logo
09 EKİM 2026

Bugün Dünya Tiyatro Günü

27.03.2008 00:00:00
 
"27 Mart Dünya Tiyatro Günü", bugün 47'inci kez, ulusal ve uluslararası bildiriler, ücretsiz oyunlar ve çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından 1961 yılında ilan edilen "27 Mart Dünya Tiyatro Günü" pek çok ülkede ulusal ve uluslararası bildirilerle ücretsiz oyunlar ve çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Sahne sanatlarının dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini arttırmak, sanatsal üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak amacıyla düzenlenen günün Uluslararası Bildirisi, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmen veya yazar tarafından kaleme alınıyor. Yirmiden fazla dile çevrilen ve pek çok gazete, televizyon ve radyo aracılığıyla dünyanın her köşesine duyurulan Uluslararası Bildiri tiyatro oyunlarından önce okunuyor. Uluslararası Bildiri ilk 1962 yılında Jean Cocteau tarafından yazılırken, Türkiye'de de ilk ulusal bildiri Muhsin Ertuğrul'un kaleminden çıktı. Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi, bu yıl Kanadalı oyun yazarı, oyuncu ve sinema yönetmeni Robert Lepage'nin elinden çıktı. "Ulusal Bildiri"yi bu yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni, yazar, şair ve yönetmen Orhan Alkaya kaleme aldı. Alkaya, hazırladığı bildiride, tiyatro sanatının, hayatı sıkıcı ve ısrarcı bir düzenekten korurken, yaratıcı insandan beslendiğini kaydetti.

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması kapsamında "kamuoyunu yanıltıcı" açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından adliyeye sevk edildi

09.10.2026 11:56:00
İHA
 
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu

09.10.2026 11:07:00
Haber Merkezi
 
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
 Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı
Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in ifadeye çağrıldığını duyurmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı.

Ömer Çelik hakkında yanıltıcı nitelikte açıklama
Başsavcılıkça yürütülen soruşturmalar doğrultusunda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verildi.
Sevinç ile Balcı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gözaltına alındı.

'Şüpheli' sıfatı ile ifade verecekleri açıklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dün, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in "şüpheli" sıfatıyla ifadelerinin alınması için hazır edilmeleri talimatı verildiğini bildirmişti.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan fon soruşturmasına ilişkin olarak basın-yayın organları ve sosyal medya üzerinden kamuoyunu yanıltıcı nitelikte yaptıkları açıklamalar nedeniyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere hazır edilmeleri talimatı verilmiştir."

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor

09.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor.
'Hakemler dosyası" soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de tutuklanırken; bu gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olağanüstü seçim gündemiyle toplanma kararı almıştı.

Olağanüstü seçim kararı çıkacak mı?
Türk futbolu adına kritik önem taşıyan toplantı bugün saat 14.00'te başlayacak. TFF'nin Riva'daki genel merkezinde gerçekleştirilecek toplantıda TFF Yönetim Kurulu'nun 'olağanüstü seçim' kararı alabileceği öğrenildi.
TFF'nin gündeminde 3 kritik başlık olacak. Bu maddelerin oylaması sonrasında olağanüstü seçim ve Montella'nın geleceği de netleşecek.

Seçim gündemi. Olağanüstü seçim kararı
MHK: Başkan Ferhat Gündoğdu ile birlikte 5 ismin tutuklanmasının ardından yeni MHK belirlenecek
Vincenzo Montella: İtalyan teknik adamla yola devam edilip edilmeyeceği yönetimde oylamaya sunulacak.

Yönetimde istifalar yaşandı
Hakemlere yönelik soruşturma ve tutuklanmaların ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst üste istifalar yaşandı. Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan ve son olarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti.
Tutuklanmasının ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Öte yandan MHK VAR Koordinatörü olarak görev yapan Yaşar Kemal Uğurlu da istifa kararı almıştı.

DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı

09.10.2026 10:20:00
Haber Merkezi
 
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı. Bakanlık, şüphelilerin uyuşturucu imalatı ve ticareti yaptığını açıkladı. Ancak uyuşturucunun nerede üretildiği, hangi pazara gönderileceği ve arkasındaki organizasyonun ne kadar geniş olduğu soruları yanıt bekliyor.

Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi. Uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptıkları belirtilen 3 şüpheli tutuklandı. Operasyon, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirildi.

UYUŞTURUCU TÜRKİYE'DE Mİ ÜRETİLDİ?

Operasyonun ardından kamuoyunun yanıtını beklediği en önemli sorulardan biri, ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrarın nerede üretildiği oldu.

Bakanlığın açıklamasında şüphelilerin uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptığının tespit edildiği bildirildi. Ancak açıklanan bilgiler, ele geçirilen maddenin tamamının Diyarbakır'da üretildiğini veya yurt dışından Türkiye'ye getirildiğini kesin olarak ortaya koymuyor.

Uyuşturucunun üretim yeri, ham maddenin kaynağı, depolama ve dağıtım ağı ile bağlantılı kişiler soruşturmanın aydınlatılması gereken başlıkları arasında bulunuyor.

TÜRKİYE TÜKETİM PAZARI MI, TRANSİT GÜZERGÂH MI?

Bir diğer önemli soru da ele geçirilen uyuşturucunun Türkiye'de satılmak üzere mi hazırlandığı, yoksa başka ülkelere gönderilmek üzere mi depolandığı.

Bu konuda henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bir bilgi bulunmuyor. Soruşturmanın, uyuşturucunun hedef pazarını ve varsa uluslararası bağlantılarını ortaya çıkarması gerekiyor.

Çünkü uyuşturucu ticaretiyle mücadele yalnızca sokak satıcılarının yakalanmasıyla sınırlı kalamaz. Üretim, finansman, depolama, nakliye ve dağıtım zincirinin tamamının açığa çıkarılması büyük önem taşıyor.

OPERASYONLAR VAR, PEKİ SORUN NEDEN BÜYÜYOR?

Güvenlik güçlerinin tonlarca uyuşturucu ele geçirmesi ve şüphelilerin tutuklanması önemli sonuçlar. Ancak her büyük operasyon, uyuşturucu sorununun boyutları ve mücadele yöntemlerinin etkinliği konusunda yeni soruları da beraberinde getiriyor.

Uyuşturucu maddeler hangi kanallardan piyasaya sürülüyor? Bu ticareti finanse edenler kimler? Gençleri uyuşturucuya yönelten sosyal ve ekonomik koşullarla nasıl mücadele ediliyor? Bağımlıların tedaviye erişimi yeterli mi? Suç gelirlerine ve organizasyonların mali kaynaklarına yönelik takip ne ölçüde etkili?

Bu soruların yanıtları, mücadelenin yalnızca yakalama ve tutuklama rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.

ASIL HEDEF ORGANİZASYONUN TAMAMI OLMALI

Uyuşturucuyla mücadelede kalıcı başarı için üretim ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması, suç gelirlerinin izlenmesi, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, önleyici eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması ve bağımlılık tedavisinin erişilebilir olması gerekiyor.

Diyarbakır'da ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrar, önemli bir operasyonun sonucu. Ancak kamuoyunun beklentisi, yalnızca ele geçirilen miktarın açıklanması değil; uyuşturucunun kaynağının, hedefinin ve ticaret ağının da ortaya çıkarılması.

Türkiye'nin yanıt bekleyen sorusu şu: Tonlarca uyuşturucu yakalanırken bu ticareti besleyen üretim ve dağıtım ağları nasıl çalışıyor ve bu ağların tamamını ortadan kaldırmak için hangi sonuçlar alınıyor?

İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

İstanbul Valiliği, Maltepe'de kısmi çökme sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın enkazında bulunduğu değerlendirilen 3 kişiye ulaşmak için yürütülen arama kurtarma çalışmalarına 774 personel, 237 araç, 2 dron ve 10 arama kurtarma köpeğinin katıldığını bildirdi

09.10.2026 00:30:00
AA
 
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama
İstanbul Valiliğinden Maltepe'de kısmen çöken binadaki arama kurtarma çalışmalarına ilişkin açıklama

Valilikten yapılan açıklamada, Cevizli Mahallesi'nde 7 katlı bir binanın ilk 3 katında meydana gelen yapısal çökmenin ardından, AFAD, itfaiye, emniyet ve sağlık ekiplerince çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan arama kurtarma çalışmalarında, şu ana kadar enkaz altından toplam 11 kişi çıkarılmıştır. 1 kişi olay yerinde, 1 kişi ise kaldırıldığı hastanede olmak üzere toplam 2 kişi hayatını kaybetmiştir. Halihazırda enkaz altında olduğu değerlendirilen 3 kişiye yönelik arama ve kurtarma çalışmaları devam etmektedir." ifadelerine yer verildi.

Çevredeki binalarda alınan tedbirlere yer verilen açıklamada, "Çevrede bulunan 12 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 13 vatandaş), 25 numaralı bina (5 mesken, 1 iş yeri, 12 vatandaş) ve 27 numaralı bina (10 mesken, 4 iş yeri, 30 vatandaş) tedbir amacıyla tahliye edilmiştir. Böylece toplam 3 bina ve 55 vatandaşımız tahliye edilmiştir." bilgisi verildi.

Açıklamada, Afet Barınma Grubu tarafından barınma ihtiyacı bulunan vatandaşlar için 5 farklı otelde toplam 66 kişilik yer ayrıldığı belirtilerek, çöken binadan 8, tedbir amacıyla tahliye edilen diğer binalardan 36 olmak üzere toplam 44 kişinin konaklamasının sağlandığı kaydedildi.

Afet Psikososyal Destek Grubu tarafından otellere yerleştirilen ve hastanelerde tedavi gören afetzedelere psikososyal destek sağlandığı aktarılan açıklamada, Afet Beslenme Grubu tarafından da mobil ikram, müdahale ve lojistik araçlarıyla bölgedeki görevli personel ve vatandaşlara beslenme hizmeti verildiği belirtildi.

Açıklamada, binanın yan yatma ve çökme ihtimaline karşı gerekli destek ve tahkim çalışmalarının yapıldığı, arama kurtarma faaliyetlerinin gönüllü olarak bölgeye getirilen hidrolik yıkım makası yardımıyla sürdürüldüğü ifade edildi.

Valiliğin açıklamasında, "Arama ve kurtarma faaliyetlerine, İtfaiye, AFAD İstanbul, AFAD Tekirdağ, AFAD Bursa, AFAD Sakarya, 112 Acil Sağlık, Emniyet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Kızılay, Karayolları, İBB/AKOM, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Maltepe Belediyesi ekiplerinin iştirakiyle devam edilmektedir. Çalışmalara toplam 774 personel, 2 dron, 237 araç ve 10 K9 katılmaktadır." ifadeleri kullanıldı. 

Bakan Göktaş’tan istifa resti

Türkiye gündemini sarsan "fon krizi" tartışmalarında adı geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, babası Hasan Özdemir üzerinden ortaya atılan "830 milyon liralık işlem" iddialarına TBMM'de ve sosyal medya hesabından çok sert yanıt verdi. İddiaların tamamen bir isim benzerliğinden ibaret olduğunu, belgedeki kişinin Bartınlı, kendi babasının ise Konyalı olduğunu açıklayan Göktaş, muhalefete meydan okudu. Bakan, "Tek bir kuruş dahi işlem varsa istifa ederim. İspatlayamazlarsa kendilerinden de istifa bekliyorum" dedi

08.10.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Bakan Göktaş’tan istifa resti
Bakan Göktaş’tan istifa resti
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla "fon vurgununa" karıştığını iddia ettiği iki kabine üyesinin ismini vermesi, başkent kulislerini hareketlendirdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte doğrudan hedef gösterilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iddiaların ardından kameralar karşısına geçerek adeta ateş püskürdü. Göktaş, iddiaları "yalan, iftira ve çamur siyaseti" olarak nitelendirerek Türk siyasetinde eşine az rastlanır bir istifa resti çekti.


Krizin fitili nasıl ateşlendi?


YENİ Partili Ümit Özlale, düzenlediği basın toplantısında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sicil numaraları üzerinden büyük bir fon hareketliliği tespit ettiklerini öne sürdü.

Özlale, Bakan Göktaş'ın babası Hasan Özdemir'in ya da onun adına hareket eden birilerinin, bu fon krizinden hemen önce paralarını 470 milyon liradan 830 milyon liraya çıkararak fondan çektiğini iddia etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın masasında bu vurgunu yapanların "sıralı tam listesi" olduğunu iddia eden Özlale, listenin pazartesi gününe kadar açıklanmaması durumunda yeni AKP'li isimleri belgeleriyle ifşa edeceklerini söyleyerek hükümete süre verdi.


Bakan Göktaş'tan T.C. kimlik numaralı yalanlama


İddiaların ardından TBMM'de basın mensuplarına konuşan ve ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, iddiayı kökten reddetti. İddia sahiplerinin "temel bir araştırma yapmaktan bile aciz" olduğunu belirten Göktaş, durumun tamamen bir isim benzerliği skandalı olduğunu gözler önüne serdi.

Bakan Göktaş, fon meselesi üzerinden şahsını ve ailesini hedef alan iddiaların baştan sona yalan ve iftira olduğunu söyledi. Hiçbir aile üyesinin söz konusu fonlarda tek bir kuruş dahi işleminin veya kayıtlı hesabının bulunmadığını vurgulayan Göktaş; muhalefetin bahsettiği işlemin sahibinin T.C. kimlik numarasının 92 ile bittiğini, kendi babasının kimlik numarasının ise 18 ile bittiğini açıkladı.

Kayıtlara baktıklarında işlem yapan kişinin Bartın nüfusuna kayıtlı bir vatandaş olduğunu, kendi babasının ise Konya nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Bakan, muhalefetin keşke biraz daha zeki davranıp bunları önceden araştırma zahmetine girmiş olmasını dilediğini ifade ederek kendilerine yazıklar olsun diyerek tepki gösterdi.


"En ufak bir ispatta istifa ederim"


Konuşmasında muhalefetin çamur siyaseti ürettiğini belirten Bakan Göktaş, siyasi geleceğini ortaya koyarak meydan okudu.

Bu iftirayı ortaya atanlardan derhal iddialarını ispatlamalarını beklediğini ifade eden Bakan Göktaş, en ufak bir ispat sunulması durumunda görevinden istifa edeceğini peşinen beyan etti.

İddiaların somut delillerle ispatlanması durumunda görevini derhâl bırakacağını yineleyen Göktaş, bu iddiaların yalan ve iftira olduğu ortaya çıktığında muhalefetin de işgal ettiği görevleri bırakıp bırakmayacağını sordu.

Göktaş, adlarını yalanlarla kirletmeye çalışan ve ailesini karalama kampanyalarının hedefi haline getiren tüm sorumlular hakkında şahsı ve aile üyeleri adına gerekli hukuki süreçlerin başlatıldığını, konunun mahkemede hesaplaşılacağını duyurdu.


4 bin "Hasan Özdemir" var


Olayın sıcaklığı sürerken, basında yer alan bağımsız teyit incelemeleri de Bakan Göktaş'ın açıklamalarını destekledi. Odatv tarafından yapılan araştırmada, YENİ Parti'nin kimlik numaralarını ve şahısları karıştırdığı; bahsi geçen 830 milyon liralık işlem kaydının sahibinin 66 yaşında Bartınlı bir vatandaş olduğu belirlendi.

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'de aktif nüfusa kayıtlı ortalama 4 bin ila 4 bin 500 civarında "Hasan Özdemir" isimli vatandaşın bulunduğu, muhalefetin bu isim benzerliğini sorgulamadan doğrudan kabineye yönelik bir saldırı malzemesi yaptığı ortaya çıktı.

Bu gelişmelerin ardından gözler, pazartesi gününe kadar süre veren YENİ Partili Ümit Özlale'nin ve muhalefet kanadının izleyeceği yeni stratejiye çevrildi.

İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu

İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu

08.10.2026 14:38:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu
 İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu
İstanbul'da yapılan incelemelere göre bin 238 bina her an çökebilir. İBB tarafından hazırlanan bir rapor ise incelenen 40 bin binadan yarısının 'yüksek riskli' olduğunu ortaya koydu.
İstanbul Maltepe'de sabah saatlerinde çöken bina akıllara İstanbul'daki tehlikeyi bir kez daha getirdi. İstanbul'da kendiliğinden yıkılması beklenen tam bin 238 bina olduğu belirtiliyor. Yine İBB tarafından hazırlanan bir rapora göre İstanbul'da 6 yılda 40 bin bina incelendi. Binaların yarısı 'yüksek' ya da 'çok yüksek' riskli çıktı.

Bin 238 bina 'her an çökebilir'
İstanbul'da 'tabut bina' yani kendiliğinden her an yıkılması beklenen bin 238 bina bulunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) başlattığı hızlı tarama testlerine 2023 Kahramanmaraş depremlerinden sonra günde binlerce başvuru geliyordu. Bugünlerde o başvuru sayıları 500'e kadar indi.

40 bin binadan yarısı 'yüksek riskli' çıktı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Temmuz 2020'den Temmuz 2026'ya kadar ekiplerin talebiyle inceleme yaptığı 40 bin binadan 20 bininin 'yüksek' veya 'çok yüksek' riskli durumda olduğu ortaya çıktı. Rapora göre, Avcılar'da incelenen binaların yüzde 19,07'si, Zeytinburnu'nda yüzde 14,59'u yüksek riskli durumda. Bu oran Bağcılar'da yüzde 8,34, Küçükçekmece'de 7,8, Fatih'te 5,65, Esenyurt'ta 5,03. Bu ilçeleri Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri 3.40, Bakırköy 3.27 ve Esenler 3,27 ile takip etti.
Hızlı tarama yöntemine yapılan başvuruların yüzdeliklerin ilçe kapsamında dağılımına bakıldığında en çok başvuru Kadıköylülerden gelirken, en az talepte bulunan ilçe ise Sultanbeyli oldu.

Balıkçı cinayetinde yeni gelişme

Gaziantep'te husumetlisi tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybeden balıkçı Hayri Taşkın'ın davasında 3'üncü duruşma görüldü. Duruşmada savunma yapan sanık, "Ben maktulü tanımıyorum" dedi

08.10.2026 14:01:00 / Güncelleme: 08.10.2026 14:04:03
İHA
 
Balıkçı cinayetinde yeni gelişme
Balıkçı cinayetinde yeni gelişme
Gaziantep'te husumetlisi tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybeden Hayri Taşkın'ın ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşması Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada, tutuklu sanıklar Adem K., tutuksuz sanıklar Müslüm K., Arif A., Mücahit A.D., maktul avukatı ve sanık avukatları salonda hazır bulundu.

"Ben maktulü tanımıyorum"

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Adem K., "Benim Hayri Taşkın cinayeti ile ilgili hiçbir alakam yoktur. Benim maktul ile aramda herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır. Ben maktulü tanımıyorum. 18 aydır tutukluyum. Maktulü tanımıyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi.

Duruşma ertelendi

Mahkeme heyeti, dosyanın esas hakkında mütalaa hazırlanmak üzere iddia makamına tevdi edilmesine, bazı müştekilerin katılan sıfatıyla duruşmalara kabulüne ve eksikliklerin giderilmesine karar verdi. Tutuklu sanık Adem K.'nın tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, firari sanıklar hakkındaki yakalama emirlerinin infazının beklenmesine karar verdi. Heyet ayrıca, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması, esas hakkında mütalaa hazırlanması ve firari sanıklar hakkındaki yakalama emirlerinin infazının beklenmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay geçmişi

Olay, 21 Nisan 2025 gece saatlerinde Şahinbey ilçesi Tekstilkent Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 47 yaşındaki Hayri Taşkın ile husumetlileri arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine husumetlilerden biri otomobilden çıkarttığı pompalı tüfek ile Hayri Taşkın'a ateş etti. Saçmaların hedefi olan 4 çocuk babası Taşkın, ağır yaralanarak yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan Taşkın'ı Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırdı. Hastaneye kaldırılan Hayri Taşkın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mekke Savunma İttifakı toplantısında Türkiye'nin Suudi Arabistan'a asker konuşlandırma kararına ilişkin "Kuvvet süreci Anayasa yürütülecek." açıklamasında bulundu

08.10.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısında, gündeme ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.

Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi 'nin, 5 Ekim'de Riyad'da toplandığını ifade eden MSB kaynakları "Toplantıda; bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır" açıklamasında bulundu.

Diğer siyasi, idari, askerî ve savunma sanayi mekanizmalarına ilişkin çalışmaların, tarafların mutabakatı ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda sürdürülmesinin kararlaştırıldığı da ifade edilirken "Üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür." denildi.

"Türk askerinin Riyad'a gidecek mi?" sorusu gündemdeyken bu konuya ilişkin de açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir."

Karargahın oluşturulacağına işaret edilip ortak eğitim, askeri danışmanlık ve tatbikat planlamalarının olacağı açıklandı. Açıklamanın devamında ise "Hali hazırda Suudi Arabistan'da bulunun ve Türk askerleri tarafından çalıştırılan hava savunma sistemleri ile hava savunması katkısı devam edecek ihtiyaç halinde." denildi.

TÜRKİYE-FRANSA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ ÜZERİNE YOL HARİTASI

Türkiye ile Fransa arasında, karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla imzalanan Yol Haritası ilişkin de MSB kaynakları açıklama yaptı.

Kaynaklar, Yol Haritası kapsamında; savunma ve güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulması, hibrit tehditlerle mücadele, istihbarat paylaşımı, hava savunma alanında daha yakın iş birliği ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi öngörüldüğünü dile getirdi. Üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli şekilde yürütülmesinin de planlandığını ifade eden MSB yetkilileri şöyle devam etti:

"Askeri alanda; ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir.

Savunma sanayi alanında ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi, bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesi ve iki ülke savunma sanayi kuruluşları arasındaki temasların artırılması amaçlanmaktadır.

Yol Haritası ile iki ülkenin savunma makamları arasındaki temasların düzenli hâle getirilmesi ve iş birliğinin kurumsallaştırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda toplantıların sırasıyla Paris ve Ankara'da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi, ilk toplantının ise tarafların mutabakatıyla 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmaktadır."

Yol Haritası'nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına, karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı değerlendirildiği de aktarıldı.

İSRAİL'İN SURİYE'DEKİ İHLALLERİ

İsrail'in Suriye'nin güneyindeki yerleşim yerlerinde ev baskınlarına, gözaltılara, kara sınırı ihlallerine ve hava/topçu atışları ile bölgede gerilimi tırmandıran saldırgan tutumuna devam ettiğinin dikkat çekildiği açıklamada "Sözde Sufa-53 Hattı Projesi" kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, "1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması"nın açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir." denildi.

MSB, İsrail'in bölgede barış ve istikrarın sağlanmasını engelleyen bu politikalarına ve eylemlerine karşı, uluslararası toplumu somut ve kararlı adımlar atmaya bir kez daha davet etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.