logo
12 ŞUBAT 2026


Bu haber tüm boşanacakları ilgilendiriyor

Mart ayında meclis gündemine gelmesi beklenen 6. yargı paketindeki yenilikleri ve değişiklikleri boşanma avukatı Serpil Çınar değerlendirdi.

09.03.2022 15:09:00
Bu haber tüm boşanacakları ilgilendiriyor
Bu haber tüm boşanacakları ilgilendiriyor
Mart ayında meclis gündemine gelmesi beklenen 6. yargı paketindeki yenilikleri ve değişiklikleri boşanma avukatı Serpil Çınar değerlendirdi.

İlk olarak bir çok kez tartışmalara sebep olan süresiz nafaka hakkında bilgiler veren boşanma avukatı Serpil Çınar, süresiz nafakanın Türk Medeni Kanunu'nda en tartışılan konulardan birisi olduğunu belirterek, 'Açıkçası ülke olarak yıllardır 'kaldırılsın' ve 'kaldırılmasın' diye ikiye bölündük. Süresiz nafaka mağdurları platformu gibi birçok topluluk, nafakanın kaldırılması yönünde talepler. Nafakanın kaldırılmasına karşı çıkan kadın haklarını savunan topluluklar da aksini iddia etti. Aslında kanunda 'yoksulluk nafakası' olarak tanımlanan bu nafaka türünün, sadece kadınlara tanınan hak olduğu sanılmaktadır. Oysa Türk Medeni Kanunu'nun 175. Maddesinde tanımlanan yoksulluk nafakasının hiçbir yerinde sadece kadınlara verildiği belirtilmemektedir. Boşanma ile refah seviyesi bozulacak olan taraf, evliliğin bitimiyle kusursuz ya da daha az kusurlu ise yoksulluk nafakası almaya hak kazanmaktadır. Ülkemizde kadınların eğitim düzeyini tamamlaması ve istihdam oranının erkeklerden daha düşük olması nedeniyle yoksulluk nafakasını almaya daha çok kadınlar hak sağlamaktadır. Süresiz denilmesinin nedeni ise ne zaman sona ereceğinin kesin olmamasından kaynaklıdır ve şartların oluşmaması halinde nafaka sona ermeyecektir. Nafaka alacaklısının evli gibi birisiyle yaşaması, evlenmesi, işe girmesi, ölümü halinde sona erecektir' dedi.

'Nafakanın evlilik süresi ile orantılı olmasını doğru bulmuyorum'

Nafakaya getirilen yenilikleri değerlendiren Çınar, 'Yürürlükte olan yoksulluk nafakasında, ne zaman sona ereceği tam olarak bilinmediğinden bu belirsizlik ortadan kaldırılarak süreye tabi tutulacağı konuşuluyor. Yeni yargı paketi ile nafakanın evlilik süresiyle doğru orantılı olacağı, evliliği ne kadar sürüyorsa ancak o kadar süreyle nafaka alabileceği söylenmektedir. Genç yaşta boşandıktan sonra yoksulluk nafakası alan eski eş, şartları oluşmadığı müddetçe yoksulluk nafakası almaya devam edecektir. Ancak yeni kanun ile belli süreye tabi olacağı, kısa süren evliliklerde kısa süreliğine yoksulluk nafakası alacağı konuşulmaktadır. Şu anda yürürlükteki süresiz nafaka uygulamasını doğru bulmadığım gibi yeni düzenlemedeki nafakanın evlilik süresi ile doğru orantılı olmasını da doğru bulmuyorum. Kaldırılsın veya kaldırılmasın dışında bir öneri, tavsiye, farklı fikrin sunulduğunu hiç görmedim. Nafakadaki kriter, boşanma ile yoksulluğa düşecek olan tarafın; mesleği var mı, çocuk ya da bakmakla yükümlü olduğu biri ya da birileri var mı, yaşının kaç olduğu, boşanma sonrasında dul aylığı almaya hak kazanacak mı, miras ya da gayrimenkul kirası alıyor mu, kirada mı oturuyor, bankalarında birikim var mı, işe neden girmediği, daha önce çalışıp çalışmadığı, eğitim düzeyini tamamladı mı gibi tüm kriterleri değerlendirmeli ve bu kriterlere göre bir nafaka takdiri uygun görülmelidir. Ne yazık ki sadece evlilik süresi kriter olarak belirlenmemelidir' ifadelerini kullandı.

'Boşanma davalarında arabuluculuk zorunlu olacak'

Boşanma davalarında arabuluculuk getirilmesi ilgili de bilgiler veren Çınar, 'Dava açmadan önce ya da dava açıldıktan sonra uyuşmazlıkların hızlı ve kesin bir şekilde çözülmesi amacıyla arabulucu sıfatıyla üçüncü kişinin tarafları orta noktada buluşturması amacı taşımaktadır. Arabulucular; hukuk fakültesi mezunu, en az 5 yıllık kıdeme sahip, arabuluculuk eğitimi almış ve arabuluculuk sınavında belli derece yapanlardır. Şu anda ticari davalarda ve iş hukukunda zorunlu arabuluculuk bulunmaktadır. Şimdi boşanma davalarında arabuluculuğun zorunluluk olarak getirileceği gündemde. Aslında 2016 yılında da gündeme alınmış; ancak fazla tepki nedeniyle arabuluculuk çalışması rafa kaldırılmıştı. Tam 6 sene sonra, boşanma davalarının uzun sürmesi nedeniyle arabuluculuk ile dosyaların bir an evvel bitirilmesi amaçlanarak tekrardan gündeme getirildi. Boşanma davası açmadan önce ya da sonra, taraflar arasındaki husumetin artık arabuluculukla kısa sürede çözümlenmesi amaçlanmaktadır. Şiddet olan dosyalarda arabuluculuk zorunlu olmayacak, şiddet olmayan dosyalarda ise arabuluculuk zorunlu olacak denilmektedir' dedi.

'Arabuluculuk boşanma davalarında söz konusu edilmemeli'

Avukat Serpil Çınar arabuluculuğun, boşanma davaları için uygun olmadığını da sözlerine ekleyerek 'Şiddet olması halinde arabuluculuk olmayacak deniliyor; işte yanlış burada başlıyor. Şiddetin hukuki tanımı yalnızca fiziksel değildir. 6284 Sayılı Kanun ile şiddet tanımı yapılmış ve sadece fiziksel değil psikolojik, ekonomik ve cinsel açıdan verilen zararın da şiddet olduğu belirtilmiştir. Fiziksel şiddet olmayan evlilikler vardır; fakat 'şiddet' olmayan evlilik yoktur. Bu kadar net ve kesin olarak söyleyebilirim ki; şiddetin hangi türü olursa olsun her evlilikte dokunmadan da olsa sözlü de olsa şiddet vardır ve arabuluculuk uygun değildir. Ayrıca bir anlığına şiddetin sadece fiziksel olduğunu varsaydığımızda her mağdur eş, darp raporu almaya cesaret edemiyor. Cesaret edememesinin de çok sebebi var. Eşinden korkması, ailesinin desteği olmadığı için gidecek evinin olmaması, manipüle edilmesi, eşinin bir gün düzeleceğine dair umut taşıması gibi Kısacası pratikte arabuluculukta, hangi evlilik için uygun hangisi için değil ayrımı dahi yapılamayacaktır. Diğer bir sıkıntı ise; zaten çekişmeli olan tarafların uyuşmazlığı yargı öncesinde de bir hakem ile çözülemeyecektir. Eşler zaten anlaşıyor olsaydı çekişmeli değil, anlaşmalı boşanmayı tercih ederek tek celsede sona erdirebilecektir. Aynı evde birbirlerine dahi tahammül edemeyen, ailelerin ya da arkadaşlarının araya girmesi ile aralarındaki problemi sonlandıramayan çiftleri arabuluculuk ofisinde karşılıklı görüşmeye alınması mantık dışıdır. Kaldı ki; evlilikte diğer eşin hakkını vermek istemediğinden uyuşmazlıklar zaten arşa çıkıyor. Özellikle evlilik içerisinde yaşanılan problemler sebebiyle o aşamada sağlıklı düşünemeyen eş ya da eşlerden birisi bir an evvel bitirmek amacıyla haklarından feragat edebilecek, sonlandırmaya elverişli zihne sahip olduğundan ileride pişmanlığına sebep olacaktır. Uzun yıllardır boşanma davaları devam eden ya da bu sürece yaklaşan kişilerin birebir psikolojilerine şahit olduğumdan sağlıklı olmayacağını, arabuluculuğun boşanma davalarında söz konusu edilmemesi gerektiği kanaatindeyim' diye konuştu.

'Yeni düzenlemeyle çekişmeli boşanma davalarının kısa sürmesi amaçlanmakta'

Boşanmalarda iki dava türü olduğunu hatırlatan Serpil Çınar, 'Bu davalar anlaşmalı ve çekişmeli olarak ikiye ayrılır. Anlaşmalı 1- 1,5 ay sürer iken çekişmeli boşanma davası büyük şehirlerde en az 2 sene sürmektedir. Kısa sürede sona ermemesinin birçok nedeni var; usul gereği dilekçeler aşaması, delillerin incelenmesi aşaması olan tahkikat aşaması gibi tamamlanması gereken süreçler vardır. Şimdi yeni gelen düzenleme ile çekişmeli boşanma davalarının kısa sürmesi amaçlanmaktadır. Mahkeme tarafından boşanma kararı verilecek; fakat boşanmaya bağlı fer'i unsurlar olan tazminat, nafaka, velayet hususlarına dair yargılamanın devam edeceği yönündedir' şeklinde konuştu.

Yeni gelecek düzenlemeyle ilgili yorumlarını da dile getiren Avukat Serpil Çınar, '6. Yargı Paketi ile gelmesi planlanan bu düzenlemenin detayları konusunda henüz bir açıklama gelmedi. Kanaatimce iki taraf da boşanmak istiyor ise hakim, evliliğin sona ermesi yönünde karar verecek ve diğer konular devam edecektir. Boşanma kararının verilmesi 2 ya da 3 seneyi buluyor, bu süreçte yine de eşlerin birbirlerine olan sadakat sorumluluğu da devam etmektedir. Çekişmeli boşanma, kişinin medeni halini yıllar boyu durdurmaktadır. En az 2-3 yıl, eşlerin evliliğinin bitip bitmediğine dair karar verilemiyor. Bu sebeple yeni düzenleme ile boşanmaya bağlı olan konular, boşanma kararının kesinleştirilmesi sonrası devam edecek. Şu anda boşanmaya bağlı olan mal paylaşımı davaları da boşanma kararının kesinleşmesi sonrasında görülmektedir. Tıpkı mal paylaşımı davalarında olduğu gibi velayet, nafaka, tazminat hususu boşanma kararının kesinleşmesi ile devam edecek. Bu konuda tam bir detay paylaşılmadığından görüşümü net olarak belirtemiyorum. Sadece kesin olarak bu uygulamanın yürürlüğe girmesi ile boşanma davalarında ciddi bir artış olacağını söyleyebilirim. Çünkü birçok evli çift, evliliğinde mutsuz olsa da boşanma davalarının uzun sürmesi nedeniyle bu adımı atamıyor ama kadınların çoğunun açılan boşanma davaları ile zor duruma sokulacağı kanaatindeyim' dedi.İHA

İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

İBB komisyonlarınca hazırlanan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması istendi

 

12.02.2026 13:56:00
Anadolu Ajansı
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

Tarife Komisyonu ile Ulaşım ve Trafik Komisyonu, İBB Meclisi toplantısında komisyonlara sevk edilen kentteki toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine zam öngören tekliflerle ilgili çalışmalarını tamamladı.

Komisyonlar tarafından hazırlanan ve bugünkü İBB Meclisi toplantısındaki gündemde yer alan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması talep edildi.

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 35 liradan yüzde 20 zamla 42 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 2 bin 748 liradan 3 bin 298 liraya çıkarılması istendi.

Taksimetre açılış ücretinin 54,50 liradan 65,40 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 36,30 liradan 43,56 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 453,71 liradan 544,45 liraya, kısa mesafe ücretinin 175 liradan 210 liraya yükseltilmesi talep edildi.

Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar 32,50 liradan 39 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 34 liradan 41 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 35 liradan 42 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 36 liradan 43 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 39 liradan 47 liraya, öğrenci ücretinin ise 21 liradan 25 liraya çıkarılması istendi.

Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 3 bin 376 liradan 4 bin 51 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken, yeni tarifenin 16 Şubat'tan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Öte yandan, İBB'nin düğün ve davet salonlarındaki iftar menüsü fiyatının 550 liradan yüzde 27,27 zamla 700 liraya çıkarılması istendi.

MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı

12.02.2026 12:38:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:45:25
AA
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 5 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Terörle mücadeleye ilişkin bilgi veren Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğü operasyonel faaliyetleri kapsamında 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 757 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Hudut güvenliği

Aktürk, kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde modern teknolojiye dayalı tedbirler alındığını belirtti.

Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere 146 şahıs yakalanmış, 2 bin 89 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 790, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 7 bin 979 olmuştur. Bu hafta içerisinde, Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 155 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

NATO

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, savunma ve güvenliğin yanı sıra bölgesel istikrarın korunması ile uluslararası güvenliğe katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin 18 Şubat'ta üyeliğinin 74'üncü yılına ulaşacağı NATO'nun, değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmaya, aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olmaya devam ettiğini belirten Aktürk, şu bilgileri verdi:

"NATO'nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve katılımlı fiili tatbikatı olan, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yaklaşık 2 bin personelle yer aldığımız Steadfast Dart 2026, aynı zamanda Almanya'nın milli tatbikatları olan Northern Quadriga ve Grand Quadriga ile eş zamanlı olarak 8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya'da devam etmektedir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımızın TCG Anadolu'dan takip edeceği Steadfast Dart Tatbikatı kapsamında, 17-18 Şubat'ta, Baltık Denizi'nde TB3 insansız hava araçları ile atışlar icra edilecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ile Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın söz konusu tatbikatın 20 Şubat'taki Seçkin Gözlemci Günü'ne iştirak etmesi planlanmaktadır."

İkili ilişkiler

Aktürk, Türkiye ile Ekvator Cumhuriyeti arasında teati usulü ile imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması'nın imza sürecinin 5 Şubat'ta tamamlandığını aktardı.

"Türkiye-Kore Cumhuriyeti 13'üncü Kara Kuvvetleri İşbirliği Toplantısı"'nın 8-13 Şubat'ta Türkiye'de yapıldığını ifade eden Aktürk, "Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler uygulama planı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetimizin, 17-19 Şubat'ta Atina/Yunanistan'da toplantıya katılması planlanmaktadır." dedi.

İsrail

Aktürk, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı.

Uluslararası hukukun bariz bir ihlali olan bu kararların iki devletli çözüm çabalarına zarar vereceğinin açık olduğuna işaret eden Aktürk, "Filistin halkının, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet sahibi olma çabalarına destek vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz." diye konuştu.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, harekat kabiliyetini geliştirmeye yönelik ulusal ve uluslararası eğitim ile tatbikat faaliyetlerini planlanan takvim doğrultusunda icra ettiğini belirtti.

Bu kapsamda 29 Ocak-13 Şubat tarihleri arasında Kars'ta gerçekleştirilen Şehit Piyade Teğmen Harun Aslan Kış-2026 Tatbikatı'nın yarın düzenlenecek Seçkin Gözlemci Günü ile tamamlanacağının bilgisine veren Aktürk, şunları söyledi:

"2 Şubat'ta başlayan Almanya'daki Dynamic Mirage ile 9 Şubat'ta İspanya'da başlayan Torrejon Advantage tatbikatları 13 Şubat'ta, 1-14 Şubat'ta Katar'da icra edilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta sona erecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, 11 Şubat'ta, muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Batı Karadeniz'de eğitim uçuşu yapılmış, Erzincan'ın kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 13 Şubat'ta muharip uçak geçişi yapılması planlanmıştır. Geçitkale/KKTC'de 661,5 metrekarelik şanlı Türk bayrağımız ile serbest paraşüt atlayışı gerçekleştirerek Türkiye rekoru kıran Özel Kuvvetler Komutanlığı personelimizi, 6-8 Şubat'ta Adana'da düzenlenen 'Uluslararası Masterlar Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda, 9 Türkiye rekoru kıran Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Yüzme Takımımız ve derece elde eden sporcularımız ile, 29 Ocak-10 Şubat'ta 17 ülkenin katılımıyla Pakistan'da düzenlenen 9'uncu Uluslararası Pakistan Kara Kuvvetleri Takım Ruhu Yarışması'nda (PATS-2026) altın madalya kazanan Kara Kuvvetleri Takımımızı bir kez daha tebrik ediyoruz."

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü, modern, etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesi çalışmalarına devam edildiğine dikkati çekti.

Bu kapsamda geçen hafta, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca Hisar-A Projesi kapsamında çeşitli miktarlarda Füze Fırlatma Sistemi (FFS) ve Tam Atım Füze, muayene ile kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığını bildiren Aktürk, şöyle devam etti:

"Diğer yandan, hafta içerisinde muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından Riyad'da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı (World Defence Show) 2026'da, ALTALBIAH firması ile MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi teknolojisi ihracı ve ortak üretimi ile 122 mm ÇNRA (Çok Namlulu Roketatar) mühimmatının Suudi Arabistan'da ortak üretimine yönelik Mutabakat Zaptı ve Saudi Chemical Company Limited ile patlayıcı ham madde ve enerjetik materyaller alanındaki işbirliklerini geliştirmek amacıyla Mutabakat Zaptı imzalanmıştır."

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı
 

11.02.2026 16:04:00
Haber Merkezi
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında, Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı. Mahkeme, Barım'ı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma sabah saatlerinde başladı. Tutuksuz yargılanan Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle kalp pili taşıdığını belirterek savunmasında suçlamaları reddetti. Barım, "Ben suçsuzum, devletime ve milletime bağlı biriyim. Dosyada somut delil yok, beraatimi talep ediyorum. Tahliyem için teşekkür ederim, ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum" dedi. Barım, daha önce 1 Ekim'de sağlık gerekçesiyle tahliye edilmişti.

Savcılık ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti

Savcılık, esas hakkındaki mütalaada suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti. İddianamede ise Barım'ın Gezi Parkı eylemlerinde aralarında Serenay Sarıkaya, Hande Erçel gibi isimler bulunan sanatçıları eylemlere yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu öne sürülerek 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istenmişti.

Mahkeme heyeti, Barım'ı doğrudan fail değil "yardım eden" sıfatıyla değerlendirdi. Temel ceza 15 yıl olarak belirlendi; iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Barım'ın hükmen tutuklanmasına yer olmadığına karar verildi; tutuklama uygulanmadı. Ancak yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri devam edecek.

Karar, İstinaf Mahkemesi'nde temyiz edilebilecek. Gezi Parkı dosyaları kapsamında Barım'ın davası, muhalefet ve sivil toplum tarafından "siyasi" olarak nitelendirilirken, resmi kaynaklar "delillere dayalı yargılama" vurgusu yapıyor.

Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı

Kadın cinayetlerinin simge isimlerinden biri haline gelen Özgecan Aslan, vahşice katledilişinin 11'inci yılında da unutulmadı. Genç yaşta hayattan koparılan Özgecan, Mersin'deki kabri başında dualarla ve gözyaşlarıyla anıldı

11.02.2026 14:28:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:32:59
İHA
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan, mezarı başında dualarla anıldı. Anne Songül Aslan, baba Mehmet Aslan ve yakınları, Özgecan'ın Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı'ndaki kabrine gelerek, çiçek bırakıp dua etti. Anne Songül Aslan, kızının kabrine çiçek koyduktan sonra mezar taşını öptü, bir süre Kur'an-ı Kerim okudu.



Acıları 11 yıldır dinmedi

Aslan ailesi, 11'inci ölüm yıl dönümünde kızları Özgecan'ı kabri başında dualarla andı. Anne Songül Aslan ve baba Mehmet Aslan'ın da yer aldığı anma programında Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından dualar edildi. Duygusal anların yaşandığı anmada Aslan çifti zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazken, yakınları ve katılan vatandaşlar da Özgecan'ın mezarı başında dua ederek aileye destek verdi. Mezara çiçekler bırakılırken, Özgecan rahmet ve özlemle anıldı.



"Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin?"

Baba Mehmet Aslan gazetecilere yaptığı açıklamada, artan kadın cinayetlerine tepkisini dile getirirken, "Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin' Nasıl şiddet uygularsın' Her gün bir kadın cinayeti. Biraz kendimize gelelim. Sevgiden, barıştan başka, adaletten başka bu işin bir çıkış yolu yok. Allah gönderdiği son dinin adını İslam koymuş, İslam barış demek. Bir parça seveceksin, bir parça anlayışlı olacaksın. Başka bir şey yok. Nedir yani' Üç günlük dünyanın çukurundayız. Hepimiz birbirimize yardımcı olacağız, birbirimizi seveceğiz. Birazcık anlayış göstereceğiz. Ne diye gidip küçük çocukların, kızların, erkeklerin ırzına geçiyorsunuz' Şeref dediğin şey aklın kendisidir. Akıl da hikmet olmadan çalışmıyor" dedi.



"Özgem 11 yıl oldu göç edeli"

Anne Songül Aslan ise evladının yokluğunun acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, "Özgem 11 yıl oldu göç edeli. Allah hiçbir anneye, babaya bu acıyı göstermesin diyorum. Hiçbir suçu yoktu evladımın. Hayalleri vardı, hedefleri vardı. 'Okuyacağım, dünyanın en iyi psikoloğu olacağım' diyordu. Çok dürüsttü, çok namusluydu, çok böyle pozitif bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Derslerine çalışırdı, işinde gücünde bir kızdı. Allah ona o acıyı yaşatanların aynısını onlara yaşatsın diyorum. Böyle suçsuz, günahsız evlatlarımız birer birer gidiyor" diye konuştu.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

Poyraz sahili kırmızıya boyadı

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan poyraz nedeniyle sahil kesiminde kırmızı yosun tabakaları oluştu

11.02.2026 13:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 13:08:14
İHA
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Marmara Denizi'nde birkaç gündür sert esen poyraz, deniz yüzeyindeki yosunları kıyıya sürükledi. Özellikle Süleymanpaşa sahil bandında yer yer yoğunlaşan kırmızı yosun birikintileri, sahil hattında dikkat çeken bir görüntü oluşturdu.



Dalga ve rüzgarın etkisiyle kıyıya taşınan yosunlar, bazı bölgelerde kalın bir tabaka halini aldı. Sabah saatlerinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, oluşan manzaranın alışılmışın dışında olduğunu dile getirdi. Kıyıda biriken yosunların zaman zaman kokuya neden olduğu gözlendi.



Yetkililer, poyrazın deniz dibindeki ve yüzeydeki organik materyalleri kıyıya taşımasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, rüzgarın şiddetinin düşmesiyle birlikte birikintinin azalmasının beklendiğini kaydetti.

Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"

Adana'da dublör olarak kullanılan kişiler üzerinden sahte kimlikle banka kredisi çekerek yaklaşık 10 milyon TL vurgun yapan organize suç örgütü polis operasyonuyla çökertildi.

11.02.2026 10:21:00
İhlas Haber Ajansı
Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"
Kod adları "Profesör", "Firavun" ve "Azad"
Adana'da dublör olarak kullanılan kişiler üzerinden sahte kimlikle banka kredisi çekerek yaklaşık 10 milyon TL vurgun yapan organize suç örgütü polis operasyonuyla çökertildi. Çetenin elebaşı "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı şüpheliler ile birlikte 12 kişi tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri bir eve düzenledikleri operasyonda sahte kimlikler ile kimlik basma ve hologram makineleri ele geçirdi. Operasyon sonrası derinleştirilen soruşturmada, organize bir dolandırıcılık şebekesi ortaya çıkarıldı.



Yapılan araştırmada çetenin elebaşları olduğu belirlenen "Profesör" kod adlı Ö.F.Ö. (31) ile "Azad" kod adlı A.B.'nin (36), kredi notu yüksek olan ve aralarında doktorların da bulunduğu kişilerin kimlik bilgilerini internet üzerinden bir panel aracılığıyla temin ettiği belirlendi.

Diğer elebaşı "Firavun" kod adlı Z.A.A.'nın (41) ise bu bilgilerle, dublör olarak kullanılan kişilerin fotoğraflarını eşleştirerek sahte kimlik bastığı tespit edildi. Hazırlanan sahte kimliklerle dublörlerin özel bankalara giderek kredi ve kredi kartı çıkarttığı, bu yöntemle 58 kişinin mağdur edildiği ve yaklaşık 10 milyon TL'lik vurgun yapıldığı belirlendi.

15 şüpheli yakalandı, 12'si tutuklandı



Şafak vakti yapılan eş zamanlı operasyonda, "Profesör", "Firavun" ve "Azad" kod adlı elebaşlarının da aralarında bulunduğu 5'i kadın 15 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 28 sahte kimlik, 4 adet sahte kimlik kartına hologram basmada kullanılan baskı cihazı, 145 adet kimlik basmada kullanılacak hazır boş kart, 4 pos cihazı, 2 ruhsatsız tabanca, kurusıkı tabanca, suçtan elde edilen 133 bin TL, 20 gram esrar, 61 adet cep telefonu, 2 adet laptop, tablet ve çok sayıda sim kart ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından elebaşlarının aralarında olduğu 15 kişi adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan suç örgütünün ele başları ile kadın dublörlerinde aralarında olduğu 12 şüpheli tutuklandı. 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi

İstanbul Küçükçekmece'de sitede bulunan 10 katlı bina, riskli yapı olduğu tespit edildi. Belediye ekiplerince bina mühürlenirken vatandaşlar tahliye edildi

11.02.2026 07:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 07:10:29
İHA
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Olay, 6 Şubat Cuma günü İstanbul Küçükçekmece İnönü Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre sitede bulunan 10 katlı binanın ekiplerin incelemeleri sonunda riskli yapı olduğu tespit edildi.



Bunun üzerine bina Küçükçekmece Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildi.



Bazı vatandaşlar belediye ekiplerince otellere yerleştirildi.



Bina belediye ekipleri tarafından mühürlendi.

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?


 
Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi.Önce Çorum, akabinde Erzurum valiliği görevinde bulundu. 

11.02.2026 01:00:00
Haber Merkezi/aa
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen
Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Çumra'da, lise öğrenimini Konya'da tamamlayan Çiftçi, 1995'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Çiftçi, 1996'da İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. 1998'de 8 ay süreyle İngiltere'de bulunan Mustafa Çiftçi, 1999'da Milli Güvenlik Akademisinden mezun oldu.
Meslek hayatı boyunca Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanlığı yapan Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Özel Kalem Müdürü ve Başkan Başmüşaviri olarak da görev aldı.
Çiftçi, 2018'de Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla Çorum Valisi olarak atanarak 4 yıl 9 ay bu görevde bulundu. Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla da Erzurum Valiliği görevine getirildi.

Eğitimden vazgeçmiyor

Akademik çalışmalarını sürdüren Mustafa Çiftçi, 2007'de Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. 2011'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan Çiftçi, 2012'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda ikinci yüksek lisansını tamamladı.
Ankara Üniversitesi Adalet Bölümü ile İktisat Fakültesini bitiren Çiftçi, halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenim hayatını devam ettiriyor. İngilizce ve Arapça bilen Mustafa Çiftçi, evli ve üç çocuk babası.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.