Yavrunu, ciğer pareni eğitsinler, okutsunlar adam etsinler diye beraberinde bir çuval para ile teslim ettin.
Aldılar, çocuğunu aldılar… Servetini aldılar… Hatta fitreni zekatını çok çok muhtaç olan kapı komşuna vermene bile razı olmadılar, kurban derisi ile beraber onları da aldılar…
Senin istikbalin ve istiklalin olan ciğer pareni eğittiler, bel ki matematiği, fiziği, kimyayı mükemmel öğrettiler, belki popüler kabul edilen üniversitelerde okumasını da sağladılar ama senin yavrunun kafasını tam anlamı ile bozdular.
Sen büyüttün besledin teslim eyledin, yıllarını harcadın, servetini harcadın ve onlar da aldılar eğittiler, sözde adam ettiler ama ters bir durum çıktı ortaya.
Yavrunuzun hayata bakışı, renklere bakışı, ülkeye bakışı, dosta-düşmana bakışı tamamen değişmiş, kelimenin tam anlamı ile algı dünyası alt-üst olmuş.
Senin beyaz dediğine o kara diyor, senin kara dediğine o beyaz diyor, senin inanç ilkelerine göre yüz de yüz zalim olanlar onun anlayışına göre dünyanın en güzel insanları.
Senin ecdadından, babandan dinlediğin öğrendiğin kadarı ile kutsal olan vatan, korunması gereken vatan toprakları, sözde yetişmiş olan çocuğuna göre hiç de öğle değil…
Yani senin çocuğunu yetiştirsinler diye verdiğin, üstüne bir de servet bağışladığın "modern eğiticiler" torunla dedenin arasını, baba ile oğlunun arasını müthiş derecede açmışlar.
Dedesinin, Çanakkale'de, Milli Mücadelede uğruna öldüğü, şehit olduğu vatan topraklarını, hatta dedesinin mezarı ile birlikte torun efendi ayak üstü satmakta hiçbir beis görmüyor.
Dedenin, uğruna kıyasıya mücadele ettiği, gerektiğinde severek can verdiği vatan topraklarını, üstündeki ve altındaki kaynaklarla beraber satıp-savmayı, yok fiyatına elden çıkarmayı torun efendi, reel politikanın bir gereği kabul ediyor ve övünüyor.
Büyüttün besledin teslim eyledin, ama eğitimini üstlenen belli odaklar senin ciğer pareni tam anlamı ile tanınmaz hale getirdiler.
Senin canını acıtan, yüreğini burkan nice gelişmeler yetiştirdikleri çocuğun için düğünlük bayramlık gelişmeler olarak görünüyor.
Sözde modern eğitim merkezlerinde öylesine eğitilmişler, modern ütü merkezlerinde öylesine ütülenmişler ki, her olaya, her gelişmeye, bölgenin ve özellikle de Anadolu coğrafyasının ezeli düşmanlarının penceresinden bakıyor, onların istekleri doğrultusunda yorumluyor.
Büyüttün besledin teslim eyledin ama, onlar senin teslim ettiğin gibi, tertemiz, saf Anadolu çocuğu gibi değil, haçlıların hizmetinde, onlara hizmet götüren bir şövalye gibi getirip karşına diktiler.
Şimdi sen, harcanan servetine mi elden çıkan yavrularına mı yoksa tehlikeye düşen vatana mı yanacaksın?
Aldılar, çocuğunu aldılar… Servetini aldılar… Hatta fitreni zekatını çok çok muhtaç olan kapı komşuna vermene bile razı olmadılar, kurban derisi ile beraber onları da aldılar…
Senin istikbalin ve istiklalin olan ciğer pareni eğittiler, bel ki matematiği, fiziği, kimyayı mükemmel öğrettiler, belki popüler kabul edilen üniversitelerde okumasını da sağladılar ama senin yavrunun kafasını tam anlamı ile bozdular.
Sen büyüttün besledin teslim eyledin, yıllarını harcadın, servetini harcadın ve onlar da aldılar eğittiler, sözde adam ettiler ama ters bir durum çıktı ortaya.
Yavrunuzun hayata bakışı, renklere bakışı, ülkeye bakışı, dosta-düşmana bakışı tamamen değişmiş, kelimenin tam anlamı ile algı dünyası alt-üst olmuş.
Senin beyaz dediğine o kara diyor, senin kara dediğine o beyaz diyor, senin inanç ilkelerine göre yüz de yüz zalim olanlar onun anlayışına göre dünyanın en güzel insanları.
Senin ecdadından, babandan dinlediğin öğrendiğin kadarı ile kutsal olan vatan, korunması gereken vatan toprakları, sözde yetişmiş olan çocuğuna göre hiç de öğle değil…
Yani senin çocuğunu yetiştirsinler diye verdiğin, üstüne bir de servet bağışladığın "modern eğiticiler" torunla dedenin arasını, baba ile oğlunun arasını müthiş derecede açmışlar.
Dedesinin, Çanakkale'de, Milli Mücadelede uğruna öldüğü, şehit olduğu vatan topraklarını, hatta dedesinin mezarı ile birlikte torun efendi ayak üstü satmakta hiçbir beis görmüyor.
Dedenin, uğruna kıyasıya mücadele ettiği, gerektiğinde severek can verdiği vatan topraklarını, üstündeki ve altındaki kaynaklarla beraber satıp-savmayı, yok fiyatına elden çıkarmayı torun efendi, reel politikanın bir gereği kabul ediyor ve övünüyor.
Büyüttün besledin teslim eyledin, ama eğitimini üstlenen belli odaklar senin ciğer pareni tam anlamı ile tanınmaz hale getirdiler.
Senin canını acıtan, yüreğini burkan nice gelişmeler yetiştirdikleri çocuğun için düğünlük bayramlık gelişmeler olarak görünüyor.
Sözde modern eğitim merkezlerinde öylesine eğitilmişler, modern ütü merkezlerinde öylesine ütülenmişler ki, her olaya, her gelişmeye, bölgenin ve özellikle de Anadolu coğrafyasının ezeli düşmanlarının penceresinden bakıyor, onların istekleri doğrultusunda yorumluyor.
Büyüttün besledin teslim eyledin ama, onlar senin teslim ettiğin gibi, tertemiz, saf Anadolu çocuğu gibi değil, haçlıların hizmetinde, onlara hizmet götüren bir şövalye gibi getirip karşına diktiler.
Şimdi sen, harcanan servetine mi elden çıkan yavrularına mı yoksa tehlikeye düşen vatana mı yanacaksın?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Neden niçin nasıl? / 20.01.2026
- İktidar sözcüleri pot kırma yarışındalar / 19.01.2026
- Sersem mi sermesem mi? / 18.01.2026
- Dağlar gram gelir yanında senin / 12.01.2026
- Değirmende ezberlediğim Kur’an ayetleri / 10.01.2026
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025






























































































