Doğan yönetiminin "yıldız transferlerle rüzgarı arkasına alan" imajını silip yerine "bütçeyi doğru yönetemeyen ve teknik belirsizlik yaratan" bir yönetim tablosunu hâkim kılar. Bu da Trabzonspor'da "erken seçim" gündeminin masaya gelmesine neden olur.






Hafta sonunda Trabzonspor, sezonun kırılma maçında Galatasaray'ı konuk edecek... Geride kalan 5 haftada toplanabilecek 15 puanın sadece 7'sini toplayan bordo-mavililerde, Avni Aker'de oynanacak maçtan alınacak negatif bir skor pek çok şeyin değişmesi anlamına gelecek.






HÜSEYİN CİMŞİR BELİRSİZLİĞİ

Ancak zorlu maç öncesinde Trabzonspor'da ağır bir belirsizlik ortamı var. Hüseyin Çimşir yeni teknik direktör mü yoksa hâlâ nöbetçi teknik direktör mü?

Çimşir'in yerine hoca aranmaması bambaşka bir kriz. Yönetim aslında Rudi Garcia tarzında yüksek maliyetli teknik adam istemiyor ancak Çimşir ile devam etmek de risk.







ERTUĞRUL DOĞAN İÇİN KRİTİK SÜREÇ

Aslında bu dakikadan sonra Salah ve Fabinho gibi dünya yıldızlarını getiren Trabzonspor yönetimi kendi geleceğiyle de oynuyor. Çünkü bu dakikadan sonra her türlü başarısızlık yönetime yazacak. Galatasaray maçında alınacak negatif bir skor, okları Ertuğrul Doğan yönetimine çevirecek.







TRABZONZPOR YÖNETİMİNDE KRİZ İHTİMALİ

Yönetim kurulu içinde kutuplaşmalar su yüzüne çıkar. Kötü sonuçla birlikte fikir ayrılıkları basına sızmaya başlar; tepki çeken bazı yöneticilerin istifası gündeme gelebilir.

Başarısızlık durumunda transfer ve teknik heyet süreçlerini yürüten profesyoneller veya yöneticiler üzerindeki baskı artar, yönetim kendi içinde günah keçisi aramaya başlar.







MUHALEFET ATAĞA KALKAR

Bordo-mavili camiada muhalefet, yüksek maliyetli kadroya rağmen alınan başarısız sonuçları koz olarak kullanır. Tribünlerin protestosu ile birleşen muhalefet baskısı, yönetimi olağanüstü kongre kararı almaya zorlayabilir.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

Samsunspor ne oldu?

Geçtiğimiz sezonun flaş takımlarından Samsunspor hem taktiksel esnekliğini hem de fiziksel gücünü kaybetti. Acil bir fiziksel yükleme ve reaksiyon gösterilmezse Karadeniz ekibinin düşüşü durdurulamaz hâle gelecek

14.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Samsunspor ne oldu?
Samsunspor ne oldu?
Son dönemin en popüler takımlarından birisi Samsunspor'du… Sadece başkanı Yüksel Yıldırım'ın yaptığı "aykırı" çıkışlarla değil; sahaya koyduğu oyun, aldığı skorlar ve özellikle geçen sezon ritim bozulana kadar Konferans Ligi'nde aldıkları skorlarla parmak ısırtıyordu.






Aynı Karadeniz ekibi bu sezona facia bir başlangıç yaptı. Dün de Çorum FK'ya sahasında 5-1 yenilmesi "Arıza nerede?" dedirtti. Bu durum, sadece teknik direktör değişikliğinin değil; pek çok konuda Samsunspor'un değişim geçirmesi gerektiğinin işareti gibi.






Samsunspor'un bu sezona yaptığı kâbus başlangıcın ve Çorum FK karşısındaki 5-1'lik ağır yenilginin ana nedeni; takımın fiziksel kapasitesindeki dramatik çöküş ile geçiş oyunu kimliğini tamamen kaybetmesi. Topla oynama oranı kâğıt üzerinde artmış görünse de takımın koşu mesafeleri, depar sayıları ve savunma direnci serbest düşüşe geçmiş durumda.






Geçen sezon yakalanan başarının temeli yüksek tempo ve ön alan presiydi. Bu sezon ise maç başına katedilen mesafe 97,3 km'den 79,8 km'ye, depar sayısı ise 151,5'ten 84,8'e geriledi. Takım neredeyse yarı yarıya daha az depar atıyor. Temposuzluk, rakip takımlara sahayı çok rahat katetme imkânı tanıyor.






Maç başına top çalma 15,9'dan 12,4'e düşerken kalecinin yapmak zorunda kaldığı kurtarış sayısı 2,3'ten 4,6'ya fırladı. Rakibe verilen rahat pozisyonlar yüzünden maç başına yenilen gol ortalaması 1,3'ten 2,2'ye yükseldi.

Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti

Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı

14.09.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Vincenzo Italiano'nun Mohamed Salah için yapılan toplantıda Başkan Serdal Adalı'ya, "Hayır diyemem ama Dusan Vlahovic'i tercih ederim" sözleri Beşiktaş'ın bu sezonunun yol haritası oldu.






Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı... Yelkenler fora gidiyor. Rakiplerini sadece yenmiyor; gidiyor Kadıköy'de bile Fenerbahçe'ye futbol olarak üstünlük kuruyor.






Siyah-beyazlıların çıkışının arkasındaki isimlerden birisi de Dusan Vlahovic. İşin ilginci ise bugün Trabzonspor'da çok tartışılan Mohamed Salah alınsaydı, siyah-beyazlıların Sırp golcüye verecek parası kalmayacaktı.






İddia o ki Salah için görüşmeler devam ederken bile Graf, Vlahovic ile hiç teması kesmedi. Hatta aynı dönemde Başkan Serdal Adalı ve Graf'la yaptığı toplantıda Italiano'nun, "Salah çok büyük oyuncu. Almayın diyemem ama eğer tek atışlık barutumuz varsa Vlahovic'i tercih ederim" anlamına gelen bir ifade kullandığı ortaya çıktı.






Zaten ligin ilk 5 haftası ve Avrupa kupaları performansına bakınca Italiano'nun haklılığı netleşti.






Salah istatistiki olarak oyuna daha çok dâhil olan, şans yaratan (16 kilit pas, 2 asist) ve topla daha çok buluşan (230 temas) bir profilde. Ancak Beşiktaş'ın Kadıköy deplasmanı dâhil yakaladığı ivmede aradığı şey, oyunu kurmaktan ziyade bitirecek saf bir 9 numaraydı. Vlahovic, 90 dakika başına ceza sahasında topla buluşma sayısında (8,10) Salah'ı (6,10) geride bırakarak ceza sahasını tamamen domine etti.

Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı

Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde

14.09.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde. Adeta bir cenderenin içine sürüklendiler. İsmail Kartal'a destek açıklaması yapmamaları da hocaya tepkiden çok, kulüp içindeki yangına benzin dökmeme ve kendilerini güvenli alanda tutma çabası olarak öne çıktı.






Hep camia, taraftar ya da kamuoyu tarafından bakıyoruz... Bir de bu işin asıl aktörleri var. Beşiktaş yenilgisi ile başlayan, Roma beraberliği ile yükselen ve İsmail Kartal'ın istifa edip döndüğü süreci birebir yaşayan Fenerbahçeli futbolcuların durumları neredeyse tamamen unutulmuş durumda.






Aslında Fenerbahçe'de yaşanan, Fatih Tekke'nin Ferencváros maçından sonra istifa edip döndürülüp Amed maçından sonra görevi bıraktığı sürece çok benzeyen bir süreç yaşanıyor.






İşin ilginci ise bu süreçte hiçbir Fenerbahçeli futbolcunun "Hocamıza inanıyoruz, onu geri istiyoruz" açıklaması yapmaması. Bu durum bile soru işareti yaratırken, sarı-lacivertli futbolcuların nasıl bir psikolojik durum içinde olduğu herkesin merak konusu.






İsmail Kartal'ın yaşadığı süreci yönetim ile hoca arasındaki bağın koptuğu şeklinde değerlendiren oyuncular var. Futbolcu grubu bu güvensizliği hisseder. "Yarın kimin kalacağı, hangi sistemle oynanacağı belirsiz" duygusu hâkim olmuş durumda. Futbolcuların saha içi motivasyonu ve hocaya olan bağlılık duygusu zedelendi.






Saha sonuçları ne olursa olsun, bir teknik adamın istifa noktasına gelmesi soyunma odasında suçluluk ve huzursuzluk yaratır. Üst üste gelen çalkantılı süreçler futbolcularda mental tükenmişlik oluşturdu. Hangi taktiğe, hangi disipline odaklanacaklarını şaşırmış durumdalar.






Takımdaki belirsizlik anlarında futbolcu, kolektif başarıdan ziyade kendi durumunu düşünmeye erken başladı.

Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü

Beşiktaş'ın teknik direktörü Italiano; seleflerinin eksik bıraktığı duygusal bağı kurmayı başardığı, Akdenizli mizaç ile taktiksel ciddiyeti harmanladığı için camia tarafından daha çok benimsenmiş durumda

13.09.2026 17:46:00
Haber Merkezi
 
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Italiano Beşiktaş'taki en büyük eksikliği gördü
Vincenzo Italiano, 2022'den bu yana Beşiktaş'ın başına geçen 5. yabancı teknik direktör oldu. Siyah-beyazlı yönetimler aynı dönem içinde sırasıyla Valérien Ismaël, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer ile çalıştı... Ancak işin aslına bakınca, her ne kadar yeni gelmiş olsa da İtalyan teknik adam Italiano, seleflerine göre çok daha sevilmiş, kabul görmüş ve daha dik duran bir hava vermiştir.






Beşiktaş taraftarı; Ismaël'in taktiksel inadından, Santos'un sıkıcı futbolundan, van Bronckhorst'un kırılganlığından ve Solskjær'in yarım kalmış hissettiren sürecinden yorulmuştu. Zihinsel olarak tükenmiş olan camia; tam aksine enerjik ve özgüvenli bir figür olan Italiano'yu hızlıca içselleştirdi.






Italiano'nun kenardaki hırslı tavrı, beden dili ve tavizsiz duruşu, taraftardaki "bizi sahada savunan biri var" algısını pekiştirdi. Siyah-beyazlı tribünler, taktikten önce aidiyet ve adanmışlık görmek istiyordu; İtalyan teknik adam onlara bunu verdi.






Solskjaer veya Santos gibi profiller daha "kurumsal" veya "sakin" figürlerdi; oysa Türk futbolu kaosla beslenir. Italiano'nun kriz anlarında sığınacak bir bahane aramak yerine "dik duran" bir profille medyaya ve camiaya seslenmesi, Beşiktaş'ın geleneksel "Halk Takımı" ve "Haksızlığa Karşı Duruş" felsefesiyle de tam bir uyum sağladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.