logo
31 TEMMUZ 2026

Brent petrolün varili 84,86 dolar

Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 84,86 dolardan işlem görüyor

 

31.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Brent petrolün varili 84,86 dolar
Brent petrolün varili 84,86 dolar

Dün 89,50 dolara kadar yükselen Brent petrolün ekim vadeli varil fiyatı, günü 86,88 dolardan tamamladı.

Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 08.55 itibarıyla kapanışa göre yüzde 2,32 azalışla 84,86 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün eylül vadeli varil fiyatı da 81,62 dolar olarak belirlendi.

Petrol fiyatlarındaki düşüşte, Babülmendep Boğazı'nda güvenliğin artırılmasına yönelik diplomatik ve askeri girişimlerin yanı sıra Husilerin uluslararası ticari gemilere yeni bir kısıtlama getirmeyeceğine yönelik mesajlarıyla arz endişelerinin hafiflemesi etkili oluyor.

Suudi Arabistan'ın, "Babülmendep Boğazı'ndan Geçişleri Korumaya Yönelik Deniz Savunma Koalisyonu"na üye ülkelerin genelkurmay başkanlarının katıldığı toplantıya ev sahipliği yaptığı bildirildi.

Kuveyt ordusundan yapılan açıklamaya göre Kuveyt Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Derec eş-Şerian başkanlığındaki askeri heyet de Suudi Arabistan'da düzenlenen "Babülmendep Boğazı'ndan Geçişleri Korumaya Yönelik Deniz Savunma Koalisyonu" toplantısına katıldı.

Uluslararası basında, Suudi Arabistan'ın İran destekli Husilerin tehditlerine karşı Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda güvenliği sağlamak amacıyla geniş kapsamlı bir uluslararası koalisyon oluşturmak için girişimlerde bulunduğuna ilişkin haberler yer alırken, Riyad yönetiminden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

Bunun yanı sıra Yemen'deki Husiler (Ensarullah Hareketi), Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan stratejik Babülmendep Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden geçiş ücreti alınacağı yönündeki iddiaları yalanladı.

Reuters, bölgesel kaynaklara dayandırdığı haberinde, Husilerin Kızıldeniz'in güneyi ile Babülmendep Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden geçiş ücreti alınmasını değerlendirdiğini öne sürmüştü.

Jeopolitik risk primindeki gerileme fiyatları baskılıyor

ABD ile İran arasında diplomatik müzakerelerde anlaşmaya yaklaşıldığına yönelik beklentiler ve artan küresel arz öngörüleri de petrol fiyatlarındaki düşüşü destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Söz konusu 2 ülke arasında ateşkesi kalıcı hale getirecek bir mutabakat zaptının kısa süre içinde imzalanabileceğine yönelik haberler, piyasalardaki jeopolitik risk primini önemli ölçüde zayıflattı. Söz konusu anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, bazı yaptırımların kaldırılmasını ve İran'ın nükleer programına ilişkin teknik görüşmelerin başlatılmasını içerebileceği belirtiliyor.

Diplomatik çözüm beklentilerinin güçlenmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin artması da petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun ağustos ayından itibaren günlük üretim kotasını 188 bin varil artırma kararı da küresel arz fazlası beklentilerini güçlendirdi.

Söz konusu artış, OPEC+'ın son beş ayda açıkladığı beşinci ardışık üretim artışı olurken, grubun 2023'te uygulamaya koyduğu gönüllü üretim kesintilerinin kademeli olarak geri alınması sürecini de sürdürüyor.

Brent petrolde teknik olarak 86,16 doların direnç, 84,50 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı

31.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı.

İçişleri Bakanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, yurt dışına kaçan ve uluslararası seviyede aranan kişilerin yakalanarak ülkeye getirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.

Bu kapsamda, 1 Ocak-16 Temmuz 2026 döneminde 44 ülkede yürütülen çalışmalar sonucunda 499 kişinin Türkiye'ye getirilmesi sağlandı.

Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişinin daha 28 Temmuz'da ülkeye getirilmesiyle, 7 aylık dönemdeki sayı 526'ya ulaştı.

123'ü organize suç örgütü lideri veya üyesi
Türkiye'ye getirilen 499 kişinin 225'inin asayiş, 194'ünün kaçakçılık ve organize suçlar, 71'inin narkotik, 9'unun ise terör suçlarından arandığı belirlendi.

Bu kişilerden 123'ünün organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu tespit edildi.

Terör suçları kapsamında getirilen 9 kişiden 5'inin PKK, 2'sinin dini istismar eden terör örgütleri, 2'sinin ise diğer terör örgütleri kapsamında arandığı kaydedildi.

"Kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uluslararası seviyede aranan kişilerin Türkiye'ye getirilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suçluların yurt dışına çıkarak izlerini kaybettiremeyeceğini vurgulayan Bakan Çiftçi, ilgili kurumlar ve uluslararası muhataplarla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Çiftçi, şunları kaydetti: "Suçlular şunu iyi bilmelidir, kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir. İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, bu yıl kırmızı bülten dahil uluslararası seviyede aranan 526 kişinin ülkemize getirilmesini sağladık. Bu sonuç, Türkiye'nin güçlü takip kapasitesinin ve uluslararası alandaki etkin işbirliğinin somut göstergesidir. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve aranan kişileri ülkemize getirmeye devam edeceğiz."

Uluslararası arama sürecini Interpol-Europol Daire Başkanlığı yürütüyor
Türkiye'de uluslararası seviyede aranan kişilere ilişkin işlemler, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığınca yürütülüyor.

Başkanlık, aranan kişilere ilişkin bilgileri Interpol kanalları üzerinden ilgili ülkelerin birimlerine iletiyor, yakalama ve Türkiye'ye getirme süreçlerinde ülkeler arasındaki koordinasyonu sağlıyor.

Kırmızı bülten, aranan kişinin yerinin belirlenmesi ve iade amacıyla geçici olarak yakalanmasına yönelik uluslararası talebi ifade ediyor. Difüzyon ise arama bilgisinin Interpol üzerinden üye ülkelere doğrudan iletildiği acil mesaj olarak kullanılıyor.

152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 152 bin 449 adayın başvurduğu Akademik Personel Ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nın (ALES/2) bu pazar yapılacağını duyurdu

31.07.2026 12:15:00
İHA
 
152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak
152 bin 449 adayın başvurduğu ALES/2 bu pazar yapılacak
ÖSYM, ALES/2'nin bu pazar yapılacağını açıkladı. Bu kapsamda sınav, 81 il ve 92 sınav merkezinde gerçekleştirilecek. Sınavda, 395 bina ve 5 bin 895 salon kullanılacak. Ayrıca saat 10.15'te başlayacak sınavda adayların, saat 10.00' dan sonra sınav binalarına alınmayacağı belirtildi. Sayısal ve sözel testlerde 50' şer sorunun sorulacağı sınavda adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek.

12.45' te sona erecek sınavda süre verilmesi uygun bulunan engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Sayısal testi, adayların sayısal ve mantıksal akıl yürütme becerilerini, sözel testi ise sözel akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşacak. Soruların belirli yükseköğretim programlarında kazanılan yeterlikleri ve bilgileri ölçmeye yönelik olmayacağı, farklı alanlardan gelen yükseköğretim kurumu mezunlarının cevaplayabilecekleri nitelikte olacağı da özellikle ifade edildi.

Sonuçlar 21 Ağustos'ta belli olacak

ALES/2'nin sonuçları ise 21 Ağustos'ta açıklanacak. Sonuçlar, Türkiye'de lisansüstü eğitime girişte, yurt dışına lisansüstü eğitim için gönderilecek adayların seçiminde ve teknik öğretmenler için mühendislik tamamlama programlarında kullanılacak. Sınavın sonuçları, açıklandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacak. Yurt içindeki ve yurt dışındaki kurumlar istedikleri takdirde amaçları doğrultusunda bu sınavın sonuçlarını kullanabilecekler.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden erişebilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü açık tutulacak.

"152 bin 449 aday sınava başvurdu"

ALES'in ikincisine 152 bin 449 başvuru olduğunu belirten ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, "Lisans programından mezun olabilecek durumda bulunan, lisans programını bitiren ve denklik belgesi almış olmak kaydıyla yurt dışında lisans eğitimi görmüş olan 152 bin 449 aday sınava başvurdu. Emniyet görevlisi dahil 20 bin 682 personel sınav için görev yapacak. Sınava 643 engelli aday katılacak. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu ve bu haktan bin 268 aday yararlandı. Ayrıca ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 57 bina sınav için kullanılacak. Ülkemizin akademik geleceğinin belirlenmesinde önemli bir aşama olan sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim" dedi.

Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamındaki dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 13 şüpheliden 7'si tutuklandı

31.07.2026 03:00:00
AA
 
Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı
Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 7 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesine götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri tamamlanan şüphelilerden 7'si tutuklama, 6'sı adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Tutuklanmaları istenen şüphelilerin Hüseyin Başaran, Deniz Şimşek, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat ve Muhammed Ali Yılmaz, adli kontrol talep edilenlerin ise Ali Demirhan, Orhan İnan, Faruk Koç, Emre Saral, Recep Demir ve Ayhan Demir olduğu öğrenildi.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, 7 şüphelinin tutuklanmasına, 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verdi.

Savcılığın sevk yazısı

Savcılığın, tutuklanması talep edilen 7 şüpheliyle ilgili sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, soruşturma kapsamında 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği tarafından toplanan bağışların harcamalarının araştırıldığı, mal veya hizmet alımı için sözleşme yapılan özel hukuk tüzel kişiliklerinin yetkilerinin ve yapılan harcamaların irdelendiği belirtildi.

Şüpheli Haluk Levent tarafından edinilen görece fazla sayıda taşınmaz devirlerinin de araştırma konusu olduğu aktarılan yazıda, bu taşınmazların Haluk Levent ve diğer şüphelilerce devredildiği üçüncü kişilerin soruşturmaya dahil edildiği kaydedildi.

Yazıda, Haluk Levent veya işaret ettiği şüphelilere yapılan taşınmaz devirlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, bu taşınmazların alım ve satımında değerlerinin çok üzerinde yahut altında rakamlar belirlenip belirlenmediğinin halen soruşturulduğu ifade edildi.

Sevk yazısında, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilerek, şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmalarına karar verilmesi talep edildi.

Öte yandan şüpheli Hüseyin Başaran savcılıkta verdiği ifadesinde, Haluk Levent'in kendisine Amerika'da bir iş insanından bahsettiğini belirterek, "Bu kişiye tekne satabileceğimizi söyledi. 'Ben de bundan komisyonumu alırım' dedi. Sonra bizden birtakım belgeler istediler, verdik ses seda çıkmadı. Ayrıca bana kendisi için bir jet satın almak istediğini söyledi. Benim jetimin satılık olduğunu bir şekilde öğrenmiş. Sonra bana bir protokol getirdi. Sonra satış gerçekleşmedi. Ben protokole imza attım ama satış tabii ki gerçekleşmedi. Birisine göstereceğini söylemişti ama kim olduğunu söylememişti." beyanında bulundu.

Operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, soruşturma dosyasında elde edilen deliller doğrultusunda gerçekleştirilen dördüncü dalga operasyonda şüpheliler hakkında 4 ana başlık altında soruşturma işlemi yürütüldü.

Şüphelilerle ilgili "konut ve konteyner alımlarına ilişkin işlemler" başlığındaki soruşturma, Ahbap Derneğinin 2023'te konut yapımı amacıyla anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutları tamamlamadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında yürütülmüştü.

Soruşturmanın "Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler"e yönelik kısmında ise bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Kaya'ya sıralı şekilde çok sayıda taşınmazın devredildiği belirlenmişti.

Başaran Holding AŞ tarafından 22, Power İnşaat AŞ tarafından 10, Koçsu Yapı AŞ tarafından 17 ve Orhan İnan tarafından da 10 taşınmazın Yeliz Kaya'ya devredildiği tespit edilmiş, bununla ilgili Başaran Holding AŞ'nin sahibi Hüseyin Başaran'ın da bulunduğu 5 kişi hakkında işlem yapılmıştı.

"Dernek çeklerine ilişkin işlemler" kısmında da Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri soruşturma kapsamında incelenmiş, bu kapsamda çeklerin son cirantası olduğu belirlenen Sibel Kaya ile Muhammed Ali Yılmaz hakkında işlem başlatılmıştı.

Soruşturmanın "Haluk Levent ile bağlantılı şüpheli ilişkilere ilişkin işlemler" başlığında ise Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali Demirhan hakkında işlem yapılmış ve Ayhan Demir, Nejdet Kuy, Murat Yaren, Ayhan Çevik, Hüseyin Başaran, Recep Demir, Emre Saral, Faruk Koç, Orhan İnan, Sibel Kaya, Muhammed Ali Yılmaz, Ali Demirhan ile Deniz Şimşek hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından 27 Temmuz'da düzenlenen operasyonda 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

Cem Küçük gözaltına alındı

Gazeteci Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltına alındı

31.07.2026 01:21:00
AA
 
Cem Küçük gözaltına alındı
Cem Küçük gözaltına alındı

Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında Küçük hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltı kararı verildi.

Cem Küçük bu kapsamda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.

Küçük'ün jandarmadaki işlemleri sürüyor.


 

Gençleri barınma krizi bekliyor

YKS tercih maratonu başlarken, üniversite adayları ve aileleri eğitim kalitesinden önce "hayatta kalma" maliyetlerini hesaplıyor. Fahiş ev kiraları ve yetersiz yurt kapasiteleri barınma krizini tırmandırırken; aylık 4 bin TL'de kalan KYK bursları ile eriyen aile gelirleri, gençleri daha yolun başında eğitim hayallerinden vazgeçme noktasına getiriyor

30.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Gençleri barınma krizi bekliyor
Gençleri barınma krizi bekliyor
Haber Analiz

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca genç için geleceğini şekillendirecek tercih dönemi resmen başladı. Ancak geçmiş yılların aksine, bu yıl tercih stantlarında akademik başarılar, kampüs imkanları veya kariyer fırsatları konuşulmuyor. Masadaki tek ve en acı gündem ekonomik kriz, barınma çıkmazı ve fahiş yaşam maliyetleri.

Enflasyonun hane halkı gelirlerini yuttuğu, büyükşehirlerde kiraların asgari ücreti katladığı bu dönemde üniversite eğitimi almak, artık orta ve düşük gelirli aileler için lüks bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Barınma çıkmazı: "Yurt çıkmazsa ne yapacağız?"

Üniversiteyi şehir dışında okuyacak gençlerin önündeki en büyük barikat barınma sorunu. Türkiye'de 6 milyona yaklaşan üniversite öğrencisine karşılık, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne (KYK) bağlı devlet yurtlarının kapasitesi son derece sınırlı kalıyor.

Yüz binlerce öğrenci her yıl KYK yurtlarına başvuruyor ancak kontenjan yetersizliği nedeniyle çok az bir kısmı yerleşebiliyor. Üstelik bu yurtların aylık ücretleri ekonomik görünse de kalabalık oda koşulları ve niteliksel yetersizlikler öğrencileri zorluyor.

KYK yurdu çıkmayan bir öğrenci için özel yurtlar veya kiralık evler neredeyse imkansız birer seçeneğe dönüştü. Büyükşehirlerde ortalama bir öğrenci evinin kirası ya da özel yurtların yıllık sözleşme bedelleri, ailelerin aylık toplam gelirini aşacak boyutlara ulaştı. Gençler artık "istediği bölümü" değil, yalnızca "ailesinin yanında kalabileceği" şehirlerdeki üniversiteleri tercih etmek zorunda kalıyor.

4 bin TL'lik KYK bursu sadece birkaç gün yetiyor

Ekonomik zorluk yaşayan öğrencilere devlet tarafından sağlanan aylık 4 bin TL'lik KYK lisans burs ve kredisi, günümüz ekonomik şartlarında komik bir seviyede kalmış durumda.

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde sadece aylık toplu taşıma, temel kişisel hijyen malzemeleri ve günlük tek öğün dışarıda yemek yemek bile bu bursun tamamını eritmeye yetiyor.

Kitap, fotokopi, eğitim materyali masrafları ve sosyal yaşam bir kenara bırakıldığında dahi, 4 bin TL'lik destek bir öğrencinin aylık asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzak. Bu yetersizlik, öğrencileri ders aralarında ya da geceleri güvencesiz ve ağır işlerde çalışmaya zorluyor; bu da eğitim kalitesini doğrudan düşürüyor.

Ailelerin geliri eriyor, eğitim hayalleri erteleniyor

TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri, ailelerin neden bu denli büyük bir çıkmazda olduğunu açıkça kanıtlıyor. Yoksulluk sınırının 120 bin TL'yi geçtiği, asgari ücretin açlık sınırının altında ezildiği bir ekonomik ekosistemde, bir ailenin şehir dışına çocuk göndermesi matematiksel olarak imkânsız hale geliyor.

Gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını ucu ucuna karşılayan aileler, çocuklarının harçlığı, yurt ücreti, faturaları ve ulaşım masrafları altında eziliyor. Birçok aile, çocukları üniversiteyi kazansa dahi kayıt dondurma seçeneğini masada tutuyor ya da çocuklarını doğrudan iş hayatına yönlendiriyor.

Tercih dönemi bir "hayatta kalma" sınavıdır

Mevcut tablo, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin tamamen ortadan kalktığını gösteren bir kriz raporudur. Geçmiş yıllarda başarı sırasına göre heyecanla yapılan tercihler, bugün yerini "Aylık masrafı ne olur?", "Ulaşımı ucuz mu?" ve "Yurt çıkma ihtimali var mı?" kaygılarına bıraktı.

Gençlerin eğitim almak yerine sadece barınma ve beslenme sorununu çözmeye odaklanması, ülkenin gelecekteki nitelikli iş gücünü ve akademik başarısını da baltalıyor. Eğer devlet yurtlarının kapasitelerinde radikal bir artışa gidilmez, KYK bursları insanca yaşanabilecek seviyelere çekilmez ve dar gelirli ailelere doğrudan eğitim desteği sunulmazsa, bu tercih dönemi binlerce gencin eğitim hayatının sonu olabilir. Üniversite kapıları artık başarıya değil, yalnızca bu maliyetleri göğüsleyebilen ceplere açılıyor.

İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama

İsviçreli yetkililer, denetimlerde mevzuatta izin verilen sınırın üzerinde bor tespit edildiğini belirterek Kızılay markasına ait iki maden suyu ürününü geri çağırdı. Tüketicilere "Kullanmayın" uyarısı yapılan içeceğin Türkiye'deki akıbeti merak konusu olurken Kızılay'dan açıklama geldi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre bor alarmı vererek raflardan toplattı; Kızılay'dan "sınır aşımı" iddialarına açıklama
İsviçre'de yüksek oranda bor tespit edildiği açıklanan Kızılay markalı iki maden suyu için geri çağırma kararı alındı. İsviçre resmi makamlarının açıklamasına göre karar, ülkenin yürürlükteki gıda güvenliği mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen analizler sonrasında alındı.

Toplatma kararı alınırken İsviçre'nin gıda güvenliği mevzuatındaki sınır değerlerin esas alındığı Kızılay'dan açıklama geldi.

"İçerik kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir"
"Doğal mineralli suların mineral içeriği, beslendiği kaynağın doğal yapısına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Doğal mineral seviyelerine ilişkin yasal düzenlemeler ise ülkelerin ulusal mevzuatına göre değişmektedir" sözlerinin altının çizildiği açıklama şöyle oldu:

"Türkiye'deki yasal düzenlemelere uygun olarak üretilen doğal mineralli sular, Avrupa Birliği üyesi olmayan ve farklı bor limitleri uygulayan İsviçre'de farklı kriterlere göre değerlendirilebilmektedir. Ürünlerimizin, ilgili ülkelerin mevzuatlarına uygun şekilde Avrupa'nın ve dünyanın birçok ülkesine ihracatı kesintisiz olarak devam etmektedir. Bu kapsamda, İsviçre'de doğal mineralli sular için uygulanan bor üst limiti 1 mg/L'dir. İçme suyundaki bor için sağlık temelli düzenleyici sınır ise Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2,4 mg/L, Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Konseyi tarafından 4 mg/L olarak belirlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA), içme suyundaki bor minerali için düzenleyici bir üst sınır belirlememiş; ancak ömür boyu sağlık danışma değerini 5 mg/L olarak açıklamıştır. Erzincan kaynağındaki doğal bor seviyesi, üretim dönemlerine bağlı olarak 0,8–2,0 mg/L aralığında seyretmektedir. Firmamız, ürünlerimizin Türkiye'deki Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik'e ve ilgili uluslararası standartlara uygun olduğunu açıkça beyan etmektedir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirtilen sağlık temelli değerler bakımından uygun aralıkta bulunduğumuzu vurgulamak isteriz. İsviçre'de gündeme gelen konu, ülkeler arasında uygulanan farklı mevzuat hükümleri ve bor limitlerinden kaynaklanmaktadır. Süreç, ilgili resmî kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda yakından takip edilmektedir."

Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı

MasterChef Türkiye'nin 2021 şampiyonu ve gastronomi dünyasının sevilen ismi Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hareketsiz halde bulundu. 37 yaşındaki şefin ani vefatı sevenlerini yasa boğarken, olay yeri incelemelerindeki ilaç detayı ve kalp krizi şüphesi soruşturmanın seyrini değiştirdi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Televizyon ekranlarında sakin tavırları, teknik bilgisi ve "Kızıl Sakal" lakabıyla geniş bir hayran kitlesi edinen profesyonel şef Eren Kaşıkçı'dan yaklaşık iki gündür haber alınamıyordu. Olay, dün saat 17.00 sıralarında Sarıyer Kumköy Mahallesi'nde meydana geldi. Kaşıkçı'ya ulaşamayan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, ünlü şefin yalnız yaşadığı eve gitti ve kendisini yerde hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese hızla sevk edilen jandarma ve acil sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, Eren Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği kesinleşti.

İlk şüphe kalp krizi: "İlaçlarına uzanmaya çalışıyordu"

Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde yürek burkan bir detay gün yüzüne çıktı. İddialara göre ünlü şef, yatağının hemen başucundaki komodinin üzerinde bulunan ilaçlarına uzanmaya çalıştığı sırada yaşamını yitirdi.

Konuyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, "Biz de kesin sonucu Adli Tıp raporu çıkınca öğreneceğiz. Ancak adrese gelen sağlık ekiplerinin ilk izlenimi, arkadaşımızın kalp krizi geçirmiş olabileceği yönünde" ifadelerini kullandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şefin ölümüyle ilgili herhangi bir ihmal ya da şüphe kalmaması adına kapsamlı bir tahkikat yürütüyor.

Yeni şubeler için yoğun bir mesai harcıyordu

MasterChef şampiyonluğunun ardından gastronomi kariyerine hız kesmeden devam eden Eren Kaşıkçı, Kadıköy'de kurduğu ve büyük emek verdiği "Kızıl Sakal Sandviç & Burger" isimli restoranıyla adından söz ettiriyordu.

Son günlerinde işlerine oldukça yoğunlaştığı belirtilen Kaşıkçı'nın, mevcut restoranını büyütmekle kalmayıp Pendik Kurtköy'de açmayı planladığı yeni şubesinin hazırlıkları için gece gündüz çalıştığı öğrenildi. Acı haberin ardından Kadıköy'deki restoranı bugün kapılarını açmayarak sessizliğe büründü.

Kızının doğum gününden iki gün sonra gelen acı veda

Ünlü şefin vefatının arkasındaki bir diğer dramatik detay ise aile yaşantısında saklıydı. Olay esnasında eşi ve çocuğunun Gökçeada'da olduğu öğrenilirken, Kaşıkçı'nın çok sevdiği kızı Maya'nın doğum gününün 27 Temmuz olduğu ortaya çıktı.

Kızının doğum gününü kutladıktan yalnızca iki gün sonra hayata gözlerini yuman başarılı şefin ani ölümü, TV8 ve Acun Medya başta olmak üzere tüm televizyon ile gastronomi dünyasında derin bir şok etkisi yarattı. Acun Ilıcalı ve programın jüri üyeleri sosyal medya hesaplarından duygusal taziye mesajları yayınladı.

Memleketi Tokat'a uğurlandı

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı. Ünlü şefin cenazesi, ikindi namazına müteakip Yenidoğan Cemevi'nden kaldırıldı. Kaşıkçı, törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Tokat'a doğru uğurlandı.

Bu arada Eren Kaşıkçı'nın son röportajını Meltem TV'ye verdiği öğrenildi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı

30.07.2026 16:48:00
Ahmet Turan Yiğit
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı. Paylaşımında Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler Türkiye'nin sürekli taviz vermesiyle ilerlediğine dikkati çeken BTP lideri Baş, "Türkiye, ABD'ye "stratejik ortak" derken; ABD, Türkiye'yi düşman ülkelere uyguladığı CAATSA yaptırımlarına tabi tutuyor" ifadelerine yer verdi. 
BTP lideri Hüseyin Baş, şu açıklamada bulundu:
"Türkiye'nin ABD ile ilişkileri tek taraflı bir taviz süreci şeklinde ilerliyor.
Türkiye, ABD'ye "stratejik ortak" derken; ABD, Türkiye'yi düşman ülkelere uyguladığı CAATSA yaptırımlarına tabi tutuyor.
ABD Başkanı Trump'ın NATO Zirvesi için geldiği Ankara'da yaptığı açıklamalar hâlâ gündemde.
Ankara'ya hediyelerle gelecek denilen Trump, Sayın Cumhurbaşkanımızı bol bol övdükten sonra CAATSA yaptırımlarının kaldırılma ihtimalinden bahsetti.
Bu açıklama, Türk basınında zafer başlıklarıyla yer alırken, araya F-35'ler ve KAAN uçağı motorları da sıkıştırıldı.
Peki, sonuç?
Yine sonuç yok!
ABD, bırakın yaptırımların kaldırılmasını, hazırgiyimde yüzde 12,5 oranında ek vergi getirdiği ülkelerin arasına Türkiye'yi de dâhil etti.
Bu durum bir kez daha tescillemiştir ki; ABD, ülkemizi bölgedeki çıkarları için bir aparat olarak görmektedir.
ABD'nin bölgede bir tane stratejik ortağı vardır; o da İsrail'dir.
İsrail'in çıkarları, ABD'nin kendi çıkarlarından bile önceliklidir.
Türkiye konusunda da İsrail ne derse, ABD onu yapmaktadır ve yapmaya devam edecektir.
Amaç, bölgeyi bu iki ülkenin çıkarlarına göre dizayn etmektir.
Gazze'den İran'a kadar yaşananlar ne yazık ki bu durumun kanıtıdır.
Bağımsız Türkiye Partisi, Türkiye'nin bu kötü gidişatını değiştirecek olan partidir.
Ekonomi başta olmak üzere, gerçek anlamda bağımsız bir Türkiye ancak Bağımsız Türkiye Partisi iktidarı ile mümkün olabilecektir."

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

30.07.2026 15:20:00
AA
 
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi.

Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yer alan bilgiye göre, ​hacı adayları, işlemleri 18 Ağustos'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek.

Boş kalan kontenjanların doldurulması işlemleri ise kura sırası gözetilerek 24 Ağustos-1 Eylül'de gerçekleştirilecek.

Hac ibadeti için kesin kayıt hakkı elde edip kayıt süresince kaydını yapmayanlara ek kayıt süresinde, belgelendirilebilir mücbir sebepler ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı olmadıkça kesin kayıt hakkı verilmeyecek.

Aynı yılda kayıt yaptırmayanlara ise gelecek yıllarda kesin kayıt hakkı tanınmayacak.

Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı

Çanakkale'nin Ayvacık ve Bayramiç ilçelerindeki orman yangınları kontrol altına alındı

30.07.2026 11:47:00
İHA
 
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe köyü yakınlarında dün saat 15.00 sıralarında çıkan yangın bugün 10.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Dün Bayramiç Barajı yakınlarındaki ormanda, saat 18.00 sıralarında çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayıldı.

Yangın havadan ve karadan yapılan müdahalenin ardından saat 22.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Bölgelerde soğutma çalışmaları devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.