Son elçi, son Peygamber alemlerin övünç kaynağının mübarek beyanları arasında en çok bilinen, cami kürsülerinde, minberlerinde en çok işlenen buyruklarından biridir: "Bir kötülük gördüğünüz zaman onu elinizle düzeltin, ona gücünüz yetmezse, dilinizle müdahale edin, ona da gücünüz yetmezse kalbinizle buğzedin,onaylamadığınızı belirtin ki bu da imanın en zayıf noktasıdır." Bu buyruk açısından halimizi,hayatımızı, gidişatımızı,yazdıklarımızı ve yaptıklarımızı değerlendirdiğimiz zaman bir çoğumuzun sınıfta kalması kuvvetle muhtemeldir. Kitleler o hale getirildi ki, etrafında gelişen olayları, kulağına çalınan haberleri, önüne sürülen yazıları, belgeleri ayet ve Hadisler terazisinde tartmak yerine, kendi partisi, kendi ağabeyleri tarafından eline tutuşturulan terazide tartıyor ve kararını öyle veriyor. Her partiye göre, her ekole göre de ağırlık ölçüleri, uzunluk ölçüleri, güzellik-çirkinlik, yanlışlık-doğruluk, faydalılık-zararlılık ölçüleri farklı farklı olduğu için ortaya bir birine taban tabana zıt sonuçlar çıkıyor. Birini kötü dediğine diğeri rahatlıkla iyi diyebiliyor, birinin mutlak zararlı dediğine diğeri mutlak zararlı diyebiliyor. Bu parçalanmışlıktan, bu paramparça ölçmelerden ve tartmalardan tez elden kurtulmak için Rabbani ve Nebevi ölçülere derhal dönülmesi şarttır ve de zaruridir. Sadece etrafımızda gelişen olayları, kulağımıza çalınan haberleri değil, kendi partimizin, ekolümüzün görüş ve icraatlarını da bu terazi ile tartmamız elbette mü'min olmamızın bir gereğidir. "Hayır, hayır! Rabbine and olsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda senin hakemliğine başvurmadıkça sonra da vereceğin karara, gönüllerinde hiçbir burukluk duymaksızın, kesin bir teslimiyetle uymadıkça mümin olamazlar. " (Nisa:65)
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026

























































