logo
26 TEMMUZ 2026

BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ve beraberindeki heyet, bağımlılıkla mücadele alanında yürüttüğü çalışmalarla dikkat çeken Liman Ayık Yaşam Derneği Genel Merkezi'ni ziyaret etti. Ziyarette Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uz. Dr. Hakan Yalman, Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Alp ve Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, derneğin kuruluş amacı, çalışma modeli ve bugüne kadar yürüttüğü faaliyetler hakkında kapsamlı bilgi verdi

25.07.2026 20:10:00 / Güncelleme: 25.07.2026 20:51:06
Hasan Gündoğdu
 
BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"
BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"
Heyette, Batman İl Başkanı Recep Aslan, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmet Aksoy ve İstanbul Gençlik Kolları İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Haydar Kepekçi de yer aldı.
 

13 Şubede Binlerce Hayata Dokunan Model

 
Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, Liman Ayık Yaşam Derneği'nin yalnızca bağımlılığı tedavi etmeyi değil, bireyi yeniden ailesine, sosyal çevresine ve üretim hayatına kazandırmayı hedefleyen bütüncül bir rehabilitasyon modeli uyguladığını anlattı.

 
2025 yılı faaliyet verileri de bu yaklaşımın somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Türkiye genelindeki 13 şubede yürütülen çalışmalar kapsamında 2 bin 950 kişi ücretsiz ve ilaçsız iyileşme programına başvururken, 1.320 kişi aktif danışmanlık sürecine alındı ve 660 kişi programı başarıyla tamamlayarak yeniden topluma kazandırıldı.
 
Yıl boyunca 47 bin 520 psikolog görüşmesi, 25 bin birebir bağımlılık danışmanlığı görüşmesi ve 23 bin 760 mezun izleme görüşmesi gerçekleştirildi. Aile odaklı rehabilitasyon modeli kapsamında 432 aile bilgilendirme toplantısı düzenlenirken, 4 bin 320 aile bireysel görüşmelere katıldı ve 2 bin 100 aileye danışmanlık hizmeti sunuldu.
 
Manevi ve sosyal destek faaliyetleri kapsamında 4 bin 745 rol model buluşması, 936 sosyal uyum etkinliği, 468 değer temelli grup çalışması, gençlere yönelik 4 farkındalık programı ve 17 kurum ziyareti gerçekleştirildi. Ayrıca 100 kişi istihdama kazandırılırken, 100 kişiye mesleki yönlendirme desteği sağlandı.
 
Sanrı, uygulanan model sayesinde rehabilitasyonda yaklaşık yüzde 78 başarı oranına ulaşıldığını belirterek, bu başarının temelinde yalnızca tedavi sürecinin değil; mezun takip sistemi, güvenli barınma imkânı ve istihdam odaklı rehabilitasyon anlayışının bulunduğunu ifade etti. 
 
Bağımlılıktan kurtulan bireylerin yeniden aynı çevreye dönmelerinin büyük risk oluşturduğunu belirten Sanrı, bu nedenle danışanlara güvenli barınma imkânı sağlandığını, iş hayatına kazandırılmaları için de kapsamlı destek verildiğini söyledi.

 

"Bağımlılıkla Mücadele Güvenlik Meselesinden İbaret Değildir"

 
Ziyarette değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ise bağımlılığın yalnızca sağlık veya güvenlik başlığı altında değerlendirilemeyeceğini, bunun aynı zamanda aileyi, eğitimi, ekonomiyi ve toplumsal yapıyı ilgilendiren çok yönlü bir mesele olduğunu söyledi.
 
Kepekçi, şunları kaydetti:
 
"Bugün bağımlılıkla mücadele denildiğinde çoğu zaman operasyonlar, cezalar ve yakalamalar konuşuluyor. Elbette bunlar devletin yerine getirmesi gereken görevlerdir. Ancak asıl soru şudur; bu gençler neden bağımlı oluyor ve tedaviden sonra neden yeniden aynı ortama dönüyor? Sorunun köküne inmeden kalıcı çözüm üretmek mümkün değildir."
 
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her beş gençten birinin ruh sağlığı problemi yaşadığına dikkat çeken Kepekçi, Türkiye'de madde kullanımının en yoğun görüldüğü yaş grubunun 15-24 yaş aralığı olduğunu hatırlattı.
 
"Çocuklukta başlayan ruh sağlığı sorunları ilerleyen yaşlarda bağımlılık, yoksulluk ve suça karışma riskini artırıyor. Bu nedenle bağımlılık yalnızca bireysel bir tercih değil; aileyi, sosyal çevreyi ve ekonomik şartları içine alan toplumsal bir meseledir."
 
Bağımlılıkla mücadelede en güçlü savunma hattının aile olduğunu belirten Kepekçi, bilimsel çalışmaların aile temelli rehabilitasyon programlarının başarısını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
 
"İnsanları yalnızca maddeden uzaklaştırmak yetmez. Onlara yeniden umut vermek, üretimin içine katmak, meslek kazandırmak ve sosyal hayata hazırlamak gerekir. Burada gördüğümüz mezun takip sistemi, barınma desteği ve istihdam modeli tam da bu nedenle son derece kıymetlidir."
 

Akademi'de Umuda Dönüşen Hayatlar

 
Ziyaret kapsamında Kepekçi, dernek bünyesinde oluşturulan Akademi'de eğitimlerini tamamlayan ve bugün madde bağımlıları ile ailelerine rehberlik hizmeti veren danışmanlarla da bir araya geldi.
 
Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, bağımlılıktan kurtulduktan sonra bugün aynı mücadeleyi yaşayan insanlara rehberlik eden danışmanlar kendi hayat hikâyelerini paylaştı.
 
Yaklaşık 15 yılı aşkın süre sokaklarda yaşayan bir kişinin bugün üreten ve başkalarının hayata tutunmasına destek olan bir danışman haline gelmesi; yıllarca kumar sektöründe faaliyet gösterdikten sonra bağımlılıktan kurtularak örnek bir aile bireyi olarak yeni bir hayat kuran gençlerin yaşadıkları dönüşüm; geçmişte suç örgütlerinin ve uyuşturucu çevrelerinin hedefi olabilecek bir yaşam sürerken bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenler hâline gelmeleri, heyet üzerinde derin bir etki bıraktı.

 

"Merhamet ve Rehberlik İnsanı Yeniden Kazandırır"

 
Gördüğü hayat hikâyelerinin kendisine yıllardır dile getirdiği düşünceleri bir kez daha hatırlattığını belirten Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Kaybolan Değerlerimiz" seminerler serisinde aile, ahlak ve toplumsal değerlerin korunmasına yaptığı vurgunun bugün daha da anlam kazandığını ifade etti.
 
Genel Başkan Hüseyin Baş öncülüğünde yürütülen "Geleceği Savunmak" seminerlerinin de aynı anlayışla gençlere yalnızca uyuşturucu değil; kumar, dijital bağımlılık, aile yapısı ve değerler konusunda da rehberlik etmeyi amaçladığını belirten Kepekçi, uzun yıllardır bağımlılık, gençlik politikaları ve aile kurumunun korunması üzerine yaptığı akademik çalışmalar, konferanslar ve köşe yazılarında da aynı yaklaşımı savunduğunu söyledi.
 
Konuşmasının devamında Elâzığ'da yaşanan Hamza Baba kıssasını hatırlatan Kepekçi, şunları söyledi:
 
"Bir gece dergâha hırsızlık yapmak için giren Hamza'yı, Ömer Hüdai Baba cezalandırmadı; 'Evlat, korkmayasın. İhtiyacın olan ne varsa almadan gitmeyesin.' dedi. O gece dergâha hırsız olarak giren Hamza, sabaha talebe olarak çıktı ve yıllar sonra halkın dilinde Hamza Baba olarak anıldı. Bu kıssa bize şunu öğretiyor; insanı değiştiren şey yalnızca ceza değildir. Merhamet, güven ve doğru rehberlik, bazen bir insanın bütün hayatını değiştirebilir."
 
Liman Ayık Yaşam Derneği'nde dinlediği hayat hikâyelerinin bu anlayışın yaşayan örnekleri olduğunu belirten Kepekçi, sözlerini şöyle tamamladı:
 
"Bugün burada yalnızca bağımlılıktan kurtulan insanlar görmedik. Yeniden ayağa kalkmış hayatlara şahit olduk. Bir dönem sokakta yaşayan insanların bugün başkalarına umut olduğunu, kumar ve bağımlılık sarmalından çıkan gençlerin örnek aile bireyleri hâline geldiğini, dün potansiyel suç unsuru olarak görülen insanların bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenlere dönüştüğünü gördük. Bu tablo bize bir kez daha gösteriyor ki hiçbir insan kaybedilmiş değildir. Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef yalnızca maddeyi bıraktırmak değil; insana yeniden umut, aidiyet, meslek ve hayat amacı kazandırmaktır. Bir genci yeniden topluma kazandırmak, aslında bir aileyi, bir mahalleyi ve ülkemizin geleceğini kazanmaktır."
 
Yaklaşık iki saat süren ziyaret, bağımlılıkla mücadelede kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Adli kontrolle serbest kalan ünlü yönetmen Ezel Akay: "Mahkeme sonunda her şeyi öğreneceksiniz"

Bursa'nın İnegöl ilçesinde evine düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanarak, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ünlü yönetmen Ezel Akay, sosyal medya hesabından ilk kez açıklama yaptı

25.07.2026 23:58:00
İHA
 
Adli kontrolle serbest kalan ünlü yönetmen Ezel Akay: "Mahkeme sonunda her şeyi öğreneceksiniz"
Adli kontrolle serbest kalan ünlü yönetmen Ezel Akay: "Mahkeme sonunda her şeyi öğreneceksiniz"
Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan yönetmen Ezel Akay, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada basına yansıyan haberlerde söz konusu adreslerden "Ezel Akay'ın evi" olarak bahsedilmesine tepki göstererek, "Dostlar, bir ifade verdim çıktım. Yayılan haberlere çok hayret ettim. Lütfen medyada gördüğünüz her habere inanmayınız, maalesef devir böyle. Hayatında hiçbir suça bulaşmamış biri olarak süren yargılamanın sonucunu beklemenizi tavsiye ederim. Sözü edilen evler kiminmiş, olay neden büyümüş, hepsini mahkeme sonunda öğreneceksiniz!" dedi.








Ezel Akay ile müzisyen kardeşi Eren Kazım Akay, 23 Temmuz'da jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla gözaltına alınmıştı. Arama yapılan adreste 22 kök kenevir bitkisi, bin 144 gram kubar esrar, iklimlendirme sistemi ve çeşitli malzemelerin bulunduğu ileri sürülmüştü.









İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ezel Akay adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kardeşi Eren Kazım Akay tutuklanmıştı.








Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı

İstanbul Eyüpsultan'da yolcu otobüsü sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce otomobile daha sonra da trafik yönlendirme levhasına çarptı. Kazada 2'si ağır olmak üzere 30 kişi yaralandı

25.07.2026 11:43:00 / Güncelleme: 25.07.2026 11:46:53
İHA
 
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Eyüpsultan'da yolcu otobüsü önce otomobile sonra levhaya çarptı: 30 yaralı
Kaza, saat 07.45'te Eyüpsultan Yavedud Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 57 ABZ 014 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce 34 CZT 003 plakalı otomobile daha sonra trafik yönlendirme levhasına çarparak durabildi.






Kazanın olduğunu görenler, durumu itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye ve UMKE ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 30 kişi çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.






İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: 30 yaralı, 2'sinin durumu kritik

İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kazaya ilişkin açıklamasında yaralıların hastanelere sevk edildiği ve 2 yaralının durumunun ciddiyetini koruduğunu bildirdi. Emre Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Eyüpsultan ilçemizde meydana gelen şehirler arası yolcu otobüsü kazasında yaralanan 30 vatandaşımız, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastanelerimize sevk edilmiştir. Yaralılarımızın tedavi süreçleri hastanelerimizde titizlikle sürdürülmektedir. 2 hastamızın genel durumu ciddiyetini korumaktadır. Olayın ardından sağlık ekiplerimiz tüm imkanlarıyla hızla bölgeye intikal etmiş olup, süreç yakından takip edilmektedir. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Bisikletten düşen Melikgazi Belediyesi Özel Kalem Müdürü hayatını kaybetti

Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde bisikletten düşen Melikgazi Belediyesi Özel Kalem Müdürü Mustafa Tümgüç, hayatını kaybetti. Kazayı haber alan Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, olay yerine geldi

25.07.2026 05:06:00 / Güncelleme: 25.07.2026 23:46:04
İHA
 
Bisikletten düşen Melikgazi Belediyesi Özel Kalem Müdürü hayatını kaybetti
Bisikletten düşen Melikgazi Belediyesi Özel Kalem Müdürü hayatını kaybetti
Melikgazi ilçesi Mehmet Özhaseki Bulvarı üzerinde meydana gelen kazada, spor yapmak için Erciyes Kayak Merkezi'nden bisikletle inen Melikgazi Belediyesi Özel Kalem Müdürü Mustafa Tümgüç, bisikletten düştü.






Tümgüç, kazada ağır yaralanırken ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri yolda güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de yaptıkları ilk müdahalede Tümgüç'ün hayatını kaybettiğini belirledi.









Ekipler tarafından olay yerinde inceleme yapılırken, Mustafa Tümgüç'ün cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı. Tümgüç'e Erciyes Kayak Merkezi'nden bisikletle indiği sırada Melikgazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Mustafa Özbayraktar'ın da başka bir bisikletle eşlik ettiği öğrenildi.
 







Kazayla ilgi soruşturma başlatıldı.








45 yaşındaydı
 
Otopsi işlemlerinin ardından Tümgüç için Hulusi Akar Camisi'nde öğle vakti tören düzenlendi. Tümgüç'ün cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından Kayseri Asri Mezarlığı'na defnedildi.

Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, yönetmen Ezel Akay ile müzisyen kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alındı

23.07.2026 08:00:00
İHA
 
Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı
Ünlü yönetmen ve kardeşi Bursa'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı
Bursa İl Jandarma komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri, Ezel Akay'ın ikametinde kenevir yetiştirildiği yönündeki bilgi üzerine çalışma başlattı. Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde adrese operasyon düzenleyen ekipler, evde yaptıkları aramada özel düzenekle yetiştirildiği değerlendirilen kenevir bitkileri ile çok miktarda kubar esrar ele geçirdi. Ele geçirilen uyuşturucu maddelere incelenmek üzere el konuldu.








Operasyon kapsamında Ezel Akay ile kardeşi Eren Kazım Akay gözaltına alınarak ifadeleri alınmak üzere jandarma karakoluna götürüldü.









Şüpheliler, işlemlerinin ardından uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi amacıyla kan ve saç kılı numunesi alınmak üzere İnegöl Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hastane girişinde basın mensuplarının görüntü almasına tepki gösteren Ezel Akay, "Niye fotoğraf çekiyorlar'" ifadelerini kullandı.
 







Olayla ilgili soruşturma İlçe Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürüyor.

Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada ailenin avukatı Kemal Yavuz, soruşturmanın en önemli bölümünü hava hareketlerine ilişkin teknik verilerin oluşturduğunu söyledi. Yavuz, olay günü bölgede bulunan 3 askeri jetin, helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu bu iddiaları doğrulayabilecek radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin ise imha edildiğine ilişkin tutanaklara ulaştıklarını belirtti

21.07.2026 11:05:00 / Güncelleme: 21.07.2026 11:22:13
İHA
 
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmeye devam ediyor. Yazıcıoğlu davasına ilişkin ailenin avukatı Kemal Yavuz, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulundu.

Dosyanın yıllar içerisinde önemli ölçüde genişlediğini belirten Av. Yavuz, "Dosyada daha önce 179 klasör vardı. Bugün geldiğimiz noktada bu sayı 190'ın üzerine çıktı. Dosyanın içerisinde bizim açımızdan en önemli iki konu hava hareketleri ve karbonmonoksit meselesidir. Karbonmonoksitin nasıl oluştuğu ve bunun helikopterin düşmesine ya da düşürülmesine etkisinin ne olduğuna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ancak şu anda bizim en fazla üzerinde durduğumuz konu hava hareketleridir. Baştan beri en önemli delil olarak bunu gördük" dedi.






"Veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor"

Hava hareketlerine ilişkin yıllardır çalışma yürüttüklerini ifade eden Yavuz, Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yapılan keşifte ulaşılan verilerin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.

Yavuz, "Bölgede 3 askeri jetin olduğu, bunlardan 2'sinin Çukurca tarafından birleşerek kol uçuşuyla olay mahalline geldiği, yaklaşık 24 bin fitten alçaldıkları, bunlardan birinin daha da aşağı kayarak helikopterin üzerinden yaklaşık 560 knot hızla geçtiği, ardından yeniden yükselerek yaklaşık 590 knot gibi çok yüksek bir hızla helikopter enkazının bulunduğu bölgenin üzerinden geçtiği anlaşılıyor. Bu verileri 14 Mart 2014 tarihinde Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yaptığımız keşifte elde ettik. Elde ettiğimiz teknik veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Bu keşiflerin yargı açısından tartışmasız delile dönüşebilmesi için askeri radar kayıtları ile savaş uçaklarının kendi radar ve görüntü kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Bunun netleşebilmesi radar kayıtlarıyla mümkündür. Hem kara radarları hem de askeri jetlerin kendi radar ve görüntü kayıtları incelendiğinde etki mesafesine girilip girilmediği kesin olarak ortaya çıkacaktır" diye konuştu.








"Radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin imha edildiğine ilişkin tutanak gördük"

Soruşturma kapsamında 2025 yılında Diyarbakır'daki bir ana jet üssünde yapılan keşifte dikkat çekici bir kanıtlara ulaştıklarını ifade eden Yavuz, "Önce radar kayıtlarıyla ilgili farklı açıklamalar yapıldı. Daha sonra 2025 yılında Diyarbakır'da yaptığımız keşifte, olay saatlerine isabet eden radar kayıtlarının bulunduğu hard diskin imha edildiğine ilişkin tutanakları gördük. Bu kayıtların gerçekten imha edilip edilmediğini bilemeyiz ancak elimizde imha tutanağı var. Bu nedenle bu delillerin bizden gizlendiğini, dosyaya gönderilmek istenmediğini açıkça gördük. Burada delil karartma şüphesi bulunduğunu düşünüyoruz" dedi.

"Pilotların kimlikleri belli ama ifadeleri alınmadı"

Yavuz, "Dosyada uçakların kimlikleri de pilotları da belli. Ancak bugüne kadar yalnızca 2 pilotun ifadesi alındı. Diğer pilotların ifadeleri dahi alınmadı. Oysa bu kişilerin olayın aydınlatılması bakımından dinlenmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.

Av. Yavuz, dosyada bütün bu verilerin önemli ölçüde oluşmuş olduğunu belirterek, "Örneğin Ali Armağan, biz başından beri söyledik, bu şahıs Sivas'tan gelirken de takip etmiş. Bu şahıs FETÖ'nün içerisinde etkin biri. Özellikle Adil Öksüz'le doğrudan 152 kez telefon teması var. 'Bu şahıs bu operasyonu yönlendirmiş, yönetmiştir' diye başından beri iddiamız vardı. Ve bu şahsın gözaltına alınmış olması, şu an tutuklanmış olması. Bu şahsın verdiği ifadelerin mahiyetinin dosyada gizlilik olduğu için bilmemekle birlikte şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, her ne kadar bunlar olayları inkarı seçmişler ise de şu an olayların daha netleştiği veriler itibariyle bunların askeri jetlerin oluşturdukları türbülansta helikopteri kasten, bile isteye düşürdükleri net olarak bize göre anlaşılmış durumda" dedi.








"16 yıldır aynı şeyi söylüyoruz"

Yavuz, yıllardır dile getirdikleri iddiaların bugün elde edilen yeni verilerle desteklendiğini savunarak, "16 yıldır biz bunu söylüyoruz. Bu da bugün daha da netleşmiş oldu. Bu bizim açımızdan sevindirici bir haber. 'Bu dosyada deliller varken bu hususlar neden gelişmiyor' diyecek olursanız, evet etkin bir irade gerekiyordu. Bu etkin iradeyi Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyayı Ankara'ya aldırmak suretiyle böyle bir irade bildirdi. Ve biz şundan memnunuz ki bu dosyaya bir devlet denetleme kurumu samimiyetle bakmıştı, suikast olabilir şüphesiyle bakmıştı. Bir de şimdi dosyayı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki yetkili savcı arkadaşların bakış açılarının bu yönde olduğunu sevinerek müşahede ediyoruz. Ama burada üzerinde durulması gereken şey sonrasında bir örgütlü yapı var. Bu örgütlü yapının talebiyle, programıyla bunların gerçekleştirdikleri, olayın öncesi hazırlıklar, olay yaşanması, olaydan sonra gerçekleştirdikleri eylemlerle biz bu yapının nedenli olay üzerinde hakimiyet kurduğunu çok net olarak görüyoruz. Çünkü İsmail konuşmaya başladıktan sonra bunlar delil karartma, delilleri yok etmek, canlı kimseye ulaşılmasını önlemek için arama kurtarmaya dönüştürdüler" diye konuştu.








"Bu eylemi FETÖ'nün gerçekleştirdiğini düşünüyoruz"

Ortaya çıkan isimler ve delillerin belirli bir yapılanmaya işaret ettiğini savunan Yavuz, "Bu yapı içerisinde ortaya çıkan kişilere baktığımızda bunların FETÖ bağlantılı isimler olduğu görülüyor. O dönem Hava Kuvvetleri içerisinde en etkin yapılanmanın FETÖ olduğu dikkate alındığında bu eylemin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında örgüt mensubu olmayan bazı kişilerin de bu olayda kullanıldığını değerlendiriyoruz. FETÖ'nün çalışma sistemi bunu mümkün kılan bir yapıydı. Bu yapının içerisinde aktif olarak yer almayan kişilerin de bu olayda kullandığını net olarak kullanıldığını biliyoruz. Şuanda üzerinde operasyon yapılan 29 kişi bunlardan tutuklanan 19 kişi var. Bunlarla sınırlı değil bu iş başka unsurlar da var ve daha etkin faillerde var. Bu faillerin üzerine gidilmesi gerekiyor. Biz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda gördüğümüz irade bunların tamamını gerçekleştirecek iradedir" şeklinde konuştu.

Ülkemizde istismar edilen konular

Milli devlet anlayışında millet ile devlet ‘birbiri ile çatışan’ iki unsur değildir. Aksine millet-devlet beraberliği bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir

19.07.2026 00:54:00
Haber Merkezi
 
Ülkemizde istismar edilen konular
Ülkemizde istismar edilen konular
"Milli devlet anlayışında millet ile devlet 'birbiri ile çatışan' iki unsur değildir. Aksine millet-devlet beraberliği bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir…" (Prof. Dr. Haydar Baş Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:23)

"Cumhuriyetin kabulünün ilk döneminde, Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal, saltanat yerine yeni bir yönetim biçimi olan cumhuriyeti getirirken; saltanatı din biçiminde algılayanlar yeni yönetimi yani cumhuriyeti, saltanat karşıtı algılamak yerine, din karşıtı olarak algıladılar. Milli devlet bu yanılgıyı düzeltmektedir…

Dün krallık sistemi ile demokrasinin yeryüzünde yaşanmasına imkân tanımayan düşünce sistemi, şimdi de dünya krallığı kurma adına devletlerin iç işlerine karışarak, dünya çapında firmalar adeta yeni krallar olarak karşımıza çıkmaktadırlar…

Mutlu bir azınlığın ihtiras ve zevklerine cevap vermek üzere değil, milletin haklarına ve ihtiyaçlarına odaklanmış olan Milli Devlet, kapitalist anlayışlarda olduğu gibi başkalarının elindekini sömürerek büyüyen değil, aksine vererek, hizmet ve ikram ederek büyüyen bir devlet anlayışını hayata geçirmektir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:24-25)







Etnik farklılıklar

"Devletin parçalanması için istismar edilen değerlerden biride etnik farklılıklardır. İnsan hakları adı altında –azınlık hakları- kavramı gündem edilerek, etnik farklılıkların kavga unsuru olarak algılanmasına çalışılmaktadır…

Etnik farklılıkların bir kavga sebebi olarak öne sürüldüğü günümüzde, hedef tahtasına konmuş devletlerin iç bünyelerindeki birlik ve beraberlikleri zayıflatılmakta, iç çatışmalara zemin hazırlan-maktadır. Hatta güçlü devletler zayıflatılıp, parçalanarak küçük ve zayıf devletçikler haline getirilmek istenmektedir…"   
                                                               
Dini, dili, tarihi, kültürü vs. medeniyeti aynı olan bu etnik grupların vücuda getirdiği millet –Türk Milleti- olup, bu grupların birinin, diğerinden farkı yoktur. Çünkü hepsi aynı kaynaktan beslenip, zaman içinde aynı maya ile yoğrulup gelmişlerdir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:33–34)







Müslümanlar, İslam'ı yaşayamıyor

"Özellikle Müslüman ülkelerde dindarların, kendi topraklarında –inançlarını yaşayamadıkları- iddiası ile kitleler önce kendi devleti ile kavgalı hale getirilmiş ancak AB ve ABD gibi sözde uygar toplumlarda yaşanacağı yalanları ile devletten koparılan kitleler emperyal devletlerin istismarına açık hale getirilmiştir.

Bunu izleyen bu sürecin hemen ardından da –dinler arası diyalog- adı altında, kendi kültüründen ve toprağından koparılan kitlelerin dinleri değiştirilerek topraklarının ve kaynaklarının global odaklar tarafından sömürülmesine tepkisiz hale getirilmek istenmektedir…

İşin ilginç tarafı, dün güya din adına kendi devletleri ile kavga edenler, bugün kendi inançları ile taban tabana zıt olmasına rağmen yabancı devletlerle kol kola vaziyettedirler.







CIA ajanı diyor ki;

Eski CIA ajanı Philip Agee diyor ki;-"Liberal demokrasi ve çoğulculuk denen şey sonuçta bu amaçlarımız için bir araçtı. Özgür seçimler demek, gerçekte bizim desteklediğimiz adaylara gizliden para ödeyerek müdahale etmemiz demektir. Hür sendikalar demek, bizim kendimize bağlı sendikalar kurma hürriyetimiz demektir. Basın özgürlüğü demek, bizim hazırladığımız materyalleri kendisi yazmış gibi yayınlanan gazetecilere ödeme yapma özgürlüğümüz demekti." (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:105–06)







İslam coğrafyası üzerine yapılan planlar

"Büyük Ortadoğu projesi (BOP) Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslarda yer alan 22 Müslüman ülkenin rejimlerini, sınırlarını, kimyasını değiştirmek, kaynaklarını sömürmek, bütün bunları gerçekleştirebilmek içinde bu ülkeleri misyonerlik faaliyetleri ile kendi inançlarından kopararak, işgale karşı tepkisiz, ılımlı hale getirmektir. Misyonerlik ile maksatta içi boşaltılmış, dejenere edilmiş bir İslam anlayışını bu ülkelere hâkim kılabilmektir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:342)







İslam dinine karşı oluşturulan projeler

"Üç büyük din imajıyla Hıristiyanlık da, hak din olan İslam'la beraber anılacak böylece meşruet kazanacaktır. Özellikle İslam dünyasında kökleşmiş kin ve acılar unutulacak, böylece Müslümanların, Hıristiyanlara olan tepkileri azalacak, İslam dünyasının hafızası, Hıristiyan dünyasına karşı tepkisiz ve süt liman hale dönüştürülecektir. Böylece Müslümanlara ve İslam coğrafyasına nüfus etme imkân ve fırsatı kazanılmış olacaktır." (Din Tahripçilerine K.Kerimin Cevabı sh:188)

"Dini bütünlük zaafa uğrarsa, imandan kaynaklanan vatan sevgisi de zaafa uğrar. İşte bu hal milli bütünlüğün, o da toprak bütünlüğünün tehlikeye düşmesine neden olur…"                                                              (Din Tahripçilerine K.Kerimin Cevabı sh:198)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.