logo
27 NİSAN 2026

Bu özelleştirmeden vazgeçilmeli


TZOB Genel Başkanı Bayraktar, şeker pancarının alternatifi olmadığına işaret ederek, "Hükümetimizden 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi kararının iptalini bekliyoruz. Bu özelleştirmeden vazgeçilmelidir. Çiftçi ve işçi örgütleri, bu fabrikaların özelleşmesine karşılar" dedi

01.04.2018 00:00:00
YENİ MESAJ/ANKARA

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ankara'daki Birlik merkezinde düzenlediği basın toplantısında, kendileri için şeker pancarı üretiminin sürmesinin vazgeçilemeyecek bir konu olduğunu bildirerek, "Şeker pancarının alternatifi yoktur. Bu konudaki görüşlerimizi de hükümetimize ilettik.

Hükümetimizden 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi kararının iptalini bekliyoruz. Bu özelleştirmeden vazgeçilmelidir. Biz, çiftçimiz, tüketicilerimizin sağlığı açısından endişeliyiz. Pancar şekerinin, diğer şeker kaynaklarına göre çok daha sağlıklı olduğunu bilim adamları, bütün uzmanlar dile getirmektedir" dedi. Özelleştirilecek 14 fabrikaya 1575 köyümüzden 47 bin 758 çiftçinin pancar verdiğini söyleyen Bayraktar, şunları söyledi: "Bu fabrikalar, 4 binin üzerinde çalışanla 7 milyon ton şeker pancarı işlemekte ve 947 bin ton şeker, 322 bin melas, 2 milyon 74 bin ton yaş küspe üretmektedir. Bizim için şeker pancarı üretiminin sürmesi vazgeçilemeyecek bir konudur." 

Glikoz oyununa dikkat

Son yapılan kanun değişikliğinde nişasta bazlı şeker kotası konusundaki düzenlemenin de yer aldığını bildiren Bayraktar, "Basında nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 5'e indirileceği, glikozun bu kapsamdan çıkarılacağı haberleri yazılmaktadır. Glikoz kapsam dışına çıkarılırsa, nişasta bazlı şeker kotasının düşürülmesinin bir anlamı kalmaz. Firmalar bu yolu kullanarak nişasta bazlı şeker kotası dışında glikoz üretir ve kotayı anlamsız kılarlar. Cargill gibi firmalara da gün doğar. Zaten günümüzde de denetim yetersizliğinden merdiven altı üretimi de ilave ettiğimizde kotanın çok üzerinde nişasta bazlı şeker üretiliyor" dedi. 
Bayraktar, nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 5'e düşürülmesini, bunun yeterli olup olmadığını sorması üzerine "Yüzde 5 meselesi değil. Problem glikozun serbest bırakılmasıdır. Glikoz serbest olduğu zaman kotaların yüzde 5'e düşürülmesi bir anlam ifade etmiyor" şeklinde konuştu. 
 
Özelleştirmeler başarısız

Et Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, TEKEL, Orman İşletmeleri özelleştirmelerinin başarısız olduğuna işaret eden Bayraktar, şunları söyledi: "Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden sonra fabrika kâr yapmadı. İşadamı bir sene iki sene dayandı. 'Bu rantabl, verimli değil. Ben bundan vazgeçiyorum' derse ne olacak? Yani bizim iddiamız o. Poları düşük bu fabrikalar Türkşeker'in bünyesine üretime devam edebilir ama özelleştirdiğiniz zaman kâr yapmayabilir. Günümüzde, bu özelleşen fabrikaların üretim yaptığı bölgelerde pancarın poları düşük. Türkşeker'in bünyesinde kâr yapan fabrikalar da var. Poları yüksek olan bölgelerden alım yapan fabrikalar kâr yapıyor. Poları düşük olan fabrikalardan alım yapan fabrikalar kârda değil. Ama Türkşeker toplamda kârda. Zarar eden fabrikaları absorve edebiliyor, yürütebiliyor."

Depolar patates dolu

Bayraktar, iç tüketimin yaklaşık 4.1 milyon ton, tohumluk kullanımının 400 bin ton civarında olduğu patateste üretimin 4.8 milyonu bulduğuna işaret ederek, "Pazarlama da sorunlar baş gösterdi. Arzdaki fazlalık arz talep dengesini arz lehinde bozdu. Bunun sonucu olarak da patates fiyatları fevkalade düştü. Yaşanan pazarlama sorunundan en fazla üreticimiz etkileniyor. Ortalama olarak bakıldığında patates fiyatı 40 kuruş olsa da Niğde ve Nevşehir'de fiyatlar 15-20 kuruşa kadar geriledi. Son yaptığımız çağrıdan bu yana depolarda yaklaşık 50 bin tonluk azalma oldu. Yine de hali hazırda Niğde ve Nevşehir'de 300-350 bin ton patates alıcı beklemektedir. Üretim planlaması yapılamıyorsa bunun sorumlusu çiftçimiz değildir. Devletin sorunudur" dedi.

Parsayı marketler ve aracılar götürüyor

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mart ayında, market fiyatlarındaki artıştan üreticinin yararlanamadığının görüldüğünü, fiyat alınan ürünler içinde Mart'ta üreticide sadece 9 üründe fiyatlar artarken, markette bu sayının 20'yi bulduğuna dikkati çekerek, "Üreticide 12, markette 18 üründe fiyatlar geriledi. Markette 3, üreticide 12 üründe ise fiyatlar değişmedi" dedi. Mart ayında fiyatı en fazla artan ürün marketlerde yüzde 28.29 ile sivri biber, üreticide ise yüzde 17.84 ile ıspanak oldu. Mart ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı lahanada yüzde 446.22'yi, patateste yüzde 358.33'ü, karnabaharda ise yüzde 325.68'i buldu. 

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in Erzurum'da ifadesi alınıyor.

27.04.2026 14:08:00 / Güncelleme: 27.04.2026 14:21:20
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme: Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü ifadeye çağrıldı
Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrıldı
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrıldı.
Yalova İl Emniyet Müdürü olan Delen, talimat üzerine Erzurum'a geldi. Delen'in Erzurum Adliyesi'nde ifade işlemleri başladı.
Tunceli'de 2019-2021 yılları arasında İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüten Yılmaz Delen, 23 Ocak 2026'da Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne atanmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.
Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmış, Tunceli Devlet Hastanesi'nin bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. de gözaltına alınmıştı.

Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor

İstanbul Beykoz'da gündüz saatlerinde çıkan ve geniş bir alana yayılan orman yangınına 7 saattir müdahale devam ediyor

27.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor
Beykoz'daki yangını söndürme çalışmaları devam ediyor
İstanbul Beykoz'da gündüz saatlerinde çıkan ve geniş bir alana yayılan orman yangınına 7 saattir müdahale devam ediyor.

Beykoz Kılıçlı Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 15.50 sıralarında çıkan yangına itfaiye ekiplerinin karadan müdahalesi sürüyor.

Beykoz-Şile sınırındaki yangının geniş bir alana yayılması ve kısıtlı ulaşım imkanı nedeniyle ekiplerin müdahalesi güçlükle devam ediyor.

Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Beykoz'da, ormanlık alanda çıkan ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alındığı bildirilen yangında ormanın başka bir bölgesinde alevler yükseldi

26.04.2026 20:55:00 / Güncelleme: 26.04.2026 21:00:45
AA
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Kılıçlı Mahallesi Karakiraz mevkisinde bulunan ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Kısa sürede büyüyen alevler geniş bir alana yayıldı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı arazözler ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Söndürme çalışmalarına yangın söndürme helikopterleri de katıldı.

Yangın nedeniyle yükselen dumanlar Anadolu Yakası'nın farklı yerlerinden de görüldü.

İstanbul Valiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Beykoz ilçesi Kılıçlı Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 15.50 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına 3 söndürme helikopteri, 17 arazöz ve 80 personel ile müdahale edilmiştir. Yangın saat 18.30 itibarıyla kontrol altına alınmış olup yangından 3 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür." ifadelerine yer verildi.

Yangının itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alındığı kaydedilirken ormanın farklı bir bölgesinde yeniden alevlerin yükseldiği görüldü.

Ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor. 

KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs konusunda sergilediği yaklaşımı "adaletten uzak" olarak tanımladı

26.04.2026 18:34:00
AA
KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi
KKTC Başbakanı Üstel, AB'nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımını "adaletten uzak" olarak niteledi

Türk Ajansı Kıbrıs'a (TAK) göre Üstel, 24 Nisan'da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) düzenlenen gayriresmi nitelikli AB Liderler Zirvesi'ne ilişkin açıklamalarda bulundu.

Zirveyi yakından takip ettiklerini belirten Üstel, ortaya çıkan tablonun, AB'nin Kıbrıs meselesinde yıllardır sürdürdüğü taraflı ve adaletten uzak yaklaşımının değişmediğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

Üstel, 2004'teki Annan Planı referandumunda çözüme "evet" oyu veren Kıbrıs Türk halkının cezalandırıldığını, "hayır" diyen Rum tarafının ise adanın tamamını temsil edermişçesine AB üyeliğiyle ödüllendirildiğini aktardı.

AB'nin o dönemde Kıbrıs Türk halkına verdiği izolasyonların kaldırılması ve açılımların sağlanmasına yönelik sözlerinin hayata geçirilmediğini kaydeden Üstel, bugün de durumun değişmediğini vurguladı.

Üstel, "Rum yönetimi, Doğu Akdeniz'deki maksimalist politikalarına Avrupa'yı dahil etmek, askeri koruma arayışını kurumsallaştırmak ve Türkiye ile KKTC karşısında siyasi bir blok oluşturma niyetindedir. Rum yönetimi, ısrarla tüm dünyaya Türkiye'yi ve KKTC'yi tehdit olarak algılatma ve hedef gösterme piyesini sergilemeye devam etmektedir." görüşünü paylaştı.

Bölgedeki gerilimi artıran tarafın ne Türkiye ne de Kıbrıs Türk halkı olduğunu söyleyen Üstel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Aksine, son yıllarda hızla silahlanan, çeşitli ülkelerle askeri anlaşmalar yapan, adayı yabancı askeri varlıkların merkezi haline getiren, savaşların ortasına atan ve hem Türkiye'ye hem de KKTC'ye tehdit dili kullanan taraf Rum yönetiminin kendisidir. AB artık bu gerçekleri idrak etmelidir."

Kıbrıs Türk halkı haklarından vazgeçmeyecek

Üstel, adada Kıbrıslı Türklere saldıran, evlerini yakan, çadırlarda yaşamaya mahkum eden, katleden, toplu mezarlara gömen, ortaklık cumhuriyetinden atan ve tüm çözüm planlarını reddederek adada kalıcı uzlaşıya varılmasının önünü tıkayanın Rum yönetimleri olduğunu vurguladı.

Yaşanan bu vahşete garantörlük hakkını kullanarak "dur" diyen ve adada 50 yılı aşkın süredir barışın hüküm sürmesini sağlayan tarafın Türkiye olduğuna dikkati çeken Üstel, Kıbrıs Türk halkının haklarından, egemen eşitliğinden ve güvenliğinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Üstel, KKTC hükümeti olarak Türkiye'nin güçlü desteğiyle şekillenen egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki devletli çözüm vizyonunu kararlılıkla savunmayı sürdürdüklerini belirtti.

Her platformda bu siyaseti anlatmaya ve somut adımlarla güçlendirmeye devam edeceklerinin altını çizen Üstel, "Hiç kimse Kıbrıs Türk halkının baskılar karşısında geri adım atacağını düşünmemelidir. Bu mücadele, egemenliğin, güvenliğin ve onurlu bir geleceğin mücadelesidir." ifadesini kullandı.

Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret

Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48’e ziyarette bulundu

26.04.2026 15:31:00
Haber Merkezi
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48'e ziyarette bulundu. Ziyarete, Meltem TV ve Köy TV Yöneticisi Adem Birinci, Genel Müdür Mustafa Uğurlu ve yorumcu Hasan Hüseyin Tekin katıldı.

Heyet, ziyaret kapsamında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan Hoş Geldin Atatürk adlı kitabı TV48 ekibine hediye etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, medya alanında yapılabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

İlerleyen süreçte ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler dile getirilirken, ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafların ardından sona erdi.

İstanbul'da büyük operasyon

İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

25.04.2026 11:27:00 / Güncelleme: 25.04.2026 11:33:40
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, silah kaçakçılarına yönelik geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi. Pendik'te kırsal bir alanda binlerce silah üretiminde kullanılabilecek parçaların gizlendiği yönünde istihbarat alan ekipler, tespit edilen araziyi takibe aldı.



Havadan dron ile bölgeyi didik didik inceleyen emniyet ekipleri, arazide toprak altına inip çıkanlar olduğunu saptadı. Yapılan çalışmalarda toprak altında dron destekli arazi taramalarında yeraltı su deposu tespit edildi.

Drone ile su kuyusunda yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Dün söz konusu bölgeye düzenlenen baskında, boş su deposunda çuvallara gizlenmiş 3 bin 92 adet tabanca yapımında kullanılacak parça, bin 869 sürgü ve çok sayıda çeşitli silah parçası ele geçirildi.



Silahlarla bağlantısı bulunan 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan operasyon ile Türkiye genelinde bugüne kadar tek seferde ele geçirilen silah yapımında kullanılacak en yüksek miktarda silah parçası olduğu belirtildi.

Yakalanan 4 silah kaçakçısı, sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü.

Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kentteki 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

25.04.2026 05:02:00
AA
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Gülistan Doku olayıyla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E, gözaltına alındı.

Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

12 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. 

Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor


 
 
Son yıllarda vize başvurusu yapmak isteyen vatandaşların karşılaştığı randevu krizi, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 'Randevuları önceden kapatan' vize şirketleri, ülkeye göre 300-1000 Euro para talep ediyor.
 

25.04.2026 00:34:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor

Schengen vize randevuları resmen erişilemez hale geldi. Özellikle Türklerin rağbet gösterdiği İtalya, Almanya, Fransa ve İspanya için vize randevusu almak 'deveye hendek atlatmak'tan daha zor... Vize randevuları karaborsaya düşmüş durumda. Pek çok kişi, haftalar hatta aylar boyunca randevu sistemi üzerinden boşluk yakalayamadığını ifade ederken, aynı tarihler için sosyal medya ve çeşitli aracı kanallar üzerinden ücret karşılığında randevu temin edilebildiği belirtiliyor.


1000 Euro'ya kadar çıkabiliyor

Vize randevuları 300 ila 1000 Euro arasında değişiyor. Bu süreçte Telegram ve WhatsApp grupları, bireysel aracılar ve 'danışmanlık hizmeti' adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların öne çıktığı belirtiliyor. Bir diğer dikkat çeken iddia ise, randevu sistemine otomatik yazılımlar (botlar) aracılığıyla erişim sağlanarak açılan kontenjanların saniyeler içinde kapatıldığı yönünde. Kullanıcılar, manuel olarak sisteme giriş yapan bireylerin bu hız karşısında şansının olmadığını savunuyor.

Öğrenci, turist ve iş dünyası mağdur

Yaşanan aksaklıklar özellikle öğrenciler, iş insanları ve turistik seyahat planı yapan vatandaşlar üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Eğitim başlangıç tarihlerinin kaçırılması, iptal edilen uçuş ve konaklama rezervasyonları ile iş görüşmelerinin ertelenmesi en sık karşılaşılan sonuçlar arasında yer alıyor.

Kullanıcılar nelere dikkat etmeli?

• Başvurularınızı mümkün olduğunca konsolosluk ve yetkili resmi platformlar üzerinden yapın.
• Sosyal medya üzerinden gelen yönlendirmelere temkinli yaklaşın.
• 'Garantili vize', 'kesin sonuç' gibi gerçek dışı vaatlere itibar etmeyin.
• Hizmet almayı düşündüğünüz firmaları mutlaka araştırın. Vergi kaydı, fiziksel adresi ve kullanıcı yorumlarını kontrol edin.
• Ödeme yaparken kişisel IBAN'lar yerine kurumsal ve faturalı işlemleri tercih edin.
• Ayrıca iletişim kurduğunuz hesapların doğruluğunu teyit edin ve güvenilirliği kanıtlanmamış kişi ya da kurumlarla işlem yapmaktan kaçının. 

BTP'den madencilere destek

BTP, Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi. BTP Sözcüsü Lütfullah Önder burada yaptığı açıklamada, "Madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Bu konu partimizin en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi" dedi 

24.04.2026 17:47:00 / Güncelleme: 24.04.2026 17:50:50
Haber Merkezi
BTP'den madencilere destek
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.

Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.

BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi:

"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.

"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"

Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.



"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"

3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.

"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."

Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.

"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"

Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"

57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı

Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı.

24.04.2026 14:26:00
İhlas Haber Ajansı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı. Şebekenin 17 ilde 32 kişiyi yaklaşık 57 milyon TL dolandırdığı tespit edildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile ilgili şube müdürlükleri tarafından müşterek yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya üzerinden reklam vererek yatırım yapma ve para kazanma vaadiyle vatandaşları dolandıran şebekeye yönelik 11 aylık planlı çalışma gerçekleştirildi.



Karabük'te dolandırılan vatandaşların ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin elde ettikleri suç gelirlerini paravan şirketler üzerinden şahıs hesaplarına aktardıkları, ardından kripto para borsalarında kaybettirme yöntemiyle aklamaya çalıştıkları belirlendi.

Yürütülen operasyonel faaliyetlerde 27 şüphelinin, Karabük ile birlikte toplam 17 ilde 32 müştekiden yaklaşık 57 milyon TL haksız kazanç sağladığı tespit edildi.



Şüphelilerin yakalanmasına yönelik Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Gümüşhane, Kocaeli ve Kütahya'da Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 4'ü ifadelerinin ardından cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla salıverildi. Mahkemeye çıkarılan 18 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Firari 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, halkın huzuru ile can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.