logo
29 NİSAN 2026

Bu sinsi hastalığa aman dikkat!

 Dünyayı tehdit eden sinsi hastalık

29.07.2019 00:00:00
Bu sinsi hastalığa aman dikkat!
Bu sinsi hastalığa aman dikkat!

 Prof. Dr. Gümürdülü: "Birçok insan hepatit olduğunun farkında değil"   

 İç Hastalıkları, Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, hepatitin çok geç fark edilen hastalık grupları arasında yer aldığını, hastaların yaklaşık yüzde 50'sinin hastalığın farkında bile olmadığını söyledi. 

  Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, hepatit için farkındalık oluşturulan 'Hepatit Farkındalık Günü' nedeniyle uyarıda bulunurken, insan vücudunda halsizlik dışında hiçbir belirti vermeyen, bu nedenle de yorgunluk olarak algılanan bu hastalığın genelde çok geç fark edildiğini bildirdi.

Hepatitin bulaştıktan sonra çoğu hastada genellikle gribal enfeksiyon gibi seyrettiğini, az bir kısmının ise sarılıkla ilerlediğini belirten Prof. Dr. Gümürdülü, "Bu dönemde hastalık tanınamazsa, sonrasında sessizleşerek kronikleşiyor. Oysa yapılacak bir kan testi ile hastalığın teşhisinin konması mümkün" diye konuştu. 
 
Gümürdülü, "Hepatit, en basit anlamıyla karaciğerin fazla belirti ve sessiz seyreden bir enfeksiyon ve birçok nedenle bağlı olarak oluşabilmekte. Bu nedenlerin başında viral enfeksiyonlar gelmektedir. Viral hepatitlere sebep olan farklı hepatit virüs tipleri (hepatit A, B, C, D ve E) bulunmaktadır. Bunlardan Hepatit B, C ve D kronik karaciğer hastalıklarına yol açmaktadır'' uyarısında bulundu. 

  Hepatitin, HIV (AIDS), sıtma ve tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıklardan çok daha yaygın olduğunu belirten Gümürdülü, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2017 Küresel Hepatit Raporu'na göre, 2015 yılında 257 milyon kişinin Hepatit B ve 71 milyon kişinin Hepatit C enfeksiyonu ile enfekte olduğunun açıklandığını vurguladı. 
 
  Yüzde 5'i hastalığı fark ediyor 
 
Dünyada viral hepatit hastalarının sadece yüzde 5'inin bu virüslerle karşılaştığını fark edebildiğini dile getiren Gümürdülü
, "Viral hepatit B ve C, dünya çapında 300 milyondan fazla insanı etkileyen önemli sağlık sorunudur. Karaciğer sirozunun temel nedenleridir, ayrıca karaciğer kanserine de neden olabilmektedir. Her yıl yaklaşık 1 milyonun üstünde ölüme yol açar. Dünyada viral hepatit ile yaşayanların sadece yüzde 5'i bu virüslerle karşılaşıp karşılaşmadıklarının farkındadır. Çünkü çoğu zaman siroz olana kadar belirti vermez" dedi. 
 
  Hepatit B ve C 

  Hepatit B ve Hepatit C virüslerinin uzun dönemde kronik karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanserine yol açabildiği için ayrı bir öneme sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Gümürdülü, hastalığın bulaşma yöntemlerini şöyle sıraladı: 

  ''Kontrol edilmemiş kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu, uygun şekilde steril edilmemiş cerrahi malzemelerin kullanıldığı tıbbi girişimler ya da diş hekimliği müdahaleleri, kullanılmış enjektör paylaşımı, tıraş bıçağı, diş fırçası gibi eşyaların paylaşımı, uygun şekilde steril edilmemiş araçlarla yapılan dövme, akupunktur ya da vücut takılarının uygulanması, Hepatit B ve C taşıyıcılarının aile içi teması, anneden bebeğe doğumda ve sonrasında, korunmasız cinsel ilişkidir'." 
 
Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, Hepatit B'den korunmanın en etkili yolunun ise aşılama olduğunu, 1998 yılında çocukluk çağı aşı takvimine eklenen Hepatit B aşısının görülme sıklığının azalmasını sağladığını ifade etti. Gümürdülü, ülkemiz için Hepatit B'nin hala ciddi bir sağlık problemi olduğunun altını çizdi. 

  Hepatit C virüsüne karşı aşı henüz bulunmadığını, ancak kullanılmaya başlayan yeni ilaçlarla yüzde 95 üzerinde iyileşme sağlandığını söyleyen Gümürdülü, aşı dışında hastalıktan korunmanın en etkili yolunun korunma önlemlerinin alınması ve hijyene dikkat edilmesi olduğunu söyledi. 
 
  Hapatit A 

  Çocukluk çağlarında hafif belirtilerle geçirilen Hepatit A enfeksiyonunun ilerleyen yaşlarda daha ağır seyrettiğini söyleyen Yüksel Gümürdülü şunları kaydetti: 

  ''Ülkemizde hijyen kurallarına ve temizlik koşullarına uyum, temiz su kaynaklarına ulaşımın artışı, sosyoekonomik koşullarla ilgili diğer göstergelerin iyileşmesi ve 2012 yılı sonu itibariyle başlayan Hepatit A aşı uygulamaları başarılı sonuç vermiştir. Halen ülkemizde çocuklara 18. ve 24. aylarda, risk grubundaki kişilere aşı programı sağlık kuruluşlarımızda ücretsiz uygulanmaktadır.'' 
 
  Hepatit D 
 
Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, Hepatit D'nin ise hepatit B virüs (HBV) ile enfekte olan kişilerde hastalığa yol açabildiğini belirterek
, "HBV'nin yokluğunda enfeksiyon yapamaz. Hafif seyreden HBV enfeksiyonunu daha ağır ve hızlı seyreden bir hastalığa dönüştürebilir. Bulaşma esas olarak damar içi madde bağımlılarında, kan ve kan ürünleri transfüzyonuyla olur, cinsel yolla bulaşma ve anneden bebeğe bulaş riski düşüktür" dedi. 
 
  Hepatit E 
 
İç Hastalıkları, Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü Hepatit E virüsünün (HEV) spesifik bir tedavisi ve aşısı olmadığını anlattı. Gümürdülü
, "HEV, erişkinlerde çocuklardan daha sık görülür. Özellikle gebelikte geçirildiğinde Hepatit E hastalığı daha ağır seyreder. Gebelerde son 3 aylık dönemde HEV enfeksiyonu geçirildiğinde düşük, erken doğum, ciddi karaciğer yetmezliği ile ölüm riskinin artmasına sebep olabilir'' diye konuştu. 
 

Ali Demirçalı görevden uzaklaştırılmıştı; Yüreğir Belediye Başkanvekili belli oldu

Yargılandığı davada "rüşvet vermek" suçundan 5 yıl 3 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan başkanvekili seçimini CHP'li meclis üyesi Cafer Boyraz kazandı. 

29.04.2026 14:23:00
Haber Merkezi
Ali Demirçalı görevden uzaklaştırılmıştı; Yüreğir Belediye Başkanvekili belli oldu
Ali Demirçalı görevden uzaklaştırılmıştı; Yüreğir Belediye Başkanvekili belli oldu
Yüreğir Belediye Meclisi, Meclis Başkanvekili Ceyda Faruk Balkan'ın başkanlığında belediye binasındaki Meclis Salonu'nda toplandı.

Basına kapalı gerçekleştirilen oturumda, başkanvekili seçimi için CHP grubu Cafer Boyraz'ı, AKP ve MHP grupları ise AKP'li meclis üyesi Tarık Özünal'ı aday gösterdi.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, salt çoğunluğun arandığı süçüncü turda Boyraz 21, Özünal da 15 oy aldı aldı, 1 oy ise geçersiz sayıldı. Başkanvekili seçilen CHP'li Boyraz, meclis üyelerine teşekkür etti.

Oturumu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Güngör Geçer ile CHP İl Başkanı Anıl Tanburoğlu da takip etti.

İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

28.04.2026 18:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 18:49:03
İhlas Haber Ajansı
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu tacirlerine yönelik yeni çalışmalar yaptı. Yürütülen çalışmalarda ulusal ve uluslararası düzeyde suç faaliyeti yürüten şahıslarla suç örgütlerine yönelik, İstanbul genelinde yaklaşık son 2 haftalık süreçte düzenlenen operasyonlarda 116 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

Adreslerde yapılan aramalarda; 3 milyon 650 bin adet sentetik ecza, 199 kilo skunk, 107 kilo 385 gram metamfetamin, 46 bin 500 adet exctacy hap olmak üzere; toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu madde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesinde sergilendi. Sergiyi inceleyen İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, operasyonlar ilgili bilgi verdi.

"Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir"

Sergide basın mensuplarına bilgi veren Yıldız, "Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüz son iki hafta içerisinde ulusal ve uluslararası zehir tacirlerine yönelik yapmış olduğu çalışmalarda; 307 kilogram uyuşturucu madde, 3 milyon 700 bin adet uyuşturucu hap ele geçirilmiş; operasyonlar sonucunda 116 şahıs gözaltına alınmış, 89 şahıs ise tutuklanmıştır. Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir. Hedefimiz belli ve nettir: Gençliğimizi ve geleceğimizi çaldırmayacağız" şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili yakalanan şüpheli şahıslardan 14'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmış, 89 şahıs tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilmiş, 13 şahsın ise adli işlemleri devam ettiği öğrenildi.

Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak

Madenciler, eylemlerinin 17. gününde amaçlarına ulaştılar. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık" ifadelerini kullandı

28.04.2026 18:06:00 / Güncelleme: 28.04.2026 18:32:34
Haber Merkezi
Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak
Madencilerin eylemi sona erdi: Talepleri karşılanacak
Madenciler, eylemlerinin 17. gününde amaçlarına ulaştılar. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı'nda yapılan görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Toplantı olumlu geçti. Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı, tarafların uzlaştığını açıkladı. Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İçişleri Bakanlığındaki toplantı tarafların uzlaşmasıyla sonuçlanmıştır. İşçiler, iş verenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıklamışlardır" denildi.



İşçi ve işveren temsilcileri bir görüşme gerçekleştirdi
 
İçişleri Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Ali Çelik başkanlığında, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle 9 gündür eylemde olan Doruk Madencilik işçileri ve işveren tarafıyla görüşme gerçekleştirdi.
 
Taraflar arasında görüşme devam ederken bakanlıktan şu açıklama yapıldı:

"Ankara'da bir süredir devam eden maden işçilerinin eylemlerini değerlendirmek amacıyla, işçi ve işveren tarafları arasında bir görüşme gerçekleştirilmektedir. İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik'in başkanlığındaki toplantıda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Vali Yardımcısı Gürsoy Osman Bilgin, Emniyet Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, Sendika yetkilisi Başaran Aksu, maden işçisi Sinan Koçak, maden işçisi Özcan Gültekin ve Doruk Madencilik Şirketi sahibi Sabahattin Yıldız yer almaktadır. Saat 16:00'da başlayan toplantıda devam eden grev ve eylemleri son erdirmek üzere uzlaşma zemini üzerinde görüşmeler devam etmektedir."

Madenciler büyük bir mücadele örneği sergilediler
 
Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde ödenmeyen maaş ve tazminatlar için Eskişehir'den Ankara'ya 190 kilometrelik yolu yürüdüler.
 
İşçiler 19 Nisan'da Ankara'ya ulaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen madencilere polis müdahale etti. Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ile bazı işçiler gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler daha sonra serbest bırakıldı.
 
Daha sonra maden işçileri Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda eylemi sürdürmeye başladı. Buradan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen işçiler ile polis zaman zaman karşı karşıya geldi. 
 
Eylemlerin 17. gününde işçi ve işveren temsilcleri arasında görüşme gerçekleştirildi ve belirli noktalarda mutabakata varıldı.

Maden işçilerinin talepleri nelerdi?
 
- Aylarca ödenmeyen ücretlerin yatırılması,
- Haklı nedenle işten ayrılan işçilerin tazminatlarının ödenmesi,
- TMSF öncesi ve sonrası işten çıkarılanların tazminat haklarının verilmesi,
- Emekli olup tazminat alamayan işçilerin alacaklarının ödenmesi,
- Sendikaya üye oldukları için işten çıkarılan 7 işçinin işe iadesi,
- Ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması, geçmişe dönük ücret ve sigorta haklarının tamamlanması,
- İSİG kurallarına uygun çalışma koşullarının sağlanması,
- Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin sağlanması.
 

BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
 

28.04.2026 16:35:00
Ahmet Turan Yiğit
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da Padişah Abdülaziz döneminde kurulan 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını değerlendirdi. İktidarın özelleştirmelerle adeta bir mirasyedi gibi davrandığına dikkati çeken BTP lideri Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelereyer verdi: "Farkındaysanız uzun süredir karşı çıktığımız ve zararlarını anlattığımız özelleştirmelerin son zamanlarda hız kazandığını görüyoruz. Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, bir yandan vergilerle halka daha çok yüklenirken öte yandan özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor. Özelleştirdikçe daha çok paraya ihtiyaç duyuyorsunuz, daha çok paraya ihtiyaç duydukça özelleştiriyorsunuz. Böyle bir paradoks…"

Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz

Samsun'un İlkadım Belediyesi, dar gelirli ve emekli ailelerin çocuklarına düğün salonu, ikramlar, orkestra, gelinlik ve damatlık dahil ücretsiz evlilik desteği sunarken, yeni doğan bebekler için de "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında ailelere hediye paketleri ulaştırıyor

28.04.2026 12:53:00 / Güncelleme: 28.04.2026 12:55:35
İHA
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
İlkadım Belediyesi, gittikçe azalan genç nüfus ve doğurganlık hızını tersine çevirmek amacıyla evlenecek gençlerin düğünlerini ertelememesi için çeşitli projeler yürütüyor. Belediye tarafından yürütülen proje kapsamında düğün salonu tahsisi, yaş pasta, kuru pasta, ikramlıklar ve orkestra hizmetleri ücretsiz sunulurken, gelinlik ve damatlık desteği ise Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanıyor. Ayrıca yeni evlenen çiftlerin bebek sahibi olması durumunda "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında hediye paketleri de ailelere ulaştırılıyor.

"Bugüne kadar 105 çiftimizi ücretsiz şekilde evlendirdik"

Kısa bir sürede 105 çiftin düğününü ücretsiz olarak gerçekleştirdiklerini ifade eden İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Bu projemizi 2024 yılında başlattık. 2024 Haziran'dan itibaren çocuklarımızı ücretsiz evlendiriyoruz. Düğün salonu ve içindeki tüm ikramlar ücretsiz. Yaş pasta, kuru pasta, orkestra dahil her şey ücretsiz. Buna gelinlik ve damatlığı da ekledik. Onları da Samsun Büyükşehir Belediyesi, Başkan Halit Doğan öncülüğünde veriyor. Bu kardeşlerimiz bizden ücretsiz düğün yapsın ya da yapmasın, bebekleri olduğunda da 'Hoş Geldin Bebek' seti hazırladık. Belediye çalışanlarımız yeni doğan çiftleri ziyaret edip setimizi hediye ediyorlar. Bu şekilde dar gelirli aileler ve emeklilerimizin çocuklarını ücretsiz evlendirmeye devam ediyoruz. Bugüne kadar 105 çiftimizi bu şekilde evlendirdik. 2026 yılı için de bugüne kadar 80 evladımız bize müracaat etti. Randevularını verdik. O çiftlerimizi de evlendireceğiz ama bu süreç devam ediyor. 2026 yılında da 150'ye yakın çiftimizi ücretsiz bir şekilde evlendireceğiz diye düşünüyorum" dedi.



"Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek"

Gençlerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle düğünlerini ertelememesi ve düğün salonu gibi yüksek maliyetli giderlerin başka ihtiyaçlara yönlendirilebilmesi amacıyla projeye önem verdiklerini belirten Başkan Kurnaz, "Amacımız hem nüfus artışına katkı sağlamak hem de evlenmek isteyen gençlerimizin ekonomik nedenlerle evliliklerini ertelemelerinin önüne geçmek. Bir an önce yuva kurmalarını istiyoruz. 2024 yılında İlkadım'ın nüfusu 322 bindi. 2025 yılı sonunda bu sayı 330 bine yükseldi. Nüfusumuzda 8 bin kişilik artış söz konusu. Bu artışın yeni doğumlar mı yoksa adres değişikliklerinden mi kaynaklandığına yönelik çalışmalar sürüyor. Son iki yılda ilçemizin nüfusu 8 bin kişi arttı. Bu artışın yeni doğan bebeklerle daha da desteklenmesini arzu ediyoruz. İlkadım, emekli nüfusun yoğun olduğu bir ilçe görünümünde. Emeklilerimiz başımızın tacı ancak genç nüfusu artıracak adımları da atmaya devam edeceğiz. 'Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek" diye konuştu.

Bu yıl şu ana kadar 80 ücretsiz düğün randevusu alan belediyeye başvuruların, düğün sezonunun yoğunlaşmasıyla birlikte artması bekleniyor.

Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil

Gülistan Doku cinayetiyle ilgili Umut Altaş'ın, babasına ‘Parayı gönder yoksa savcıyı arar, her şeyi anlatırım’ diye şantaj yaptığı ortaya çıktı. Vali'nin oğluyla aynı araçtaki şüpheli, cinayeti örtbas için para istediği anlaşıldı

28.04.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil
Altı yıllık sessizliği yıkan şok delil
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de Munzur Üniversitesi Öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasının ardından altı yıl süren sessizliğin ardından soruşturma dosyası hareketlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü cinayet soruşturmasına, kilit şüpheli Umut Altaş'ın babası Celal Altaş'a gönderdiği tehdit ve şantaj içerikli WhatsApp mesajları delil olarak eklendi.

Olay günü PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarına göre dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta olduğu belirlenen Umut Altaş, 9 Ocak 2026 tarihli mesajlarda babasından para talep ederek "itiraf" kozunu kullandı. Yazışmalara göre Umut Altaş şöyle yazdı:

- "Sen öyle kolay sanıyorsun değil mi? Yaptıklarınızın bir bedeli olacak. Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum."

- "Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim!"

- "Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya! Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak."

Celal Altaş tutuklular arasında yer alıyor

Baba Celal Altaş ise oğluna "Size gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin" yanıtını verdi. Celal Altaş, soruşturma kapsamında tutuklanan 12 kişi arasında yer alıyor ve oğlunun olayla ilgisi olmadığını savunurken, bazı konuşmalarda Umut'un "Mustafa Türkay silahını çıkarıp 'Ben bu silahla birini vurdum' dediğini" aktardığını iddia etti.

Umut Altaş, Mayıs 2022'de önce Meksika'ya, ardından yasa dışı yollarla ABD'nin Virginia eyaletine kaçtı. Hakkında Adalet Bakanlığı talebiyle kırmızı bülten çıkarıldı. Soruşturma dosyasında Altaş'ın "kasten öldürme" suçlamasıyla arandığı belirtiliyor.

Yeni deliller dosyaya etlendi

Soruşturmayı yeniden canlandıran Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu'nun özel ekibi, KGYS ve PTS kayıtlarını, güvenlik kamerası görüntülerini ve yeni tanık beyanlarını dosyaya kattı. Mustafa Türkay Sonel "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı. Gizli tanık ve diğer deliller arasında Gülistan Doku'nun cinsel istismara uğradığı, hamile kaldığı ve olayın infazla sonuçlandığı iddiaları da yer alıyor. Hastane kayıtlarının silinmesiyle ilgili ayrı soruşturmada da tutuklamalar ve adli kontrol kararları verildi.

Gülistan Doku'nun akıbeti hâlâ bilinmiyor, arama çalışmaları devam ederken, dosyadaki yeni mesajlar olayın "organize bir cinayet ve delil karartma" şüphesini güçlendiriyor. Soruşturma derinleştiriliyor.

Halfeti Belediyesine operasyon

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin operasyonda aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29 kişi tutuklandı

28.04.2026 10:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 13:04:54
Anadolu Ajansı
Halfeti Belediyesine operasyon
Halfeti Belediyesine operasyon

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Albayrak, eski belediye encümen üyeleri ile çeşitli birimlerde görev yapan personel ve esnafın da bulunduğu 46 zanlının adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Albayrak'ın da bulunduğu 29 şüpheli tutuklandı. 17 şüpheliden 3'ü serbest bırakılırken, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda 28'i kamu görevlisi olmak üzere toplam 51 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 50 zanlı gözaltına alınmış, 4'ü emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu


 
Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.

28.04.2026 07:19:00
Haber Merkezi
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu

Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye hitaben yazılan mektupta Avrupa kurumlarının yetkililerinin, "sorunların aşılması için birlikte çalışma" ve "Türkiye'nin demokratik yükümlülüklerini yerine getirmesine daha fazla destek verme" vurguları dikkat çekiyor.

Pek rastlanılan bir durum değil

Avrupalı farklı kurumların ortak bir mektup girişimde bulunması, örneğine pek rastlanan bir durum değil. İlgili kurumların Türkiye ile iş birliğinin, ortak değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulu olduğunun ve bu değerlerin devam eden ilişkilerin temelini oluşturduğunun altının çizildiği mektupta şu ifadelere yer verildi: "Bu nedenle, ülkenizdeki yerel demokrasiyi etkileyen son gelişmelerle ilgili ortak endişelerimizi dile getirmek ve bu sorunların üstesinden gelmek için nasıl birlikte çalışabileceğimizi görüşmek amacıyla size ortaklaşa sesleniyoruz."

İmamoğlu'nun yargılanmasına atıf

Mektupta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu yargılanmasında ikinci yıla girildiği ve Türkiye'de muhalefete bağlı birçok yerel seçilmiş temsilcinin de uzun süredir tutuklu olduğu hatırlatıldı.

Ortak mektupta, "Mevcut durum, seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme hakkını zedeleyerek genel olarak demokrasiyi zayıflatmaktadır" denildi.
Bu konulardaki endişelerin Türk yetkililerle yürütülen siyasi diyalog aracılığıyla sistematik olarak dile getirildiği de mektuptaki vurgular arasında yer aldı. Demokrasi, adalet ve insan hakları gibi temel ilkelere bağlılık ve seçilmiş temsilcilerin tutuklu yargılanması konusu bağlamında diyaloğu sürdürmeye hazır olunduğunun belirtildiği mektupta şu mesaj verildi:
"Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa Birliği'nin stratejik ortağı olan Türkiye'nin demokratik taahhütlerini yerine getirmesine daha fazla destek vermeye hazırız."

"Süregelen zorlukların üstesinden birlikte gelerek, Türkiye'de demokratik ilke ve değerlerin korunmasında somut ve sürdürülebilir ilerlemeler kaydedilebileceğine" olan inançlarını dile getiren imzacılar, mektubu şu ifadelerle sonlandırdılar: "Ortaklık ruhu ve ortak sorumluluk bilinci içinde iş birliğimizin devam etmesini dört gözle bekliyoruz."

Mektupta kimlerin imzası var?

Mektupta, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Raportörleri Lord David Blencathra ve Yves Cruchten, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nden Bryony Rudkin, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jelena Drenjanin'in imzaları bulunuyor.
Bu kurumlar insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında Türkiye konusunda zaman zaman benzer mektuplar ya da rapor ve kararlarla devreye giriyor. Son mektubu diğerlerinden farklı kılan en dikkat çekici unsursa, farklı kurumların aynı konuda ortak hareket etmeyi tercih etmesi. Özellikle Avrupa Konseyi ve bağlantılı kurumların Türkiye konusunda Avrupa Parlamentosu'yla ortak girişimde bulunması, örneğine pek rastlanmayan bir durum. Mektubun ortak yazılmış olması, vurgu yapılan konularda Avrupa kurumlarının kurumsal kimlikleri farklı da olsa aynı çizgide olduklarını göstermesi açısından önemli.

Yakından izleniyor

Türkiye'de yerel yöneticilere yönelik tutuklamalar Türkiye'nin de üye olduğu Avrupa Konseyi ile aday ülke olduğu Avrupa Birliği (AB) kurumları tarafından yakından izleniyor.
Bununla birlikte son dönemde özellikle insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında eskisine oranla daha az tepki verilmesi dikkat çekiyor.
AB yetkilileri tepkisizliğin söz konusu olmadığını belirterek, "Raporlarımızda bu konulara detaylı şekilde değiniyoruz" tezini öne çıkarıyorlar.
Mektubun imzacılarından olan Sanchez Amor, Şubatta, Türkiye Raporu taslağının görüşüldüğü AP oturumunda, AB Komisyonu'nun ve AB Konseyi'nin "Türkiye'deki demokratik gerilemeye" karşı sessiz kalarak AB'nin imajına büyük ölçüde zarar verdiğini söyledi.
Amor aynı oturumda, "Türkiye'deki Avrupa ve demokrasi yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz" diye konuşmuştu.
Mektuptaki konular, ilgili kurumların raporlarında yer almayı sürdürüyor.
AP'nin, Mayısta yapılacak oylamayla nihai halini alacak Türkiye Raporu taslağında Türkiye'de yerel demokrasinin kötüye gitmesinden ciddi endişe duyulduğu vurgulanıyor.

Karaya oturan gemi kurtarıldı


 
İstanbul yeniköy'de karaya oturan Türk bayraklı konteyner gemisi, başlatılan çalışmaların ardından kurtarıldı.

28.04.2026 06:42:00
HABER MERKEZİ/AA
Karaya oturan gemi kurtarıldı
Karaya oturan gemi kurtarıldı

Sarıyer'de karaya oturan konteyner gemisi, başlatılan çalışmaların ardından kurtarıldı. İstanbul Boğazı'nda seyreden "KAPPA" isimli 148 metre uzunluğundaki konteyner gemisi, Yeniköy önlerinde karaya oturdu.
İhbar üzerine olay yerine polis ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri sevk edildi.

İstanbul Boğazı'nda gemi trafiği askıya alınmıştı

KEGM'den konuya ilişkin gece saatlerinde yapılan açıklamada, şunlar kaydedilmişti: "Rusya'dan Kocaeli'ye kılavuz kaptan alarak seyir halindeyken İstanbul Boğazı Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli 148 metre boyundaki konteyner gemisi için KURTARMA-5 ve KURTARMA-6 römorkörlerimiz ile balık adam ekibimiz ve KEGM-5 hızlı tahlisiye botumuz olay yerine ivedilikle yönlendirilmiş olup kurtarma çalışmalarına başlanmıştır. İstanbul Boğazı gemi trafiği çift yönde ve geçici olarak askıya alındı."
KEGM'den yapılan diğer açıklamada ise "Gemi, balık adam ve kurtarma ekiplerimizin yaptığı incelemenin ardından İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimizin koordinasyonunda, KURTARMA-5, KURTARMA-6 ve KURTARMA-8 römorkörlerimiz tarafından yüzdürüldü" ifadesi kullanıldı.
Ekiplerin başlattığı çalışma sonucunda konteyner gemisi kurtarıldı.

Akabinde Boğaz trafiğe açıldı.

Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı


 
 
İstanbul Yeniköy'de ünlülerin yalıları önünde karaya oturan konteyner gemisinin kurtarılması için çalışma başlatıldı.
 

28.04.2026 06:01:00 / Güncelleme: 28.04.2026 06:48:12
HABER MERKEZİ/AA
Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı
Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı

İstanbul Boğazı'nda seyreden "KAPPA" isimli 148 metre uzunluğundaki Türk bayraklı konteyner gemisi, gece saatlerinde Yeniköy önlerinde karaya oturdu. İhbar üzerine olay yerine polis ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri sevk edildi.
Ekipler, konteyner gemisinin kurtarılması için çalışma başlattı.



İstanbul Boğazı gemi trafiği askıya alındı

KEGM'den konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Rusya'dan Kocaeli'ye kılavuz kaptan alarak seyir halindeyken İstanbul Boğazı Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli 148 metre boyundaki konteyner gemisi için KURTARMA-5 ve KURTARMA-6 römorkörlerimiz ile balık adam ekibimiz ve KEGM-5 hızlı tahlisiye botumuz olay yerine ivedilikle yönlendirilmiş olup kurtarma çalışmalarına başlanmıştır. İstanbul Boğazı gemi trafiği çift yönde ve geçici olarak askıya alındı" ifadeleri kullanıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.