logo
06 MAYIS 2026

Cemevleri ibadethane olacak

Gaziosmanpaşa'da bulunan Fatma Ana Cemevi'ni ziyaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, cemevlerinin Peygamber Efendimiz döneminde de olduğuna işaret ederek, "Hükümet kiliseyi ibadethane sayıyor da, cemevlerini neden saymıyor" diye sordu

07.05.2015 00:00:00
YENİ MESAJ/İSTANBULBağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, İstanbul Gaziosmanpaşa'da bulunan Fatma Ana Cemevi'ni ziyaret etti. Alevi vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği BTP Lideri'ni Fatma Ana Cem Vakfı Başkanı Murtaza Baytok ve Fatma Ana Cem Vakfı Dedesi Bektaş Akkaya karşıladı. Akkaya, BTP Lideri için "Haydar Baş Hocamız, Ehl-i Beyt sevdalılarının üstü kapatılan haklarını tek tek meydana çıkarmış ve günümüz dünyasında insanlığın önüne koymuştur" dedi. Kendisine gösterilen ilgiye teşekkür eden Prof. Dr. Haydar Baş ise "İlimde en önde olan insan İmam Ali Efendimizdir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) ilmin şehri, Hz. Ali de ilmin kapısıdır. Yani bir insan ilim şehrine girmek isterse mutlaka Ali kapısından geçmesi lazım" dedi.Cemevleri ibadethane olacakCemevinde Ehl-i Beyt üzerine yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Haydar Baş, 4 önemli projesini anlattı. BTP Lideri, "Cemevlerini ibadethane olarak tanıyacağız, dedelere maaş bağlayacağız, ihtiyaç olan yerlere cemevi yapacağız ve Ehl-i Beyt Üniversitesi kuracağız" dedi.Kiliseyi tanıyorsun da, cemevini neden tanımıyorsun?"Cemevleri halen hukuki statüye kavuşturulmadı" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, bu bağlamda AKP döneminde devlet bütçesinden harcama yapılarak açılan ve restore ettirilen kiliselere dikkat çekti. Haydar Baş, şunları söyledi: "Türkiye'de ibadethane adı altında 60 bin tane kilise açıyorsun, hepsine hukuki imkânlar tanıyorsun. Hıristiyana, Museviye buralarda istediğiniz kadar ayin yapabilirsin, diyorsun. Müslümana da 'sen Alevisin, böyle bir hakkın yok. Cemevin hukuki değildir' diyorsun. İşte ben buna karşı çıkıyorum. Allah nasip ederse TBMM'ye girdiğim gün bu hakkınızı ben alacağım. Bu arkadaşlar 'cami vardır, cemevi yoktur' diyor. Şimdi cemevinin olduğunu size ispat edeyim mi?"Cemevine Ashab-ı Suffa benzetmesi!"Cemevleri ibadethane mi değil mi tartışmasına" değinen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Peygamber Efendimiz döneminden Ashab-ı Suffa örneği verdi. BTP Lideri şunları söyledi: "Kardeşlerim! Peygamber Efendimizin mescidinin avlusu vardı. Bu avluda Ashab-ı Suffa denilen ve devamlı burada kalan Sahabiler vardı. Burada yemek yerlerdi, sohbet ederlerdi, namaz kılarlardı, Kur'an okurlardı, Allah'ı zikrederlerdi. Bunları içinde Sahabinin içinde en güzide olanları da vardı. İşte cemevi dediğimiz yer de o mescidin bitişiğindeki ashabın kaldığı Suffa mekânının bir benzeridir. Siz şimdi burada ibadet etmiyor musunuz, Allah'ı zikretmiyor musunuz, Kur'an okumuyor musunuz, tamam işte burası da bir nevi Ashab-ı Suffa... Yani Ashab-ı Suffa'nın cem olduğu yere cemevi deniyor. Sayın Başbakan bu İslam'da yok dediği zaman ben bunları delilleriyle not olarak kendisine gönderdim ama gören göz, işiten kulak lazım. İnşallah onlara da bunu tam olarak Meclis'te göstereceğiz."

Nisan ayında en az 26 kadın katledildi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü

05.05.2026 16:22:00 / Güncelleme: 05.05.2026 16:28:51
Haber Merkezi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Nisan ayında en az 26 kadın katledildi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na göre geçen ay en az 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu geçen aya ilişkin verilerini yayımladı. Buna göre Türkiye'de nisanda en az 26 kadın öldürülürken, 23 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Rapora göre öldürülen 26 kadından 20'sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. 4'ü ekonomik bahanelerle, 1'i barışmayı kabul etmemesi bahanesiyle, 1'i de bebeğini aldırmadığı bahanesiyle öldürüldü.

Kadınların yüzde 69'u evlerinde öldürüldü

Katledilen 26 kadından 10'u evli olduğu erkek, 2'si eskiden evli olduğu erkek, 2'si birlikte olduğu erkek, 1'i babası, 1'i akrabası, 1'i oğlu ve 1'i tanıdığı tarafından öldürüldü. Kadınların 18'i evinde, 2'si sokakta, 1'i otelde, 1'i arabada, 1'i su kenarında ve 1'i boş arazide öldürüldü. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Kadınların yüzde 69'u evlerinde katledildi.

Cinayetlerin 16'sı ateşli silahlarla, 2'si boğularak, 7'si kesici aletlerle, 1'i de darbedilerek öldürüldü.

Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi

Eylem Tok, ABD'deki cezaevinden gönderdiği mektupta Kemerburgaz’daki ölümlü kazanın ardından oğlu Timur Cihantimur’u kaçırmasının sorumluluğunu üstlendi. Eylem Tok, “Eğer bir hata varsa en büyük sorumluluk anne ve babası olarak bize aittir” dedi

05.05.2026 10:58:00
Haber Merkezi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
Eylem Tok cezaevinden mektup gönderdi
İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024'te meydana gelen ölümlü trafik kazasının ardından oğlu Timur Cihantimur'u önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçıran yazar Eylem Tok, Boston'daki tutukluluğunun sürdüğü cezaevinden 3 sayfalık bir mektup gönderdi.

Avukatı aracılığıyla kamuoyuna yansıyan mektupta Tok, "Eğer bir hata varsa bunun en büyük sorumluluğu anne ve babası olarak bize aittir. Evladımızı çok sevdik, çok koruduk; belki de bazı anlarda gerekli sınırları koyamadık. Bunun yükünü her gün yüreğimde taşıyorum" ifadelerine yer verdi.

Mektubunda olay gecesi "içgüdüsel" davrandığını savunan Tok, 16 yaşındaki oğlunu korumak dışında bir amacı olmadığını belirterek, "Bir annenin kendi çocuğunu koruma çabası, başka bir ailenin acısını hafifletmez. Bunun bilincindeyim ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmeye çalışıyorum" dedi.

Hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ailesine başsağlığı dileyen Tok, "Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim" ifadelerini kullandı. Ayrıca kaza yerine gitmediğini, telefonları almadığını ve polisin aranmasını engellemediğini iddia etti.

Kaza ve kaçış süreci

Kaza, Eyüpsultan Kemerburgaz Belgrad Ormanı yolunda saat 23.50 sıralarında meydana geldi. Timur Cihantimur'un ehliyetsiz kullandığı 34 EEG 06 plakalı araç, yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan üç ATV'ye çarptı. Kazada 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetti; Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan yaralandı. Tanıklara göre araç aşırı hızlıydı ve kaza sonrası sürücü olay yerinden uzaklaştı.

Eylem Tok, oğlu Timur'u olay yerinden aldıktan sonra eşi Bülent Cihantimur'u bilgilendirdi. Anne-oğul, 2 Mart 2024'te önce Mısır'a, ardından ABD'ye kaçtı. Türkiye'nin iade talebi üzerine 14 Haziran 2024'te Boston'da yakalandılar. Her ikisinin de tutukluluk hali devam ediyor. Timur Cihantimur ayrı bir soruşturmayla "taksirle öldürme ve yaralama" suçlamasıyla yargılanıyor.

Hukuki gelişmeler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Şubat 2026'da hazırladığı iddianamede, Eylem Tok ve eski eşi Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli için "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, ailenin kazadan hemen sonra delil kararttığı ve Timur'u yurt dışına çıkardığı vurgulandı.

ABD mahkemesi, Türkiye'nin iade talebini Şubat 2025'te kabul etmişti ancak Eylem Tok'un avukatlarının itirazı üzerine süreç geçici olarak durduruldu. Tutukluluk kararları ise Ekim 2024'teki üçüncü duruşmada da onandı.

Aci ailesinin durumu

Olayın ardından Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci şikayetinden vazgeçti ve yasal varislerle sulh sağlandı. Bu karar, Aci ailesi içinde tartışmalara yol açtı. Özer Aci (ölenin babası), "Benim oğlumun kanını sattı" diyerek tepki gösterdi. Şükriye Aci ise para iddialarını yalanladı ve aile içi baskıdan söz etti. Eylem Tok'un mektubunda bahsettiği "helalleşme", bu sulh anlaşmasına işaret ediyor.

Eylem Tok mektubunda sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak "eksik ve önyargılı yorumlar" nedeniyle konuşma ihtiyacı duyduğunu da belirtti. "Kimseye bilerek ya da isteyerek zarar vermediklerini" savunan Tok, sürecin hem hukuki hem insani bir sınav olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye'de uzun süre gündemde kalmış, ehliyetsiz araç kullanımı, aile korumacılığı ve adalet tartışmalarına yol açmıştı. Eylem Tok ve Timur Cihantimur'un iade süreci ile Türkiye'deki davalar devam ederken, Tok'un cezaevinden gönderdiği mektup kamuoyunda yeni tartışmalara neden oldu.

Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor


 
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. 

05.05.2026 10:32:00
AA
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor
Yetersiz su tüketimi böbrek taşına yol açıyor

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, çay ve kahvenin sanıldığı gibi vücutta sıvı kaybına yol açmadığını, aksine böbrek taşı riskini azaltabildiğini belirterek, taş oluşumunda belirleyici faktörün çay tüketimi değil, yetersiz su alımı olduğunu bildirdi. Günde 4-6 bardak çay veya 3-5 fincan kahve tüketiminin hidrasyon açısından suyla benzer etki gösterdiğini aktaran Salabaş, düzenli tüketimde kafeinin 'sıvı attırıcı' etkisinin ortadan kalktığını ve klinik olarak anlamlı sıvı kaybı oluşmadığını aktardı.

Salabaş, "Yarım milyonu aşkın kişinin takip edildiği çalışmalarda düzenli çay içenlerde böbrek taşı riskinin yüzde 27'ye kadar daha düşük bulundu. Yüz binlerce kişiyi kapsayan başka araştırmalarda ise kahve tüketimi taş riskini yüzde 26 ile 31 arasında azalttığı kaydedildi. Türkiye verilerine göre böbrek taşı hastalarının yüzde 46'sı günde 1 litrenin altında su tüketiyor. Taş oluşumunda belirleyici faktör çay tüketimi değil, yetersiz su alımıdır. 'Çay dehidratasyon yapar' veya 'Her çayın yanında su içilmeli' gibi yaygın öneriler, güncel bilimsel verilerle desteklenmemektedir" ifadelerini kullandı.

Salabaş, günlük sıvı tüketiminin 2-2.5 litre olması gerektiğini belirterek, çay ve kahvenin bu miktara dahil edilebileceğini ancak su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yeşil çayın antioksidan içeriği sayesinde böbrek sağlığını destekleyebileceğini de ifade eden Salabaş, yapılan laboratuvar çalışmalarında çayın içindeki doğal bileşenlerin taş kristallerinin böbrek dokusuna tutunmasını azalttığını belirtti.

Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem


 
Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. 

05.05.2026 08:29:00
MURAT ÇORBACI
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem
Baharda cilt sorunlarına karşı 7 etkili önlem

Kış aylarının soğuk, rüzgarlı ve kurutucu etkisinin ardından bahar mevsimine geçiş, cildimiz için önemli bir adaptasyon sürecini beraberinde getiriyor. Kış boyunca düşük nem, soğuk hava ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun süreler cildin bariyerini zayıflatabiliyor ve kuruluğa neden olabiliyor. Bahar aylarıyla birlikte ise sıcaklık artıyor, nem oranı değişiyor ve güneş ışınları daha güçlü hissedilmeye başlıyor. Ayrıca bahar aylarında artan ağaç ve çimen polenleri ile küf sporları gibi çevresel alerjenler de daha yoğun hale geliyor. Bu çevresel etkenler nedeniyle, cilt bakımına dikkat edilmediğinde; ciltte kuruluk, hassasiyet, kızarıklık, pullanma,  lekelenme ve yağ üretiminin artmasına bağlı akne oluşumu gibi sorunlar gelişebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, "Kışın uygulanan yoğun ve besleyici bakım rutinlerinin bahar aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi, cildin bu geçiş sürecine daha sağlıklı  uyum sağlaması için çok önemlidir" dedi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Name Cemşitoğlu, bahar aylarında cilt sağlığı için dikkat edilmesi gereken 7 kuralı anlattı.
1. Cildinizi günde iki kez temizleyin. Özellikle akşam temizliği; makyaj, güneş koruyucu ve gün boyunca biriken çevresel kirletici etkenlerin uzaklaştırılması açısından önemli.
2. Güneşten korunmayı rutin haline getirin. Bahar aylarında UV ışınlarının yoğunluğu artmaya başlıyor ve bu durum ciltte fotoaging (ışığa bağlı yaşlanma) ile pigmentasyon artışına, yani cilt lekelerinin gelişimine yol açabiliyor.

3. Mevsime uygun nemlendirici kullanın. Cilt bariyerinin sağlıklı olması, çevresel faktörlere karşı cildin direncini artırıyor. Ancak kış aylarında kullanılan yoğun ve yağ bazlı nemlendiriciler, bahar aylarında bazı cilt tiplerine ağır gelebiliyor ve gözeneklerin tıkanmalarına neden olabiliyor.
4. Mevsim geçişlerinde, cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler, cildin mat ve cansız görünmesine yol açabiliyor. Cilt sağlığı için haftada 1-2 kez nazik peeling uygulamalarını önerdiklerine işaret etti.

5. Günde 2-2.5 litre su için. Yeterli sıvı alımı, vücudun genel metabolik fonksiyonlarının yanı sıra cilt sağlığı için de önem taşıyor.

6. Cilt bariyerini destekleyen içerikleri tercih edin. Mevsim geçişleri bazı kişilerde cilt hassasiyetini artırabiliyor. Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde bariyer onarıcı içeriklerin bulunması fayda sağlayabilir. Güçlü bir cilt bariyeri cildin çevresel stres faktörlerine karşı daha dirençli olmasını sağlar. Seramidler, niasinamid, panthenol ve hyaluronik asit gibi içerikler cildimizin üst tabakasında bariyer fonksiyonunu destekleyerek, ciltten su kaybını azaltmaya yardımcı olur.

7. Cildi tahriş edebilen ürünlerden kaçının. Alkol oranı yüksek tonikler, yoğun parfüm içeren kozmetikler veya aşındırıcı peeling ürünleri bazı ciltlerde hassasiyeti artırabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde cilt bariyeri daha kırılgan hale gelebileceği için bu tür ürünlerden kaçınılması öneriliyor.

Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı


 
Rus düşünce tarihi üzerine yaptığı akademik çalışmalarla öne çıkan Tayyip Çakan’ın kaleminden Balkanlar’ın tarihsel ve düşünsel arka planına odaklanan “Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)” kitabı okurlarla buluştu.
 

05.05.2026 08:21:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı
 Rusya'nın Balkanlar'a ilgisinin arka planı

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)" adlı eseri, 2026 yılının öne çıkan araşturma eserlerinden biri...
Kitap Osmanlı coğrafyasını konu alıyor. Rus zihniyetinin Balkanlara bakışı kitabın ana eksenini oluşturuyor. Özellikle Balkanlardaki isyanlarda Rus parmağı...
Hürriyet Kitap etiketiyle yayımlanan eser, Slavcılık ve Pan-Slavizm düşüncesinin yükselişiyle birlikte Balkan halklarının Rus düşünce dünyasında kazandığı anlamı, edebiyat ile tarih arasındaki etkileşim çerçevesinde ele alıyor.

Baştan sona bizim tarihimiz

"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", I. Petro döneminden 93 Harbi'ne (1877) kadar uzanan süreçte Balkan isyanlarını yalnızca askerî ve diplomatik gelişmeler çerçevesinde değil; Rus aydınları, yazarları ve basınının perspektifinden inceleyerek çok katmanlı bir okuma sunuyor. Tayyip Çakan, "Bu eser, I. Petro döneminden 93 Harbi'ne kadar geçen sürede Rusya'nın Balkanlara yönelik giderek büyüyen ilgisini incelemektedir. Eser, yakınçağ Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 93 Harbi öncesinde gerçekleşen Balkan isyanlarını, Rus aydınlarının ve basınının perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır" sözleriyle kitap hakkındaki düşüncelerini aktarıyor.
"Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar", tarih ve düşünce dünyasına ilgi duyan okurların yanı sıra Osmanlı-Rus ilişkilerini farklı bir perspektiften değerlendirmek isteyen geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Disiplinlerarası yapısıyla, edebiyat, basın ve tarih ekseninde derinlikli bir analiz sunan eser, Balkan meselesine çok yönlü bir bakış geliştirmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Dr. Tayyip Çakan, ilk, orta ve lise öğrenimini Antalya'da tamamladı. 2016 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. 2017 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı'nda yüksek lisans eğitimine başladı. "Nikolay Leskov ve Rusya'da Edebiyat ve İdeoloji" başlıklı tezini tamamlayarak 2020 yılında yüksek lisans derecesini aldı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı'nda doktora programına başladı. "Rus Edipleri ve Basını Çerçevesinde 1875 Bosna-Hersek ve 1876 Bulgaristan Ayaklanmaları" başlıklı doktora tezini tamamlayarak doktor unvanını aldı. Rus düşünce tarihi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir.

Hastaneye kaldırılan aileden acı haber

Mersin'in Bozyazı ilçesinde memleketine gelen polis memuru baba, eşi ve 2 çocuğu mide bulantısı, kusma şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan aileden 2 çocuk hayatını kaybetti

04.05.2026 15:08:00
İhlas Haber Ajansı
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak'ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru M.T. (39), eşi E.T. (33), çocukları A.T. (7) ve Ö.S.T. (4) ile hafta sonu memleketi Mersin'in Bozyazı ilçesine geldi. Yakınlarında kalan aile rahatsızlanınca, kusma ve mide bulantısı nedeniyle haber verilen sağlık ekipleri, aileyi hastaneye sevk etti. Hastaneye kaldırılan aileden önce Ö.S.T., ardından A.T. yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ambulansla Mersin Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili savcılık ve jandarma ekipleri tarafından incelemelerin sürdürüldüğü bildirildi.

İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı

İstanbul'da sahte belgelerle yabancı uyruklu kişilere ikamet izni aldırdığı iddia edilen 31 şüpheli yakalandı. Şebeke üyelerinin, ikamet izni başvuruları sırasında ibraz edilen belgeler üzerinde oynadıkları, sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna karıştıkları anlaşıldı

04.05.2026 09:16:00
İHA
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, yabancı uyruklu kişilere sahte belgelerle ikamet izni temin eden bir şebekeyi tespit etti. Çetenin Türkiye'deki bazı yabancılar için sahte belgeler düzenledikleri ve sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna iştirak ettikleri anlaşıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalarda, kimlik bilgileri ve açık adresleri tek tek belirlenen şüphelilerin yakalanması için operasyon başlatıldı.

Bu sabah çok sayıda adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 31 şüpheli yakalandı.

Gözaltına alınan şebeke üyeleri sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, soruşturma kapsamında sahte belgelerle ikamet izni alan kişilerin izinlerinin iptal edileceği öğrenildi.

Öte yandan belgeleri iptal edilecek kişiler için geri gönderme işlemlerine de başlanacağı aktarıldı.

Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 27 kişiden 14'ü tutuklandı. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

04.05.2026 08:23:00
İHA
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik çalışma başlatıldı.

Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda, ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. Dosyada, 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği bildirildi.


7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35'e yükseldiği öğrenildi.


Muhittin Böcek ve Cansel Tuncer de dosyada yer alıyor



Dosya kapsamında, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer'in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapıldı.


27 kişi adliyeye sevk edildi



Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27'si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakıldı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14'ü tutuklanırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosya kapsamında 2 kişinin emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı, 1 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, 3 firari şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.İi

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var

Gaziantep ve Şanlıurfa'da şiddetli rüzgarın etkisiyle ağaçlar devrildi, bazı binaların çatıları uçarken, sokakta park halindeki araçlar büyük zarar gördü. Şanlıurfa'da bir kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi yaralandı. Gaziantep'te ise olumsuz hava koşullarından kaynaklı kazalarda 23 kişi yaralandı.

03.05.2026 21:27:00
İhlas Haber Ajansı
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var IHA
Gaziantep genelinde öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran ve kısa sürede etkili olan fırtına kentin pek çok noktasında hayatı adeta felç etti.

Süper hücrenin etkisiyle aynı anda bastıran yağmur, dolu, hortum ve fırtına cadde ve sokaklar ile köprü altlarını göle çevirdi.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 1IHA
Etkili olan yağmur, dolu ve fırtına sonrası çatılar uçtu, dereler taştı, ağaçlar kökünden söküldü. Hortumun da oluştuğu kentte sel meydana gelirken, araçlar zarar gördü.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 2Anadolu Ajansı
Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi (TOHM) binasının çatısının uçması sonucu yaralanan 3 kişi hastaneye kaldırıldı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 3Anadolu Ajansı
Gaziantep Valiliğinden yağışlarla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Büyükşehir Belediyemiz tarafından tedbirler alınmakta ve çalışmalar devam etmekle birlikte ilimizde etkili olan yoğun yağış ve fırtına nedeniyle Alleben Deresi üzerinde yer yer su taşkınları meydana gelmiştir. Vatandaşlarımızın herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamaları açısından yağış etkisini kaybedene ve dere akışı normale dönene kadar hem Alleben Deresi hem de diğer dere yataklarına ve su akışının yoğun olduğu bölgelere yakın olan yerlerden uzak durmaları ve dikkatli olmaları gerekmektedir."

Şiddetli rüzgarın etkisiyle Birecik Köprüsü'nde seyir halindeki bir yük kamyoneti yan yattı. Fırtına nedeniyle duba restoranların halatları koparken, bir caminin minaresi yıkıldı. Devrilen ağaçlar ise araçlarda maddi hasara yol açtı.

Fırtına sonucu bir binanın çatısından kopan güneş paneli, otomobilin üzerine devrildi. Kazada otomobilde bulunan Nur Çakmak (22) ağır yaralandı. Vatandaşların ve polislerin çabalarıyla otomobilden güçlükle çıkarılan Çakmak, kaldırıldığı Birecik Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var.

Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılıp çıkarılmayacağına dair soruyu yanıtladı

03.05.2026 17:21:00
Haber Merkezi
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak? Bakan Ersoy'a soruldu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın'da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde gazetecilerle bir araya geldi.

Bakan Ersoy, konuya ilişkin gelen soru üzerine "Dokuz günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur. Ama bu kabinede tartışılıp alınacak bir karar" dedi.

Kurban Bayramı 27 Mayıs'ta başlayacak, 30 Mayıs'ta bitecek. 2016, 2018, 2019, 2021, 2023, 2024 yıllarında Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkarılması kararlaştırılmıştı.

Kabine Toplantısı için henüz belirlenmiş bir tarih yok.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.