logo
13 TEMMUZ 2026

Bilgisayarla beste yarışması sonuçlandı

06.09.2003 00:00:00
 
Bilişim etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Halıcı-midi Bilgisayarla Beste Yarışması'nda Emre Önbayraktar, "Tek" adlı eseriyle birinci oldu

Bu yıl 10'uncusu düzenlenen ve ana teması "Değişim" olarak saptanan yarışmanın Sabancı Center'da yapılan finalini, İzzet Öz sundu. Gecede bir konuşma yapan Halıcı Şirketler Grubu kurucusu Emrehan Halıcı, yarışmanın teması olan değişime dikkati çekti. Yeni iktidara gelen partilerin mensuplarına dahi halkın "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganıyla seslendiğini kaydeden Halıcı, "Türkiye çok çabuk seviyor, çok çabuk nefret ediyor" dedi. Değişimin, hedefin kendisi olmadığını, sonuç değil, süreç olduğunu belirten Halıcı, şöyle devam etti: "Hangi değişim ele alınırsa alınsın, insani ve etik değerlere yüzde 100 tam uyum hiçbir zaman değişmemeli. Bunlara uyulmazsa tehlikeler belirir. Bu tür tehlikelere karşı tüm dünya ve ülke olarak karşı koyacağımızı umuyorum. İnşallah bilinçsiz değişimden uzak kalırız." Daha sonra 13 finalist, eserlerini jüriye ve izleyicilere sundu. Jürinin yaptığı değerlendirme sonucunda yarışmada birinciliği Emre Önbayraktar, "Tek" adlı eseriyle kazandı. İkinciliğe, "Yeniden Bulunan Zaman" isimli eseriyle İlke Karalıoğlu, üçüncülüğe de "Yokroman" adlı eseriyle Öncel Seçgin değer görüldü. Herkese açık olan ve online olarak da katılımın sağlandığı yarışmada, dereceye giren ilk 3 yarışmacı, toplam 5 milyar lira tutarındaki ödüllerin sahibi oldu. Dereceye girenlere ödüllerini, Emrehan Halıcı ile eski devlet bakanı Masum Türker verdi.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı

Yemen'in en büyük ve en çok izlenen özel TV kanalı Faruk Karatay'ın konuşmasını ana haberinde yayınladı

12.07.2026 20:23:00 / Güncelleme: 12.07.2026 20:28:15
Haber Merkezi
 
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV'nin ünlü sunucusu ve program yapımcısı Faruk Karatay İran dini lideri Seyyid Ali Hamaney'in cenazesini takip etmek ve haber yapmak için resmi davetli olarak İran'a gitti.

İmam Humeyni Musalla'sında bulunan Şehit Seyyid Ali Hamaney'in cenazesine diğer basın mensuplarıyla giderken Arap TV kanallarının sorularını yanıtlayan Faruk Karatay'ın konuşmasının bir bölümü Yemen'in en büyük özel TV kanalı El Mesirah haber bülteninde yayınlandı.

Yayınlanan haberde Faruk Karatay'ın "Ali Hamaney sadece İran'ın şehit efendisi değildir. Onun şehit olması İslam ümmetini birleştirdi" cümlesi Arapça tercüme olarak kullanıldı.

İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi

Yaz mevsiminin etkisini iyice hissettirmesi ve artan hava sıcaklıkları, İstanbul’un su rezervlerini doğrudan etkilemeye başladı

12.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı hızla aşağı yönlü ivme kaydediyor.

1 Temmuz tarihinde yapılan ölçümlerde yüzde 63,68 seviyesinde olan ortalama doluluk oranı, sadece 11 gün içerisinde belirgin bir düşüş yaşadı. Kavurucu sıcakların tetiklediği buharlaşma ve İstanbulluların artan günlük su tüketimi sebebiyle, 12 Temmuz itibarıyla barajlardaki ortalama su seviyesi yüzde 60,64'e kadar geriledi.

İSKİ'nin güncel havza raporuna göre, İstanbul'un barajları arasında en yüksek doluluk oranına sahip olan rezervuar yüzde 90,29 ile Elmalı Barajı oldu. Elmalı'yı sırasıyla Darlık ve Ömerli barajları takip ediyor. Buna karşın kentin su ihtiyacı açısından en kritik noktaya gerileyen yer ise yüzde 26,05'lik doluluk oranıyla Istrancalar Barajı olarak kayıtlara geçti.

Henüz yaz döneminin başında olunmasına rağmen su rezervlerindeki bu hızlı düşüş, önümüzdeki Ağustos ve Eylül ayları için tehlike çanlarının çalmasına neden oldu. Uzmanlar ve yetkililer, su arzında ilerleyen aylarda bir kriz yaşanmaması adına megakent sakinlerini suyu daha bilinçli ve tasarruflu kullanmaya davet ediyor.

Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi

Bursa'nın Kestel ilçesi Kozluören Mahallesi'nde gerçekleştirilen 525'inci Geleneksel Kozluören Yağlı Güreşleri renkli görüntülere sahne oldu. Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaştığı belirtilen gelenekte, güreşlerden çok kadınların bir günlüğüne köyün yönetimini ele geçirmesi dikkat çekti. Erkekler mehter takımı eşliğinde köy meydanından er meydanına uğurlanırken, kadınlar ise çay servisi yaptı, okey oynadı, market ve berberde görev aldı

12.07.2026 16:58:00 / Güncelleme: 12.07.2026 17:01:44
İhlas Haber Ajansı
 
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kozluören Mahallesi'nde asırlardır sürdürülen gelenek kapsamında sabah saatlerinde çocuklar hariç tüm erkekler mehter takımı eşliğinde mahalleden uğurlandı. Mahalle girişinde güvenlik önlemleri alınırken, kadınlar gün boyunca mahallenin idaresini üstlendi. Gelenek doğrultusunda Kozluören Mahalle Muhtarı Mehmet Çalışkan, görevini bir günlüğüne eşi Emine Çalışkan'a devretti. Azaların eşleri de eşlerinin görevlerini üstlenirken, mahalle bakkalı kadınlar tarafından işletildi. Kadınlar gün boyunca gelen misafirleri ağırlayıp çay ikramında bulunurken, hazırlanan kazanlarda pişirilen etli bulgur pilavı vatandaşlara dağıtıldı.

Şenlik kapsamında kadınlar kahvehanede okey oynayarak eğlendi, mahallede kurulan etkinlik alanlarında bir araya gelerek geleneksel günü coşkuyla kutladı. Çeşitli illerden gelen misafirler de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.

Erkekler ise mahalle dışında düzenlenen yağlı güreş organizasyonunu takip ederken, gün boyunca mahalleye giriş yapamadı.

Programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol da katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Belediye ekiplerinin desteğiyle gerçekleştirilen organizasyonda, asırlardır yaşatılan gelenek bir kez daha gelecek nesillere aktarıldı.

Osmanlı döneminden günümüze ulaştığı belirtilen geleneğin, savaş yıllarında erkeklerin cephede olduğu dönemlerde kadınların köyün yönetimini üstlenmesine dayandığı ifade edilirken, Kozluören Mahallesi'nde bu kültürel miras 525 yıldır aynı heyecanla yaşatılmaya devam ediyor.

Eli titreyerek mührü eşine devreden Çalışkan, "Sorumluluk kolay bir şey değil. Ben eşime ve diğer kadınlara güveniyorum. 3 yıldır yapıyoruz. Alınlarının akıyla bugünü geçireceklerini düşünüyorum" dedi.

Erkeksiz güzel bir gün geçirmenin mutluluğunu hep birlikte yaşayacaklarını belirten Emine Çalışkan ise, "Belediye başkanımız gereken bütün isteklerimizi kabul ediyor. Ama yine de bizim bir kaç isteğimiz olacak" diye konuştu.

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ise, "Edirne'den sonraki 3'üncü en kapsamlı güreşleri burada idrak ediyoruz. 15-16 yıldır ara verilmişti. Biz 3 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz. Bu geleneğin en dikkat çekeni ise köydeki bütün her şey kadınlar tarafından gerçekleştirilecek. Akşama kadar köye erkek girmesi yasak. Muhtarımız mührü eli titreyerek de olsa devretti" şeklinde konuştu.

Köydeki gençler ve vatandaşlar ise, "Çok güzel bir geleneği yaşatıyoruz. İnşallah gelecek nesillere kadar sürer. 1 günde olsa erkeklerin olmaması ve onların her gün olduğu yerde bizim olmamız çok güzel" diye konuştu.

Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı

Samsun'da iş çıkışı genç bir kadını takip ederek cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen şüpheli, polis tarafından yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

12.07.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Olay 9 Temmuz 2026 akşamı saat 22.30 Canik ilçesi Yenimahalle'de meydana geldi. İddiaya göre, kimliği belirsiz bir kişi bulunan iş yerinde çıkıp evine giden N.U.(27) adlı kadını aracıyla takip edip aracına davet edip daha sonra da araçta elini çıkartıp taciz etti. Genç kadın polise şikayette bulundu.

Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yürütülen takip ve araştırma sonucu şüphelinin A.B.Ö. (24) olduğu tespit ederek şahsı yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün Samsun Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen A.B.Ö., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece " Cinsel saldırı" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı

Adana'da yabancı uyruklu 43 yaşındaki D.G., tartıştığı 38 yaşındaki eşi K.C.'yi apartman girişinde başına defalarca çekiçle vurup boğazından bıçaklayarak ağır yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan kadın hastaneye kaldırılırken, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı

12.07.2026 15:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Olay, Çukurova ilçesine bağlı Mahfesığmaz Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yabancı uyruklu D.G. (43) ile eşi K.C. (38) arasında apartmanın 4'üncü katındaki dairelerinde henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kadın evden çıkarak apartmandan aşağıya kaçtı. Bunun üzerine eline çekiç ve bıçak alan D.G., eşinin peşinden indi.

Apartmanın giriş kapısında kadını yakalayan D.G., eşi K.C.'nin başına defalarca çekiçle vurduktan sonra boğazından bıçakladı. Ağır yaralanan K.C. kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı ağır yaralı K.C., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan kadının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Öte yandan, olay sırasında evde bulunan çiftin iki çocuğu, polis ekiplerince güvenli bölgeye götürüldü.

Polis ekipleri, firari şüpheli D.G.'nin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.

Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor

Küresel savunma sanayii tedarik zincirlerindeki karmaşık ortaklıklar, Berlin’deki fabrikaların ardından Türkiye merkezli şirketleri ve uluslararası ortaklarını da kamuoyu tartışmalarının merkezine taşıdı

12.07.2026 11:05:00
Haber Merkezi
 
Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor
Berlin’de sokaklar karıştı, Türkiye’de imzalar tartışılıyor
Küresel savunma sanayii tedarik zincirlerindeki karmaşık ortaklıklar, Berlin'deki fabrikaların ardından Türkiye merkezli şirketleri ve uluslararası ortaklarını da kamuoyu tartışmalarının merkezine taşıdı.

Almanya'da İsrail ordusuna mühimmat sağlayan Rheinmetall şirketine karşı düzenlenen kitlesel protestolar sürerken, Türkiye bağlantılı bazı savunma şirketlerinin İsrail'e silah ve mühimmat üreten küresel devlerle kurduğu ortaklıklar ve tedarik sözleşmeleri de eş zamanlı olarak gündemdeki yerini koruyor.

Berlin'de Savaş Karşıtları Ayakta



Almanya'nın başkenti Berlin'de "Silahsız Wedding" sloganıyla toplanan binlerce aktivist, İsrail ordusuna topçu mühimmatı ve askeri bileşen sağlayan Rheinmetall fabrikasına yürüdü. "Soykırımla kâr edilmez" dövizleri taşıyan eylemciler, mühimmat taşıyan kamyonların çıkışını engellemek için yollara barikat kurdu.

Bazı protestocular kendilerini cadde zeminine ve fabrika tellerine yapıştırarak üretimi durdurmaya çalıştı. Anadolu Ajansı verilerine göre, Berlin polisi biber gazı ve kimyasal çözücüler kullanarak sert bir müdahalede bulundu; arbede sonucu onlarca kişi gözaltına alındı.

Türkiye'de tartışılan ortaklıklar ve İsrail bağlantılı devler



Türkiye, resmi düzeyde İsrail ile tüm askeri ve ticari bağlarını kestiğini açıklasa da, Türk savunma sanayii firmalarının küresel pazarda İsrail ordusunun ana tedarikçisi olan yabancı şirketlerle yaptığı ortaklıklar ve iştirak faaliyetleri kamuoyunda tartışma yaratıyor!

Baykar ve İtalyan Savunma Devi Leonardo Ortaklığı



Selçuk Bayraktar'ın yönetim kurulu başkanı olduğu Baykar firması, İsrail ordusuna F-16/F-35 bileşenleri, füzeler ve askeri teknolojiler satan İtalyan savunma devi Leonardo ile stratejik ortaklığa gitti. İki şirket, havacılık ve ileri savunma sistemleri geliştirmek amacıyla "LBA Systems" adında ortak bir girişim şirketi kurdu. İtalyan şirketin İsrail'e doğrudan silah satması nedeniyle, bu imza muhalefet ve kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandı.

Türk Şirketi Repkon'un ABD İştiraki (Repkon USA) ve İsrail Bombaları



Türkiye merkezli savunma sanayii grubu Repkon'un ABD'deki iştiraki olan Repkon USA, Texas eyaletinde satın aldığı eski General Dynamics mühimmat fabrikasında üretim yapıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi yabancı askeri satış (FMS) bildirimlerine göre Repkon USA, İsrail'e gönderilmek üzere 151,8 milyon dolar değerindeki 12 bin adet BLU-110A/B tipi 1000 poundluk bomba gövdesinin ana yüklenicisi oldu. Ayrıca Boeing ile ortak yürütülen başka bir dev mühimmat paketinin de üretim ayağında yer aldı.

Bakanlık ve Şirket Savunması

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) konuya dair yaptığı açıklamada, Türkiye'nin İsrail ile askeri iş birliği olmadığını, ABD'de faaliyet gösteren şirketlerin ise yerleşik oldukları ülkenin (ABD) mevzuatına tabi olduğunu belirterek sorumluluk kabul etmedi.

Repkon ise ABD hükümetinin tedarik zinciri kararlarında söz hakkı olmadığını savunarak gelen tepkiler üzerine ABD'deki iştirakinde marka değişikliğine gitti.

Çankırı'da feci kaza


 
Çankırı'da park halindeki traktöre çarpan otomobildeki 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

11.07.2026 14:16:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Çankırı'da feci kaza
Çankırı'da feci kaza

Çankırı'da yol kenarında hatalı şekilde park eden traktöre çarpan otomobildeki 3 kişi hayata veda etti, 1 kişi yaralandı. Adem S. (41) idaresindeki 18 DN 639 plakalı otomobil, Çankırı-Kızılırmak kara yolu Tepealagöz köyü yol ayrımında park halindeki traktöre çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada otomobil sürücüsü olay yerinde hayatını kaybetti, araçta bulunan Satı İ. (80), Sadık İ. (75) ve Sadık Aras İ. (8) ağır yaralandı.

Yaralılar, itfaiye ekiplerince sıkıştıkları araçtan çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan yaralılardan Sadık Aras İ. ve Satı İ. müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi

Evliliklerde kadın eşin yemeği güzel yapıp yapmadığı tartışmaları Yargıtay'ın emsal kararıyla yeni bir boyut kazandı. Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocasına; 'defol, sen pissin, bunak, moruk' ifadelerini kullanan kadını az kusurlu; eşine 'Yaptığın yemekleri beğenmiyorum, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli' ifadelerini kullanan erkeği ağır kusurlu saydı

11.07.2026 11:13:00
İHA
 
Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi
Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi
Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan çift Aile Mahkemesi'ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuğun doğumundan sonra kadının kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaretler ettiğini, aşağıladığını, eziyet ettiğini, "moruk" diye hitap etmeye başladığını, "pislik, bunak" dediğini, yemek vermediğini öne sürdü. Eşinin buzdolabına kilit takıp kilitlediğini, bunun üzerine ikinci buzdolabını almak zorunda kaldığını dile getirdi.

Asılsız şikayetlerle uzaklaştırma kararı aldığını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı kadın da iddiaları kabul etmediğini, önceki evliliğinden olan kızlarını eşinin hor gördüğünü, onlara hakaretler ettiğini, evlenen iki kızın düğünlerine bile katılmadığını kaydetti.

Yaptığı yemekleri beğenmediğini, "sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" diyerek aşağıladığını ifade ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir-iştirak, kadın lehine aylık 1.500 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50 TL maddî, 50 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti.

Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının erkeğe "seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek erkeği aşağıladığına, hakaret ettiğine, erkeğin ise 'Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz' dediğine dikkat çekti. Yemekleri beğenmemekle birlikte evin mutfak alışverişini yapmayan kocayı kadına nazaran ağır kusurlu saydı. Çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velâyetinin babasına verilmesine, ortak çocuk ile annesi arasında kişisel ilişki tesisine, kadın lehine takdir edilen aylık 750 TL nafaka ve kadın lehine 20 bin TL maddî, 15 bin TL manevî tazminata karar verdi. Erkek, karara istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, hakaretlerin yanı sıra yemekleri beğenmeyip evin mutfak alışverişini tam olarak yapmayan kocanın ağır, kadının az kusurlu tespit edilmesinin yerinde olduğu, kusura yönelik gerekçe uyarınca, bu şartlar altında evliliğin devamı beklenemeyeceğinden itirazı geri çevirdi. Kocanın avukatı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Daire, kararı onadı.

Akıllı ev cihazlarında risk büyük


 
 
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Bilgisayar Mühendisliği Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhammed Ali Aydın, "Evdeki akıllı süpürgenin hacklenmesiyle beraber tüm cihazlara erişilebilir, hesaplar boşaltılabilir" dedi.

11.07.2026 09:27:00
AA
 
Akıllı ev cihazlarında risk büyük
Akıllı ev cihazlarında risk büyük

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Bilgisayar Mühendisliği Siber Güvenlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhammed Ali Aydın, akıllı süpürgelerin hacklenmesiyle evdeki tüm cihazlara erişilebileceğini ve banka hesaplarının boşaltılabileceğini söyledi. Kırklareli Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen Siber Güvenlik ve Sosyal Mühendislik Atakları Konferansı'nda konuşan Aydın, teknolojinin hayatı kolaylaştırırken beraberinde çeşitli siber riskleri de getirdiğini belirtti.

Robot süpürgeler de akıllı cihaz!

İnternete bağlı her akıllı cihazın bir siber güvenlik riski oluşturduğunu ifade eden Aydın, evlerde kullanılan akıllı süpürgelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Akıllı süpürgelerin bir bilgisayar ağına bağlı çalıştığını anlatan Aydın, şöyle konuştu: "Bu bir bilgisayar ağına bağlı ve o ağa bilgisayar, telefon gibi cihazlar da bağlı. Burada kişisel haberleşme programlarını kullandığımız gibi artık bireysel anlamda bankacılık işlemleri de yapıyoruz. Evdeki akıllı süpürgenin hacklenmesiyle beraber tüm cihazlara erişilebilir, hesaplar boşaltılabilir. Hatta sizin üzerinizden bir botun parçası haline getirip saldırı alanına geçirilebildiği bir ortamdan bahsediyoruz."

Veri en kıymetli varlık

Siber güvenlikte en kıymetli varlığın veri olduğunu vurgulayan Aydın, herkesin bilgiye ve veriye erişmeye çalıştığını söyledi. Güçlü şifreleme algoritmalarının tek başına yeterli olmadığını belirten Aydın, verinin gizliliğinin yanı sıra bütünlüğünün ve erişilebilirliğinin de korunması gerektiğini ifade etti. Aydın, 2016 yılında ABD'de internete bağlı kameralar üzerinden gerçekleştirilen Mirai saldırısını örnek göstererek, varsayılan kullanıcı adı ve şifrelerle kullanılan cihazların ciddi güvenlik açıkları oluşturduğunu kaydetti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.