Çarşı-pazarda yangın mı varmış?
Mutfaklar alev alev miymiş?
Ekonomik gidişatta sıkıntılar mı varmış?
Zamlar, yağmurlardan daha hızlı, daha şiddetli mi yağıyormuş?
Kiracı-ev sahibi kavgaları had safhaya mı ulaşmış?
Sayfalarca uzayıp gidecek olan bu listeleri özetleyen iki kelimeyi, sadece iki kelimeyi, en yetkili ağızdan nihayet işittik.
Hiç kimse, ne hacısı ne hocası 'hayır, böyle bir şey yoktur' diyemez.
Ülkenin mevcut manzarasının, hem yakından hem de uzaktan görüntüsünün adını koyan bizzat, yirmi yıldır en tepe yöneticisi olan Sayın Cumhurbaşkanıdır.
Mutlak ve kesin bir 'kötü gidişat' söz konusudur.
Bu isimlendirmeyi, bu tespiti ve bu okumayı bizzat eserin sahibi yaptığına göre, hiç kimse aksini iddia edemez ki zaten, yediden yetmişe herkes, bu kötü gidişatın bir şekilde hem şahidi hem de mağdurudur.
Adını bizzat Sayın Cumhurbaşkanının koyduğu bu vaziyetin ve bu kötü sonucun altında elbette ki kendilerinin imzaları bulunmaktadır.
Onun içindir ki, bunu ancak kendilerinin düzeltebileceklerini işaret ederek; '31 Mart yerel seçimlerinden sonra, bu kötü gidişata son vereceğiz' vaadinde bulunmaktadır.
Bu vaat, aynı zamanda, en yetkili ağızdan yapılmış bir itiraftır.
Yıllardan beridir ülke, kötü yönetilmiştir ki, sonunda 'kötü gidişat' ortaya çıkmıştır.
'Kötü gidişat' hayatın hemen her alanında devam etmektedir ki, bir tarih verilerek, o tarihten sonra sonlandırılması vaat edilmektedir.
Şimdi, en yetkili ağızdan yapılan bu tarihi itiraftan sonra, malum gazetelerin köşelerinden, malum televizyonların ekranlarından, bol keseden atan, toz-pembe tablolar çizen, iktidara asla toz kondurmayan gazeteci ve yorumcuların nasıl tavır takınacaklarını gerçekten merak ediyoruz.
Yirmi yıldır, ülkenin en tepesindeki sayın yönetici 'kötü gidişattan' söz ediyor, sizler ise, neredeyse hayatın her alanıyla ilgili, kitleleri yanıltacak yazılar yazıyorsunuz ve yorumlar yapıyorsunuz.
Bu millet ve tüm dünya ülkeleri, eserin sahibine mi inansınlar yoksa sizlere mi inansınlar?
Bu durumda, 'bu kötü gidişat kimin eseri' sorusunu sormanın da bir anlamı kalmıyor herhalde.
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- BTP’nin Viyana çıkarması muhteşemdi / 11.02.2026
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026





























































