Fertler infak eder de devlet edemez mi?
Fertler infak etmelidir de devlet bundan muaf mı tutulmalıdır?
Fertler infak ettiği zaman mallarında yedi yüz katına kadar artış olur da devletin infakında olmaz mı?
Fertler infak ettiğinde çıkan malın yeri derhal dolar da devletin infakında bu olmaz mı?
Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan ve Türkiye'de ısrarla görmezlikten gelinse de tüm dünyanın dilinde, birçok ülkede de uygulamada olan Milli Ekonomi Modeli bir yönüyle de devlet eliyle infak projesidir.
Milli Ekonomi Modeli'nde toplumun bütün kesimleri devletten hibe almaktadır, yani karşılıksız para almaktadır.
Zengin-fakir ayırmadan herkese 'Vatandaşlık Maaşı', çocuk parası, ev hanımı maaşı, eğitim bursu, evlilik kredisi? Bütün bu kalemler bir yönüyle devlet eliyle infak faaliyetleridir.
İnfak edilen malın birden yedi yüze kadar artacağını Kur'an çok dikkat çekici bir örnekle bize anlatmaktadır:
"Mallarını Allah yolunda infak edenlerin meseli bir tâne meseli gibidir ki yedi başak bitirmiş her başakta yüz tâne, Allah dilediğine daha da katlar, Allah vası'dır alimdir." (Bakara: 261).
Devlet eliyle infak edilen malın manen bereketlenmesi, kat kat artması bir yana, bu modelde "tüketim" zaten bizatihi kaynak olduğu için, toplumun neredeyse her kesimine dağıtılan para piyasaya girecek, işlem görecek, üretimi kamçılayacak dolayısıyla istihdamı artıracak ve devlet eliyle verilen miktar kat kat fazlası ile hazineye dönecektir.
Dolayısıyla MEM, devlet eliyle bir infak projesidir diyebiliriz.
Şimdi, Milli Ekonomi Modeli'nin ana ilkelerini, devletin infakı diyebileceğimiz kalemlerini aklımızda tutarak Kur'an'ın infak ayetlerinden birkaçını daha okuyalım:
"Sana, kimlere infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "yilik umarak yapacağınız harcama, anne babanıza, yakın akrabanıza, yetime, muhtaca ve yolcuya/bitirilemeyen hayır işlerine aittir; her ne iyilik yaparsanız mutlaka Allah onu bilir." (Bakara: 215).
"Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve sizin için rızık olarak yerden çıkarttıklarımızdan infak ediniz. Size verildiğinde, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayınız. Biliniz ki, Allah zengindir; övgüye lâyıktır.
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder. Oysa Allah size bağışlamasını ve lütfunu vaad eder. Allah'ın lütfu boldur; O, her şeyi bilir." (Bakara: 267-268).
"Mallarını gece ve gündüz, gizli ve âşikâr infak edenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlara ne korku vardır, ne de üzülürler." (Bakara: 274).
"İnanan kullarıma söyle! Namazı kılsınlar; kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun olmadığı gün gelmeden önce gizli ve âşikâr infak etsinler." (İbrahim: 31).
"Eğer mallarınızın tamamını isteseydi ve sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Bu da sizin kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
İşte, sizler Allah yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama kim cimrilik ederse, ancak kendisine cimrilik ediyor. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir, artık onlar sizin gibi olmazlar." (Muhammed: 37-38).
Fertler infak etmelidir de devlet bundan muaf mı tutulmalıdır?
Fertler infak ettiği zaman mallarında yedi yüz katına kadar artış olur da devletin infakında olmaz mı?
Fertler infak ettiğinde çıkan malın yeri derhal dolar da devletin infakında bu olmaz mı?
Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan ve Türkiye'de ısrarla görmezlikten gelinse de tüm dünyanın dilinde, birçok ülkede de uygulamada olan Milli Ekonomi Modeli bir yönüyle de devlet eliyle infak projesidir.
Milli Ekonomi Modeli'nde toplumun bütün kesimleri devletten hibe almaktadır, yani karşılıksız para almaktadır.
Zengin-fakir ayırmadan herkese 'Vatandaşlık Maaşı', çocuk parası, ev hanımı maaşı, eğitim bursu, evlilik kredisi? Bütün bu kalemler bir yönüyle devlet eliyle infak faaliyetleridir.
İnfak edilen malın birden yedi yüze kadar artacağını Kur'an çok dikkat çekici bir örnekle bize anlatmaktadır:
"Mallarını Allah yolunda infak edenlerin meseli bir tâne meseli gibidir ki yedi başak bitirmiş her başakta yüz tâne, Allah dilediğine daha da katlar, Allah vası'dır alimdir." (Bakara: 261).
Devlet eliyle infak edilen malın manen bereketlenmesi, kat kat artması bir yana, bu modelde "tüketim" zaten bizatihi kaynak olduğu için, toplumun neredeyse her kesimine dağıtılan para piyasaya girecek, işlem görecek, üretimi kamçılayacak dolayısıyla istihdamı artıracak ve devlet eliyle verilen miktar kat kat fazlası ile hazineye dönecektir.
Dolayısıyla MEM, devlet eliyle bir infak projesidir diyebiliriz.
Şimdi, Milli Ekonomi Modeli'nin ana ilkelerini, devletin infakı diyebileceğimiz kalemlerini aklımızda tutarak Kur'an'ın infak ayetlerinden birkaçını daha okuyalım:
"Sana, kimlere infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "yilik umarak yapacağınız harcama, anne babanıza, yakın akrabanıza, yetime, muhtaca ve yolcuya/bitirilemeyen hayır işlerine aittir; her ne iyilik yaparsanız mutlaka Allah onu bilir." (Bakara: 215).
"Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve sizin için rızık olarak yerden çıkarttıklarımızdan infak ediniz. Size verildiğinde, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayınız. Biliniz ki, Allah zengindir; övgüye lâyıktır.
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder. Oysa Allah size bağışlamasını ve lütfunu vaad eder. Allah'ın lütfu boldur; O, her şeyi bilir." (Bakara: 267-268).
"Mallarını gece ve gündüz, gizli ve âşikâr infak edenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlara ne korku vardır, ne de üzülürler." (Bakara: 274).
"İnanan kullarıma söyle! Namazı kılsınlar; kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun olmadığı gün gelmeden önce gizli ve âşikâr infak etsinler." (İbrahim: 31).
"Eğer mallarınızın tamamını isteseydi ve sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Bu da sizin kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
İşte, sizler Allah yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama kim cimrilik ederse, ancak kendisine cimrilik ediyor. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir, artık onlar sizin gibi olmazlar." (Muhammed: 37-38).
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Haydutluğun hüküm sürdüğü devirlerden geçiyoruz / 03.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Haydutluğun hüküm sürdüğü devirlerden geçiyoruz / 03.04.2026


























































