Mevsim normallerinde ve normal iklim şartlarında mı yetiştiler yoksa turfanda cinsinden midir bilinmez ama son yılların en çok yetişen/ yetiştirilen ürün cinsidir. Eline bir balta geçiren, her nasılsa, kimlerin aracılığında ise bir baltaya sap olan derhal sapı olduğu baltasını bindiği ağaca bindiriyor. Üzerine oturduğu ağacı kestiğine dair uyarıları da, uyaranları da asla dikkate almadan balta sallamaya devam ediyor. Kestiği dal ile beraber yere yapıştığı zaman olayın farkına varıyor, düşmeden önce "aman yapma düşeceksin" diye uyaranların gerçek dostlar olduğunu fark ediyor ama çoğu zaman da iş işten geçiyor, kafasızlığından ötür yere yapıştırdığı kafası "bindiği dalı kesmekten" daha beter hatalar yaptırmaya devam ediyor. Son çeyrek asrın yazılı medyasını geriye doğru karıştırırsanız, özellikle de son on yılı şöyle bir tararsanız Türk milletini bu manada uyaran bir adama, bir adam gibi adama rastlayacaksınız; Prof. Dr. Haydar Baş. Kendi yakın çevresinden başlayarak, dalga dalga tüm ülke insanına; "yapmayın etmeyin, bindiğiniz dalı kesmeyin" diye adeta feryad eden bir ilim adamı, bir fikir adamı, BTP'yi kurduktan sonra da bir siyaset adamı? Milletin anlayacağı dilden, bir halk adamı olarak bakın dedi, falancaları omuzunuza bastırarak, vücudunuzu merdiven yaparak yukarılara taşıyorsunuz, ağaca tırmandırıyorsunuz, onları ağaca çıkardığınız zaman, onlar oturdukları dalı kesecekler ve oldukça yüksekten tepenize düşecekler, hem kendileri yaralanacak, hem de sizleri yara-bere içinde bırakacaklar. Yapmayın etmeyin, yukarılara taşıdıktan sonra dönüp tepenize düşecek olanlara omuz vermeyin, destek vermeyin, düşenlerin yaraları belki tedavi edilir, sizlerin yaraları belki sarılır ama bu arada vatanın bağrında, milletin sinesinde açılmasına sebep olduğunuz derin yaralar belki nesiller boyu devam eder. Vatanın bağrında, milletin sinesinde, devletin temellerinde yara açmaya, yara açtırmaya hakkınız yoktur, akılsızlığınızdan ötürü torunlarınızın hayatını tehlikeye atmaya selahiyetiniz yoktur. Bindiği dalı kesen adamla, bindiği dalı keseceği kesin olan adama omuz veren adam arasında bir fark yoktur, her ikisi de akıl nimetini, basiret ve feraset nimetini kullanamayan insan demektir. Haydar Hoca, zaman zaman bir baba şefkati ile, zaman zaman da sert mizaçlı bir eğitimci tavrı ile halkını uyardı durdu, uyarmaya da devam ediyor. Son günlerde, bir yandan bindiği dala habire balta sallayan ve aynı zamanda bu müşfik uyarıcıya laf yetiştirmeye çalışan, laf atmaya çalışan nasipsizlerin sayısında bir artış gözleniyor. Hayat devam ettikçe, ömür devam ettikçe uyarıcılar da uyarılarını sürdürecekler: "Birileri bindikleri dala balta sallarken siz neden seyrettiniz?" uyarısına muhatap olmamak için uyarmaya devam?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026





























































