logo
23 HAZİRAN 2026

BTP lideri Baş: 'İktidarın da muhalefetin de çözümü yok'

Partisinin Bursa İl Divan Toplantısı'nda konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Emekli maaşı bu ülkede çok büyük bir sorun değildi ama sorun olmaya başladı. Memur hâlinden memnundu, artık değil. Dolayısıyla artık ortaya bir çözüm koyamayan siyasi bir iktidar var. Bunun karşısında da bir çözümü olmayan muhalefet var" dedi

16.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
BTP lideri Baş: 'İktidarın da muhalefetin de çözümü yok'
BTP lideri Baş: 'İktidarın da muhalefetin de çözümü yok'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Bursa'da partisinin Bursa İl Divan toplantısına katıldı.

Sıcak gündeme ilişkin mesajlar veren BTP lideri Hüseyin Baş'ın açıklamasından satır başları şöyle:

"Yaşadığımız topraklar bizim geleceğimizdir"

"Yaşadığımız topraklar bizim dinimiz, imanımızdır. Yaşadığımız topraklar bizim her şeyimizdir. Yaşadığımız topraklar bizim geleceğimizdir, Hem bugünümüzdür hem dünümüzdür. İyi bir evlat olmak istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız. İyi bir ebeveyn, anne baba olmak istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız. İyi bir Müslüman olmak istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız yani ne olmak isterseniz isteyin, en başta vatanınıza sahip çıkacaksınız.

"Emekli maaşına 1 Temmuz'da zam gelecek mi?"

CHP'nin iç meseleleri artık sadece diğer siyasi partilerin iç meselesi değil, hepimizin evinin meselesine dönüşmüş durumda. Her yerde bunlar gündem. Butlan kararıyla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında partiye gelen isimlerden bir tanesi bir açıklama yapmış, 'Burada devlet var. Bu devlet padişahın kahvaltı listesini hâlâ saklı tutar' diyor. Dedim ki, 'Sorun bu. Padişahın kahvaltı listesi hâlâ tutuluyor da vatandaşın yemek listesi kimsenin umurunda değil. Sorun bu! Bunlar zannediyor ki; birilerini doyurduğumuz zaman devlet olduk! Böyle bir şey yok. Emekli 20 bin lira maaş alıyor. 1 Temmuz'da zam gelecek mi? Bunun konuşulması gerekirken kimsenin umurunda değil.






"Zam vermeye korkan bir ekonomi var"

Nitekim bakanımız Sayın Mehmet Şimşek, temmuzdaki zam konuşuluyor diye, 'Aman aman, öyle bir şey yok. Meclis isterse yapar zammı, bizim öyle bir gündemimiz yok' diyor. Zam vermeye korkan bir ekonomi var. Zam vermeye korkuyor. Emekli 20 bin lirayla geçinsin. Hadi geçinsin! Bursa'dayız; 20 bin liralık kira kaldı mı Bursa'da? Kaldı mı? Tamam, 20 bin lira emekli maaşıyla geçinsin! Geçinsin de kira ödeyebilecek mi? Yok. Karnını doyurabilecek mi? Mümkün değil. Sosyal hayatı olacak mı? Mümkün değil. Bütün köyleri de boşalttılar. Sağ olsun iktidarın 20 küsur yıllık politikası. Köyler şehre göç etti. Şimdi amca köyden şehre göç etti de şehirde adım atacağı sokak yok, gezeceği doğru düzgün evine yakın park yok. Cebinde yiyecek parası yok. Yazık günah. Şimdi normalde ülkelerde gençlik, geleceği için isyan eder. Bizim ülkemizde gençler, yaşlı emekliler için isyan ediyor. Bakar mısınız duruma?

"İktidarın da muhalefetin de Türkiye'nin meselelerini çözecek fikri ve derdi yok"

Türkiye'de özellikle son 5 yılda sorun olmayan şeyler sorun olmaya başladı. Emekli maaşı bu ülkede çok büyük bir sorun değildi ama sorun olmaya başladı. Memur hâlinden memnundu, artık değil. Dolayısıyla değerli arkadaşlar, artık tabiri caizse miadını doldurmuş, ortaya bir çözüm koyamayan siyasi bir iktidar var. Bunun karşısında da bir çözümü olmayan muhalefet var. Ne iktidarın, ne muhalefetin Türkiye'nin meselelerini çözecek ne fikri var ne de öyle bir derdi var.






"Milli Ekonomi Modeli, dünyanın ekonomisini düzeltecek anahtar"

Bu meseleleri Türkiye'de çözecek bir tane siyasi parti var; o da Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Partimiz öyle bir partidir ki arkadaşlar, partimizin programı Milli Ekonomi Modeli'dir. Bu Milli Ekonomi Modeli, yani bizim parti programımız, dünyada yüzlerce profesör ekonomist tarafından, farklı farklı coğrafyalardan katılan yüzlerce uzman tarafından sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ekonomisinin düzeleceği anahtar olarak tanımlanmıştır. Bir siyasi parti düşünün ki onun programı dünyadaki alanında uzman insanlar tarafından tasdik edilsin. Böyle bir parti yok. Ama BTP'ye baktığınız zaman, BTP'nin parti programı bütün dünya tarafından tasdik edilen bir program.

"Türkiye'de yaşlanmış bir siyaset var"

Türkiye'de yaşlanmış bir siyaset var. Sadece bedenen değil, zihnen de yaşlanmış bir siyaset var. Neden zihnen yaşlanmış diyorum? Bizim neslin büyük sorunlarından biri şudur; biz sürekli bundan 30 sene, 40 sene önce yapılmış bir kavganın bedelini ödüyoruz. Bizim neslin en büyük problemi budur. Adam diyor ki o sağcı, o solcu. Bizde ne sağcı var ne solcu. Bu kavramları tanımıyor değiliz ama bizim böyle bir kavgamız yok. Kalmışlar bundan 50 sene öncede; yok sağcıymış solcuymuş, yok Kürtmüş, Türkmüş, yok Aleviymiş Sünniymiş. Bizim böyle bir gündemimiz yok. Bizim böyle bir derdimiz de yok. Bizim böyle bir ayrımız da yok. Biz her birimize kardeşimiz olarak bakıyoruz. Birbirimizle çok güzel, seviyeli, yakın ilişkiler kuruyoruz.






"Bu ülkenin sorunlarını BTP çözebilir"

Önümüzde bir yaşantı varsa onu huzurla yaşamak istiyorsak, eğer evlatlarımızın geleceğini düşünüyorsak, eğer bizim için savaş veren atalarımız gibi 'gelecek nesillere bir borcumuz' var diyorsak, o borcu ödeyeceğimiz, o sorumluluğu yerine getireceğimiz yegâne adres Bağımsız Türkiye adresidir. Bunun dışında bir adres yok. Bu ülkenin ekonomik sorunlarını da BTP çözebilir. Bu ülkenin sosyal problemlerini de BTP çözebilir. Bu ülkenin eğitimindeki sorunları da BTP çözebilir. Aklınıza hangi mesele geliyorsa bu kadro çözebilir. Çünkü bu kadro milleti yönetmeye talip bir kadro değil; bu kadro milletin içindeki bir kadro.

"Ülkesinin bağımsızlığını isteyenleri adresi Bağımsız Türkiye Partisi"

Hiçbir siyasi yapılanmayı milletle bu kadar irtibatlı hâlde göremezsiniz arkadaşlar. Enflasyon diyoruz, anlatıyoruz, eleştiriyoruz, dinliyoruz ya; biz parti ve teşkilat olarak o enflasyonun bedelini en derinden ödüyoruz. Yokluk, fakirlik, garibanlık diyoruz ya; biz siyaset olarak bunun bedelini en derinden ödüyoruz. Eğitim diyoruz, çocuklarımız şu hâlde bu hâlde diyoruz ya; biz bunları diğer siyasiler gibi evlatlarımız Amerikan kolejlerinde, Fransız liselerinde okurken söylemiyoruz. Aynı toplumun içerisinde evlatlarımız okuduğu için bu şikâyeti yapıyoruz. Milletle bu kadar irtibat içinde, derdiyle dertlenen bir siyasi hareket Türkiye'de bulamazsınız. O yüzden bu harekete bütün milletimizi dâhil etmemiz lazım. Bizim büyüklüğümüz 50 binlerle, 100 binlerle, 500 binlerle ölçülemez. Ülkesinin bağımsızlığını isteyen, yarınlarını güçlü bir şekilde inşa etmek isteyen Türk milletinin tamamının adresi BTP'dir. O milleti buraya getirecek olan, bu kadronun içine dâhil edecek olan da siz Bağımsız Türkiye teşkilatlarısınız."

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.