Bina değil, adeta mezar
41 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan merkez üssü Elâzığ Sivrice olan depremde hasar gören yapılar üzerinde uzmanlar tarafından yapılan detaylı incelemelerde, depremin değil ihmallerin öldürdüğü bir kez daha ortaya çıktı. Hasarlı binaların kolon ve kirişlerinin fotoğrafları müteahhitlerin bina değil, adeta mezar inşa ettiklerini gösteriyor
27.02.2020 18:00:00





ORHAN DEDE / DETAY HABER
Deprem kuşağı üzerinde bulunan Türkiye, son aylarda peşpeşe şiddetli depremlerle sarsıldı. 24 Ocak 2020 tarihinde saat 20.55'te merkez üssü Elâzığ Sivrice olan 41 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan 6.8 büyüklüğündeki depremin üzerinden yaklaşık 40 gün geçti. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor. Hızlı bir şekilde sürdürülen hasar tespit çalışmaları sona yaklaşmış durumda. Bugüne kadar 8 bin 396 bina ağır hasarlı, bin 492 bina orta hasarlı ve 17 bin 21 bina da az hasarlı olarak tespit edildi. Hasarlı binaların net sayısının ise itiraz süreci tamamlandıktan sonra ortaya çıkacağı ifade ediliyor. Elazığ'da yaşanan bu depremde ağır ve orta hasarlı yaklaşık 10 bin bina hiç vakit kaybetmeden yıkılıp, depreme dayanıklı yenilerinin yapılması gerekiyor. Ancak bu çok büyük emek ve zaman gerektiriyor. Deprem ise beklemiyor. Bu sadece Elazığ depreminden hasar gören yapılar için geçerli değil, başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye'de milyonlarca bina dönüştürülmeyi bekliyor. Bütün mesele uzmanların 'olacak' dediği yıkıcı depremden önce tüm yurttaki dayanıksız yapıları yıkıp, yenilerini yapmak. Bunun için toplanan milyarlarca liranın çeşitli banka hesaplarında olduğu hükümet tarafından bir süre önce açıklanmıştı. Bu paraların banka hesaplarında ya da çeşitli fonlarda tutulmasının deprem konusunda bize bir faydası olmadığına göre, ertelendikçe Elazığ ve Van'da olduğu gibi insan hayatına mal olan deprem konusunda hazırlıklara harcanması gerekiyor. 23 Şubat'ta da İran'ın Hoy kentinde meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki deprem, Van'ın Başkale ilçesine bağlı köylerde 10 kişinin ölümüne ve 60'tan fazla kişinin de yaralanmasına neden olmuştu.

Deprem değil ihmal öldürdü
Depremin aniden gelip, yıkıp geçtiğini unutmadan, yapıları hızla depreme dayanıklı hale getirmek Türkiye için hayati önemde. Zira eski yapıların ne kadar dayanıksız olduğunu her depremde yeniden görüyoruz. Bu bağlamda Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından Elâzığ Sivrice'deki depremde hasar görmüş yapılarda detaylı inceleme yapıldı. Çok önemli bir çalışmaydı bu zira incelenen yapılarda tespit edilen ihmaller ve hırsızlıklar, bir kez daha 'deprem değil, ihmaller öldürüyor' sözünü akla getirdi. Yıkılmış veya ağır hasar almış binaların ayrıntılı incelenmesi ve alınan numunelerin deneye tabi tutulması sonucu hazırlanan THBB'nin Elâzığ Depremi İnceleme Raporu, binalarda ciddi mühendislik ve uygulama eksikleri ile birlikte ilkel yöntemlerle elle üretilmiş düşük kalitede beton ve standartlara uymayan donatı çeliği kullanımının Elâzığ depreminde yıkıma ve dolayısıyla da 41 insanın ölümüne neden olduğunu ortaya koydu. Betonarme yapılarda zemin etüdüne dayanan doğru bir temel seçimi, deprem hesabını da içeren bir statik projenin bulunması, projenin doğru olarak özenle uygulanması ve projedeki dayanımları sağlayan malzemelerin (beton ve çelik donatılar) projede belirtildiği boyutlarda ve konumlarda kullanılmasının şart olduğuna vurgu yapılan rapora göre; Elâzığ depreminde hasar gören binalarda bu kurallara kısmen uyulduğu ya da hiç uyulmadan binaların inşa edildiği tespit edildi. Bu durum denetleme olmaksızın yapılan eski binaların çoğunluğuna yapı diyebilmenin dahi bir mümkün olmadığını gösteriyor.

6.7 milyon konut yıkılabilir
THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık imzasıyla yazılı olarak yayınlanan Elâzığ Depremi İnceleme Raporu'nda depreme hazırlık konusunda bazı önerilerde de bulunuldu. Türkiye'de bulunan 20 milyondan fazla konutun yaklaşık 6.7 milyonunun depreme karşı dayanıksız olduğuna dikket çekilen açıklamada, "Bu doğrultuda, ülkemizin mevcut yapı stoku envanterinin detaylı bir şekilde çıkartılması ve bütün yapıların risk potansiyelinin ortaya konulması kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda, ilk etapta hızlı tarama ile tespit edilen yüksek riskli yapılar acilen yenilenmelidir. Diğer riskli yapıların performansı daha detaylı analizlerle değerlendirilerek alınacak tedbirler belirlenmelidir" ifadeleri yer aldı. THBB açıklamasında şunlar kaydedildi: "2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği binalarda en az C25 dayanım sınıfı betonun kullanılmasını öngörmektedir. Ancak yeterli değildir. Yönetmelik'te dayanıklılığın sağlanması için beton dayanım sınıflarının daha da yükseltilmesi çok önemlidir. Yüksek dayanım sınıflarında ve kalite belgeli betonlarla inşa edilen binaların depremde alacağı hasarın daha az olacağını öngörebiliyoruz. Denetimin sağlanamadığı yapı, hangi malzeme ile yapılırsa yapılsın depreme karşı yeterli dayanıma sahip olmaz. Beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de yapılmalıdır. Hazır betonda kaliteli üretim için bütün tesisler ciddi bir şekilde denetlenmelidir."




















































































