logo
12 MAYIS 2026

Büyüme çağındaki çocuklara 'sanal' engel

Hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya, çocukları ve gençleri uykusuz bırakıyor. Uzmanlar, büyüme çağındaki çocukların boyunun bu sebeple uzamadığını, ruhsal ve bedensel sorunlar yaşadıklarını belirtiyor

19.08.2016 00:00:00
Çocuk, Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Çubukçuoğlu Taş, sosyal medya ve ekran bağımlılığı nedeniyle yaşanan uyku problemlerinin çocukların geleceğini olumsuz etkilediğini kaydetti. Taş, "Sosyal medya bağımlılığı olan çocuklarda ciddi boyutlarda dikkat kaybı yaşanıyor. Sosyal medya araçları ve televizyon karşısında özellikle yaz döneminde çok fazla vakit harcanıyor. Aileler, tatil nedeniyle çocuklarını rahat bırakıyor. Bu durum kış aylarında okul başarısını da olumsuz etkiliyor. Yapılan araştırmalar Türkiye'de çocukların uykusuz saatler geçirdiğini gösteriyor" dedi.
Zeynep Çubukçuoğlu Taş, "Sosyal medya ve ekran bağımlılığı, büyüme çağındaki çocuklarda gelişme geriliğine neden olabiliyor. Büyüme hormonu özellikle uykuda salınan bir hormondur. Bu nedenle çocukların belirli bir saatte uyumaları çok önemli. 03.00'da uyuyup öğlen kalkmak bir anlam ifade etmez. Öncelikle uyunan ortamın karanlık olması gerekiyor. Bu hormon uykuya daldıktan en az 2 saat sonra salınıyor. Çocuklar en geç saat 24.00'da uykuya dalmış olmalı. Bu dönemde 8 saat uyuma çok önemli" uyarısında bulundu.
  
Hobi edinmelerini sağlayın
 
Ekran ve sosyal medya bağımlılığının özellikle ortaokul çağında ortaya çıktığını anlatan Uzman Dr. Taş, şöyle devam etti: "Çocukların, gençlerin gün geçtikçe uyku süreleri azalıyor. Sabahlara kadar oyun oynuyorlar. Gün içerisinde de bu tür teknolojik cihazlarla devamlı iç içeler. Ekranla olan iletişimlerinin azalması sosyal hayatlarının renklenmesiyle başlar. Çocukların özellikle tatillerde evin dışarısında vakit geçirmeleri ve spor yapmaları teşvik edilmeli, yeni hobiler edinmeleri sağlanmalı."
Gençlerin uykusuzluk nedeniyle ruhsal problemlerle karşılaşabildiklerini anlatan Dr. Taş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Uzun süre uykusuz kalmak ilerleyen yaşlarda psikiyatrik bozukluklara ve depresyona neden olabilir. Göz problemleri yaşatarak yaşam kalitesini düşürebilir. Bağımlılık, sadece ekrana bakmak değil, bakmadığı anlarda da aklının orada olmasıdır. Çocuk, sürekli oyun oynamak, sürekli televizyon izlemek için arkadaşlarını ve sosyal hayatını ikinci veya üçüncü plana atıyor, ailesiyle zaman geçirmek istemiyorsa uzmanlardan destek istenmelidir." 

Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon

Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediyesi'ne yönelik sabah saatlerinde 5'inci dalga operasyonu düzenlendi. Operasyon kapsamında belediyeye bağlı bazı birimler ve Bol Tur A.Ş.'deki evraklar inceleme altına alındı

12.05.2026 12:39:00
İHA
Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon
Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon
Edinilen bilgiye göre, yürütülen bir soruşturma kapsamında Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah saatlerinde Bolu Belediyesi hizmet binasına geldi.






Binaya otopark kısmından giriş yapan jandarma ekipleri, belediye bünyesindeki bazı birimler ile Bol Tur A.Ş.'de arama ve inceleme çalışması başlattı. 






Soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda evrak, jandarma ekipleri tarafından titizlikle mercek altına alındı.








Ekiplerin binadaki incelemeleri sürüyor.













Samsun'da rüşvet operasyonu: 4'ü doktor 18 gözaltı

Samsun'da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde "rüşvet" iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 4'ü doktor 18 şüpheli gözaltına alındı

12.05.2026 12:28:00
İHA
Samsun'da rüşvet operasyonu: 4'ü doktor 18 gözaltı
Samsun'da rüşvet operasyonu: 4'ü doktor 18 gözaltı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görev yapan bazı doktorların medikal firmalar üzerinden ya da doğrudan hastalardan rüşvet aldıkları iddiası üzerine Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı.






Soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi" suçlarından işlem yapıldığı öğrenildi.







Düzenlenen operasyonda aralarında 3'ü profesör ve 1'i doçent 4 doktor, 4 medikal firma çalışanı/sahibi, 10 rüşvet veren hasta yakını olmak üzere toplam 18 şüpheli Atakum, İlkadım, Bafra, Çarşamba ilçeleri ile Ordu'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.








Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında görevlendirilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımı için ilana çıkacaklarını bildirdi

12.05.2026 11:50:00 / Güncelleme: 12.05.2026 14:06:39
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak
Adalet Bakanlığı 15 bin sözleşmeli personel alacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdesini verdiği, adalet teşkilatı bünyesinde istihdam edilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımını gerçekleştireceklerini belirtti.

Bu kapsamda merkez ve taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere 15 bin sözleşmeli personel alımı için ilana çıkacaklarını aktaran Gürlek, şunları kaydetti:

"Söz konusu alımları 2026 yılı içerisinde tamamlayarak teşkilatımızın insan kaynağını daha da güçlendireceğiz. Alım yapılacak kadrolar arasında 5 bin 259 zabıt katibi, 4 bin 508 infaz ve koruma memuru, 1300 destek personeli, 1041 mübaşir, 900 icra katibi, 524 koruma ve güvenlik görevlisi, 410 psikolog, 322 teknisyen, 316 büro personeli, 286 hemşire, 90 sosyal çalışmacı ile 44 farklı unvanda personel yer alıyor. Adalet teşkilatımıza, yargı camiamıza ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, yargı teşkilatımızın ihtiyaç duyduğu kadroların tahsisine verdikleri destek dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum." 

33 ilde FETÖ operasyonu: 69 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, jandarma ekiplerince FETÖ terör örgütüne yönelik 33 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 69 şüpheliden 43'nün tutuklandığını bildirdi

12.05.2026 11:47:00 / Güncelleme: 12.05.2026 14:06:54
İhlas Haber Ajansı
33 ilde FETÖ operasyonu: 69 gözaltı
33 ilde FETÖ operasyonu: 69 gözaltı
Bakanlıktan operasyonlarla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarınca 33 ilde FETÖ'ye yönelik düzenlenen operasyonlarda 69 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden 43'ü tutuklandı. 7'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Yakalanan şüphelilerin; terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri, örgüt içerisinde sorumlu şahıslar ile irtibatta bulundukları, terör örgütüyle iltisaklı sözde yardım kuruluşlarına finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü propagandası yaptıkları ve yurt dışına kaçma girişiminde bulundukları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.

Virüs salgına dönüşür mü?


 
Hantavirüs görülen kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçaklar Hollanda'da Eindhoven Havalimanı’na indi. Uçakları karşılayan görevliler özel koruma kıyafetleri giydi. Yolcular karantinaya alındı. Benzer görüntüler 6 yıl önce Covid-19 salgınında yaşanmıştı. 

12.05.2026 06:45:00
HABER MERKEZİ/AA
Virüs salgına dönüşür mü?
Virüs salgına dönüşür mü?

Hantavirüs görülen kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçaklar Hollanda'da Eindhoven Havalimanı'na indi







Hantavirüs görülen MV Hondius kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçakların çevresinde, Eindhoven Havalimanı'nda koruyucu kıyafetli ekipler hazır bulundu.
Hantavirüs vakalarının olduğu yolcu gemisi MV Hondius da İspanya'nın Tenerife kentinden ayrılarak Rotterdam'a hareket etmişti.







Gemiden tahliye edilerek Madrid'e getirilen 14 İspanyol yolcudan birinin PCR hantavirüs testi pozitif çıktı.







Fransa'da 13 kişi hantavirüs nedeniyle karantinada tutuluyor. İtalya'da da 4 kişi Hantavirüs şüphesiyle tedbiren karantinada tutuluyor. "MV Hondius" gemisinden tahliye edilen Fransa ve ABD vatandaşı iki kişinin hantavirüs testleri pozitif çıkmıştı.







Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcülerinden Eva Hrncirova, hantavirüs vakalarının tespit edildiği "MV Hondius" gemisindeki vatandaşların üye ülkelere dönüşü için Birliğin Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla 4 uçuş gerçekleştirildiğini bildirdi.









Dünya Sağlık Örgütü, hantavirüste küresel bir risk olmadığını açıklamıştı.

İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden 12'si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

12.05.2026 00:40:00
İHA
İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı
İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere yönelik yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı. Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilmişti.

Adliyeye sevk edilen 24 şüpheli şahıstan şüpheliler Alkan B., Ekrem O., Fatih Y. ve Yasin Ç. S., hakkında adli kontrol talebi, 20 şüpheli hakkında tutuklanmaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Ayhan S., Aytekin K., Binali S., Derya D., Orhan Y., Selim M., Süleyman U., Fatih T., Muammer A.Ö., Nilgün C., Tolga K, tutuklandı. Diğer 12 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Türk yolcuların testleri negatif çıktı

Sağlık Bakanlığı, Hollanda bandıralı MV Hondius yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edildiği salgında bulunan üç Türk vatandaşının test sonuçlarının negatif olduğunu açıkladı. Üç vatandaş, önerilen süre boyunca karantinada tutulacak

11.05.2026 17:40:00
Haber Merkezi
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, "Üç vatandaşımızın sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup, önerilen süre boyunca karantinada tutulacaklardır" denildi. Bu gelişme, gemideki tahliye operasyonunun ardından kamuoyunda büyük ilgi gören konuya dair önemli bir rahatlama sağladı.

Hollanda bayraklı MV Hondius gemisi, Nisan 2026'da Arjantin'in Ushuaia limanından ayrılarak Güney Atlantik'te seyir halindeyken hantavirüs salgınıyla gündeme geldi. Gemideki vakalar, bir yolcunun solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmesiyle ortaya çıktı. Şu ana kadar gemide 8 kişi hastalandı ve 3 kişi hayatını kaybetti. Virüs, genellikle kemirgenlerin idrar, dışkı veya salyasıyla temas yoluyla bulaşıyor; ancak nadir de olsa sınırlı insandan insana bulaşma riski tartışılıyor.

Gemide 23 ülkeden yaklaşık 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ilgili ülkelerin sağlık otoriteleri koordinasyonunda tahliye operasyonları başlatıldı. Yolcular, İspanya'nın Tenerife adasındaki Granadilla de Abona limanına getirilerek ülkelerine gönderiliyor. Tahliye sırasında bazı ülkelerin vatandaşlarında pozitif vakalar tespit edildi; örneğin Fransa ve ABD'den tahliye edilenlerde pozitif sonuçlar raporlandı.

Türk vatandaşlarının durumu

Sağlık Bakanlığı, 8 Mayıs 2026 tarihli ilk açıklamasında Türkiye'de henüz pozitif hantavirüs vakası tespit edilmediğini vurgulamıştı. 9 Mayıs'ta ise gemideki üç Türk vatandaşının 10 Mayıs'ta (dün) Türkiye'ye getirileceği duyuruldu. Bakanlık, bu vatandaşlarda herhangi bir semptom veya hastalık bulgusu olmadığını belirtmişti.

Bugün yapılan son açıklamada test sonuçlarının negatif çıktığı teyit edildi. Üç Türk vatandaşı, İstanbul'a ulaştıktan sonra Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda evlerinde veya belirlenen izolasyon noktalarında karantinaya alındı. Karantina süresi, uluslararası protokollere ve Bakanlığın risk değerlendirmesine göre belirlenecek.

Bakanlık yetkilileri, sürecin uluslararası otoritelerle eş güdüm içinde titizlikle yürütüldüğünü ve kamuoyunun yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi gerektiğini hatırlattı.

Hantavirüs hakkında bilinmesi gerekenler

Hantavirüs enfeksiyonları, solunum yoluyla veya temasla bulaşabilen ciddi bir hastalık. Belirtileri arasında ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve ilerleyen aşamalarda solunum yetmezliği yer alıyor. Erken müdahale kritik önem taşıyor. Türkiye'de rutin olarak izlenen bulaşıcı hastalıklar arasında yer alıyor ancak bu tür gemisel salgınlar nadir görülüyor.

Uzmanlar, yolcuların ve yakınlarının hijyen kurallarına uyması, semptom durumunda hemen sağlık kurumlarına başvurması konusunda uyarıyor. DSÖ, olayın kontrol altında olduğunu belirtiyor; ancak izleme devam ediyor.

ODTÜ'de çıkan olaylarla ilgili 2 şüpheli tutuklandı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsü içinde Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı gerekçesiyle gözaltına alınan 6 zanlıdan 2'si tutuklandı

11.05.2026 15:46:00
AA
ODTÜ'de çıkan olaylarla ilgili 2 şüpheli tutuklandı
ODTÜ'de çıkan olaylarla ilgili 2 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylara karıştığı iddiasıyla gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Ankara Adliyesine getirilen zanlılar, soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdikten sonra tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, zanlılardan 2'sinin "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından tutuklanmasına hükmederken, 4'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturmanın geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Mayıs'ta ODTÜ Stadyumu'nda düzenlenen konser sırasında yaşanan olaylar üzerine "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından resen soruşturma başlatmıştı.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince, haklarında gözaltı kararı verilen 12 şüpheliden 6'sı gözaltına alınmıştı.

Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi

Akbelen Ormanı’nı korumak için 31 Mart’tan beri tutuklu bulunan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma hükmü sonrası 42 günün ardından bugün tahliye edildi 

11.05.2026 15:05:00
Haber Merkezi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'de Akbelen Ormanı ve tarım arazilerini korumak için verdiği mücadeleyle tanınan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, bugün tahliye edildi.

31 Mart 2026'da acele kamulaştırma sürecine karşı düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alınan ve "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla tutuklanan Işık, yaklaşık 42 gündür Şakran Cezaevi'nde tutuluyordu. 28 Nisan'da Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada tahliye talebi reddedilmiş, dava 1 Haziran'a ertelenmişti.

Danıştay'ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından avukatları, tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapılmasını ve Işık'ın derhal tahliyesini talep etmişti. Bu gelişme üzerine bugün tahliye kararı çıktı.

Ailenin açıklaması

Tahliye haberi üzerine Akbelen direnişçileri ve köylüler sevinç gösterisi yaparken, Işık'ın annesi İkizköy Muhtarı Nejla Işık daha önce yaptığı açıklamada "Ne evladımızdan vazgeçeceğiz ne de toprağımızdan. Dimdik ayaktayız" demişti.

Sosyal medyada ve direniş çevrelerinde "Geç de olsa adalet" ve "Esra özgür" paylaşımları yoğunluk kazandı. Birçok kullanıcı, Işık'ın 42 gün boyunca "boşuna" cezaevinde tutulduğunu belirtti.

Esra Işık'ın tahliyesiyle Akbelen direnişi yeni bir ivme kazanırken, 1 Haziran'daki duruşmada dava süreci devam edecek. Köylüler ve yaşam savunucuları, orman ve zeytinliklerin korunması için mücadeleye devam edeceklerini vurguluyor.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı: Hüseyin Gün savunma yaptı

11.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile 3 sanığın yargılandığı "casusluk" davasında, tutuklu sanık Hüseyin Gün'ün savunması alındı.
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklu sanık Gün savunmasını yaptı.
Gün: Kendimden eminim
Gün, gözaltına alındığında cep telefonu ile dizüstü bilgisayarına emniyet güçlerince el konulduğunu, bunların şifrelerini kendi isteğiyle emniyet güçlerine verdiğini, kendisinden emin olduğunu söyledi.

'Asla casusluk yapmadım'
Tarafına yöneltilen iddiaların tamamen mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu savunan Gün, "Ülkem aleyhine asla casusluk yapmadım ve şunu da önemle söylemek isterim: Kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan biri başka hiç kimseye casus iftirası atamaz. Tarafıma yöneltilen casusluk suçlaması, uyuşturucu ve yasa dışı bahis müptelası olan muhbir Ümit Deniz Alaçam'ın öz annesinin sürekli olarak kendisine rol model ve ağabey olarak beni göstermesinden kaynaklanan, geçmişe dayalı husumet ve kıskançlıkla ileri sürdüğü asılsız iftiradan ibarettir." diye konuştu.
Sanık Gün, uzun yıllardır dünyanın değişik bölgelerinde farklı iş alanlarında yatırım yapan biri olduğunu anlatarak, "Bilhassa 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye Cumhuriyeti devleti adına yurt dışında üstlenmiş olduğum önemli görev ve sorumluluklar göz önünde bulundurulduğunda, iddianamede isimlerine atıfta bulunulan yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli asker ve istihbarat mensuplarıyla görüşmemde hayatın olağan akışına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığını kolaylıkla tespit edebilirsiniz." ifadelerini kullandı.

'Kara Hücre' başlıklı raporları da bizzat ben hazırladım
İddianame eklerinde yer alan yazışmalara atıfta bulunan Gün, şöyle devam etti:
"15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ'yle mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda bilhassa Avrupa ile Amerika'da firari durumda bulunan önde gelen FETÖ mensuplarının açık kimlikleri, adresleri, ilişki ağları ve mal varlıklarının tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla görülebilmektedir. Bunun yanı sıra, iddianamede tarafıma yöneltilen suçlamaya dayanak olarak gösterilen, yurt dışında FETÖ'ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırlanan ve işin trajikomik tarafı da burada olan, devlet sırrı niteliğinde olduğu bizzat iddia makamınca belirtilen 'Black Cell', Türkçesiyle 'Kara Hücre' başlıklı raporları da bizzat ben hazırladım."
Tutuklu sanık Hüseyin Gün, "Yalnızca vatanıma hizmet etmek amacıyla, şerefli Türk subaylarına kumpas kuran, Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde rol alan, ardından 250'nin üzerinde masum Türk vatandaşını şehit eden hain FETÖ'ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırladığım bu dokümanların bugün huzurunuzda tarafıma yöneltilen asılsız casusluk suçlamasının sözde delili olarak gösterilmesi son derece haksız ve mesnetsizdir." savunmasını yaptı.

'Ekrem İmamoğlu'nu hayatımda bir defa gördüm'
Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ı manevi annesi Seher Alaçam'ın vasıtasıyla tanıdığını, Ekrem İmamoğlu'nu ise İBB Başkanı olarak seçildikten yaklaşık 1,5 ay sonra manevi annesinin yönlendirmesiyle Saraçhane'deki binaya yaptıkları nezaket ziyareti sırasında hayatında sadece bir defa gördüğünü kaydeden Gün, iletişim kayıtlarına bakıldığında da İmamoğlu'yla bu tarihin öncesi ve sonrasında herhangi bir irtibatının bulunmadığının açıkça görüldüğünü savundu.
Gün, "İddianamede her ne kadar suç tarihi olarak 2019-2025 yılları gösterilmiş olsa da, benim ne Ekrem İmamoğlu ne de Necati Özkan'la 2019 yılında gerçekleşen sınırlı iletişimin dışında herhangi bir irtibatımın bulunmadığı tüm açıklığıyla gözler önüne serilmektedir." diye konuştu.

'İnternette herkesin ulaşabileceği bilgiler casusluk olarak nitelendirildi'
Manevi annesinin ricası üzerinde yurt dışında ortağı olduğu "PQ" isimli şirketin teknik elemanlarına, açık kaynak verilerine dayalı ücretsiz bir sosyal medya analizi yaptırdığını anlatan Gün, "İnternette herkesin rahatlıkla ulaşabileceği açık kaynak erişimlerine dayalı olarak yapılan bir sosyal medya analizinin iddianamede siyasi casusluk olarak nitelendirilmesi inandırıcılıktan ve hakikatten son derece uzak." iddiasında bulundu.

'Sosyal medya analizi yapmak için İBB verilerinin kopyalanmasına ihtiyaç yoktur'
"Hiçbir şekilde İBB veri tabanını kopyalamadım. Çalışanlarıma Amerika'da böyle bir talimat vermedim, sisteme izinsiz müdahalede bulunmadım." diyen Gül, şunları anlattı:
"Vatandaşların telefonlarına ya da sosyal medya yazılımlarına KVKK ilkelerine aykırı izinsiz erişim sağlamadım. Dark web kapalı kaynak değil. Sosyal medya analizi yaptırmak için hacklemenize gerek yok, zaten açık. Sosyal medya analizi yapmak için İBB verilerinin kopyalanmasına ihtiyaç yoktur. Çünkü sosyal medya analizinde kullanılan tüm veriler zaten herkesin ulaşabileceği açık kaynaklarda mevcuttur. Bu veriler, gizli verileri alarak yurt dışındaki 'PQ' isimli şirkette ortağım, eski istihbarat elemanı Aaron Barr'a ileterek sosyal medya analizi yaptırmak suretiyle siyasi casus suçunu işlediğim iddiasının ne kadar mesnetsiz olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor."
Hüseyin Gün, işlemediği bir suç yüzünden 10 ayı aşkın süredir tutuklu bulunduğunu belirterek, yaklaşık 2 saat süren savunmasının sonunda tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Daha sonra mahkeme başkanı, 5 günlük bir duruşma takvimi oluşturduklarını, duruşmaları her gün saat 18.00 gibi bitirmeyi planladıklarını söyledi.

Hüseyin Gün'e çapraz sorgu
Sanık Gün, yaptırdığı sosyal medya analizinin içeriğinin sorulması üzerine, 10-12 günlük bir açık kaynak analizi yaptırdığını, bunlarla ilgili seçim manipülasyonu gibi sözler kullanılmasının seçmene haksızlık olacağını savundu.
Ekrem İmamoğlu'yla belediyenin Saraçhane'deki binasında yaptıkları görüşmeleri sorulan Gün, manevi annesiyle görüşmeye gittiğini ve o günün manevi annesinin en mutlu günü olduğunu gözlerinde gördüğünü kaydetti.
Gün, Necati Özkan'ın, "'İstanbul Senin' ve 'İBB Hanem' uygulamaları hakkında bilginiz var mı?" şeklindeki sorusuna karşılık herhangi bir bilgisi olmadığını ifade etti.
Özkan'ın, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasına ilişkin yönelttiği "Siz, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada örgüt yöneticim olarak görünüyorsunuz. Bana herhangi bir talimat verdiniz mi?" sorusunu Gün, "Susma hakkımı kullanayım." şeklinde cevapladı.
Sorgunun tamamlanmasının ardından sanık Gün'ün avukatının beyanı dinlendi.
Öğle arası verilen duruşmaya İmamoğlu'nun savunmasının alınmasıyla devam edilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.