logo
22 MAYIS 2026

Bursalı şehidin evinde yas ve dua

Irak'ın kuzeyinde sürdürülen Pençe Kilit Operasyonu'nda şehit olan Bursalı Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Emre Sevinç'in acı haberi ailesine bildirildi. Şehidin Yeşilova Mahallesi'ndeki evine Türk Bayrağı asılırken, sokak trafiğe kapatıldı. Şehidin evinin önünde dualar edildi, ambulans hazır bekletildi

11.11.2022 22:46:00
Bursalı şehidin evinde yas ve dua
Bursalı şehidin evinde yas ve dua

Edinilen bilgiye göre, Kuzey Irak'ta gerçekleştirilen Pençe Kilit Operasyonunda Mehmet Sevinç ve Zeynep Sevinç'in oğulları, 28 yaşındaki Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Emre Sevinç şehit oldu.



Yunus ve Kezban adında iki kardeşi bulunan Emre Sevinç'in merkez Osmangazi ilçesi Yeşilova Mahallesi 5. Varlık Sokaktaki ailesine acı haber verildi. Şehidin ailesi ve yakınları gözyaşlarını tutamazken, evine de Türk bayrağı asıldı. Ambulansın hazır beklediği evde, dualar edildi. Şehit Sevinç'in cenazesi Bursa'nın Harmancık ilçesinde toprağa verilecek.

Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?

Son dönemlerde Türkiye, iklimsel salınımların ve fiziksel çevre müdahalelerinin kesişim kümesinde oldukça ağır sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kalmaktadır

21.05.2026 18:30:00
Hasan Gündoğdu
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Yakın geçmişte tecrübe edilen aşırı kuraklık evrelerinin hemen ardından gelen ve geniş coğrafi alanları etkisi altına alan şiddetli taşkınlar, bu olayların yalnızca sıradan birer meteorolojik şanssızlık olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde yaşanan ani sel baskınlarının ve nehir taşkınlarının arkasında, küresel dinamiklerden yerel mühendislik hatalarına kadar uzanan çok katmanlı sebepler yer almaktadır.






1. Atmosferik dengesizlik ve iklim krizinin yağış rejimine etkisi

Sel felaketlerinin birincil tetikleyicisi, küresel iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası'ndaki yağış desenlerini radikal bir biçimde bozmuş olmasıdır.

Atmosferdeki sera gazı birikimi küresel sıcaklıkları artırırken, bu durum buharlaşma oranlarını yükseltmekte ve havada çok daha fazla nem birikmesine yol açmaktadır.

• Blok yağışlar (bulut patlamaları): Eskiden birkaç aya yayılan yağış miktarı, günümüzde "konvektif (yükselim) yağışlar" şeklinde birkaç saat içinde ve çok dar bir alana düşmektedir. Toprak, bu kadar kısa sürede bu denli yüksek hacimli suyu ememediği için yağış doğrudan yüzey akışına geçmektedir.

• Ani sıcaklık dalgalanmaları ve kar erimesi: Özellikle kış ve ilkbahar geçişlerinde, yüksek kesimlerdeki yoğun kar örtüsü ani sıcaklık artışları ya da ılık yağmurların etkisiyle hızla erimektedir. Bu durum, nehir debilerini bir anda normalin katlarca üzerine çıkararak havzalarda taşmalara yol açmaktadır.






2. Antropojenik müdahaleler ve arazi kullanım hataları

Doğal drenaj sistemlerinin insan eliyle (antropojenik) bozulması, teknik olarak yönetilebilir durumdaki büyük yağışların bile yıkıcı birer afete dönüşmesinin temel nedenidir.

• Dere yataklarının işgali ve yapılaşma: Türkiye'deki en büyük kronik sorunlardan biri, akarsu ve dere yataklarının imara açılması, bu alanlara konut, sanayi tesisi veya yol inşa edilmesidir. Suyun doğal yayılım ve tahliye yolları daraltıldığında, nehirler kendi yataklarından taşarak en yakın yerleşim birimlerini hızla su altında bırakmaktadır.

• Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün kaybı: Yamaçlardaki ağaçların kesilmesi ve orman alanlarının tahribi, toprağın üst tabakasının sünger görevi görmesini engeller. Ağaç kökleri suyu tutamadığında ve gövdeler suyun hızını kesemediğinde, yamaçlardan aşağı akan su sadece sel değil, beraberinde çamur ve kaya kütlelerini de taşıyan heyelanlı taşkınlar üretir.

• Havza üzerindeki fiziki yapılar (HES ve köprüler): Özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, vadiler boyunca inşa edilen köprülerin, menfezlerin veya Hidroelektrik Santrali (HES) yapılarının hidrolik kapasite hesapları bazen yetersiz kalmaktadır. Yukarı havzalardan sürüklenen ağaç, kütük ve rüsubat (tortu) bu dar geçişleri tıkamakta, yapay barajlar oluşturarak ani ve patlamalı taşkın dalgalarına zemin hazırlamaktadır.






3. Şehirleşme modeli, betonlaşma ve altyapı yetersizliği

Kent merkezlerinde yaşanan ve "şehir seli" (urban flash flood) olarak adlandırılan fenomen, tamamen modern şehircilik politikalarının bir yan ürünüdür.

• Geçirimsiz yüzeylerin artışı: Şehirlerin beton, asfalt ve parke taşlarıyla kaplanması, toprağın gökyüzüyle olan bağını koparmaktadır. Yağan yağmurun toprakla buluşup yeraltına sızabileceği "yeşil altyapı" alanları azaldıkça, düşen her damla su yüzeyde birikerek caddeleri yapay nehirlere dönüştürmektedir.

• Drenaj ve şebeke entegrasyonu sorunları: Pek çok metropol ve ilçede yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon sistemleri ya birleşiktir ya da mevcut şehir nüfusu ile yağış şiddetine oranla çok geride kalmıştır. Mazgalların ve tahliye kanallarının yetersizliği, suyun tahliyesini imkansız kılmaktadır.






Türkiye'deki sel ve taşkın olaylarının kronikleşmesi, meteorolojik anomalilerin, su yönetimindeki çok parçalı koordinasyon eksikliğinin ve doğanın taşıma kapasitesini göz ardı eden yerleşim tercihlerinin bir sonucudur.

Selleri engellemek, iklim kriziyle makro düzeyde mücadele etmenin yanı sıra, mikrodan başlayarak dere yataklarını özgür bırakmayı, şehirlerde yeşil geçirgen yüzeyleri artırmayı ve havza bazlı entegre bir su yönetim planını tavizsiz uygulamayı zorunlu kılmaktadır.






İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

21.05.2026 16:59:00
Haber Merkezi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 41. günü, dün savunması sona eren Serhat Kapki'nin sorgusu ile başladı. Kapki'nin sorgusunun ardından avukatları savunma yaptı. Duruşmada, daha önce "etkin pişmanlık" ifadesi veren iş insanı Şeyhmus Sarıboğa, "Avukat Selcen Akar cezaevinde ziyaretime geldi. Başka birini etkin pişmanlıkla tahliye ettirdiğini, o yüzden cezaevine geldiğini söyledi. 'Bana Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi. 'İşlediğim bir suç yok' diyerek reddettim, kovdum onu. Benden sonra da gece eşimi ve kardeşimi arayarak 'Şeyhmus Bey'le anlaştım' demiş. İrademle oynandığı için önceki ifadelerim geçersizdir. İtiraf edeceğim bir şey yoktu ki edeyim" dedi. Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi. Böylelikle davada bugüne kadar tahliye edilenlerin sayısı 42 oldu.

Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz

Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna’ya aktarılmasını ‘terörün finansmanı’ olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir ‘itiraf’ olarak değerlendirdi

21.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna'ya aktarılmasını 'terörün finansmanı' olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir 'itiraf' olarak değerlendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, haftalık basın toplantısında Batı dünyasını ve Kiev yönetimini hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

'Rus varlıklarını Ukrayna'ya vermek terör finansmanıdır'
Zaharova, Batı'da dondurulan Rus varlıklarının doğrudan veya dolaylı olarak Ukrayna ordusuna veya devlet kurumlarına aktarılmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu kaydetti:
"Kiev rejimine finansal destek sağlamak amacıyla Rus varlıklarının kullanılması, uluslararası terörle mücadele sözleşmelerine göre doğrudan 'terörün finansmanı' olarak kabul edilmelidir. Moskova, bu hamleler karşısında uğradığı tüm zararın tazmin edilmesini talep edecektir."
Bu durumun BM Şartı'ndaki "devletlerin egemen eşitliği" ilkesini çiğnediğini hatırlatan sözcü, Kiev'in Rus sivillere yönelik saldırılarını da hatırlattı.

ABD'nin biyolojik laboratuvar itirafı
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın, Ukrayna'dakiler de dahil olmak üzere 120'den fazla denizaşırı biyolojik laboratuvarı denetleyeceklerini açıklamasını da değerlendiren Rus diplomat, bu adımı Rusya'nın yıllardır dile getirdiği endişelerin haklılığını kanıtlayan bir gelişme olarak gördüklerini söyledi:
"Meğer dezenformasyon değilmiş:" Zaharova, geçmişte Rusya'nın bu laboratuvarlarla ilgili uyarılarına "dezenformasyon" diyen Batı'nın şimdi geri adım attığını vurguladı.
Takipçi olacağız: Rusya'nın, ABD'nin sınırları dışındaki (özellikle Rusya sınırına yakın bölgelerdeki) askeri-biyolojik faaliyetlerini Biyolojik Silahlar Sözleşmesi (BTO) başta olmak üzere uluslararası platformlarda sorgulamaya devam edeceğini vurguladı.

Zaharova'nın basın brifinginden öne çıkan diğer kritik mesajlar:
Ukrayna lideri Zelenskiy, "kanlı bir gaspçıya" dönüştü ve çatışmayı tırmandırmaya devam ediyor.
Sarmat kıtalararası balistik füze testleri tamamen planlı bir faaliyet.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) etkinliklerine katılmamayı alışkanlık haline getirmesi birliğin işleyişine zarar vermeyecek.
Transdinyester sakinlerine Rus vatandaşlığı verilmesini kolaylaştıran kararname, Ukrayna ve Moldova'nın düşüncesiz adımlarına karşı bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama

Ünlü sanatçı Haluk Levent, Eskişehir konserinin ardından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Levent’e mide kanaması teşhisi konulurken, sanatçının yoğun bakımda gözetim altında tutulduğu öğrenildi. AHBAP Derneği, Levent’in sağlık durumunun kontrol altında olduğunu açıkladı

21.05.2026 16:00:00
Haber Merkezi
Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama
Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama
Ünlü sanatçı Haluk Levent, Eskişehir konserinin ardından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Levent'e mide kanaması teşhisi konulurken, sanatçının yoğun bakımda gözetim altında tutulduğu öğrenildi. AHBAP Derneği, Levent'in sağlık durumunun kontrol altında olduğunu açıkladı.

"Elfida", "Yollarda Bulurum Seni" ve "Aşkın Mapushane" gibi şarkılarla tanınan sanatçı Haluk Levent, Eskişehir'de düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne aldı.
Konserin ardından AFAD ile gerçekleştireceği toplantı için yola çıkan Levent'in rahatsızlandığı öğrenildi.
Fenalaşan sanatçı, ilk müdahalenin ardından Ankara'daki Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Mide kanaması teşhisi konuldu
57 yaşındaki sanatçının hastanede yapılan kontrollerinde mide kanaması geçirdiği belirlendi.
Doktorların ilk müdahalesinin ardından Haluk Levent'in yoğun bakıma alındığı ve tedavisinin burada sürdüğü bildirildi.
Sanatçının sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.

AHBAP Derneği'nden resmi açıklama geldi
Haluk Levent'in genel başkanlığını yaptığı AHBAP Derneği, sosyal medyada yer alan iddiaların ardından sanatçının sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Genel başkanımız Haluk Levent'in sağlık durumuyla ilgili çeşitli haberler ve paylaşımlar gündeme gelmektedir. Sürecin takip edildiğini ve sağlık durumunun kontrol altında olduğunu sizlerle paylaşmak isteriz. Tarafımıza ulaşan net ve güncel bilgiler doğrultusunda sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şu an için resmî kaynaklar dışındaki paylaşımlara karşı dikkatli olunmasını rica eder, genel başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz."

Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak

Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak

21.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 21.05.2026 15:38:39
AA
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak.

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Karara göre, bayram tatili dolayısıyla KGM'nin sorumluluğu altında bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ücretsiz hizmet verecek.

Bu köprü ve otoyollar, 26 Mayıs Salı saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz olacak.

Şehir içi toplu taşıma hizmetleri bayramda ücretsiz
Vatandaşlar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı seferleri ile belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden de 27 Mayıs Çarşamba günü saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz yararlanacak.

Öte yandan, yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.

İranlı milliler vize için Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne geldi

İranlı milliler, Dünya Kupası için vize almak amacıyla ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiliğine geldi. İran Milli Takımı oyuncuları ayrıca Kanada vizesi almak için de vize başvuru merkezine gelerek başvurularını yaptı

21.05.2026 13:10:00
Haber Merkezi
İranlı milliler vize için Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne geldi
İranlı milliler vize için Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne geldi
İranlı milliler, Dünya Kupası için vize almak amacıyla ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiliğine geldi. İran Milli Takımı oyuncuları ayrıca Kanada vizesi almak için de vize başvuru merkezine gelerek başvurularını yaptı.
ABD, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası'nda mücadele edecek İran Milli Futbol Takımı, vize başvurusu yapmak üzere ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne geldi. İran Milli Futbol Takımı oyuncuları, işlemlerini tamamlayarak elçilikten ayrıldı.

11 Haziran-19 Temmuz'da düzenlenecek ve ev sahipleri arasında ABD'nin de yer aldığı Dünya Kupası'na katılacak olan İran Milli Futbol Takımı sporcuları, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne vize başvurusu için geldi.
Büyükelçilikten çıkış yaptıkları sırada İranlı futbolcular, bir muhabirin vize başvurusunun olumlu geçip geçmediği sorusu üzerine gülümsedi.

İran Milli Futbol Takımı, 19 Mayıs'ta Antalya'da kampa girmişti. İran Futbol Federasyonu 1. Başkan Yardımcısı Mehdi Muhammed Nabi, gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm takım üyeleri için hem ABD hem de Kanada vize işlemleri için Ankara'ya gideceklerini anlatarak, vize işlemleri ve diğer bazı işlemler için kendilerine katılacak bazı uluslararası oyuncuların da olacağını kaydetmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, 12 Mayıs'ta "İran Milli Futbol Takımı Dünya Kupası'na katılabilir, ancak kendi hayatları ve güvenlikleri açısından bunun uygun olduğunu düşünmüyorum." ifadesini kullanmıştı.

EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en büyük tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü başladı. Çelik Kubbe çok katmanlı hava savunma sistemi ilk kez kullanıldı

21.05.2026 13:05:00
Haber Merkezi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü kapsamındaki gündüz faaliyetleri başladı.

CUMHURBAŞKANI DA TAKİP EDİYOR
İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlenen beklenen tatbikatın son günündeki faaliyetleri, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberlerindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları ve genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi takip ediyor.

50 ÜLKEDEN 10 BİNDEN FAZLA PERSONEL KATILIYOR
Birleşik ve müşterek harekatta katılımcı ülke unsurları ile birlikte oluşturulan müşterek karargah ve birliklerin askeri imkan ve kabiliyetlerinin, verilecek vazifelerin tamamını kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve harbe hazırlık seviyesinin idame ettirilmesi amaçlanan EFES-2026 Tatbikatı'na 50 ülkeden 10 binin üzerinde personel katılıyor.

HÜCUM HAREKATI YAPILDI
TB-3 SİHA'nın TCG ANADOLU'dan kalkışıyla başlayan tatbikatın son günü, sırasıyla deniz top ateş desteğinin kara bombardımanı, topçu ve havan atışları ve gece başlayan hava hücum harekatıyla devam etti.

Kütahyalı'nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası

Adana merkezli 21 ilde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonda yakalanarak tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi'nden İstanbul Maltepe Cezaevi'ne nakledildi. Nakil kararının gerekçesi olarak eşinin hamile olması gösterildiği iddia edildi

21.05.2026 13:04:00
İHA
Kütahyalı'nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası
Kütahyalı'nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'yasa dışı bahis', 'bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık', 'rüşvet' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarına yönelik Adana merkezli 21 ilde 14 Mayıs günü şafak vakti operasyon düzenlendi.

Operasyonda aralarında örgüt lideri Selahattin A.U. ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 161 şüpheli gözaltına alındı.

7 şüpheli emniyetteki sorgusunun ardından savcılık tarafından serbest bırakılırken, 154 şüpheli adliyeye sevk edildi Hakim karşısına çıkan Kütahyalı'nın da aralarında bulunduğu toplam 135 şüpheli tutuklanmıştı. 9 kişi ise adli kontrol şartıyla yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

"Kütahyalı'nın cezaevi değiştirildi"

Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, ilk olarak Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi'ne yerleştirilmişti.

Kütahyalı'nın daha sonra İstanbul'daki Maltepe Cezaevi'ne nakledildiği, bu kararın gerekçesi olarak ise eşinin hamile olmasının gösterildiği öne sürüldü.

Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor

Çarlık Rusyası'nın, stratejik açıdan önemli gördüğü Kafkaslar'dan Çerkes halkını sürgün etmesinin üzerinden 162 yıl geçti

21.05.2026 12:25:00
AA
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Rusya'nın Karadeniz sahiline inme politikasının gereği olarak Kuzey Kafkasya'yı ele geçirme amacıyla 1556'da başlattığı Kafkas-Rus Çarlığı Savaşı, 308 yıl sürdü.

Çerkesleri yok ederek Kafkas Dağları'nın iç kesimlerine ilerleyen Ruslar, teslim olan Çerkesleri ya Çarlık ordusuna katılmaya ya da göç etmeye zorladı.

Çerkes toplulukları, 21 Mayıs 1864'ten itibaren başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerine sürgüne mecbur kaldı.

Resmi olmayan rakamlara göre 1,5 milyona yakın Çerkes bir ay içinde sürgün edildi. Yol şartları, salgın hastalıklar ve açlık gibi nedenlerden ötürü yaklaşık 500 bin Çerkes hayatını kaybetti.

Sürgüne tabi tutulanlar Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi ile Adler gibi Karadeniz limanlarından gemilere bindirilerek gönderildi.

Çerkeslerin birçoğu Anadolu'da Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı ve Kocaeli'de iskan edildi, bir kısmı ise Suriye ve Filistin başta olmak üzere Orta Doğu'ya yerleştirildi. Sürgün edilen Çerkesler zamanla yerli halka karıştı.

Osmanlı İmparatorluğu'na sürgün edilemeyen Çerkesler ise Orta Laba ve Orta Kuban nehirleri bölgesindeki Rus Kazak köylerine yerleştirildi.

Rus Çarlığı'nın çok önceden planladığı "Çerkes halkını öz vatanlarından sürgün etme operasyonu", adım adım gerçekleştirilen bir eylem olarak değerlendiriliyor.

Osmanlı topraklarına bile ulaşamadan binlerce kişinin öldüğü bu sürgün, "tarihin en acı olaylarından biri" olarak nitelendiriliyor.

İnsanlık tarihine kara leke olarak geçen Çerkes sürgünü, her yıl Türkiye'de yaşayan Çerkesler tarafından gözyaşı ve hüzünle anılıyor.

Türkiye'deki Çerkesler, sürgünü anmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Deniz kenarında "Nart ateşi" yakıp çevresinde "mezar taşı nöbeti" tutulan anma törenleri, "Sürgün Andı"nın okunmasıyla sona eriyor.

Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na müdahalesi sonrası alıkonulan vatandaşların güvenli şekilde Türkiye'ye dönüşü için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye'ye getirmeyi planlıyoruz" dedi.

21.05.2026 11:21:00
İhlas Haber Ajansı
Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor
Sumud Filosu aktivistleri Türkiye'ye getiriliyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sosyal medya hesabından Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu'na gerçekleştirilen müdahalenin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Fidan, alıkonulan vatandaşların güvenliğini ve Türkiye'ye sağ salim dönüşlerini sağlamak için ilgili tüm kurumlarla koordineli şekilde çalıştıklarını ifade ederek, "Küresel Sumud Filosu'na gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucunda alıkonulan vatandaşlarımızın güvenliğini ve ülkemize sağ salim dönüşlerini sağlamak için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bugün özel uçak seferleri düzenleneceğini kaydeden Fidan, "Bugün düzenleyeceğimiz özel uçak seferleriyle vatandaşlarımızı ve üçüncü ülkelerden katılımcıları Türkiye'ye getirmeyi planlıyoruz" dedi.

Türkiye'nin Filistin halkına desteğinin süreceğini vurgulayan Fidan, "Vatandaşlarımızın haklarını gözetmeyi ve Gazze'deki sivillere karşı insani sorumluluğumuzu yerine getirmeyi sürdürecek, Filistin halkına desteğimizi kararlılıkla devam ettireceğiz" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.