Kızımın bir süredir izlediği bir çizgi sinema var. Adı "dijital sirk." Film gerçek dünyadan kopup sanal bir dünyada sirk gibi bir ortamda yapay zeka kontrolünde bir maceradan bahsediyor.
Küçük bir kız gözünü bir şekilde dijital sirkin içinde açıyor. Sirkte yine daha önce bir şekilde buraya düşmüş çeşitli başka kahramanlar da var. Her birinin gerçek dünyada bir takım hikayeleri var. O dünyadan kalan bir takım travmalarının sanal dünyadaki yansımalarını görüyorsunuz.
Dijital sirkin bir de yapay zeka yöneticisi var. Her gün oraya düşmüş olan kahramanlara yeni maceralar açıyor ve üretiyor. Kahramanlar bu maceralarda yaşam mücadelesi veriyor. Bir süre sonra bunalmaya başlıyorlar. Yapay zeka bunları çok zorluyor. Ondan kurtulmanın ve hatta sirkten kurtulmanın yollarını aramaya başlıyorlar. Kahramanlardan bazıları o sanal ortamda soyutlanıyor. Ve bir daha dijital sirkte görünmüyorlar.
Günün birinde kahramanlardan biri olan yazılımcı, yapay zekayı hackleyerek dijital sirki karartıyor. Kahramanların hepsi hayal kırıklığına uğruyor. Yapay zekayı geri getirmeyi umut ediyorlar. Günün birinde yapay zeka geri dönüyor. Eski narsist yaklaşımlarını terk etmiş ve daha insancıl bir versiyonla geliyor. Kahramanlarına kendi sosyal medya paylaşımları ile dış dünyadan haberler getiriyor.
Buradaki hikayeyi günümüz dünyasına analoji yaparsak, insanların sanal ortamda aşırı dijital bağımlılık yüzünden dış dünyadan kopuşlarını anlatıyor. Burada bir yandan da yapay zekâ güzellemesi yapılıyor. Ama şu acı gerçek bir şekilde kendini haykırıyor. İnsanlar sanal dünyada var oluşunu arttırdıkça gerçek hayattan kopuyor ve kendilerine sanal dünyada yeni bir kimlik oluşturuyor.
Küçük bir kız gözünü bir şekilde dijital sirkin içinde açıyor. Sirkte yine daha önce bir şekilde buraya düşmüş çeşitli başka kahramanlar da var. Her birinin gerçek dünyada bir takım hikayeleri var. O dünyadan kalan bir takım travmalarının sanal dünyadaki yansımalarını görüyorsunuz.
Dijital sirkin bir de yapay zeka yöneticisi var. Her gün oraya düşmüş olan kahramanlara yeni maceralar açıyor ve üretiyor. Kahramanlar bu maceralarda yaşam mücadelesi veriyor. Bir süre sonra bunalmaya başlıyorlar. Yapay zeka bunları çok zorluyor. Ondan kurtulmanın ve hatta sirkten kurtulmanın yollarını aramaya başlıyorlar. Kahramanlardan bazıları o sanal ortamda soyutlanıyor. Ve bir daha dijital sirkte görünmüyorlar.
Günün birinde kahramanlardan biri olan yazılımcı, yapay zekayı hackleyerek dijital sirki karartıyor. Kahramanların hepsi hayal kırıklığına uğruyor. Yapay zekayı geri getirmeyi umut ediyorlar. Günün birinde yapay zeka geri dönüyor. Eski narsist yaklaşımlarını terk etmiş ve daha insancıl bir versiyonla geliyor. Kahramanlarına kendi sosyal medya paylaşımları ile dış dünyadan haberler getiriyor.
Buradaki hikayeyi günümüz dünyasına analoji yaparsak, insanların sanal ortamda aşırı dijital bağımlılık yüzünden dış dünyadan kopuşlarını anlatıyor. Burada bir yandan da yapay zekâ güzellemesi yapılıyor. Ama şu acı gerçek bir şekilde kendini haykırıyor. İnsanlar sanal dünyada var oluşunu arttırdıkça gerçek hayattan kopuyor ve kendilerine sanal dünyada yeni bir kimlik oluşturuyor.
Ali Gülelçin / diğer yazıları
- Dijital sirk / 13.07.2026
- Camdan çöp atma / 06.07.2026
- Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / 21.06.2026
- TUS sınavı / 16.01.2026
- İktidar olmadan istihdam / 12.01.2026
- Deli miyiz, âşık mıyız? / 11.01.2026
- Navilerin istiklal mücadelesi / 05.01.2026
- Evlilik eğitimi / 05.08.2025
- Gadir-i Hum Bayramı neden önemli? / 02.08.2025
- Kaçınılmaz arz fazlası / 14.04.2025
- Camdan çöp atma / 06.07.2026
- Dış borçlarımızı tek kalemde ödemenin yöntemi nedir? / 21.06.2026
- TUS sınavı / 16.01.2026
- İktidar olmadan istihdam / 12.01.2026
- Deli miyiz, âşık mıyız? / 11.01.2026
- Navilerin istiklal mücadelesi / 05.01.2026
- Evlilik eğitimi / 05.08.2025
- Gadir-i Hum Bayramı neden önemli? / 02.08.2025
- Kaçınılmaz arz fazlası / 14.04.2025

























































