logo
24 MAYIS 2026

Bilgi kirliliği büyük sıkıntı

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, yeni koronavirüsün kaynağı, bulaşma şekli, hastalığın seyri, tedavisi ve alınacak önlemler gibi konularda her geçen gün toplum bilgisinin arttığını, ancak maruz kalınan bilgi kirliliğinin felaketleştirme eğilimini körüklediğini söyledi

06.04.2020 03:00:00
Bilgi kirliliği büyük sıkıntı
Bilgi kirliliği büyük sıkıntı
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk, Çin'den başlayarak dünyaya yayılan yeni koronavirüs salgınının hem bireysel hem de toplumsal düzeyde düşünce, duygu ve davranışlarda bir dizi değişikliklere yol açtığını kaydetti.
Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, "Halihazırda bu yeni tehdit karşısında olması gereken bu değişimler, bir düzeye kadar amaca hizmet edip yeni durum karşısında uyumumuzu artırırken, aşırılıkları ise tam tersi zararlar vermeye başlıyor" ifadelerini kullandı.
Kaynağı, bulaşma şekli, hastalığın seyri, tedavisi ve alınacak önlemler gibi konularda her geçen gün bilgiler artarken, maruz kalınan bilgi kirliliğinin "felaketleştirme" eğilimini körüklediğine vurgu yapan Dr. Öğr. Öztürk, bu durumun korku, kaygı, kızgınlık gibi herkes için evrensel duyguları açığa çıkardığına dikkat çekti.

Kaygı, korku ve fobi

Birbirleriyle iç içe geçen birbirine yakın olan kaygı, korku ve fobi terimleri arasında bazı farklılıklar bulunduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, şöyle devam etti: "Korku; bilinen, dış odaklı, belirli bir tehdide karşı gelişen duygusal bir yanıttır. Kaygı; bilinmeyen, belirsiz ya da çatışmalı tehdide karşı bir yanıttır, daha çok gelecekteki bir tehdidin beklentisidir. Fobi; bir nesne ya da durum karşısında ortaya çıkan aşırı korku ve bu korkuya ikincil olarak gelişen ısrarlı bir kaçınma davranışıdır. Korkudan farkı gerçek durumla orantısız biçimde aşırılığıdır."
Bu salgın karşısında kaygı ve belki de korku duymanın doğal ve insani tepkiler olduğunu anımsatan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, "Hepimiz kaygı yaşarız. Kaygı kişinin tehditleri engellemek ya da tehditlerin sonuçlarını azaltmak için gerekli önlemleri almasını sağlar. Dolayısıyla bu salgında kaygılanmamız ve altı çizilen kurallara riayet etmemiz riski hem bireysel hem de toplumsal düzeyde azaltacaktır" şeklinde konuştu.

Bilgi kirliliği bombardımanı

Bilgi kirliliğinin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, şöyle konuştu:
"Dijital çağın önemli sorunu haline gelen bilgi kirliliğinin bu global krizde olmaması şaşırtıcı olacaktı ama maalesef şaşırmadık. Bu salgında yine bilgi kirliliği bombardımanına maruz kalıyoruz. Bu durum hem bireysel olarak hem de toplumsal olarak süreci yönetmemizi olumsuz etkiliyor. Resmi ve güvenilir kaynaklardan teyit edilmeyen sansasyonel bilgilere bir şekilde kaçınılmaz olarak maruz kaldığımızda en azından bunun yayılmasına aracılık etmemek yapılması gereken en basit ve doğru tutum olacaktır."

Koronavirüs salgını bizlere ne diyor?

"Belki de bu salgın bizlere bir şeyleri anımsatmaya vesile olabilir ya da öğrenmemiz gereken yeni şeyler var bu krizden" diyen Dr. Öğr. Üyesi Öztürk bunları şöyle sıraladı, "Uzun zamandır sarılmayı unuttuğumuz, bu günlerde ise zorunlu olarak uzak durduğumuz aile büyüklerimizi ya da hastalığı olan riskli yakınlarımızın kıymetini anımsatıyor olabilir. Teknolojik cihazlarla iletişime geçmenin bağ kurmak olmadığını, sağlık çalışanlarıyla aynı safta yer aldığımızı ve bir ötekine muhtaç olduğumuzu anlamamıza yardımcı olabilir." İHA

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Polis ekipleri tahliye için binaya girdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'den açıklama geldi

24.05.2026 15:48:00 / Güncelleme: 24.05.2026 17:19:56
Haber Merkezi
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Emniyet'e, Genel Merkez'in boşaltılması için dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu da, mahkeme kararına uyulması yönünde çağrıda bulundu. Genel Merkez'in kapıları, polis müdahalesi sonrası açıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası hareketli günler yaşanıyor.
 
Binadan ayrılırken açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel "Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz." diye konuştu.
 
"Ben; bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz." diyen Özel şöyle devam etti "Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık. CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
 
Özgür Özel konuşmasının ardından Meclis'e yürüyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"

Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

24.05.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.26'da yerin 8.6 kilometre derinliğinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Deprem, Adana'nın merkez ilçelerinden de hissedildi. Panikleyen vatandaşların dışarı çıktığı görüldü.

Mirza ve Zeynep S. isimli kardeşler ise depremden dolayı korktuklarını söyledi.

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı

Çanakkale'nin Biga ilçesinde Ankara'dan Çanakkale'ye gelen tur otobüsü ilçe girişinde kontrolden çıkarak tarlaya devrildi. Kazada yaralanan 46 kişi hastanelere kaldırıldı

24.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 24.05.2026 10:09:49
İHA
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Kaza saat 06.25 sıralarında Biga ilçesi girişindeki Yıldıran mevkiinde meydana geldi. Ankara'dan Çanakkale'ye gelen ve Eskişehir'den yolcu alan, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 AYD 067 plakalı tur otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle yoldan çıkarak tarlaya devrildi.



İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Kazada 45 yolcu ve otobüs şoförü olmak üzere 46 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardında Biga ve Lapseki'deki hastanelere sevk edildi.



Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.



Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. Kaza yapan otobüs dron ile görüntülendi.



Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı yaralıları hastanede ziyaret etti



Kaza yerine gelen Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, kazayla ilgili polislerden bilgi aldı. Ardından Kaymakam Kayabaşı hastanelere giderek yaralıları ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaralıların durumları hakında da bilgi aldı.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor


CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı çıkması ardından CHP lideri Özgür Özel yönetiminin parti banka hesaplarına erişimi kaldırıldı.

23.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'mutlak butlan' kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verdi. Özel ve Kılıçdaroğlu arasında dün yapılan telefon konuşmasında "en yakın zamanda kurultay yapılması" kararının alındığı öğrenildi. Ancak bu kararın ne zaman alınacağı belli değil zira Kılıçdaroğlu, kılıçtan da keskin bir anlayışla şimdiden partide dizginleri ele geçirmeye çalışıyor.

Miting ve toplantı yapması zorlaşacak

Öte yandan CHP'nin kullanmakta olduğu banka hesaplarına Özgür Özel yönetiminin erişimine engelleme getirildi. 2026 bütçe planlamasında 1.5 milyar TL'ye yakın Hazine yardımı alan CHP yönetiminin harcamalarını yönettiği hesapların erişimi Kılıçdaroğlu ve ekibine devredilecek. Bu gerçekleştiğinde Özgür Özel'in miting ve toplantı düzenleme kapasitesi de önemli ölçüde darbe almış olacak.

Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi


 
Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
 

23.05.2026 10:50:00
AA
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi

Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
Muradiye ilçesindeki Bendimahi Çayı üzerinde bulunan şelalenin debisi, yağışlar ve karların erimesiyle yükseldi.

Etkileyici manzarasıyla kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden gelenlerin de ilgisini çeken şelale, daha gür akmaya başladı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Akkuş, son 60 yılın en yağışlı kışını geçirdiklerini söyledi.

Yağışların bölgedeki bütün akarsu ve su kaynaklarını olumlu etkilediğini belirten Akkuş, şunları kaydetti: "Bunun en görünür yüzünü şu anda Muradiye Şelalesi'nde görüyoruz. Son yılların en coşkulu, en gürül gürül akan Muradiye Şelalesi karşımıza çıkıyor. Umut ediyoruz ki her yıl bu şekilde bol yağışlı olur ve havzadaki bütün şelaleler coşkuyla akar. Yağışlar inci kefalinin üreme göçüne de olumlu yansıyor. Geçen yıl akarsu debilerinin düşük olması nedeniyle sağlıklı bir göç yaşanmamıştı."

Türkiye uyuşturucu kıskacında

Adana'da dev operasyon: 4 milyon uyuşturucu hap ile 3 ton 994 kilogram etken madde ele geçirildi

23.05.2026 09:58:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye uyuşturucu kıskacında
Türkiye uyuşturucu kıskacında
Adana'da narkotik polisinin Adana ve Mersin'de faaliyet gösteren sentetik ecza tabletleme merkezlerine yönelik düzenlediği operasyonda 4 milyon uyuşturucu hap ile 3 ton 994 kilogram etken madde ele geçirildi. Operasyonda gözaltına alınan 30 şüpheliden 22'si tutuklanırken 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Adana ve Mersin'de sentetik ecza tabletleme merkezi kurulduğunu tespit etti. Yaklaşık 3 ay süren teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda 30 şüphelinin kimliği belirlendi.



Elde edilen bilgiler doğrultusunda Adana merkezli olmak üzere Mersin ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan 30 şüpheli yakalandı.

Polis ekipleri, Adana ve Mersin'de tabletleme merkezine dönüştürülen depolarda yaptığı aramalarda blister makinesi, kapsül doldurma, kapsül temizleme, karıştırma, kompresör, soğutma ve öğütme makineleri olmak üzere toplam 14 makine ele geçirdi.

Operasyon kapsamında ayrıca 4 milyon sentetik ecza hap, 3 ton 994 kilogram etken madde, 27 milyon boş kapsül, 2 ruhsatsız tabanca ile 1 kilogram skunk maddesi bulundu. Ele geçirilen etken maddeden yaklaşık 11 milyon sentetik ecza üretilebileceği öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 22'si tutuklanırken 8'i adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Emniyet müdürü tebrik etti

Operasyon sonrası İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan ekipleri tebrik ederek, "Gerçekten çok güzel bir iş çıkardınız. Emeklerinize sağlık. Adana'da Narkotik Şube Müdürlüğü dünyanın ve Türkiye'nin başına bela olan bir konuyla ilgili kararlılıkla mücadelesine devam ediyor. Çok güzel çok temiz bir iş yaptınız" sözlerine yer verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.