“Makyaj” dağıldı, acı gerçekler ortada
Ekonomi yönetiminin OVP hedeflerini revize ederek geçmiş hatalarını dolaylı yoldan itiraf ettiği eylül ayında, kağıt üstündeki makro veriler cilalanmaya çalışılsa da tarladaki çiftçi, tezgah başındaki sanayici ve mutfaktaki vatandaş iktidarın "enflasyon düşüyor" söyleminin faturasını ağır ödüyor
Eyüp Kabil





Daha bir yıl önce 2026 için yüzde 16 olarak vadedilen enflasyon hedefi birdenbire yüzde 28,4'e fırlatıldı. Hükümetin kendi tahminlerindeki bu devasa sapma, günübirlik politikaların ve vizyonsuzluğun en net itirafı oldu.
Çiftçi isyan bayrağını çekti: Destekler cılız, maliyetler devasa!
Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 2026 yılı bitkisel üretim temel desteği dekar başına 310 TL'den 367 TL'ye yükseltildi. Ancak Ankara'nın lütuf gibi sunduğu bu yüzde 18,4'lük artış, çiftçinin sırtına binen mazot, gübre ve tohum yükünün yanında adeta devede kulak kaldı.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bile tarım ürünleri üretici enflasyonu (Tarım-ÜFE) her ay tırmanmaya devam ediyor.
Özellikle sebze ve meyve üretimindeki yıllık maliyet artışları yer yer yüzde 84'leri bulmuş durumda. Ürettiği ürünü maliyetine bile satamayan karpuz, domates ve narenciye üreticisi tarlasını terk ederken, iktidar bütçeden aslan payını yerli üretime değil, yine faiz lobilerine ayırmayı tercih ediyor.
Sanayi çarkları stop etmek üzere
Finansal piyasalarda Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde tutmasıyla piyasada geçici bir "suni denge" havası yaratılmak istense de reel sektör nefessiz kalmış durumda. İç talepteki sert çakılma ve yüksek borçlanma maliyetleri yüzünden 2026 sanayi büyüme tahmini yüzde 2,3'e kadar geriledi. İthal girdiye bağımlı sanayici, tırmanan enerji faturaları ve daralan dış talep kıskacında hayatta kalma mücadelesi veriyor. İktidarın imalat sanayisine yönelik açıkladığı paketler ise tabandaki KOBİ'lerin borç yükünü hafifletmekten çok uzak.Özetle, Ankara, finansal göstergeleri ve döviz kurunu baskılayarak bir başarı illüzyonu yaratmaya çalışsa da; reel ekonomi, üretim ve tarım cephesi SOS veriyor. Vatandaşın mutfağındaki gıda enflasyonu ile sarayın büyüme masalları arasındaki makas hiç olmadığı kadar açık. Hükümet yapısal reformları erteleyip yükü halkın ve üreticinin sırtına bindirdikçe, revize edilen o hedeflerin bile tutmayacağı bugünden belli.










































































