HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Bırakma ellerimizi

23.04.2022 00:00:00

Bütün şarkılar seni söylüyor senden bahsediyor seni anlatıyor.

Çok sık ifade ederdin "Denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa anlatmaya yetmez" diye.

Şimdi bizimki öyle bir durum.

Seni anlatmak, senden bahsetmek, aklımızdakileri ifade etmek ve gönlümüzde kopan fırtınaları satırlara dökmek çok zor.

Öylesine bir yangının içindeyiz ki, kül oluyoruz sonra tekrar yanıp tekrar kül oluyoruz, böyle bir döngüdeyiz.

Sensiz kaldık diyoruz, sen gittin diyoruz bir de bakıyoruz ki, ne sensiz kaldık ne de sen gittin. Öyle eserler bıraktın ki, gitmiş olman imkânsız. Hayatımızın her anında sen vardın, senin içinde olmadığın bir ufacık konuşmamız, sohbetimiz olmazdı.

Seni tanımak, bu dünyada sahip olduğumuz en değerli hazinemizdi.

Seni tanımış olma şerefine nail olduğumuz için, Yüce Rabbimize ne kadar şükretsek az.

Sen bir ummandın, kim ne kadar bu ummana dalmak, ne kadar ilerlemek isterse o kadar derine gidebilirdi.

Toprak gibiydin, hoş görürdün, engin merhametin ile eksiklerimizi, kusurlarımızı örterdin. Şımarıklıklarımızı, bazen haddi aşan hallerimizi görmezden gelirdin veya tatlı dille uyarır, doğru neyse onu bıkmadan usanmadan anlatırdın.

Hep anlatırdın, güzel olan ne varsa sende gördük, senden dinledik, senden öğrendik.

İslam'ı öyle güzel anlatırdın ki;

Daha seni tanımadan, 'bir Haydar Hoca var Meltem TV'de, öyle güzel sohbet ediyor, öyle tatlı anlatıyor ki; insan ibadeti seviyor, yapası yoksa bile aşka getiriyor' derdik.

Tanıyınca zaten anladık ki sadece anlatmak değilmiş marifet.

Sen, meğer ne yaşıyorsan onu anlatıyormuşsun.

O yüzden tesir ediyormuş.

Sen Peygamberi anlatırdın, sanki onunla birebir yaşamış gibi.

Hz Ali'yi, Ehl-i Beyt'i, Atatürk'ü hepsi ile aynı ortamda bulunmuşsun da aktarıyorsun gibi hissederdik.

Senin en çok da o inanmış haline gıpta ederdik.

Yağmur gibiydin, senden bilgi yağardı, sevgi yağardı, ilim yağardı ve rahmet yağardı.

Yeşerirdik seninle, kör olanlarımız hariç, rahmet yağmuruna şemsiye tutanlar hariç.

Tevazuda doruk noktadaydın, en sevdiğin şey ölçüydü.  

Her şeyi affederdin ama ölçüsüzlüğü asla ve bir de vatana ihaneti asla.

İlle vatan ille vatan derdin.

Demekle kalmadın vatanı öyle bir korudun ki, Atatürk'ün evladı olduğunu ispatladın.

Atatürk'ün övündüğü ve övdüğü o gençlerden biriydin vatanı korurken.

Deniz oldun, Hüseyin oldun.

Bağımsızlık mücadelen ile tarihe altın harflerle Haydar Baş ismini yazdırdın.

Kahramanımız oldun.

Farkında veya değil, milletin elini asla bırakmadın, ne olursa olsun batının çirkin oyunlarından bu halkı korudun, elbet görecekler, hatta görmeye başladılar bile.

Senden sonra zifiri karanlıktayız.

Zaten bunu da söylemiştin, öyle bir karanlığa gömdüler ki, işin içinden çıkılacak gibi değil.

Oysa yine bu topraklar için, bu millet için yazdığın "Milli Ekonomi Modeli" bizim için kurtuluş reçetesiydi.

Eğer, vefasızlık edilmeseydi, bugün dünyanın lider ülkesi konumundan sana bu mektubu yazabilirdim.

Şimdi insanlar aç, insanlar işsiz…

Pişmanlıklarını ifade eder gibi, artık herkesin dilinde şu kısa cümle "iş aş Haydar Baş."

Meydanlarda, bıkmadan usanmadan bahsettiğin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin, bedavaya peşkeş çekildiğini gördükçe, daha çok 'iş aş Haydar Baş' diyecekler gibi görünüyor.

'İnsan gönüldür gönül' derdin insanları ayırt etmeksizin.

Her insan özeldi senin için, nakış nakış işlerdin, güzel ahlak sahibi olmalarına gayret ederdin, gönüllerindeki masumiyeti ortaya çıkarır, çirkin olan ne varsa kalplerinden çıkarmalarını öğütlerdin.

Allah'a taşımayı, O'na ulaştırmayı vazife bilirdin, adeta bir köprü görevi görürdün.

Seni çok iyi anlamak gerekir ki, anlatabilelim.

Hepimiz kendi gönüllerimiz, aklımız ne kadar kavrayabilmişse o kadarını anlatabiliyoruz.

Bu yüzden bağışla bizi, seni anlatmak mümkün değil, haddimiz değil, elbette bu yazdıklarımızdan çok daha öte bir şahsiyetsin.

Şimdi seni anıyoruz ağlar gibi, hasretinle yanan gönlümüzle; "Bedenimiz toprakta ruhumuz dimdik ayakta" diyen genel başkanımız Hüseyin Baş ile bu davayı yükseltmeye, senin istediğin hedefe ulaştırmaya ant içiyoruz ve bu yolda karınca olmaya çalışıyoruz.

Bıraktığın ışık bizim tek tesellimiz oldu.

Eserlerin çok büyük ve eserin Hüseyin Baş çok başka, bambaşka…

Eminim gurur duyuyorsundur.

Öyle görkemli bir organize ile seni anmamıza vesile oldu ki,

Ona minnettarız ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Senin istediğin gibi ve sana layık bir şekilde, yoluna devam ediyor ve bu yolda tıpkı senin gibi, babasına yaraşır bir şekilde; 'hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan' ilerliyor, eserinin emin ellerde olmasından dolayı bizim içimiz çok rahat. Genç yaşına rağmen büyük bir yükün altına girmesi, bağımsızlık için kendisini feda etmesi her türlü takdirin ötesinde…   

Madem, gencecik yaşına rağmen bu yükü yüklendi, ant olsun omuz vereceğiz, her daim yanındayız, bu yolda asla yalnız yürümeyecek.

Sen hep son nefes için yaşadın ve böyle yaşamamız için bizi öğütledin ve sevgiline kavuştun.

Şimdi biz de sana kavuşuncaya kadar durmadan yılmadan usanmadan bu yolda son nefes için çalışmaya söz veriyoruz.

Ellerimizi asla bırakmayacağını biliyorum ve bize bıraktığın eserler ile öğretmenliğini devam ettireceğini de biliyorum.

Sevgili öğretmenim Prof. Dr. Haydar Baş Hocam, Hoca Atatürk'ümüz..

Sonsuz saygı, hasret, özlem ve minnetlerimi arz ediyorum.

 
Fatma Betül Karcı / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

23.04.2021, 23.04.2020, 23.04.2019, 23.04.2018, 23.04.2017, 23.04.2016, 23.04.2015, 23.04.2014, 23.04.2013, 23.04.2012, 23.04.2011, 23.04.2010, 23.04.2009, 23.04.2008, 23.04.2007, 23.04.2006, 23.04.2005, 23.04.2004, 23.04.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.