logo
11 NİSAN 2026

BM'den Suudi Arabistan'a suçlama

Birleşmiş Milletler uzmanları, Suudi Arabistan hükümetinin resmi davetlisi olarak ülkede 5 gün süren incelemelerini tamamladı

07.06.2018 00:00:00
BM'nin raporunda hükümet, sistematik olarak muhalifleri baskılamak, insan hakları savunucularını hapsetmek ve işkenceyi meşrulaştırmak için terörle mücadele yasalarını kullanmakla suçlandı. BM soruşturma heyetinin üst üste reddedilmesinin ardından, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın geçen ekim ayındaki müdahalesiyle ülkeyi ziyaret etmesine izin verildiği belirtildi.

BM'nin terörle mücadele ve insan hakları özel raportörü İngiliz avukat Ben Emmerson, incelemeler kasamında üst düzey Suudi siyasiler, yargıçlar, polis ve savcılarla görüştü. Raporda "Barışçı şekilde ifade özgürlüğü hakkını kullananlar sistematik bir şekilde kovuşturmaya uğratılıyor. Birçoğu hapishanelerde yıllar geçiriyor. Bazıları ise göz göre göre yapılan adli hatalarla idam ediliyor.

İşkence ve diğer kötü muamele suçlusu resmi yetkililerin cezasız kalması kültürü hüküm sürüyor. Sorunların düzeltilmesi için barışçı yolların önü, sivil toplumu susturmak için alınan baskıcı önlemlerle kesiliyor" ifadelerine yer verildi. "Suudi Arabistan'ın liberalleştiği haberleri tamamen yanlış" diyen Emmerson "Son iki yılda monarşideki yürütme gücünün eşi benzeri görülmemiş şekilde kamu yaşamının her alanına yoğunlaştığı görüldü" dedi.

Suudi Arabistan'ın terörizm tehditlerle yüzleştiğinin kabul edildiği raporda ancak  2009-2015 yılları arasında Suudi Arabistan'da resmi kayıtlara geçen 3000'den fazla işkence iddiasının bulunmasına rağmen Emmerson'un bu eylemler nedenyile yargılanan tek bir resmi yetkili tespit edemediği vurgulandı.

Raporda ülkede kullanılan işkence yöntemleri elektrik şoku uygulanması, uykusuz bırakma, uzun zaman dışarıyla iletişim kurulmasına izin verilmeden tecrit etme ve dayak olarak sıralandı.
DIŞ HABERLER


MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı

11.04.2026 08:38:00
İhlas Haber Ajansı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
MİT, 1940 tarihli 'acele' ibareli belgeyi paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara'nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı.

Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara'nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu.



Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor.

Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı.

Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı.

Karşı istihbarat çalışmaları



MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor.

Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor.

"Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi.

Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT'in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.

Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Ankara'nın Sincan ilçesindeki ilaç fabrikasında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü

11.04.2026 03:30:00 / Güncelleme: 11.04.2026 06:21:59
AA
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü
Ankara'da ilaç fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Alcı OSB Mahallesi 2000. Cadde'de faaliyet gösteren ilaç fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Sincan Belediyesi ekipleri sevk edildi.

Yangına müdahale eden itfaiye ekiplerine, belediye ekipleri de arazözlerle destek oldu.



Ekiplerin, yaklaşık 5 saatlik çalışmasının ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

İtfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sürüyor.

Yangın nedeniyle fabrika kullanılamaz hale geldi.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Can Holding'e başlattığı soruşturma kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Remzi Sanver'in tutuklanmasının ardından "genel kurul yapmaması" nedeniyle, mahkeme tarafından derneğe kayyım atandı

11.04.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneğine kayyım atandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Can Holding'e başlattığı soruşturma kapsamında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Remzi Sanver'in tutuklanmasının ardından "genel kurul yapmaması" nedeniyle, mahkeme tarafından derneğe kayyım atandı.

Can Holding soruşturması kapsamında Marmara Kapalı Cezaevi'nde yatan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Remzi Sanver'in tutuklu bulunmasının nedeniyle genel kurul yapamaması üzerine Ali Rıza Aral, mahkemeye başvurdu. 3 ay içinde genel kurul yapılmadığı için Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne kayyım atandı.

Aral tarafından Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne verilen şikayet dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

"Davalılardan Remzi Sanver, 17 Ekim 2025 tarihinde hakkında ileri sürülen iddialar sebebiyle tutuklanıp, cezaevine konulmuştur. Bu suretle Dernek Başkanlığını ifa edemez haldedir. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası Tüzüğünün 28'nci maddesi hükmü "Büyük üstatlık makamı, ölüm, istifa veya başka bir sebeple boşaldığı takdirde 3 ay içerisinde Büyük Loca toplantıya çağrılır ve Büyük Üstat seçimi yapılır" şeklinde hüküm ifade etmektedir.

Yukarıda arz ettiğimiz gibi Remzi Sanver'in tutuklanması üzerine tüzükte yazılan 3 ay süresi 20 Ocak 2026 gününde dolduğu halde herhangi bir istifa olmadığı ve Dernek Başkanlığı boşta kaldığı söz konusu olduğundan seçim yapılamamıştır. Bu nedenle, Dernek Başkanlığına seçim yapılması şarttır. Yönetim Kurulu, tüzükteki bu maddeye rağmen Genel Kurulu toplantıya çağırmadığından mütevellit bu başvuruyu yapma zarureti doğmuştur."

Verilen dilekçe üzerine İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından derneğin 28. Maddesine dayanarak yaklaşık 6 aydır başkanı cezaevinde olduğu için uzun süredir genel kurul yapamayan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'ne geçici süreyle kayyım atandı.

Yapılan şikayetle ilgili duruşma ise 20 Ekim 2026 tarihinde yapılacak.

Sanver, Can Holding soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ile 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla 17 Ekim 2025 tarihinde tutuklanmıştı.

Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümünde tören düzenlendi. Bu çerçevede Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı

10.04.2026 14:56:00 / Güncelleme: 10.04.2026 14:59:15
İHA
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü kutlandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Türk Polis Teşkilatı'nın kuruluşunun 181. yıl dönümü dolayısıyla organize edilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.



Törene İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın yanı sıra çok sayıda ilçe emniyet müdürü ile polis memuru katıldı.



İstanbul Emniyet Müdürü Yıldız, polis teşkilatına ait ekipman ve materyallerin sergilendiği çadırı gezdi.

Yıldız, burada bulunan çocuklar ve emniyet mensuplarıyla da sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.



Alanda atlı polisler ve polis köpekleri yer alırken tören katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

'Ünlülere operasyonlar devam edecek'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez tarafından basın mensupları ile toplantı düzenlendi. Başsavcı Dönmez, "Ünlüler uyuşturucu dosyası olarak bilinen dosya kapsamında yeni operasyonlar olacak. İşin içerisinde ünlülerin ve iş adamlarının olduğu yeni veriler elde ettikçe savcılığımıza davet edilecekler" dedi. Sporda bahis soruşturması hakkında konuşan Başsavcı Dönmez "Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir" şeklinde konuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez belediyelere yönelik soruşturmalar hakkında ise "İştiraklere yönelik incelemeler sürüyor. Büyükçekmece, Gaziosmapaşa ve Bayrampaşa soruşturmalarının sonuna geldik. Bana verilen söz doğrultusunda 2 haftada iddianamesinin yazılması bekleniyor" dedi

10.04.2026 13:05:00
İhlas Haber Ajansı
'Ünlülere operasyonlar devam edecek'
'Ünlülere operasyonlar devam edecek'
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez tarafından adliye muhabirleriyle toplantı düzenlendi. Başsavcı Dönmez toplantıda yürütülen soruşturmalar hakkında açıklamalarda bulundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, bilgilendirme toplantısında suç örgütlerine yönelik yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Başsavcı Dönmez ""Suç örgütü grupları, isimlerinin iyi ya da kötü şekilde reklam edilmesinden hoşlanıyor. Hedef kitlesi çocuklar. Bakanlığımız bu konuda, suça sürüklenen çocuklara yönelik yasal düzenlemeleri yapıyorlar. Ceza miktarlarını da arttıracaklar. Barış Boyun örgütüyle ilgili birleştirme talebi ile tek dava yürütülmesi sağlandı. Örgüt liderinin İtalya'da yakalanması ve iade süreci ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Toplam 763 kişi hakkında kamu davası açıldı. Daltonlar hakkında toplam 181 kişi hakkında kamu davası açıldı" dedi.

"Uyuşturucu dosyasında yeni operasyonlar olacak"

Başsavcı Dönmez açıklamasının devamında, "Ünlüler uyuşturucu dosyası olarak bilinen dosya kapsamında da bugüne kadar toplam 255 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Bu şüphelilerin 219'u hakkında Adli Tıp Kurumu'nda işlemi yapıldı. 169 şüphelide uyuşturucu maddeye rastlanılmıştır. Son 2 ayda 400 torbacı tutuklandı. Uyuşturucu dosyasında 32 şüpheli tutuklandı. Bu dosyada yeni yeni operasyonlar olacak. Tespit edilen listeler hazırlanıyor. İşin içerisinde ünlülerin ve iş adamlarının olduğu yeni veriler elde ettikçe savcılığımıza davet edilecekler. Asıl amacımız daha üstlere ulaşmak. Bizim asıl ciddiyet ile yaklaştığımız konu bu. Amacımız ifşa değil. Narkotik konusunda uyuşturucu baronu olarak adlandırabileceğimiz kişilerle ilgili Interpol ile bağlantılar kurduk. Bu bizim ülkemiz adına çok büyük bir artı. Karşılıklı uluslararası soruşturma yöntemi geliştirdik. Ünlüler örnek alınan, özenilen insanlar. Toplumda ve ailelerde farkındalığın arttığını düşünüyoruz. Narkotik operasyonlarımız devam edecek" ifadelerini kullandı.

Yasadışı bahisten elde edilen gelirlere yönelik yürütülen soruşturmalar hakkında ise Başsavcı Dönmez "Yasadışı bahisten elde edilen gelirlere yönelik başlattığımız soruşturmalar kapsamında özellikle ödeme kuruluşlarına yönelik şüpheler doğdu. Ödeme kuruluşlarına yapılan soruşturmalarımız var. Perde arkasında da örneğin yazılım hizmeti veren kuruluşlara da operasyon yaptık. Son bir buçuk yılda 8 ödeme kuruluşuna operasyon düzenlendik. 255 şüpheli hakkında işlem yapıldı, 108 şüpheli tutuklandı. Pos tefeciliği suçuna iştirak eden ödeme kuruluşlarına yönelik işlemler sürüyor" dedi.

"Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir"

Başsavcı Dönmez "Sporda bahis soruşturması kapsamında 129 şüpheli hakkında çalışma yapıldı. 56 şüpheli hakkında dava açıldı. TFF'nin verdiği veriler bizim için önemli. Spor Toto'dan gelen veriler de bizim için çok önemli. Bu konu sadece futbol değil diğer alanlara da sıçrayabilir. İncelemeler konu hakkında sürüyor" dedi.

Başsavcı Dönmez, "Bahis konusunda elimizdeki verilerle çok kapsamlı bir hazırlığımız var. Bahis konusunda büyük yeni soruşturmalarımız yakın zamanda meyvesini verecek. Biz elde ettiğimiz verilerden çok mutlu olduk. Bahis sisteminin tamamen çökertilmesine gidecek. Kapsamı çok geniş olacak şimdiden söyleyeyim" ifadelerini kullandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez temel gıda ürünlerinin fiyatıyla ilgili çalışmaların da yürütüldüğünü söyleyerek "Ticari hayatı da olumsuz etkilemeden hukuka uygun şekilde olağan dışı fiyat hareketlerini incelemeye aldık. Kırmızı, beyaz et ve sebzelerde oluşan fiyat hareketliliğini incelemeye aldık. Ticaret Bakanlığı ve diğer kamu kuruluşları ile koordinasyonlu çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez belediyelere yönelik soruşturmalar hakkında ise "İştiraklere yönelik incelemeler sürüyor. Büyükçekmece, Gaziosmapaşa ve Bayrampaşa soruşturmalarının sonuna geldik. Bana 2 hafta diye söz verildi. Bana verilen söz doğrultusunda 2 haftada iddianamesinin yazılması bekleniyor" dedi.

Hatay'da 52 göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda 1 haftada 52 göçmen yakalandı, 12 organizatör mahkemece tutuklandı

10.04.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da 52 göçmen yakalandı
Hatay'da 52 göçmen yakalandı
Hatay'da polis ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda 1 haftada 52 göçmen yakalandı, 12 organizatör mahkemece tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 30 Mart-5 Nisan tarihlerinde yapılan çalışmalarda; 5 ayrı olayda yakalanan 8 araçta 52 Suriye uyruklu göçmen yakalandı.

Suçta kullanılan 8 araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 219 bin 719 TL idari ceza yazılarak araçlar trafikten men edildi.

Yakalanan kaçak göçmenler, işlemleri sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. Olaylarla ilgili yakalanan 12 organizatör mahkemece tutuklandı.

Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!


 
Doğanın canlandığı ve havaların ısındığı bahar ayları, bazı çocuklar için alerji mevsiminin başlangıcı anlamına geliyor. Bu dönemde artan polen ve çevresel etkenler, çocuklarda alerjik şikâyetlerin belirgin şekilde artmasına neden olabiliyor.

10.04.2026 07:20:00
MURAT ÇORBACI
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!
Bahar alerjisinden kurtulmak için bunları yapın!

Çocuklarda en sık burun akıntısı, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler görülüyor. Bu tablo, halk arasında saman nezlesi olarak bilinen "mevsimsel alerjik rinit"ten kaynaklanabiliyor. Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar alerjisinin sadece polenlerden ibaret olmadığını belirterek, "Küf sporları, ev içi alerjenler, böcek sokmaları ve güneş maruziyeti de alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Bahar aylarında artan bitki ve böcek temasının yanı sıra güneşe maruz kalmak, bazı çocuklarda ciltte kaşıntılı döküntüler, kızarıklık ve kabarıklık şeklinde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle, bahar aylarında çocuklarda oluşan şikayetlerin doğru değerlendirilmesi ve gerektiğinde bir uzmana başvurulması son derece önemlidir" dedi.  Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gülfer Mehtap Yazıcıoğlu, bahar mevsiminde çocuklarda alerjiyi tetikleyen etkenleri anlattı.

1. Polenler: Ağaç, çim ve yabani ot polenleri bahar alerjilerinin en yaygın nedenini oluşturuyor. Polenin yoğun olduğu sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda dışarı çıkarmayın; mecbursanız kısa süre kalın.

2. Küf sporları: Bahar aylarında sıcaklıkların artması, yağışların çoğalması, kıştan kalan ve çürüyen bitki atıkları nedeniyle küf sporları belirgin şekilde artıyor. Evinizi iyi havalandırın, odalardaki nemi yüze 50'nin altında tutun ve su sızıntılarını giderin.

3. Evcil hayvan tüyleri: Havanın ısınmasıyla birlikte birçok evcil hayvan kışlık tüylerini döküyor; bu da ev ortamındaki alerjen miktarını artırıyor. Evcil hayvanları düzenli tarayın ve tüylerini toplayın. Ellerini sık yıkayın ve evcil hayvanlarla temastan sonra yüzüne dokunmamasına özen gösterin.

4. Toz akarları: Toz akarları yıl boyunca evde bulunuyor, ancak bahar temizliği sırasında havaya karışan toz alerji belirtilerini artırabiliyor. Halı, perde ve koltukları sık süpürün; HEPA filtreli süpürge kullanın.

5. Temizlik ürünleri: Bahar temizliği sırasında kullanılan bazı kimyasal temizlik ürünleri de alerjiyi tetikleyebiliyor. Mümkünse doğal, kimyasal içermeyen temizlik ürünleri kullanın.

6. Böcek ısırıkları ve sokmaları: Bahar ve yaz aylarında artan arı, sivrisinek ve diğer böcek sokmaları bazı çocuklarda alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor. Böcek yoğunluğu olan alanlarda uzun süre kalmamasına özen gösterin. Açık havada uzun kollu giysiler ve kapalı ayakkabılar tercih edin.

7. Güneş ışınları: Genellikle ilkbahar veya yaz başında açık havada zaman geçirdikten sonra güneşe maruz kalan bölgelerde ciltte kızarıklık, kaşıntı ve farklı görünümlerde lezyonlar oluşabiliyor. Bu durum çocuklarda rahatsızlık oluşturabiliyor ve yaşam kalitesini düşürebiliyor.

İBB davasının 19. duruşması sona erdi

92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 19. duruşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan'ın savunması alınmaya başlandı

09.04.2026 19:36:00
AA
İBB davasının 19. duruşması sona erdi
İBB davasının 19. duruşması sona erdi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek'in avukatının beyanı alındı.

Daha sonra söz alan duruşma savcısı, davanın tutuksuz sanıklarından İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner hakkında, iddianamedeki 13. eylemde bulunan "İBB Hanem" uygulamasında yer alan vatandaş verilerinin sızdırıldığı iddiasına ilişkin, "kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etti.

Daha sonra sanık kürsüsüne gelen Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan, kimlik tespitinde, iletişimci olduğunu ama bu davada siyasi danışman olarak yargılandığını belirtti.

Özkan, 387 gündür bugünü beklediğini, ilk defa kendisini ifade edecek bir ortamda olduğunu kaydederek, "Sabrınızı talep ediyorum. 387 gündür suçsuz, günahsız, delilsiz ve ispatsız şekilde bugünü bekliyorum. Soruşturmaya 826 kişiyi dahil edilmiş. 407 kişi iddianameye girmiş. Bu 407 kişiden sadece 37 kişiyi tanıyorum. 37 kişiden 3'ünü gazeteci olduğum için, 5'ini seçilmiş siyasetçi olduğu için, 6 kişiyi ise iş dünyasından. Geriye 23 kişi kalıyor, İBB'deler. Geri kalan kimseyi tanımıyorum, hayatımda görmedim." savunmasını yaptı.

İddianamede kendisine "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak", "rüşvete aracılık etmek" ve "kişisel verilerin kaydedilmesi" suçlarının isnat edildiğini belirten Özkan, şunları kaydetti:

"Benim İBB'de herhangi bir titrim, unvanım, sorumluluğum yok. Beylikdüzü'nde de İBB iştiraklerinde de olmadı. İBB'nin ya da iştiraklerinin tek bir ihalesine girmişliğim yok. Yaptığım yegane iş Sayın Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasına dışarıdan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediyesi ile İBB seçim kampanyalarını yürüttüm. İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı için partisinin içinde yarışa girdi. O kampanyanın hazırlıklarına başlamıştık. Arkasından başımıza geleni biliyorsunuz. Bütün bu çalıştığım süre boyunca yaptığım işi CHP'ye yaptım."

Kendisi hakkında "casusluk" davası açıldığını belirten Özkan, 11 Mayıs'ta bu konuyla ilgili hakim karşısına çıkacağını söyledi.

Özkan, "İddianameden şunu anlıyoruz, Ekrem İmamoğlu 2014 yılında örgüt kurmuş. Böyle bir örgütün olabilmesi için organik bağların somut delille kanıtlanması lazım. Bana soruşturmanın hiçbir aşamasında örgüte üye olmakla ilgili tek bir soru sorulmadı." ifadelerini kullandı.

Necati Özkan, üzerine atılı "örgüt üyeliği" suçlamasını reddetti.

Duruşma, Özkan'ın savunmasının alınmasına devam edilmek üzere 13 Nisan Pazartesi gününe ertelendi. 

Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı


 
Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. 

09.04.2026 19:22:00
AA
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı

Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kalbi konumunda ve Türkiye'nin en büyüğü özelliğini taşıyan Atatürk Barajı, hidroelektrik santraliyle elektrik üretimine katkı sağlarken, aynı zamanda başta Adıyaman ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstleniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ile ilkbaharda görülen sağanaklar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı.

Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, "Devlet Su İşlerinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Atatürk Barajı'nda su seviyesi yüzde 90'ın üzerinde. Bu, son 20-30 yılın en yüksek yağış ve doluluk seviyesine işaret ediyor. Sahada da bunu net şekilde gözlemleyebiliyoruz. Normalde su seviyesi düştüğünde kıyılarda kuru katman oluşur ancak şu an bu katman görülmüyor. Su seviyesi bitki örtüsüne kadar ulaşmış durumda."

Barajdaki doluluğun enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akça, "Atatürk Barajı yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda gıda üretiminin de bel kemiği konumunda. Mevcut doluluk seviyesini bu açıdan oldukça olumlu değerlendiriyoruz" dedi. İklim değişikliğinin etkilerine dikkati çeken Akça, "Yağış rejiminde ciddi dengesizlikler yaşanabiliyor. Bazı dönemlerde kuraklık, bazı dönemlerde ise aşırı yağış görülüyor. Bu nedenle mevcut doluluğa güvenerek suyu kontrolsüz kullanmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor

Bağımsız Türkiye Partisi  (BTP) kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında anıyor. 10-17 Nisan arası 'Prof. Dr. Haydar Baş'ı Anma Haftası' ilan edildi. Bu kapsamda 81 ilde ve yurtdışında anma programları düzenlenecek. BTP Genel Başkan Hüseyin Baş, 14 Nisan Salı günü İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde gerçekleşecek büyük anma programına katılacak

09.04.2026 12:18:00 / Güncelleme: 09.04.2026 12:23:40
Haber Merkezi
BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor
BTP vuslatının 6. Yılında kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı anıyor
Bağımsız Türkiye Partisi  (BTP) kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında anıyor. 14 Nisan 2020'de Hakk'a yürüyen Haydar Baş için 81 ilde ve yurtdışında anma etkinlikleri düzenleniyor. 14 Nisan Salı günü ise İstanbul Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılımıyla büyük bir anma programı yapılacak.

Konuyla ilgili olarak BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'den açıklama geldi. Parti genel merkezinden basın açıklaması yapan Önder şunları söyledi:

"10-17 Nisan Prof. Dr. Haydar Baş'ı anma haftası"

"Kurucu liderimiz, baş hocamız Prof. Dr. Haydar Baş'ı vefatının 6. yılında rahmetle, özlemle, minnetle anıyoruz. Bu kapsamda 10-17 Nisan tarihlerini Prof. Dr. Haydar Başı'ı anma haftası olarak ilan ettiğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz. Bu çerçevede 81 ilimizde ve yurt dışı temsilciliklerimizde birçok etkinlik ve program düzenlenecek, Kur'an tilavetleri yapılacak, mevlitler okunacak. Salon programlarıyla da Haydar Baş'ın fikirleri konuşulacak, anlatılacak. Vefat yıldönümü olan 14 Nisan Salı günü Cevahir Kongre Merkezinde BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın da katılacağı geniş kapsamlı büyük bir program icra edeceğiz.

"Öngörüleri bir bir gerçekleşmiştir"

Özellikle bu yıl Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikirleri çok daha iyi anlaşılır olmuştur. Öngörülerinin bir bir gerçekleştiğini gördük. Bu yılki anma programlarında O'nun Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt'tir fikrini ve Milli Ekonomi Modelinin bir parçası olan milli paralarla ticaret fikrini özellikle işleyeceğiz.

"Milli paralarla ticaret ABD'nin kağıttan imparatorluğunu yıktı"

Özellikle Amerika-İran Savaşı'nda gördük ki bu savaşın temel nedeni milli paralarla ticarettir. Haydar Baş 15 sene önce, 'Amerika'nın tasarımını bozdum. Amerika için sonun başlangıcı başlamıştır' demişti milli paralarla ticaret fikri için. Çünkü 2005'te milli paralarla ticaret fikri ilk kez o dile getirildi. Ekonomi literatürüne o kazandırdı. 2009'da Rus heyetine, 'Milli paralarla ticareti başlatmazsanız ABD karşısında güç elde etmeniz mümkün değil' dedi ve onları ikna etti. 2009'da Rusya ile Çin arasında başlayan milli paralarla ticaret anlaşması daha sonra BRICS ülkelerinin şekillenmesine neden oldu. Buna başka ülkeler de eklendi.

Venezuela'ya yapılan operasyonun nedeni milli paralarla ticarettir. İran'a yapılan bu saldırının temel nedeni de milli paralarla ticarettir. Ama artık bu tılsım bozuldu. Sayın genel başkanımızın ifadesiyle Amerika'nın kağıttan, yeşil kağıttan imparatorluğu yıkılma sürecine girdi. Çünkü devletler milli paralarla ticaret diye bir çözümün, bir formülün varlığından haberdar oldu. Bunu uygulamaya başladı. Bu nedenle bu yıl özellikle Milli Ekonomi Modeli'nin öngördüğü milli paralarla ticaret fikrini anlatacağız.

"Sünninin de Şiinin de ortak paydası Ehl-i Beyt"

Diğer taraftan emperyalizmin bu bölgedeki en büyük hedeflerinden biri olan Şii-Sünni ayrımı ve çatışması. Bunun önüne geçmek için kurucu liderimiz, 'Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt'tir. Ehl-i Beyt etrafında Şiinin de Sünninin de buluşması gerekir.' dedi. Bunun fikri, tarihi, temellerini anlatmak üzere on binlerce sayfalık Ehl-i Beyt külliyatını yazdı. Bu kapsamda  konferanslar, uluslararası konferanslar düzenledi. Bugün işte bu savaşla birlikte Ehl-i Beyt etrafında buluşmanın ne kadar önemli olduğunu, Ehl-i Beyt'in Sünni dünyasının da Şii dünyasının da en büyük ortak paydası olduğunu bir kez daha görmüş olduk."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.