logo
20 HAZİRAN 2026

BTP'nin farkı

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Bizim diğer siyasi partilerden farkımız; mandacılığı, ABD ve AB tarafından güdülmeyi, kısaca irademiz dışındaki şeyleri kabul etmememizdir. Bu nedenle bağımsız olmak mecburiyetindeyiz" dedi

13.04.2015 00:00:00
RECEP BAHAR/TRABZONMeltem Medya Grubu'nda yayınlanan Diyalog Özel Programı'na ekibiyle birlikte katılan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, AKP Hükümeti'nin Yeni Türkiye söylemi konusunu değerlendirerek, "Bu arkadaşların ifade ettiği Yeni Türkiye, Avrupa'nın himayesinde ve mandasında olan, ABD'nin güdümünde olan, kendi iradesi olmayan, bütün politikaları ecnebi kaynaklı olan bir Türkiye" şeklinde konuştu. Bağımsız olmak mecburiyetindeyizKendilerinin bunları reddettiğini ifade eden Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Bizim farkımız, bizim dışımızda hiçbir şeyi kabul etmiyoruz. Çünkü biz kendimize yeten bir ülkeyiz... Bu nedenle bağımsız olmak mecburiyetindeyiz. Bu noktada asıl sorumlu olan millettir. Bu belayı millet başına kendisi davet ediyor. Bir dönem yaşıyor, yetmedi, biraz daha gelsin, diyor. Bir daha, bir daha yaşıyor. Partiler kendini gizlemiyor ki... Kendini gizleyen 'ben bağımsızlık yanlısıyım, iman ehliyim' diyen millet... Ağzıyla bunları söylüyor ama müstemleke ülkesi olan bir zihniyete yamak oluyor. Biz 2002 seçimlerine başlarken, tercihin 'mandacı olanlar ile bağımsızlık yanlısı milli olanlar' yapılacağını vatandaşlarımıza anlatmıştık. Bağımsızlık yanlısı bir tane parti var -BTP- demiştik, mandacı olanlar da karşımızda olanlardı. 2002'de AKP yerine CHP, MHP ya da HDP iktidara gelseydi, aynı sonuçlar ortaya çıkacaktı çünkü bunların hepsinin beslendiği kaynak aynı. Hiçbirinin tarıma çözümü yok çünkü hepsi AB yanlısı... Niye çünkü AB, 'benim ürünlerime pazar olacaksın' diyor. AB'nin talebiyle tarımda çalışan nüfus 6-7 milyona düştü. Bunun düşmesi için de vatandaşın ektiğinden, biçtiğinden zara etmesi gerekiyordu. Peki, 2002'den bu yana vatandaş buğdaydan, mısırdan, yulaftan, arpadan, pancardan kâr elde edebildi. Hepsi zarar etti. Onun için bütün köyler boşaldı. İktidar gidip, 'Bu köyleri boşaltıp şehre ineceksiniz, size emrediyorum' dese, köylü eline kuş tüfeğini alıp sokağa dökülürdü. Adam öyle yapmadı. Çiftçinin yetiştirdiği ürün heba oldu, o da kendini geçindirebilmek için şehre gitti. Bunu AKP yaptı; bu noktada CHP'nin ve MHP'nin de bir satır politikası yok." İşin aslı para politikasıTarımın da, sanayinin de, madenciliğin de temelinde para politikası yattığını dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "AKP de, CHP de, MHP de parayı tanımıyor. Yaptıkları ABD'nin ve küresel güçlerin Türkiye temsilciliğidir. Bunlar ancak onların dediklerini tekrar eder. 'Sürdürülebilir borç' mantığıyla hareket ederler. AKP, CHP, MHP'nin politikaları aynıdır. Hiçbir şey yapmaları mümkün değildir. Zaten yapsalardı, görürdük. Onun için Türkiye'de geri gitmeyen kurum yok. Aslında battı da, battı demiyoruz. Niye zira bu geminin içindeyiz. Bunun düzelmesinin tek yolu var, bunun için sistem geliştirdik ve sistem Rusya'da hayat buldu. Sistem Rusya'da hukuki bir zemine getirildi. Çok ciddi bir para politikasıyla ABD'nin ağzı burnu darmadağın oldu. Aslında bilmedikleri bir nokta var: Bana gelen habere göre, bunun için Putin bizim görüşümüzü almak istiyor. Batı kimdir? ABD kimdir? Benim anlamadığım bu... Biz anlatıyoruz, bu millet 'sen kazanamazsın ki' diyor. Sen bunu söylemekle, ne demek istiyorsun? Bir de benimle arasında iman farkı olduğunu ortaya koyuyor. Ben her halimle kazandım. Beni dünya dinliyor, dünyanın en güçlü ve en kalabalık ülkeleri dinliyor. Millet ayıkırsa, ayıkır yoksa bu sıkıntıları her gün yaşar."Milleti ayağa kaldırmaya geliyoruzMilleti ayağa kaldırmak için yola çıktıklarını dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Ben bu sözümde sadığım. Bizim amacımız milleti vergiyle bunaltmak değil, milleti layık olduğu yere çıkarmaktır. Millet bunu kabul ederse, Allah onu dünyanın 'en efendi, en lüks milleti' yapar. Millet kabul etmezse, yine o bilir..."  Milli parayla ticaret böyle olmazCumhurbaşkanı Erdoğan'ın İran ziyaretinde gündeme getirdiği milli paralarla ticaret konusuna da değinen Prof. Dr. Haydar Baş, "Tiyatro oynuyorlar. Böyle konuşan bir insan paranın ne olduğunu bilmiyor. Türkiye'nin elindeki para Türkiye'ye ait değil. Eldeki para, Hazine'de olan doların tercümesidir. Adına Türk Lirası diyoruz ama para ABD Doları? Sen 'milli paralarla ticaret yapalım' diyor ama dolaylı yoldan ABD'nin parasıyla ticaret yapılıyor. Yani İran' da ABD'nin pazarı yapacaklar. Bu arkadaşlar bu işi bilmiyor. Bunlar Kemal Derviş'i biliyor. Derviş'in Türkiye'yi sürüklediği noktayı hep berber yaşadık. Nasıl her insan musalla taşına geliyor, Türk milleti de eninde sonunda bizim sisteme gelecek" şeklinde konuştu. BOP'u Türkiye ayakta tutuyorBTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bazı siyasi partilere seçim öncesinde Hazine'den milyonlar aktarıldığını gündeme getirerek, şunları söyledi: "Bize tek kuruş ödeme yapılmıyor. Gazeteler bizden bir satır bahsetmiyor. Ebu Cehil döneminde bile bu kadar baskı yoktu. Bunlar hiçbir şey yapamaz. Türkiye her gün daha da batacaktır. Bunların tezinin sahibi ABD battı. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) aslında battı. Kim BOP'u ayakta tutuyor? İnancını iktidar etmek için yola çıkanlar, Hıristiyan ve Yahudilerle işbirliği yaparak BOP'u ayakta tutuyor. Yani Türkiye ayakta tutuyor. Güya şeriatı getireceklerdi? Allah hidayet versin."Kaynak var vatandaşımız doyacakElimizdeki kaynaklarla her ay kadınlara 1500 TL maaş vereceklerini dile getiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Hodri meydan? Erkeklere 500 TL maaş vereceğiz. Gençlere 250 TL maaş bağlanacak. Eğitim, sağlık bedava olacak. Asgari ücret 5 bin TL olacak. Her türlü ispata hazırız. Bir genç şu kadar yıl okuyor, 1500 TL maaş alamıyor. Oysa kadınlar haydar Hoca sayesinde 1500 TL ile devreye giriyor. Annem, ablam, kız kardeşim: Hızır kapına geldi, sen açıp kapıyı yüzüne çarpıyorsun. Biz bu işi biliyoruz, bilmeseydik bu kadar iddialı olmayız. Rus kadınlarının 15 yıl önceki halini bilirsiniz. Haydar Hoca'nın sistemi sayesinde onlar kurtuldu. Ölüyü diriltmemizi istiyorlarsa, o peygamberlere has bir mucize." 

YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Türkiye'deki 81 ilin yanı sıra Lefkoşa ve Belgrad'da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) başladı

20.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:18:04
AA
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

TYT'de ter dökecek adaylar, sabah saatlerinden itibaren aileleriyle sınava girecekleri okullara geldi.

Ailelerine sarılarak, sınav hakkında son konuşmaları yapan adaylar, sınav giriş kağıtları ile kimlik kartlarının kontrol edilmesi ve güvenlik kontrollerinin ardından salonlara yönlendirildi.

Öğrenciler daha önce sınava alınmayacağı duyurulan eşyalarını ailelerine ve emanet noktalarına bıraktı.

YKS için salonlara girişler saat 10.00'da sona ererken okul görevlileri, kapının kapanmasına sayılı dakikalar kala adayları uyardı.

Bazı öğrencilerin okullara geç kalmamak için koşarak geldiği görüldü.

Diğer veliler, sınava son anda yetişen adaylara alkışlarla moral verdi.

Giriş saatinin sona ermesinin ardından kapılar kapatıldı. Sınava geç kalan bazı adaylar bu andan itibaren binalara alınmadı.

Çocukları sınava giren bazı veliler okulların önünde Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti.

Bazı veliler, okul çevresinde taburelerde otururken bazıları da araçlarında heyecanla çocuklarını beklemeye başladı. 

2.5 milyona yakın aday başvurdu

2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.

TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.

Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.

Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.

TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.

4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.

Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.

 

Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?


 
Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir. Tip 2 diyabet ise daha ziyade ileri yaşlarda ortaya çıkar. Tip 1 diyabet belirtileri daha ağır seyreder. Tip 2'de ise belirtileri uzun süre farketmemek mümkün. 

20.06.2026 03:17:00
MURAT ÇORBACI
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?

Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir ve bireye bağlı olarak aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

• Anormal susuzluk ve ağız kuruluğu
• Sık idrara çıkma
• Yatmadan önce idrar kaçırma
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Sürekli açlık
• Ani kilo kaybı
• Bulanık görme
Tip 1 diyabet, bazen bu belirtilerden bazılarının varlığında yüksek kan şekeri seviyeleri ile teşhis edilir.

Tip 2 diyabette durum

Genellikle 50'li yaşlardan sonra kendini gösteren Tip 2 diyabetin belirtileri ise şunlar:

• Çok sık idrara çıkma
• Aşırı susuzluk
• Aşırı açlık
• Bulanık görme
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Ellerde ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
• Yavaş yara iyileşmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar

Tip 2 diyabetli birçok kişi, belirtiler genellikle Tip 1 diyabeti olanlar kadar belirgin olmadığı ve teşhis edilmesi birkaç yıl sürebildiği için durumlarının farkında olmadan uzun süre yaşayabilir.

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.

Erdoğan metro açılışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'na ilişkin, "Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz" dedi

19.06.2026 19:20:00
AA
Erdoğan metro açılışında konuştu
Erdoğan metro açılışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, açılışını yaptıkları hattın Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkeye, millete, hat üzerindeki yerleşim yerlerine ve tüm İstanbul'a hayırlı olmasını diledi.

Hattın İstanbul'a kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, sinyalizasyon sistemini geliştiren ASELSAN ve TÜBİTAK'ı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sultan Fatih'in şehrine yine Sultan Fatih'in tavsiyelerini kendimize rehber kılarak aşkla hizmet ediyoruz. Ne demişti o büyük Sultan? 'Hüner bir şehir bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir.' İşte biz de meftunu ve maşuku olduğumuz güzel İstanbul'umuzu mamur etmek, ihya ve inşa etmek, İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz. Bilhassa raylı sistemler noktasında büyük bir çaba içindeyiz. İşte şimdi buraya gelirken 120 kilometre hıza kadar ulaştık. 16 milyon nüfusu, yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz."

Toplamda 16 istasyondan oluşan 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni iki ayrı koldan hayata geçirdiklerini anlatan Erdoğan, projenin 37,5 kilometrelik kısmını Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik kısmını ise Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrin hizmetine verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe'den Halkalı'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak hattın Gayrettepe'den Arnavutköy'e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçen yıllarda devreye aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023'te, Kağıthane-Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024'te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk. Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesimde, İstanbul Havalimanı'nda yapacağımız hızlı tren hattı, Kağıthane istasyonunda Mahmutbey-Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı, Gayrettepe istasyonunda Yenikapı-Hacıosman metrosu ve metrobüs ile entegrasyon sağladık. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimindeki Arnavutköy Hastane ve Taşoluk istasyonlarını da bu sisteme dahil ettik. Böylece başta bu hatlar üzerinde yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere milyonlarca İstanbullunun ulaşımını ciddi ölçüde kolaylaştırdık. Şimdi bütün bu çalışmalarımızı taçlandırıyoruz. Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Halkalı-Arnavutköy kesiminin hizmete girmesiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından birinin tamamlanmış olduğunu söyledi.

Hattın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy kesiminin, İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

"Bu istasyonlar sayesinde önemli bağlantılar tesis edilmiştir. Kayaşehir istasyonunda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosu ile Olimpiyatköy istasyonunda ise Ataköy-İkitelli Olimpiyat metrosu ile entegrasyon sağlandı. Halkalı Stadı istasyonunda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metrosu ile bağlantı kuruldu. Halkalı istasyonunda da yüksek hızlı tren hatları, Marmaray, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı ve Yenikapı-Kirazlı-Halkalı metrosu ile tam entegrasyon gerçekleştirildi. Milyonlarca vatandaşımız, İstanbul'un merkezi noktalarına zahmetsiz bir şekilde ulaşım imkanına kavuştu. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum."

Yapımı süren metro hatlarıyla İstanbul'daki raylı sistem uzunluğu 191 kilometreye çıkacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yeni hat sayesinde seyahat sürelerini de ciddi manada azalttıklarına işaret ederek, "Halkalı-İstanbul Havalimanı arasını 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arasını 43 dakikaya, Halkalı-Kağıthane arasını 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arasını ise 57 dakikaya düşürüyoruz. Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakikaya inerken, Başakşehir-Kağıthane arası da inşallah 48 dakika olacaktır. Projenin 25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam 935 milyon avroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

"Aşkınan çalışan yorulmaz." diyen Erdoğan, bu inançla İstanbul için raylı sistem çalışmalarını aralıksız devam ettirdiklerini belirterek, "4,5 km uzunluğundaki Altunizade-Çamlıca Camisi-Bosna Bulvarı Metro Hattı'nın inşası sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk-Kazım Karabekir-Topağacı-Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak." ifadelerini kullandı.

"İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul'un beceriksiz idarecilerin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını, işe geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek. Milletin kaynakları, para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul'un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak. Bunun için ne diyoruz? 'İstanbul beklemez.' diyoruz. 'İstanbul ihmale gelmez. İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz.' diyoruz. Merhum şair Orhan Seyfi Orhon'un, 'Sihrinle füsununla gururunla nazınla/Altın Haliç'in, Marmara'n, aşık Boğaz'ınla/Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık/Türk'ün güzel İstanbul'u mesut uyu artık.' dediği İstanbul'un gevşekliğe, umursamazlığa, boş vermişliğe asla tahammülü olmaz."

İstanbul'u sevmenin aşkla hizmet etmeyi, bu şehre kıymet vermenin taş üstüne taş koymayı, bu şehri önemsemenin sorunlarıyla, dertleriyle ilgilenmeyi gerektirdiğini ifade eden Erdoğan, "Biz de işte bunu yapmanın peşindeyiz. İstanbul'a olan şükran borcumuzu hakkıyla ödemenin gayretindeyiz. Kim ne derse desin, İstanbul'u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul'un, trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul'u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz." dedi.

İstanbul'a olan tutkularının, İstanbullulara olan hizmet aşklarının nişanesi olan metro hattının hayırlı uğurlu olmasını dileyen Erdoğan, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları tebrik etti.

"Diğer illeri de ihmal etmedik"

Erdoğan, İstanbul için çalışırken diğer illeri de ihmal etmediklerini, pazartesi günü Ankara'ya stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdıklarını söyledi.

Uzun yıllar askeri havalimanı olarak hizmet veren, 1933 senesinde yapılan Ankara Havalimanı'nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdıklarını belirten Erdoğan, "Devlet konukeviyle, 2 bin 450 metreden 3 bin metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkanlarıyla Ankara, gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Pendik'te Türk donanmasının ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacaklarını, 7-8 Temmuz'da ise aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da olduğu NATO liderlerini Türkiye'de ağırlamaya hazırlandıklarını hatırlatarak, "Öncesinde 28-29 Haziran'da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul'da yapılacak. Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak." diye konuştu.

Türkiye'nin marka değerinin artacağını, bölgesinin cazibe merkezi olduğunun görüleceğini ve küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğunun tescil edileceğini vurgulayan Erdoğan, "Dünün kavramlarıyla, dünün ideolojileriyle, özellikle de dünün muhalefet tarzıyla bugünün meseleleri anlaşılamaz. Türkiye değişirken, dünya değişirken, dünya sistemlerinde köklü değişimler yaşanırken maalesef bizim muhalefet bunu bir türlü idrak edemiyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 senesinin Türkiye'sinde hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar. Başlarını öyle bir kuma gömmüşler, bırakın dünyayı ülkemizde ne olup bittiğinden haberleri bile yok." ifadelerini kullandı.

Muhalefet aktörlerinin yıllarca kendilerini acımasızca eleştirdiğini kaydeden Erdoğan, "Lafa her başladıklarında 'Bizim Libya'da, Suriye'de, Somali'de ne işimiz var?' diyerek bizi suçladılar. Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, kahraman ecdadımızın emaneti olan gönül ve kültür coğrafyamıza sırtlarını döndüler. Orta Doğu bataklığı dışında, sınırlarımızın ötesinde yaşayan on milyonlarca kardeşimiz için tek bir cümle dahi kuramadılar." diye konuştu.

"Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyadaki ve bölgedeki gelişmelere Türkiye merkezli bakmayı bir türlü başaramadılar. Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat, çareyi Amerika'dan uzman ithal etmekte ararken, onun yerine gelen 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor. Daha düne kadar yurt dışına Türkiye'yi şikayet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi haline getirmekle itham ediyor. İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür."

Dış politikanın şov alanı değil, tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanı olduğunu belirten Erdoğan, "Biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık. Aksine, hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk. Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken, biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken, biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siz kimin hain, kimin işbirlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken, biz zorlu müzakere masalarında Türkiye'nin hak ve hukukunu savunduk. Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum. Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar. Eskisiyle yenisiyle, sizin çapınız buna yetmez. En iyisi siz, bilgi, birikim ve liyakat gerektiren zor konularla uğraşmayın. Gidin kapasitenize ve kalibrenize uygun işleri kovalayın. Mesela koltuk kapmaca, salon kapmaca oynayın. Eğer becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin. Daha kavgasız, gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz. Hani derler ya, 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.' Kusura bakmayın ama size bu işten ekmek çıkmaz."

Kendilerinin muhalefetin bitmez tükenmez kavgalarına ayıracak vakti olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz birilerine laf yetiştirmenin değil, sevgili gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimize hizmet etmenin, şehirlerimizi bünyad etmenin derdindeyiz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan'dan A Milli Futbol Takımı'na ve YKS'ye girecek öğrencilere başarı dileği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek tüm gençlere de Allah'tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ettiğini belirterek, "Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın, sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yarın sabah 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında A Milli Futbol Takımı'nın Paraguay ile karşılaşacağını hatırlatan Erdoğan, "Bizim Çocuklara Paraguay ile oynayacakları maçta başarılar diliyorum. Milli takıma destek veren tüm vatandaşlarımdan, üniversite sınavına girecek evlatlarımızı da düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın bugün hizmete açtıkları Halkalı-Arnavutköy bölümünün hayırlı olmasını dileyerek, hattın İstanbul'un hizmetine sunulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu

CHP Ankara Milletvekili Beker, CHP genel başkanlığına dönen Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.
 

19.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in avukatı, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına dönen Kemal Kılıdaroğlu hakkında Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Beker, başvuruyu Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik sarf ettiği sözler sebebiyle yaptı.

24 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi önünde Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler ile mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'i destekleyenler arasında arbede yaşanmıştı. Aynı saatlerde genel merkezin girişine iki adet parti otobüsü çekilmişti.

27 Mayıs'ta konuya dair konuşan Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in otobüsünün orada ne işi var, bir akıl var ya akıl. Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi? CHP'yi yaralamak için mi? Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.

Başvuruda, "Şüpheli, beyanlarıyla müvekkilimin bir grup militan ile parti genel merkezine geldiği, bu kişilere taş atma ve şiddet eylemi gerçekleştirme talimatı verdiği veya azmettirdiği yönünde açıkça gerçek dışı, hiçbir somut delile dayanmayan bir vakıa isnat etmiştir" denildi. Dilekçede öte yandan Beker'in, 24 Mayıs günü iki danışmanı eşliğinde ve "seçilmiş genel başkanına destek vermek amacıyla" CHP Genel Merkezi'ne gittiği vurgulandı.

ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, YKS esnasında adayların etkilenmemesi için sessizliğin sağlanması çağrısında bulundu

 

19.06.2026 11:57:00
Anadolu Ajansı
ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı
ÖSYM Başkanı'ndan YKS esnasında sessiz olunması çağrısı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) esnasında adayların olumsuz etkilenmemesi için sessizliğin sağlanması çağrısında bulundu.

Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"YKS süresi boyunca adaylarımızın olumsuz etkilenmemesi için lütfen sessiz olalım, korna çalmayalım, inşaat çalışmalarına ara verelim. Milli takımımızın galibiyeti sonrası sevincimizi sokaklara taşımamamız çok önemli. Bir yıllık emek boşa gitmesin." 

Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı

Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı

19.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:29:03
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Özel sektör öğretmenleri uzun süredir taban maaş hakkı, iş güvencesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi için çeşitli eylemler düzenliyor.

Sendika, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması için yasal düzenleme çağrısı yapıyordu.

Sendika 16 Haziran'da açlık grevini "Bize verilen sözler tutulana kadar, bize hak verdiğini söyleyen ve çözüm sözleri veren başta Yusuf Tekin, Ayşen Gürcan olmak üzere bürokratlar bizimle aynı masaya oturana kadar aç kalacağız" diyerek duyurmuştu.

Açıklamada mülakat mağduru öğretmenlerinin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebinin bu mücadelenin parçası olduğu belirtilmişti.

Sendikanın sosyal medya hesabından da "Yoksulluğu, güvencesiliği iliklerimize kadar yaşıyoruz biz! Sizin öğretmenlere reva gördüğünüz iki lokma yemeği reddediyoruz! Sözler tutulana, eğitim komisyonu toplanana, o masa kurulana kadar açlık grevindeyiz!" denilmişti.

Açlık grevi devam ederken 18 Haziran'da hastaneye kaldırılan iki öğretmene gerekli sağlık müdahalelerinin yapıldığı duyuruldu.
Ardından açlık grevinin 5. gününde de devam ettiği belirtildi.

Sendika, "Bu hayat elbette insanca koşullarda yaşanmalı. Yaşamak için önce direnmek gerek!" şeklinde bir paylaşım yaparken Milli Eğitim Komisyonu toplanması çağrısında bulundu.

Sendikanın çağrısıyla öğretmenler, sektördeki güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve atama sorunlarına dikkat çekmek için 14 Haziran'da Ankara'da bir araya geldi.

TBMM önünde ve Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanıp Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğretmenlere polis müdahale etti.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, aynı gün 41 kişinin gözaltına alındığını ve ardından herkesin serbest bırakıldığını açıkladı.

Gözaltılar sonrasında sendikanın sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, "Güvenpark'ta polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan arkadaşlarımız ve bize verilen sözlerin tutulduğunu görene kadar vazgeçmiyoruz!" denildi.

Sendika, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.

Sendika, eylem öncesinde yaptığı açıklamada, "Öğretmenler, insanca çalışma ve yaşam koşulları talebini bir kez daha güçlü biçimde dile getirecek. Çünkü eğitim emekçilerinin karşı karşıya bırakıldığı güvencesizlik, düşük ücretler ve hak kayıpları artık ertelenebilecek meseleler değildir" ifadelerine yer verilmişti.

Sorunlar için çözüm üretmek yerine yetkililerin "beklemek, oyalamak ve sorumluluğu ertelemek" yönünde tercih yaptığı ifade edilen açıklamada, "Öğretmenler haklı taleplerinden vazgeçmeyecek" denildi.

12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

19.06.2026 11:15:00
AA
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.

Gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen kanun teklifiyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 4. Yargı Reformu Strateji Belgesindeki hedef ve faaliyetlere yönelik düzenlemelere gidilecek.

Teklifle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılacak değişikliğe göre hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.

Yargıda, bilişim teknolojilerinin sağladığı faydalardan daha fazla yararlanılması amacıyla e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilecek, ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile yapılacak.

Türk Ceza Kanunu'ndaki değişiklikle ise haksız menfaat için hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşmak müstakil suç olarak düzenlenecek ve hapis cezası verilecek. Yeni suç ihdası dolayısıyla hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlar ve bu hesapları dolandırıcılıkta kullanılanlar "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç kapsamında cezalandırılacak.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğine yönelik düzenleme yapılacak.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda, hukuki boşlukların doldurulması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılacak.

Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı

Kayseri'de dev uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 261 kişiden 211'i tutuklandı

19.06.2026 11:13:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı
Kayseri'deki uyuşturucu operasyonunda 211 kişi tutuklandı
Kayseri'de dev uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 261 kişiden 211'i tutuklandı.

Kayseri'de geçtiğimiz gün sabah saatlerinde 2 bin 500 polisin katılımıyla Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu düzenlendi. 1 helikopter ve 4 dronla 282 hedef şahsı yakalamak için 263 adrese operasyon düzenlendi.

Operasyonda 14'ü kadın 261 kişi gözaltına alındı. Aramalarda 8 bin 618 sentetik ecza, çeşitli uyuşturucu ve uyarıcı madde, 2 ruhsatsız tabanca ve 4 av tüfeği ele geçirildi.

İşlemleri sonrası adliyeye sevk edilen şüphelilerden 211'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken 50 kişi ise adli kontrol kararı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.