logo
28 EYLÜL 2026

BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ve beraberindeki heyet, bağımlılıkla mücadele alanında yürüttüğü çalışmalarla dikkat çeken Liman Ayık Yaşam Derneği Genel Merkezi'ni ziyaret etti. Ziyarette Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uz. Dr. Hakan Yalman, Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Alp ve Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, derneğin kuruluş amacı, çalışma modeli ve bugüne kadar yürüttüğü faaliyetler hakkında kapsamlı bilgi verdi

25.07.2026 20:10:00 / Güncelleme: 25.07.2026 20:51:06
Hasan Gündoğdu
 
BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"
BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"
Heyette, Batman İl Başkanı Recep Aslan, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmet Aksoy ve İstanbul Gençlik Kolları İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Haydar Kepekçi de yer aldı.
 

13 Şubede Binlerce Hayata Dokunan Model

 
Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, Liman Ayık Yaşam Derneği'nin yalnızca bağımlılığı tedavi etmeyi değil, bireyi yeniden ailesine, sosyal çevresine ve üretim hayatına kazandırmayı hedefleyen bütüncül bir rehabilitasyon modeli uyguladığını anlattı.

 
2025 yılı faaliyet verileri de bu yaklaşımın somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Türkiye genelindeki 13 şubede yürütülen çalışmalar kapsamında 2 bin 950 kişi ücretsiz ve ilaçsız iyileşme programına başvururken, 1.320 kişi aktif danışmanlık sürecine alındı ve 660 kişi programı başarıyla tamamlayarak yeniden topluma kazandırıldı.
 
Yıl boyunca 47 bin 520 psikolog görüşmesi, 25 bin birebir bağımlılık danışmanlığı görüşmesi ve 23 bin 760 mezun izleme görüşmesi gerçekleştirildi. Aile odaklı rehabilitasyon modeli kapsamında 432 aile bilgilendirme toplantısı düzenlenirken, 4 bin 320 aile bireysel görüşmelere katıldı ve 2 bin 100 aileye danışmanlık hizmeti sunuldu.
 
Manevi ve sosyal destek faaliyetleri kapsamında 4 bin 745 rol model buluşması, 936 sosyal uyum etkinliği, 468 değer temelli grup çalışması, gençlere yönelik 4 farkındalık programı ve 17 kurum ziyareti gerçekleştirildi. Ayrıca 100 kişi istihdama kazandırılırken, 100 kişiye mesleki yönlendirme desteği sağlandı.
 
Sanrı, uygulanan model sayesinde rehabilitasyonda yaklaşık yüzde 78 başarı oranına ulaşıldığını belirterek, bu başarının temelinde yalnızca tedavi sürecinin değil; mezun takip sistemi, güvenli barınma imkânı ve istihdam odaklı rehabilitasyon anlayışının bulunduğunu ifade etti. 
 
Bağımlılıktan kurtulan bireylerin yeniden aynı çevreye dönmelerinin büyük risk oluşturduğunu belirten Sanrı, bu nedenle danışanlara güvenli barınma imkânı sağlandığını, iş hayatına kazandırılmaları için de kapsamlı destek verildiğini söyledi.

 

"Bağımlılıkla Mücadele Güvenlik Meselesinden İbaret Değildir"

 
Ziyarette değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ise bağımlılığın yalnızca sağlık veya güvenlik başlığı altında değerlendirilemeyeceğini, bunun aynı zamanda aileyi, eğitimi, ekonomiyi ve toplumsal yapıyı ilgilendiren çok yönlü bir mesele olduğunu söyledi.
 
Kepekçi, şunları kaydetti:
 
"Bugün bağımlılıkla mücadele denildiğinde çoğu zaman operasyonlar, cezalar ve yakalamalar konuşuluyor. Elbette bunlar devletin yerine getirmesi gereken görevlerdir. Ancak asıl soru şudur; bu gençler neden bağımlı oluyor ve tedaviden sonra neden yeniden aynı ortama dönüyor? Sorunun köküne inmeden kalıcı çözüm üretmek mümkün değildir."
 
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her beş gençten birinin ruh sağlığı problemi yaşadığına dikkat çeken Kepekçi, Türkiye'de madde kullanımının en yoğun görüldüğü yaş grubunun 15-24 yaş aralığı olduğunu hatırlattı.
 
"Çocuklukta başlayan ruh sağlığı sorunları ilerleyen yaşlarda bağımlılık, yoksulluk ve suça karışma riskini artırıyor. Bu nedenle bağımlılık yalnızca bireysel bir tercih değil; aileyi, sosyal çevreyi ve ekonomik şartları içine alan toplumsal bir meseledir."
 
Bağımlılıkla mücadelede en güçlü savunma hattının aile olduğunu belirten Kepekçi, bilimsel çalışmaların aile temelli rehabilitasyon programlarının başarısını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
 
"İnsanları yalnızca maddeden uzaklaştırmak yetmez. Onlara yeniden umut vermek, üretimin içine katmak, meslek kazandırmak ve sosyal hayata hazırlamak gerekir. Burada gördüğümüz mezun takip sistemi, barınma desteği ve istihdam modeli tam da bu nedenle son derece kıymetlidir."
 

Akademi'de Umuda Dönüşen Hayatlar

 
Ziyaret kapsamında Kepekçi, dernek bünyesinde oluşturulan Akademi'de eğitimlerini tamamlayan ve bugün madde bağımlıları ile ailelerine rehberlik hizmeti veren danışmanlarla da bir araya geldi.
 
Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, bağımlılıktan kurtulduktan sonra bugün aynı mücadeleyi yaşayan insanlara rehberlik eden danışmanlar kendi hayat hikâyelerini paylaştı.
 
Yaklaşık 15 yılı aşkın süre sokaklarda yaşayan bir kişinin bugün üreten ve başkalarının hayata tutunmasına destek olan bir danışman haline gelmesi; yıllarca kumar sektöründe faaliyet gösterdikten sonra bağımlılıktan kurtularak örnek bir aile bireyi olarak yeni bir hayat kuran gençlerin yaşadıkları dönüşüm; geçmişte suç örgütlerinin ve uyuşturucu çevrelerinin hedefi olabilecek bir yaşam sürerken bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenler hâline gelmeleri, heyet üzerinde derin bir etki bıraktı.

 

"Merhamet ve Rehberlik İnsanı Yeniden Kazandırır"

 
Gördüğü hayat hikâyelerinin kendisine yıllardır dile getirdiği düşünceleri bir kez daha hatırlattığını belirten Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Kaybolan Değerlerimiz" seminerler serisinde aile, ahlak ve toplumsal değerlerin korunmasına yaptığı vurgunun bugün daha da anlam kazandığını ifade etti.
 
Genel Başkan Hüseyin Baş öncülüğünde yürütülen "Geleceği Savunmak" seminerlerinin de aynı anlayışla gençlere yalnızca uyuşturucu değil; kumar, dijital bağımlılık, aile yapısı ve değerler konusunda da rehberlik etmeyi amaçladığını belirten Kepekçi, uzun yıllardır bağımlılık, gençlik politikaları ve aile kurumunun korunması üzerine yaptığı akademik çalışmalar, konferanslar ve köşe yazılarında da aynı yaklaşımı savunduğunu söyledi.
 
Konuşmasının devamında Elâzığ'da yaşanan Hamza Baba kıssasını hatırlatan Kepekçi, şunları söyledi:
 
"Bir gece dergâha hırsızlık yapmak için giren Hamza'yı, Ömer Hüdai Baba cezalandırmadı; 'Evlat, korkmayasın. İhtiyacın olan ne varsa almadan gitmeyesin.' dedi. O gece dergâha hırsız olarak giren Hamza, sabaha talebe olarak çıktı ve yıllar sonra halkın dilinde Hamza Baba olarak anıldı. Bu kıssa bize şunu öğretiyor; insanı değiştiren şey yalnızca ceza değildir. Merhamet, güven ve doğru rehberlik, bazen bir insanın bütün hayatını değiştirebilir."
 
Liman Ayık Yaşam Derneği'nde dinlediği hayat hikâyelerinin bu anlayışın yaşayan örnekleri olduğunu belirten Kepekçi, sözlerini şöyle tamamladı:
 
"Bugün burada yalnızca bağımlılıktan kurtulan insanlar görmedik. Yeniden ayağa kalkmış hayatlara şahit olduk. Bir dönem sokakta yaşayan insanların bugün başkalarına umut olduğunu, kumar ve bağımlılık sarmalından çıkan gençlerin örnek aile bireyleri hâline geldiğini, dün potansiyel suç unsuru olarak görülen insanların bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenlere dönüştüğünü gördük. Bu tablo bize bir kez daha gösteriyor ki hiçbir insan kaybedilmiş değildir. Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef yalnızca maddeyi bıraktırmak değil; insana yeniden umut, aidiyet, meslek ve hayat amacı kazandırmaktır. Bir genci yeniden topluma kazandırmak, aslında bir aileyi, bir mahalleyi ve ülkemizin geleceğini kazanmaktır."
 
Yaklaşık iki saat süren ziyaret, bağımlılıkla mücadelede kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.