logo
14 EYLÜL 2026

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?

Trabzonspor'da geçen sezon beklentilerin üzerine çıkan Felipe Augusto; düşük topla buluşma sayısına rağmen ceza sahasında yüksek verimlilik sağlayarak sistemin işlemesini sağlayan bir yetenekti. Mohamed Salah ise sisteme uymaktan ziyade, sistemin tamamen onun etrafında kurulmasını talep eden yüksek maliyetli bir süperstar profili. Trabzonspor'a hangisinin daha fazla fayda sağladığı ise soru işareti

14.09.2026 12:24:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor'a Hüseyin Cimşir de çare olamadı. Fatih Tekke'nin istifasından sonra teknik direktör arayışlarına yeniden gaz verildi. Ancak yeni transferlerin takıma faydası da mercek altına alındı. Bir yanda Felipe Augusto, diğer yanda Mohamed Salah... Kefeye koyduğunuzda ikisi arasında kıyas bile kabul edilmez; direkt Mısırlı oyuncu tercih edilir. Ancak bu tercih; Inter, Liverpool, Real Madrid, Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi parayla kadro kuran takımlar için geçerli olabilir.






Trabzonspor gibi altyapıdan yetiştirdiği oyuncularla ve geçen sezondan itibaren 5 yıllık bir program çerçevesinde planlama yapan bir kulüpte Salah ve Augusto'yu karşılaştırırsanız, ortaya Trabzonspor'un yaşadığı gibi bir çöküş çıkar.






Augusto geçen sezon 13 golünün tamamını ceza sahası içinden buldu. 5 kafa ve 8 sol ayak golüyle ceza sahasında gerçek bir bitirici performansı sergiledi. xG beklentisi 8.50 iken 13 gol atarak beklentinin belirgin şekilde üzerinde bir bitiricilik yakaladı. Ayrıca az pas alarak (maç başı 22.3 topla buluşma) bu skor üretkenliğine ulaştı.






Salah ise 4 golle maç başına 0.8 gol istatistiği yakalamış olsa da maç başına 55.6 kez topla buluşuyor. Yani takım hücumunun merkezine oturuyor ve oyunu domine etmesi bekleniyor. Salah maç başına 3.8 kilit pas ve 28.4 isabetli pas atıyor; ancak bunun bedeli 17.4 top kaybı yapmak oluyor. Augusto ise maç başına sadece 7.6 isabetli pas atıp 6.2 top kaybı yapıyor. Böylece takımın oyununu bozmadan, az kaynak tüketerek maksimum skoru alıyordu.

Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti

Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı

14.09.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Salah alınsa Vlahovıc gelmeyecekti
Vincenzo Italiano'nun Mohamed Salah için yapılan toplantıda Başkan Serdal Adalı'ya, "Hayır diyemem ama Dusan Vlahovic'i tercih ederim" sözleri Beşiktaş'ın bu sezonunun yol haritası oldu.






Beşiktaş bu sezon Vincenzo Italiano sayesinde rüzgarı aldı... Yelkenler fora gidiyor. Rakiplerini sadece yenmiyor; gidiyor Kadıköy'de bile Fenerbahçe'ye futbol olarak üstünlük kuruyor.






Siyah-beyazlıların çıkışının arkasındaki isimlerden birisi de Dusan Vlahovic. İşin ilginci ise bugün Trabzonspor'da çok tartışılan Mohamed Salah alınsaydı, siyah-beyazlıların Sırp golcüye verecek parası kalmayacaktı.






İddia o ki Salah için görüşmeler devam ederken bile Graf, Vlahovic ile hiç teması kesmedi. Hatta aynı dönemde Başkan Serdal Adalı ve Graf'la yaptığı toplantıda Italiano'nun, "Salah çok büyük oyuncu. Almayın diyemem ama eğer tek atışlık barutumuz varsa Vlahovic'i tercih ederim" anlamına gelen bir ifade kullandığı ortaya çıktı.






Zaten ligin ilk 5 haftası ve Avrupa kupaları performansına bakınca Italiano'nun haklılığı netleşti.






Salah istatistiki olarak oyuna daha çok dâhil olan, şans yaratan (16 kilit pas, 2 asist) ve topla daha çok buluşan (230 temas) bir profilde. Ancak Beşiktaş'ın Kadıköy deplasmanı dâhil yakaladığı ivmede aradığı şey, oyunu kurmaktan ziyade bitirecek saf bir 9 numaraydı. Vlahovic, 90 dakika başına ceza sahasında topla buluşma sayısında (8,10) Salah'ı (6,10) geride bırakarak ceza sahasını tamamen domine etti.

Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı

Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde

14.09.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçe'de güvensizlik duygusu tavan yaptı
Fenerbahçeli futbolcular Gaziantep maçı öncesinde büyük bir belirsizlik, otorite boşluğunun getirdiği rahatsızlık ve kariyerlerini koruma içgüdüsüyle gelişen profesyonel bir bıkkınlık içinde. Adeta bir cenderenin içine sürüklendiler. İsmail Kartal'a destek açıklaması yapmamaları da hocaya tepkiden çok, kulüp içindeki yangına benzin dökmeme ve kendilerini güvenli alanda tutma çabası olarak öne çıktı.






Hep camia, taraftar ya da kamuoyu tarafından bakıyoruz... Bir de bu işin asıl aktörleri var. Beşiktaş yenilgisi ile başlayan, Roma beraberliği ile yükselen ve İsmail Kartal'ın istifa edip döndüğü süreci birebir yaşayan Fenerbahçeli futbolcuların durumları neredeyse tamamen unutulmuş durumda.






Aslında Fenerbahçe'de yaşanan, Fatih Tekke'nin Ferencváros maçından sonra istifa edip döndürülüp Amed maçından sonra görevi bıraktığı sürece çok benzeyen bir süreç yaşanıyor.






İşin ilginci ise bu süreçte hiçbir Fenerbahçeli futbolcunun "Hocamıza inanıyoruz, onu geri istiyoruz" açıklaması yapmaması. Bu durum bile soru işareti yaratırken, sarı-lacivertli futbolcuların nasıl bir psikolojik durum içinde olduğu herkesin merak konusu.






İsmail Kartal'ın yaşadığı süreci yönetim ile hoca arasındaki bağın koptuğu şeklinde değerlendiren oyuncular var. Futbolcu grubu bu güvensizliği hisseder. "Yarın kimin kalacağı, hangi sistemle oynanacağı belirsiz" duygusu hâkim olmuş durumda. Futbolcuların saha içi motivasyonu ve hocaya olan bağlılık duygusu zedelendi.






Saha sonuçları ne olursa olsun, bir teknik adamın istifa noktasına gelmesi soyunma odasında suçluluk ve huzursuzluk yaratır. Üst üste gelen çalkantılı süreçler futbolcularda mental tükenmişlik oluşturdu. Hangi taktiğe, hangi disipline odaklanacaklarını şaşırmış durumdalar.






Takımdaki belirsizlik anlarında futbolcu, kolektif başarıdan ziyade kendi durumunu düşünmeye erken başladı.

İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti

14.09.2026 10:56:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti... Çorum FK formasıyla çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlayan Cengiz, 0.39 gol beklentisinden 2 gol çıkardı. %83.3 şut isabeti yakaladı.






Fenerbahçe'de istifa edip geri dönen teknik direktör İsmail Kartal'ın Cengiz Ünder'in kalmasını istediği ortaya çıktı. Hatta milli futbolcuyu hazırlık maçlarında da kullandı. Admira'yı 5, Pogon'u 4 golle geçerek Şampiyonlar Ligi 2. turundaki Gornik maçı öncesi gövde gösterisi yapan Fenerbahçe'de Cengiz Ünder fırtınası esti o dönemde.






İsmail Kartal'ın iki maça da ilk 11'de başlattığı Cengiz, 121 dakikada attığı 2 gol, yüksek pas isabeti ve etkili dikine oyunuyla takımın en önemli hücum silahı olacağının işaretlerini verdi.






İsmail Kartal da Dorgeles Nene'nin satılıp Cengiz'in sağ kanat rotasyonunda kalmasını istiyordu. Ancak Aziz Yıldırım yönetimi, tecrübeli oyuncuya yerleri olmadığını iletti. Kartal da Cengiz'i önce hazırlık maçlarının kadrosundan, sonra da yönetimin isteğiyle UEFA kadrosundan çıkardı.






Yönetim de Cengiz'in sözleşmesini feshedip Çorum'a gitmesinin önünü açtı. Cengiz, dün Çorum'un Samsunspor'u 5-1 yendiği maçta adeta şov yaptı; performansıyla "buradayım" dedi.






Çorum formasıyla 0.39 beklenen gol (xG) üretmesine rağmen tam 2 gol çıkardı. Kaleyi bulan şutlarının kalitesini gösteren xGOT değerinin 1.05 olması, vuruş tekniğinin ve kaleyi gördüğündeki tehdidinin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha hatırlattı. Çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlaması (%83.3 şut isabeti), hücumda ne kadar odaklı ve etkili hareket ettiğini gösterdi.

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu

Camia böyle devam ederse Galatasaray'ın 'korkunç' şampiyonsuz 14 sezonluk rekorunun kırılmasından korkuyor… Ancak Fenerbahçe camiası da ezeli rakiplerinin 1968-69'dan 1986-87'ye geçen dönemde yaptığı hataları birebir tekrarlıyor.
 

13.09.2026 16:53:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Galatasaray 14 sezon üst üste şampiyon olamadı... Fenerbahçe için de bu süre hızla aktı. En son şampiyon olunan 2013-14 sezonundan bu yana 12 sezon geçti. Ezeli rakibin korkunç rekorunu kırmak artık işten bile değil.






İsmail Kartal'ın gidip gelmesi, Aziz Yıldırım'ın "beceremiyor" dendikten sonra "kurtarıcı" gibi dönmesi Fenerbahçe'nin içinde olduğu kaosun belki de en net anlatımı oldu.

Peki geçmiş yıllara bakarsak Galatasaray o korkunç sarmalda Fenerbahçe'nin bugününe benzer şeyler yaşadı mı?






Galatasaray, 1968-1969 sezonundaki şampiyonluğunun ardından 1986-1987 sezonuna kadar süren ve tam 14 sezonluk o meşhur şampiyonluk hasreti sırasında, İsmail Kartal'ın dönüp dolaşıp göreve gelmesi gibi, Coşkun Özarı, Turgay Şeren ve Fethi Demircan gibi isimleri defalarca göreve getirdi.






Galatasaray o yıllarda kadroda sık sık revizyon yaptı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız isimler kısa sürede gözden düşüp takımdan ayrıldı. Takım olgusu yaratmak yerine sürekli yenilenen kadrolarla sezona başlandı.






Şampiyonlukların kıl payı kaçtığı veya puan kayıplarının yaşandığı dönemlerde camia, başarısızlığın merkezine hakem kararlarını ve federasyon yönetimlerini koyan yoğun bir algı üretti.

10. yıldan sonra taraftar arasında "Ne yapsak olmuyor" düşüncesi hâkim oldu. Son haftalara yarışta girilse bile tribünlerde şampiyonluğun yine kaçacağına dair karamsar bir atmosfer oluştu.

Uğurcan Çakır korkutuyor!

Uğurcan şu ana kadar Galatasaray'a doğrudan maç kaybettirmedi; doğrudan gole sebebiyet veren büyük bir hatası da yok. Ancak 7.16'lık ortalama reytingi ve özellikle Sporting ile Çorum FK maçlarındaki düşük performansı, ritim kaybının Dünya Kupası'ndan beri sürdüğünü gösteriyor.
 

13.09.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır, geçen sezon transfer olduğu Galatasaray'da beklentilerin de üzerine çıkarak şampiyonlukta pay sahibi olmuştu. Ancak özellikle Dünya Kupası'nda kötü oynaması ve o dönemde başlayan performans düşüklüğü bu sezona da sirayet etti.






Uğurcan Çakır belki de şu ana kadar bariz hatalar yapmadı, Galatasaray'a maç kaybettirmedi; ancak bu sezon hiçbir maçta öne çıkıp maç kazandıran isim de olmadı.

Çıktığı maçlarda 11 şutun 4'ünü gol olarak kalesinde gördü. Kurtarış yüzdesinin %63.6 seviyesinde kalması, kalesine gelen neredeyse her üç şuttan birinin golle sonuçlandığını gösteriyor.






Engellenen gol beklentisi verisi -0.24 (diğer veride -1.23) olarak ölçülmüş. Bu tablo, Uğurcan'ın yememesi gereken veya çıkarabileceği pozisyonlarda ekstra bir hamle yapıp "maç kazandıran" kurtarış üretemediğini doğruluyor.

Kalesinde gördüğü 4 golün 2'si ceza sahası dışından. Üst düzey bir kalecinin ceza sahası dışı şutlarda bu oranda gol yemesi, konsantrasyon ve reaksiyon süresindeki düşüşe işaret ediyor.






Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!

El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir
 

13.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Sezon başında Leipzig idmanlarının tamamını eksiksiz tamamlayan, hatta Almanya Kupası ilk maçında yer alan El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. 1.96 boyu olan 91 kiloluk Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir.






Galatasaray ve özellikle Okan Buruk'un yaptırdığı transferler üzerine oyunlar oynanmaya devam ediyor... Bu kez de yeni transfer El Chadaille Bitshiabu'nun kilolu olduğuna dair dedikodular üretilmeye başlandı. Bunu üretenler ise hafta içinde "Abdülkerim Bardakcı sakat, Sporting maçında oynamayacak" dedikodularını çıkaranlarla aynı cenahlar. Bu cenahlar, Okan Buruk'un kendilerini "sakat değil" diye yalanlamasının hemen ardından Sporting karşısına Ismail Jakobs'la çıkmasının intikamını "Bitshiabu'nun 3 kilo fazlası var" diyerek almaya çalışıyor.






Kongo DC asıllı Bitshiabu 1.96 boyunda olmasına rağmen şu anda 91 kilo... "Kilolu" denebilecek bir durumu yok. 1.96 m boyundaki modern bir stoper için 90-95 kg aralığı kilolu olmaktan ziyade atletik, kaslı ve kalıplı bir stoper fiziğini temsil eder. Bitshiabu iddia edildiği gibi 88 kiloya düşerse sırtı dönük top saklayan güçlü santrforlara (örneğin Lukaku ya da Vlahovic...) karşı omuz omuza mücadelelerde caydırıcı kütle avantajını yitirebilir.






PSG altyapısında oynarken henüz 13-14 yaşlarında 1.90 üzerine çıktı, devasa fiziğiyle dikkat çekti. O dönemde fiziki üstünlüğü ve hızlı büyümesi kamuoyunda "yaş tespiti" ve "erken fiziksel gelişim" tartışmalarına konu oldu; ancak kariyerinin hiçbir döneminde performansını olumsuz etkileyen veya tıbbi ya da disiplinsel anlamda bir "kilo" sorunu yaşamadı.






Leipzig'in sezon başı hazırlık kampı Donaueschingen'de yapıldı. Bitshiabu da Alman ekibinin sezon başı kamp dönemine eksiksiz katıldı, fiziksel ve taktiksel hazırlıklarını tamamladı. Sezonun ilk resmi mücadelesi olan DFB-Pokal karşılaşmasının maç kadrosunda da yer aldı, sonra Galatasaray'a geldi.

Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?

İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eski takım arkadaşı eleştirdi

13.09.2026 07:14:00
Haber Merkezi
 
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Juventus'un eski oyuncularından Claudio Marchisio, İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek serbest statüde Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eleştirdi.






Marchisio, Corriere dello Sportun YouTube kanalında yayımlanan "Se Fossi Tu" (Senin Yerinde Olsaydım) programında Vlahovic'in ayrılık sürecini değerlendirdi. Eski İtalyan millî takım oyuncusu, Sırp santrforun yerinde olması hâlinde Juventus'un sunduğu fırsatları ve 9 numaralı formayı paradan üstün tutacağını savundu. Juventus'ta kalmak adına daha yüksek bir maaş teklifini reddedeceğini ifade eden Marchisio, Vlahovic'in Şampiyonlar Ligi'nde yer almayan bir takıma gidişini sorguladı.






"Onun yerinde olsaydım tamamen farklı davranırdım. Juventus'un ona sunduğu fırsatı —sadece maddi yönden değil— 9 numaralı formayı giyme, ilk 11'de yer alma ve kulübün birincil forveti olma ayrıcalığını her şekilde değerlendirirdim."






"Sonuçta kendimi Şampiyonlar Ligi'nde oynamayan ama yine de önemli bir kulüp olan Beşiktaş'ta bulmuş bir Vlahovic var. Ben bu süreci kesinlikle farklı yönetirdim. Juventus'ta kalabilmek adına daha yüksek bir maaş teklifinden vazgeçer miydim? Kesinlikle evet."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.