HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Buhrandan kurtulmak

31.10.2016 00:00:00
Ülke olarak yaşanılan her günün, bir öncesinden daha karanlık, daha zor şartlarda yaşandığı, çok ama çok sıkıntılı günler geçirmekteyiz. Sadece ülkemiz değil aslında İslam âlemi ve insanlık ciddi bir çıkmaz içerisinde. İnsanlık ne hakkına razı, ne rızkına. Hep diğerinin kazanımları peşinde yani tam bir açlık halet-i ruhiyesi içerisinde ömür tüketmekte. İnsanlık diyorum çünkü şu an insani ve imani donanımlı bir topluluk ne ülkeler bazında ne de fertler bazında adeta yok gibi. Ara ki bulasın.
Elbette her zaman istikamet üzere bulunan ve kıyamete kadar da bulunacak olan istisna bir topluluk var. Hamd olsun olacak da inşaallah. Ancak kahir ekseriyet bâtıla, heva ve hevesine kapılmış ömür tüketmekteler.
Bugün özellikle İslam ülkelerinde daha doğrusu halkı Müslüman olan ülkelerdeki acizliğe bakın. Yöneticiler dış kontrollü, halk aciz ve korkak. Hakkını değişik bahanelerle ellerinden alıp kendi halklarına yedirmek için birleşmiş vahşi haçlı ordularına karşı sessiz ve korkak. Bu şekilde davranarak Cenab-ı Hakk'ın kendilerinden razı olacağını zannediyorlarsa büyük bir yanılgı içerisindeler.
Ya batılılarla birlikte olup İslam coğrafyasını bölüp parçalamaya piyon olanlara ne demeli. Onların durumu daha da vahim. Küçük bir dünya menfaatini ahiretlerine tercih etmeleri akıl ve imanla bağdaşmıyor.
Aslında gerçekleri anlayıp hak ve hakikatin görülmesi zor değil. Ölçüyü bilmek yeterlidir. Bu ölçü de bellidir: Kur'an ve Ehl-i Beyt? Bu gözlükle bakan her Müslüman takip ettiği liderin peşinden bilinçsizce koşmaz; gittiği yolun istikamet mi ya da sapmamı olduğunu bilir ve önlem alır. Bu, benim liderimin boyu şöyle, kaşı gözü böyle gibi anlamsız bahaneler üretmez. Kalp aynasından takip ettiği insanların kendini aydınlığa mı, karanlığa mı götüreceğini anlar ve kurtuluşa ulaşanlardan olur.
Sayılı nefes sermayesini kullandığımız şu fani dünyada göğsümüzü gere gere ahirette birlikte olabileceğimiz insanlarla birlikte olman en kârlı ticaret olacaktır.
 
H. İbrahim TALAY / diğer yazıları
- Kısır politika ve milli siyaset / 31.05.2020
- Asıl zavallı kim? / 22.05.2020
- İstikamet / 08.05.2020
- Sahte kahramanlar / 28.04.2020
- Şehr-i emin ve liyakat / 04.02.2019
- Suç, ceza ve adalet / 20.01.2019
- Çözümün adresi belli / 08.05.2018
- Tren gecikmez raydan çıkar / 05.05.2018
- Kul hakkı ve Milli Ekonomi Modeli / 28.04.2018
- Yağmur duası ve Milli Ekonomi Modeli / 27.02.2018
- İncirlik, Kürecik ve Afrin operasyonu / 13.02.2018
- Peygamberler ve veliler / 03.01.2018
- Çözümsüzlük hastalığı ve gaflet / 06.12.2017
- Siyaset, son nefes ve sonrası / 29.09.2017
- BOP adımı atılırken aktörler ve kuklalar / 24.09.2017
- Hiçbir kınamacının kınamasından korkmamak / 14.09.2017
- İnisiyatif AB'ye mi bırakılmalı! / 13.09.2017
- Kardeşim Mustafa Kemal / 29.08.2017
- Vatandaşın halet-i ruhiyesi / 12.12.2016
- İstikamet üzere olmak / 13.11.2016
- Buhrandan kurtulmak / 31.10.2016
- Çıkmaz sokak başında kuyruk beklemek / 03.09.2016
- Aklın yolu birdir / 11.08.2016
- Vatan sevgisinde samimiyet testi / 06.08.2016
- Fasıl fiyaskosu / 25.03.2016
- İstikrar, ülkedeki bomba sesleri mi? / 15.03.2016
- Akıl ve iman denklemi / 08.03.2016
- Dini yaşayanlar dini kullananlar / 03.03.2016
- Çürük gemiyle yolculuk yapmak / 23.02.2016
- Zulme rıza göstermek ve ahir zaman / 11.02.2016
- Başkanlık sistemi çok mu elzem? / 02.02.2016
- Yalanlar ve gerçekler / 26.01.2016
- Karanlık gidişat / 19.01.2016
- Dost-düşman kavramı / 07.01.2016
- Bu gidişat hayra alamet değildir / 31.12.2015
- Stratejik çöküş / 25.12.2015
- Her şeye çare vardır bahaneye yoktur / 21.12.2015
- Tehlikeli mecralarda macera aramak / 05.12.2015
- Kararmış kalp ve salih amel / 02.12.2015
- Çelişkiler yumağı / 29.11.2015
- Huzursuz topraklar / 18.11.2015
- Milleti bekleyen büyük tehlike / 14.11.2015
- Kendi düşen ağlamaz / 08.11.2015
- NATO mermer NATO kafa / 07.11.2015
- Ağlanacak hale sevinilir mi? / 06.11.2015
- Bu oyunu bozmak senin elinde / 29.10.2015
- Madenlerimizi görmeyenleri görmemek / 28.10.2015
- Asrın cahilleri / 24.10.2015
- Kimin peşinde nereye gidiyorsun? / 20.10.2015
- Denenmişi denemek başlangıca dönmektir / 19.10.2015
- Toplumun geldiği ibretlik nokta / 16.10.2015
- Geleceği gören lider / 13.10.2015
- Gaza getirenler, gazı kesenler / 12.10.2015
- Ortadoğu'da değişen dengeler ve gerçekler / 09.10.2015
- Yurtta sulh isteyen cihanda savaş istemez / 29.09.2015
- Hangisi doğru hangisi yanlış / 25.09.2015
- Etme bulma dünyası / 18.09.2015
- Acziyet kader değildir / 15.09.2015
- Suçlu kim? / 11.09.2015
- Batılda birleşenlerin akıbeti hayrolmaz / 09.09.2015
- Umman varken boş kuyuya kova salmak / 07.09.2015
- Ateş çemberine doğru / 01.09.2015
- Türkiye nereye gidiyor? / 28.08.2015
- Hakikati algılayamayanlar / 15.08.2015
- ABD'nin terör samimiyeti / 10.08.2015
- Çözüm varken çözülmeye evet diyenler / 07.08.2015
- Büyük Ortadoğu Projesi ve piyonları / 04.08.2015
- Hakiki iman ve alametleri / 02.08.2015
- İnsanın fikir ve zikir denklemi / 31.07.2015
- Uyurgezer toplum / 28.07.2015
- Özü sözü bir olmak / 22.07.2015
- Hükümetsiz devletin sorumlusu kim / 21.07.2015
- Ramazanda vicdan muhasebesi / 12.07.2015
- Batıla dalanlarla birlikte olmamak / 11.07.2015
- Ramazan-ı Şerif ve ölüm gerçeği / 05.07.2015
- Milli mücadelenin tekerrürü / 04.07.2015
- Enkazdan kaçanlar / 29.06.2015
- Kişi sevdiğiyle beraberdir / 27.06.2015
- Gönül penceresi / 17.06.2015
- İnsanın mukayese hakkı / 15.06.2015
- Kazananlar ve kaybedenler / 11.06.2015
- Örnek Müslüman modeli / 07.06.2015
- Çaresizlerin çaresi / 30.05.2015
- Sebep siz olun / 27.05.2015
- Bilinçli siyaset / 26.05.2015
- Türk milletinin görevi / 23.05.2015
- Tezleri yıldız gibi parlıyor / 20.05.2015
- Şaşırırlar oyunları bozulunca / 18.05.2015
- Yapmayın dedik, yaptılar / 17.05.2015
- Halkı aldatanlar, hakkı anlatanlar / 13.05.2015
- Nuhun gemisi asla batmaz / 11.05.2015
- Artık gerçekleri görme zamanı / 09.05.2015
- Parti tutan cumhurbaşkanı olur mu? / 07.05.2015
- Komplekssiz bir gözle bakmak / 06.05.2015
- Hazine üstünde oturan dilenci olmak / 05.05.2015
- Temiz siyaset bilinçli seçmenle olur / 02.05.2015
- Veren el, alan el, satan el, çalan el / 01.05.2015
- Neden olmasın? / 25.04.2015
- Uyanmak zamanı / 11.04.2015
- Mağduru oynamak / 05.04.2015

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

31.10.2015, 31.10.2014, 31.10.2013, 31.10.2012, 31.10.2011, 31.10.2010, 31.10.2009, 31.10.2008, 31.10.2007, 31.10.2006, 31.10.2005, 31.10.2004, 31.10.2003, 31.10.2002, 31.10.2001, 31.10.2000, 31.10.1999, 31.10.1998, 31.10.1997


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.