logo
28 EYLÜL 2026

BTP lideri Baş: 'İktidarın da muhalefetin de çözümü yok'

Partisinin Bursa İl Divan Toplantısı'nda konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Emekli maaşı bu ülkede çok büyük bir sorun değildi ama sorun olmaya başladı. Memur hâlinden memnundu, artık değil. Dolayısıyla artık ortaya bir çözüm koyamayan siyasi bir iktidar var. Bunun karşısında da bir çözümü olmayan muhalefet var" dedi

16.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Baş: 'İktidarın da muhalefetin de çözümü yok'
BTP lideri Baş: 'İktidarın da muhalefetin de çözümü yok'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Bursa'da partisinin Bursa İl Divan toplantısına katıldı.

Sıcak gündeme ilişkin mesajlar veren BTP lideri Hüseyin Baş'ın açıklamasından satır başları şöyle:

"Yaşadığımız topraklar bizim geleceğimizdir"

"Yaşadığımız topraklar bizim dinimiz, imanımızdır. Yaşadığımız topraklar bizim her şeyimizdir. Yaşadığımız topraklar bizim geleceğimizdir, Hem bugünümüzdür hem dünümüzdür. İyi bir evlat olmak istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız. İyi bir ebeveyn, anne baba olmak istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız. İyi bir Müslüman olmak istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız yani ne olmak isterseniz isteyin, en başta vatanınıza sahip çıkacaksınız.

"Emekli maaşına 1 Temmuz'da zam gelecek mi?"

CHP'nin iç meseleleri artık sadece diğer siyasi partilerin iç meselesi değil, hepimizin evinin meselesine dönüşmüş durumda. Her yerde bunlar gündem. Butlan kararıyla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında partiye gelen isimlerden bir tanesi bir açıklama yapmış, 'Burada devlet var. Bu devlet padişahın kahvaltı listesini hâlâ saklı tutar' diyor. Dedim ki, 'Sorun bu. Padişahın kahvaltı listesi hâlâ tutuluyor da vatandaşın yemek listesi kimsenin umurunda değil. Sorun bu! Bunlar zannediyor ki; birilerini doyurduğumuz zaman devlet olduk! Böyle bir şey yok. Emekli 20 bin lira maaş alıyor. 1 Temmuz'da zam gelecek mi? Bunun konuşulması gerekirken kimsenin umurunda değil.






"Zam vermeye korkan bir ekonomi var"

Nitekim bakanımız Sayın Mehmet Şimşek, temmuzdaki zam konuşuluyor diye, 'Aman aman, öyle bir şey yok. Meclis isterse yapar zammı, bizim öyle bir gündemimiz yok' diyor. Zam vermeye korkan bir ekonomi var. Zam vermeye korkuyor. Emekli 20 bin lirayla geçinsin. Hadi geçinsin! Bursa'dayız; 20 bin liralık kira kaldı mı Bursa'da? Kaldı mı? Tamam, 20 bin lira emekli maaşıyla geçinsin! Geçinsin de kira ödeyebilecek mi? Yok. Karnını doyurabilecek mi? Mümkün değil. Sosyal hayatı olacak mı? Mümkün değil. Bütün köyleri de boşalttılar. Sağ olsun iktidarın 20 küsur yıllık politikası. Köyler şehre göç etti. Şimdi amca köyden şehre göç etti de şehirde adım atacağı sokak yok, gezeceği doğru düzgün evine yakın park yok. Cebinde yiyecek parası yok. Yazık günah. Şimdi normalde ülkelerde gençlik, geleceği için isyan eder. Bizim ülkemizde gençler, yaşlı emekliler için isyan ediyor. Bakar mısınız duruma?

"İktidarın da muhalefetin de Türkiye'nin meselelerini çözecek fikri ve derdi yok"

Türkiye'de özellikle son 5 yılda sorun olmayan şeyler sorun olmaya başladı. Emekli maaşı bu ülkede çok büyük bir sorun değildi ama sorun olmaya başladı. Memur hâlinden memnundu, artık değil. Dolayısıyla değerli arkadaşlar, artık tabiri caizse miadını doldurmuş, ortaya bir çözüm koyamayan siyasi bir iktidar var. Bunun karşısında da bir çözümü olmayan muhalefet var. Ne iktidarın, ne muhalefetin Türkiye'nin meselelerini çözecek ne fikri var ne de öyle bir derdi var.






"Milli Ekonomi Modeli, dünyanın ekonomisini düzeltecek anahtar"

Bu meseleleri Türkiye'de çözecek bir tane siyasi parti var; o da Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Partimiz öyle bir partidir ki arkadaşlar, partimizin programı Milli Ekonomi Modeli'dir. Bu Milli Ekonomi Modeli, yani bizim parti programımız, dünyada yüzlerce profesör ekonomist tarafından, farklı farklı coğrafyalardan katılan yüzlerce uzman tarafından sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ekonomisinin düzeleceği anahtar olarak tanımlanmıştır. Bir siyasi parti düşünün ki onun programı dünyadaki alanında uzman insanlar tarafından tasdik edilsin. Böyle bir parti yok. Ama BTP'ye baktığınız zaman, BTP'nin parti programı bütün dünya tarafından tasdik edilen bir program.

"Türkiye'de yaşlanmış bir siyaset var"

Türkiye'de yaşlanmış bir siyaset var. Sadece bedenen değil, zihnen de yaşlanmış bir siyaset var. Neden zihnen yaşlanmış diyorum? Bizim neslin büyük sorunlarından biri şudur; biz sürekli bundan 30 sene, 40 sene önce yapılmış bir kavganın bedelini ödüyoruz. Bizim neslin en büyük problemi budur. Adam diyor ki o sağcı, o solcu. Bizde ne sağcı var ne solcu. Bu kavramları tanımıyor değiliz ama bizim böyle bir kavgamız yok. Kalmışlar bundan 50 sene öncede; yok sağcıymış solcuymuş, yok Kürtmüş, Türkmüş, yok Aleviymiş Sünniymiş. Bizim böyle bir gündemimiz yok. Bizim böyle bir derdimiz de yok. Bizim böyle bir ayrımız da yok. Biz her birimize kardeşimiz olarak bakıyoruz. Birbirimizle çok güzel, seviyeli, yakın ilişkiler kuruyoruz.






"Bu ülkenin sorunlarını BTP çözebilir"

Önümüzde bir yaşantı varsa onu huzurla yaşamak istiyorsak, eğer evlatlarımızın geleceğini düşünüyorsak, eğer bizim için savaş veren atalarımız gibi 'gelecek nesillere bir borcumuz' var diyorsak, o borcu ödeyeceğimiz, o sorumluluğu yerine getireceğimiz yegâne adres Bağımsız Türkiye adresidir. Bunun dışında bir adres yok. Bu ülkenin ekonomik sorunlarını da BTP çözebilir. Bu ülkenin sosyal problemlerini de BTP çözebilir. Bu ülkenin eğitimindeki sorunları da BTP çözebilir. Aklınıza hangi mesele geliyorsa bu kadro çözebilir. Çünkü bu kadro milleti yönetmeye talip bir kadro değil; bu kadro milletin içindeki bir kadro.

"Ülkesinin bağımsızlığını isteyenleri adresi Bağımsız Türkiye Partisi"

Hiçbir siyasi yapılanmayı milletle bu kadar irtibatlı hâlde göremezsiniz arkadaşlar. Enflasyon diyoruz, anlatıyoruz, eleştiriyoruz, dinliyoruz ya; biz parti ve teşkilat olarak o enflasyonun bedelini en derinden ödüyoruz. Yokluk, fakirlik, garibanlık diyoruz ya; biz siyaset olarak bunun bedelini en derinden ödüyoruz. Eğitim diyoruz, çocuklarımız şu hâlde bu hâlde diyoruz ya; biz bunları diğer siyasiler gibi evlatlarımız Amerikan kolejlerinde, Fransız liselerinde okurken söylemiyoruz. Aynı toplumun içerisinde evlatlarımız okuduğu için bu şikâyeti yapıyoruz. Milletle bu kadar irtibat içinde, derdiyle dertlenen bir siyasi hareket Türkiye'de bulamazsınız. O yüzden bu harekete bütün milletimizi dâhil etmemiz lazım. Bizim büyüklüğümüz 50 binlerle, 100 binlerle, 500 binlerle ölçülemez. Ülkesinin bağımsızlığını isteyen, yarınlarını güçlü bir şekilde inşa etmek isteyen Türk milletinin tamamının adresi BTP'dir. O milleti buraya getirecek olan, bu kadronun içine dâhil edecek olan da siz Bağımsız Türkiye teşkilatlarısınız."

Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.