HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 AĞUSTOS 2022, CUMA

Bu tren işi raydan çıktı

13.08.2004 00:00:00
Tren kazaları konusunda hiç kalem oynatmadım... Ama nereye kadar?

20 gün içinde iki büyük facia yaşadık.

Kazalarda can veren masumlara mı yanacaksın, acılar içinde kıvranan yaralılara mı, yoksa iktidarın "hızlandırılmış pişkinliği"ne mi?

20 gün içinde iki büyük facia "basit bir iş" olarak geçiştirilemez.

Hangi çağda yaşıyoruz!

Bu kazaları azaltmak zor değil; önce dürüstlük, sonra ilkeli ve bilimsel yatırım şart.

Milletin canı üstüne politika yapılmaz, popülizm hiç yapılmaz.

AKP hükümeti, bütçede paramız olmadığı ve parti olarak da herhangi bir kalkınma modelimiz bulunmadığı için demiryollarına da yatırım yapamıyoruz, trenlerimiz ağır aksak gidecek, dese; vatandaş bundan gocunmayacak.

Zaten nereye yatırım yapılıyor ki?

Kara tren rayları üzerinden "hızlandırılmış tren" popülizmi yapılırsa, tren bugün de raydan çıkar, yarın da.

302'lerden bozma hızlı tren olmaz.

302'lerden bozma lokomotif ve vagonlarla "hızlandırılmış tren popülizmi" hiç olmaz.

Çünkü devlet iradesini elinde tutan iktidarların en temel vazifesi, "milletin can, mal, namus, vatan, akıl, adalet, din ve vicdan emniyetini sağlamak ve teminat altına almak"tır.

Bu mukaddesat üstünde popülizm yapılmaz.

Bu sebeple "hızlandırılmış tren popülizmi" basit bir iş değil.

Hiç kimse "ölen ölür, kalan sağlar bizimdir" anlayışını sergileyemez.

Güvenli ve hızlı bir tren için olmazsa olmaz temel altyapılar sözkonusu...

En önemlisi trenlerin ulaştığı yüksek hızı destekleyecek rayların dayanıklılığı... Vagon aerodinamiğinden elektronik kontrol sistemlerinden, trafik sinyalizasyonu, seyir kontrolü ve diğer güvenlik sistemlerine kadar, birçok altyapı unsurunun tamamlanması şart.

"Kara tren"imizi hızlandırırken böyle bir altyapı çalışması yaptık mı?

Yapamadık; para yoktu.

Bilim adamlarını uyarılarını dinledik mi?

Dinlemedik, işimize gelmedi.

Birkaç ray tamiratı, birkaç makas değişikliği yaptık o kadar... Yatırım yapmadık, bütçede para yok; IMF "faizdışı fazla" yöntemiyle bütçemizi hortumluyor ya, ondan.

O zaman niye "hızlandırılmış tren" popülizmi yaparak, masum vatandaşları doldurduğumuz trenleri "Pamukova'dan aşağıya" uçurduk? Bunun faturasını kim ödeyecek?

Motor gücü bir başka unsur... Dizel motorlu lokomotiflerin çektiği hızlı trenler, elektrik enerjisi ucuzladıkça, yerini elektrik motorlu lokomotiflere bıraktı; doğru. Ama elektrik enerjisini nakil hattından motora ulaştıran düzeneklerin iletkenliği ve tasarımı yüksek hıza ulaşmak açısından büyük önem taşıyor.

Vagonların yapısı önemli... Hızlı trenlerin vagonları, eski kuşak trenlere göre çok daha hafif olması gerekiyor. Vagonların, trenin maruz kaldığı hava ve ray sürtünmesini minimuma indirmeleri için özel bir aerodinamik yapıda üretilmeleri gerekiyor. Hatta ilk ve son vagon, vagon arası boşluklar özel olarak hesaplanırken, yine ray sürtünmesini azaltmak için özel tasarlanmış tekerlekler kullanılıyor.

Var mıydı bizim böyle "köklü bir hazırlık"ımız? Yoook.

"Hızlandırılmış popülizm" ile niye doldurduk "masum canları kara tren" içine?

Bir de şu "ray meselesi" var... Yüksek hızlarda merkezkaç kuvveti normale göre çok daha yüksek olduğu için, rayların bu hızı destekleyecek güçte dayanıklı olması gerekiyor. Raydan çıkma tehlikesini minimize etmek için, yüksek hızlı demiryolu hatlarının mümkün olduğunca düz, eğimsiz ve virajsız inşa edilmesi gerekiyor.

Yaptık mı böyle bir altyapı çalışması?

Yapmadık.

AKP yetkilileri diyor ki, canım bizimkiler zaten "hızlı tren" değil ki... Bizimkiler, altyapısı hazırlanmış "hızlandırılmış tren" değil, "hızlı tren" hiç değil ise; niye milletimize "hızlandırılmış tren" popülizmi yapıldı?

Eminönü meydanı ve Aksaray yeraltı geçidindeki "şimdi sürgünde olan o eski işportacılar"ın "mal satış yöntemleri"yle "tren bileti satışları"nı artırmak için mi?

Bu yöntemle devlet işleri rayında gider mi?

Pamukova faciası yaşandı; bu "vahim tren gidişatı"nın veb ali ve hesabı altında titremesi gerekenler, boyunları bükük gezmeleri gerekenler, kapanan tren yollarının açılması dahi "sanki yeni trenler sefere konmuş" gibi popülizme devam ettiler; "vatandaşın rağbeti kat be kat arttı, işte demiryollarındaki rağbet ve başarı" tarzında sunumlar yapıldı. Yazık değil mi Allah aşkına? Bu kadar pişkinlik de fazla değil mi?

Bu tren işi tam raydan çıktı; ya Türkiye?

Türkiye'nin rayında gittiğini düşünenler parmak kaldırsın lütfen!

Birkaç tane de olsa kaldırılmış parmak görünüyor mu?
 
A. Faik Nabi / diğer yazıları
- Nuriye nenemin ağzından Atatürk / 10.11.2015
- Nesli ve ekini yok eden asıl fitne bunlar / 04.01.2013
- Buzun üstünde açlık dansı / 07.02.2010
- AKP, ülkeyi parasızlığa mahkum ederse / 05.02.2010
- Almanya AB'yi komaya soktu / 08.09.2009
- Erdoğan'ın "gel-git" vaziyeti patinaj mı, taktik mi? / 29.08.2009
- Sadece "fındık"tan değil, bu gidişle her şeyimizden olacağız! / 31.07.2009
- TRT'de bazı işgüzarlar var! / 30.06.2009
- Vakit'in çelebisinin sponsoru kim'! / 18.06.2009
- Bir lokmanın gücü / 29.04.2009
- Yoksulluk içimizde / 25.04.2009
- Ağlayan kimse kalmasın / 24.04.2009
- Milletin kökleri ve maskeli fitne / 23.04.2009
- Temeller sarsılıyor / 14.04.2009
- Paket paket çöpe atılan liberal kapitalizm / 15.10.2008
- Omurgasız siyaset, Türkiye'yi Sarkozi'ye kuyruk yaptı / 17.07.2008
- Sevr'i hortlatan yasa / 22.02.2008
- "Sanal ekonomi"den "karın doyuran ekonomi"ye / 20.02.2008
- Başörtüsüz namaz / 08.02.2008
- Başörtüsü, üniforma değil; dini bir vecibedir / 07.02.2008
- Elektrik-su zammında "pembe enflasyon" bozuldu / 16.10.2007
- Klasik tiyatroda yeni perde / 29.09.2007
- İstikrar vurgunları / 25.08.2007
- Padişahım, pardon Başbakanım çok yaşa? / 23.08.2007
- Hedef, işgale karşı direnenlerin ellerini-kollarını bağlamak? / 02.09.2006
- Türkiye'ye ne lazım? / 08.06.2006
- Zıplayan dolarda ipin ucu / 16.05.2006
- AKP'yi başörtüsü ile parlatmaya kalkışanlar / 04.05.2006
- Diyalogcuların pişkinliği / 07.03.2006
- Hollanda'dan yükselen itiraf / 03.03.2006
- AKP, mezarlıktan geçerken Allah'ı hatırlamaya başladı / 01.03.2006
- Haç-Hilal ve Siyon yıldızlı 'milli görüş'ün diyalog flaması / 28.02.2006
- Yedi mevsim üç kıtaya Gül taşıdık asırlarca / 25.02.2006
- Diyalog afyonu / 24.02.2006
- Matta'lı Markos'lu meal ve tefsir / 23.02.2006
- Ötede bir Bulaç, beride bir Bulaç; bizim Bulaç hangi Bulaç? / 15.02.2006
- Politik argoları ve milli kimlik / 14.02.2006
- Kuş gribi tavuktan mı bulaşıyor, hükümetten mi? / 08.01.2006
- Yandaş kartel ve iri kartelin gazı / 07.01.2006
- Anayasa'daki delikler ve AKP / 26.12.2005
- Anayasa'da delinmedik ne kaldı? / 24.12.2005
- Bunlar niye mi yapmıyorlar? / 23.12.2005
- Dublörlü yönetim tarzı / 22.12.2005
- Rüzgara göre söylem ve kurtuluş / 20.12.2005
- Türkiye'nin çivisi... / 16.12.2005
- Erdoğan'ın Çömez'i ve Tosun'u / 09.12.2005
- Oyun bozan keşif / 08.12.2005
- "İçişleri" ne iş yapar? / 21.11.2005
- "Vatana ihanet" olması için daha ne olması lazım? / 10.11.2005
- Pervasız soykırımcılar / 17.09.2005
- Erdoğan'daki pişkinlik / 13.09.2005
- Aman gözünüzü seveyim'. / 12.09.2005
- Kavuran gizli gündem / 10.09.2005
- Toplu hipnoz çare değil / 09.09.2005
- "Türk köyü" ve "provokasyon" meselesi / 07.09.2005
- AKP, şimdi de WC sahasına el attı / 23.08.2005
- Taşgetiren, sade bir istifa ile vebalden kurtulabilir mi? / 21.08.2005
- AKP kadar CHP de Meclis'i tıkıyor / 12.08.2005
- Balık avlayanlar ve insan avlayanlar / 10.08.2005
- Ateşin düştüğü yerden yükselenler / 09.08.2005
- "Sınırötesi operasyonu"nu niye eveleyip geveliyoruz? / 21.07.2005
- AKP idaresindeki Türkiye operasyon yapabilir mi? / 16.07.2005
- "Amerikanın kucağına oturmuyorsan sahtesin!" / 14.07.2005
- "Evrenselliğin nâmı yeter; takılma fukaralığa canım" / 06.07.2005
- Laura Bush'un maydanozları / 10.06.2005
- Kod adı PP / 09.06.2005
- Bu iş çocuk işi değil / 24.03.2005
- Bu işin kitapta yeri yok vesselâm / 11.12.2004
- Ceviz Kabuğunu dolduramamak / 14.10.2004
- Cari açık ve cari hortum / 19.08.2004
- Bu tren işi raydan çıktı / 13.08.2004
- Papaza yardım, papaza yardım! / 12.08.2004
- Yağma Hasan'ın böreğine buyurun! / 11.08.2004
- Olmaz olmaz, demeyin! / 05.08.2004
- Ucuz gaz yerine bol ders ve hava / 31.07.2004
- Ayasofya nerede? / 28.07.2004
- AKP'nin çok köşeli diplomasisi / 17.07.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

13.08.2003, 13.08.2002, 13.08.2001, 13.08.2000, 13.08.1999, 13.08.1998, 13.08.1997, 13.08.1996, 13.08.1995, 13.08.1994, 13.08.1993, 13.08.1992, 13.08.1991, 13.08.1990, 13.08.1989, 13.08.1988, 13.08.1987, 13.08.1986, 13.08.1985


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.