Bosna Hersek Avrupa'nın Kudüs'ü oldu
Eski Bosna Hersek İçişleri Bakanı Pusina, "Dayton sadece silahlı çatışmaları ve ölümleri durdurdu. Ülkeye siyasi ve ekonomik anlamda bir bütünlük getirmeyip, geride karışık bir devlet bıraktı" dedi
21.11.2016 00:00:00
Eski Bosna Hersek İçişleri Bakanı Jusuf Pusina, Bosna Hersek'te 1992-1995 yılları arasında yaşanan kanlı savaşı bitiren Dayton Barış Antlaşması'nın paraf edilmesinin 21. yıl dönümünde, antlaşmayı ve o dönemin şartlarını değerlendirdi.
Dayton Barış Antlaşması'nın sadece silahlı çatışmaları ve ölümleri durdurduğuna, ülkeye siyasi ve ekonomik anlamda bir bütünlük getirmediğine işaret eden Pusina, kendi içerisinde birçok eksiklik barındıran bu antlaşmanın, 21 yıllık süre zarfında ülke genelinde uygulanmadığını vurguladı.
Pusina, Dayton Barış Antlaşması'nın en önemli özelliğinin silahlı çatışmaları ve ölümleri durdurmak olduğunu yineleyerek "Sonrasında yaşananlar ise bir türlü hayata geçirilemeyen yasal düzenlemeler ve antlaşmanın günden güne ortaya çıkan eksiklikleri oldu." diye konuştu. AB'nin, Bosna Hersek'teki karmaşık durumu gözden geçirmesi gerektiğine işaret eden Pusina, ülkenin işlevsel bir AB üyesi olması için çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Bosna Hersek Avrupa'nın Kudüs'ü oldu
Bosna Hersek'te 1992 yılında başlayan ve yüz binlerce sivilin katledildiği savaşı durduran Dayton Barış Antlaşması, silahları susturdu ancak ülkeyi karışık bir devlet yapısıyla baş başa bıraktı. Bir zamanlar "Avrupa'nın Kudüs"ü olarak adlandırılan, Müslüman'ın, Hristiyan'ın, birlikte yaşadığı Bosna Hersek, eski Yugoslavya'nın dağılmasıyla kendi kaderine karar vermek amacıyla Şubat ve Mart 1992'de bağımsızlık için referanduma gitti.
Bosnalı Sırpların çoğunun boykot ettiği bu referandumda halk, özgürlüğü yönünde oy kullandı. Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en ağır katliamların, sistematik tecavüzlerin ve soykırımın yaşandığı bu kanlı savaş, 21 Kasım 1995'te ABD'nin Ohio eyaletindeki Dayton Hava Üssü'nde tarafların anlaşmasıyla son buldu.
Boşnaklar geleceklerinden endişeli
Dayton Barış Antlaşması'nın savaşta evlerini terk etmek zorunda kalan sivillere geri dönme hakkı tanıyan ilgili maddesinden yararlanarak ülkenin doğusundaki Zvornik'e bağlı Jusici köyüne dönen Boşnaklar, savaşın ardından "eve dönüşün sembolü" haline geldi.
Savaşı ve çatışmaları sonlandıran Dayton'un ardından "kalpleri umut dolu" olarak evlerine dönen ilk Boşnak grup, 23 Eylül 1996'da Jusici'ye vardığında sadece ulusal değil, uluslararası medyanın da ilgi odağı olmuştu. Jusici köyünde yaşayan Boşnaklar, geçen 20 yılı aşkın sürede yaşadıklarını anlattı.
Köy Muhtarı Husein Muratovic, o dönemde bölgedeki Sırp askerlerinin, Boşnakların kendi evlerine dönmesini engellemek istediğini belirterek "Köye döndükten sonraki 3 ay boyunca sürekli rahatsız edildik. Güvenlik adına bir şey yoktu. Köy, askerler tarafından sürekli aranıyor, evlere giriliyor, insanlar dışarı çıkarılıyordu." diye konuştu.
Dayton Barış Antlaşması'nın sadece silahlı çatışmaları ve ölümleri durdurduğuna, ülkeye siyasi ve ekonomik anlamda bir bütünlük getirmediğine işaret eden Pusina, kendi içerisinde birçok eksiklik barındıran bu antlaşmanın, 21 yıllık süre zarfında ülke genelinde uygulanmadığını vurguladı.
Pusina, Dayton Barış Antlaşması'nın en önemli özelliğinin silahlı çatışmaları ve ölümleri durdurmak olduğunu yineleyerek "Sonrasında yaşananlar ise bir türlü hayata geçirilemeyen yasal düzenlemeler ve antlaşmanın günden güne ortaya çıkan eksiklikleri oldu." diye konuştu. AB'nin, Bosna Hersek'teki karmaşık durumu gözden geçirmesi gerektiğine işaret eden Pusina, ülkenin işlevsel bir AB üyesi olması için çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Bosna Hersek Avrupa'nın Kudüs'ü oldu
Bosna Hersek'te 1992 yılında başlayan ve yüz binlerce sivilin katledildiği savaşı durduran Dayton Barış Antlaşması, silahları susturdu ancak ülkeyi karışık bir devlet yapısıyla baş başa bıraktı. Bir zamanlar "Avrupa'nın Kudüs"ü olarak adlandırılan, Müslüman'ın, Hristiyan'ın, birlikte yaşadığı Bosna Hersek, eski Yugoslavya'nın dağılmasıyla kendi kaderine karar vermek amacıyla Şubat ve Mart 1992'de bağımsızlık için referanduma gitti.
Bosnalı Sırpların çoğunun boykot ettiği bu referandumda halk, özgürlüğü yönünde oy kullandı. Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra en ağır katliamların, sistematik tecavüzlerin ve soykırımın yaşandığı bu kanlı savaş, 21 Kasım 1995'te ABD'nin Ohio eyaletindeki Dayton Hava Üssü'nde tarafların anlaşmasıyla son buldu.
Boşnaklar geleceklerinden endişeli
Dayton Barış Antlaşması'nın savaşta evlerini terk etmek zorunda kalan sivillere geri dönme hakkı tanıyan ilgili maddesinden yararlanarak ülkenin doğusundaki Zvornik'e bağlı Jusici köyüne dönen Boşnaklar, savaşın ardından "eve dönüşün sembolü" haline geldi.
Savaşı ve çatışmaları sonlandıran Dayton'un ardından "kalpleri umut dolu" olarak evlerine dönen ilk Boşnak grup, 23 Eylül 1996'da Jusici'ye vardığında sadece ulusal değil, uluslararası medyanın da ilgi odağı olmuştu. Jusici köyünde yaşayan Boşnaklar, geçen 20 yılı aşkın sürede yaşadıklarını anlattı.
Köy Muhtarı Husein Muratovic, o dönemde bölgedeki Sırp askerlerinin, Boşnakların kendi evlerine dönmesini engellemek istediğini belirterek "Köye döndükten sonraki 3 ay boyunca sürekli rahatsız edildik. Güvenlik adına bir şey yoktu. Köy, askerler tarafından sürekli aranıyor, evlere giriliyor, insanlar dışarı çıkarılıyordu." diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.