logo
22 MAYIS 2026

Çeteler, İstanbul'u parsellemiş!

İstanbul Valisi Davut Gül, "Kararlılıkla sürdürülen çalışmalar sonucunda bu yılın ilk 10 ayında 145 organize suç çetesi çökertildi, bin 643 şahıs yakalandı" dedi

05.11.2025 12:05:00
İhlas Haber Ajansı
Çeteler, İstanbul'u parsellemiş!
Çeteler, İstanbul'u parsellemiş!
İstanbul Valisi Davut Gül, "Kararlılıkla sürdürülen çalışmalar sonucunda bu yılın ilk 10 ayında 145 organize suç çetesi çökertildi, bin 643 şahıs yakalandı" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul genelinde hanutçuluk yapanlara karşı alınan önlemlerle ilgili ise "Turistik bölgelerde faaliyet gösteren iş yeri sahipleri ve çalışanları iş yeri önünde, sadece 50 santimetre mesafede 'Hoş geldiniz' diyerek müşteriyi davet edebilecek. İş yerlerinde sesli ve görüntülü kayıt yapan kamera bulundurulacak. Tedbirlere uymayan iş yerlerine kademeli olarak 3 günden 10 güne kadar faaliyetten men cezaları verilecek" diye konuştu.

İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'da 2025 yılının 10 aylık emniyet verilerini açıkladı. AFAD Binasında düzenlenen toplantıda İstanbul Valisi Davut Gül, Vali Yardımcısı M.H. Nail Anlar, İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile Sahil Güvenlik Kuzey Marmara Grup Komutanı Sahil Güvenlik Komutanı Yarbay Ziya Can Gürsoy eşlik etti.

"Güvenlik güçlerimizin operasyon ve denetimleri neticesinde bu yılın ilk 10 ayında 14 bin 235 silah ele geçirildi"

Yapılan operasyonlarla yılın ilk 10 ayında 14 bin 235 silah ele geçirildiğini söyleyen Vali Gül, "Hemşehrilerimizin huzuru için yürüttüğümüz çalışma alanlarından biri de ruhsatsız silahlar. Güvenlik güçlerimizin operasyon ve denetimleri neticesinde bu yılın ilk 10 ayında 14 bin 235 silah ele geçirildi. Tutuklanan kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 130 arttı. Yakaladığımız her bir ruhsatsız silah, bu sebeple tutukladığımız her bir şahıs; sokaklarımızdan uzaklaştırdığımız bir tehdit, önüne geçtiğimiz bir suç anlamına geliyor" şeklinde konuştu.

"Bu yılın ilk 10 ayında 145 organize suç çetesi çökertildi"



Organize suç çetelerinin çökertildiğini söyleyen Vali Gül, "Kararlılıkla sürdürülen çalışmalar sonucunda bu yılın ilk 10 ayında 145 organize suç çetesi çökertildi, bin 643 şahıs yakalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre el konulan mal varlığı 8 kat arttı. Dolayısıyla organize suç örgütleriyle anılan kurşunlama olayları da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 azaldı. Bu örgütlerin eleman temini ve propaganda için kullandığı bin 480 sosyal medya hesabı kapatıldı" ifadelerini kullandı.

Kaçakçılıkla mücadelede 2 milyar TL'ye yakın vergi kaybı önlendi



Kaçakçılıkla ilgili yapılan operasyonlarda vergi kaybının önlendiğini söyleyen Vali Gül, "Bir diğer önemli çalışma alanımız; toplum sağlığını tehdit eden, aynı zamanda terörizme finansman sağlayan kaçakçılıkla mücadele. Bu yılın ilk 10 ayında; geçen yılın aynı dönemine göre operasyon sayımız yüzde 21 arttı. Böylelikle sahte ve kaçak ürünlerin piyasaya sürülmesi engellendi. 2 milyar TL'ye yakın vergi kaybı önlendi. Buradan sizler aracılığıyla tüm hemşehrilerimize çağrı yapıyorum. Kaçakçılık; terör ve organize suçların finansman yöntemlerinden biridir. Aynı zamanda toplum sağlığı için büyük risktir. Bu nedenle illegal, sahte ve kaçak ürünleri satın almaktan ve tüketmekten kesinlikle kaçınalım" ifadelerini kullandı.

"Uyuşturucuyla mücadelede mücadelemizde bu yılın ilk 10 ayında imal ve ticarete yönelik 9 bin 459 operasyon yapıldı"

Uyuşturucu imali ve ticareti yapanlarla ilgili yapılan operasyon sayısından bahseden Vali Gül, "Uyuşturucu ve madde bağımlılığı bir diğer önemli mücadele alanımız. Sizler aracılığıyla her zaman söylüyoruz: Bu mücadelede en önemli gayemiz, hiçbir evladımızı zehir tacirlerine feda etmemek; geleceğimize sahip çıkmak. Bu anlayışla yürüttüğümüz mücadelemizde bu yılın ilk 10 ayında imal ve ticarete yönelik 9 bin 459 operasyon yapıldı. Ele geçirilen uyuşturucu hap miktarı geçen yılın aynı dönemine göre iki katına çıktı, kenevir miktarı ise üç katını aştı. Yine çocuklarımızı bu tehlikeden uzak tutmak ve güvenliklerini sağlamak için okullarımızın etrafındaki kafe, park ve bahçelerdeki denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Toplumsal bilincimize en büyük katkıyı sunacak annelerimizi, bilgilendirmeye ve bilinçlendirmeye devam ediyoruz" diye konuştu.

"Her türlü suçun işlendiği sanal dünyada Siber Güvenlik Ekiplerimizle 7 gün 24 saat görevimizin başındayız"

Siber suçların üzerinde hassasiyetle durduklarını söyleyen Vali Gül, "Bazen, gerçek dünyadakinden daha ağır sonuçlara yol açan her türlü suçun işlendiği sanal dünyada Siber Güvenlik Ekiplerimizle 7 gün 24 saat görevimizin başındayız. 4 yasa dışı bahisten nitelikli dolandırıcılığa, kara para aklamadan terör propagandasına ve çocuk istismarına kadar birçok suçla mücadele ettiğimiz bu alanda vatandaşlarımızdan isteğimiz. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi tedbirli ve dikkatli olmaları; özellikle telefonla arayan ve kendilerini resmi görevli gibi tanıtan şahıslara asla itibar etmemeleri. Şüpheli gördükleri her olayı 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmeleri" dedi.

"2025 yılının ilk 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre ölümlü kaza sayısı yüzde 18 azaldı"

Ölümlü kaza oranının ilk 10 ayda azaldığını söyleyen Vali Davut Gül, "Temel gayemiz, hemşerilerimizin trafikte çok zaman kaybetmemesi ve güvenli bir şekilde seyahat etmesi. Bu anlayışla her geçen gün artan denetimler sayesinde 2025 yılının ilk 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre ölümlü kaza sayısı yüzde 18 azaldı. Can kaybımız yüzde 20 oranında düştü. Yaya can kaybı yüzde 13 azaldı. Motosiklet kazalarında ise can kaybı yüzde 23 düştü. Ancak yaralanmalı kaza sayımızda bir artış var. Maalesef, bu ve ölümlü kazaların yaklaşık yüzde 64'üne motosiklet ve motorlu bisikletlerin karıştığını görüyoruz. Bu sebeple motosiklet denetimlerimizi artırarak devam ettiriyoruz. Bu konuda, İçişleri Bakanlığımız tarafından hazırlanan Yeni Trafik Kanunu Teklifinin Meclisimiz tarafından yürürlüğe alınması ve cezalardaki caydırıcılığın artmasıyla inşallah, trafikteki pek çok olumsuz durum ortadan kalkacaktır" diye konuştu.

"Hanutçuluk yapanlara yönelik iş yerlerinde sesli ve görüntülü kayıt yapan kamera bulundurulacak"

İstanbul genelinde hanutçuluk yapanlara karşı alınan önlemlerle ilgili konuşan Vali Davut Gül, "Misafirlerimizin huzur ve güven içinde vakit geçirmeleri, hem şehrimizin imajı hem de kamu düzeni açısından çok önemli. Bu sebeple hanutçuluk olarak bilinen müşteriyi rahatsız etme, zorla yönlendirme gibi olumsuz davranışlarla ilgili bazı kararlar aldık. Turistik bölgelerde faaliyet gösteren iş yeri sahipleri ve çalışanları iş yeri önünde, sadece 50 santimetre mesafede 'Hoş geldiniz' diyerek müşteriyi davet edebilecek. Yol kesmeye, dışarıda ikramda bulunmaya, yayaları engellemeye, fiziksel temas içeren müşteri davetlerine göz yumulmayacak. İş yeri sınırları içinde bile olsa ısrarcı, yüksek sesli konuşmalara müsaade edilmeyecek. İş yerlerinde sesli ve görüntülü kayıt yapan kamera bulundurulacak. Belediye ve emniyet birimlerimiz bu işyerlerini denetleyecek, emniyet birimleri denetimlerinde yaka kamerası ve dron kullanacak. Alınan tedbirlere uymayan iş yerlerine kademeli olarak 3 günden 10 güne kadar faaliyetten men cezaları verilecek" şeklinde konuştu.

Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?

Son dönemlerde Türkiye, iklimsel salınımların ve fiziksel çevre müdahalelerinin kesişim kümesinde oldukça ağır sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kalmaktadır

21.05.2026 18:30:00
Hasan Gündoğdu
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Yakın geçmişte tecrübe edilen aşırı kuraklık evrelerinin hemen ardından gelen ve geniş coğrafi alanları etkisi altına alan şiddetli taşkınlar, bu olayların yalnızca sıradan birer meteorolojik şanssızlık olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde yaşanan ani sel baskınlarının ve nehir taşkınlarının arkasında, küresel dinamiklerden yerel mühendislik hatalarına kadar uzanan çok katmanlı sebepler yer almaktadır.






1. Atmosferik dengesizlik ve iklim krizinin yağış rejimine etkisi

Sel felaketlerinin birincil tetikleyicisi, küresel iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası'ndaki yağış desenlerini radikal bir biçimde bozmuş olmasıdır.

Atmosferdeki sera gazı birikimi küresel sıcaklıkları artırırken, bu durum buharlaşma oranlarını yükseltmekte ve havada çok daha fazla nem birikmesine yol açmaktadır.

• Blok yağışlar (bulut patlamaları): Eskiden birkaç aya yayılan yağış miktarı, günümüzde "konvektif (yükselim) yağışlar" şeklinde birkaç saat içinde ve çok dar bir alana düşmektedir. Toprak, bu kadar kısa sürede bu denli yüksek hacimli suyu ememediği için yağış doğrudan yüzey akışına geçmektedir.

• Ani sıcaklık dalgalanmaları ve kar erimesi: Özellikle kış ve ilkbahar geçişlerinde, yüksek kesimlerdeki yoğun kar örtüsü ani sıcaklık artışları ya da ılık yağmurların etkisiyle hızla erimektedir. Bu durum, nehir debilerini bir anda normalin katlarca üzerine çıkararak havzalarda taşmalara yol açmaktadır.






2. Antropojenik müdahaleler ve arazi kullanım hataları

Doğal drenaj sistemlerinin insan eliyle (antropojenik) bozulması, teknik olarak yönetilebilir durumdaki büyük yağışların bile yıkıcı birer afete dönüşmesinin temel nedenidir.

• Dere yataklarının işgali ve yapılaşma: Türkiye'deki en büyük kronik sorunlardan biri, akarsu ve dere yataklarının imara açılması, bu alanlara konut, sanayi tesisi veya yol inşa edilmesidir. Suyun doğal yayılım ve tahliye yolları daraltıldığında, nehirler kendi yataklarından taşarak en yakın yerleşim birimlerini hızla su altında bırakmaktadır.

• Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün kaybı: Yamaçlardaki ağaçların kesilmesi ve orman alanlarının tahribi, toprağın üst tabakasının sünger görevi görmesini engeller. Ağaç kökleri suyu tutamadığında ve gövdeler suyun hızını kesemediğinde, yamaçlardan aşağı akan su sadece sel değil, beraberinde çamur ve kaya kütlelerini de taşıyan heyelanlı taşkınlar üretir.

• Havza üzerindeki fiziki yapılar (HES ve köprüler): Özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, vadiler boyunca inşa edilen köprülerin, menfezlerin veya Hidroelektrik Santrali (HES) yapılarının hidrolik kapasite hesapları bazen yetersiz kalmaktadır. Yukarı havzalardan sürüklenen ağaç, kütük ve rüsubat (tortu) bu dar geçişleri tıkamakta, yapay barajlar oluşturarak ani ve patlamalı taşkın dalgalarına zemin hazırlamaktadır.






3. Şehirleşme modeli, betonlaşma ve altyapı yetersizliği

Kent merkezlerinde yaşanan ve "şehir seli" (urban flash flood) olarak adlandırılan fenomen, tamamen modern şehircilik politikalarının bir yan ürünüdür.

• Geçirimsiz yüzeylerin artışı: Şehirlerin beton, asfalt ve parke taşlarıyla kaplanması, toprağın gökyüzüyle olan bağını koparmaktadır. Yağan yağmurun toprakla buluşup yeraltına sızabileceği "yeşil altyapı" alanları azaldıkça, düşen her damla su yüzeyde birikerek caddeleri yapay nehirlere dönüştürmektedir.

• Drenaj ve şebeke entegrasyonu sorunları: Pek çok metropol ve ilçede yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon sistemleri ya birleşiktir ya da mevcut şehir nüfusu ile yağış şiddetine oranla çok geride kalmıştır. Mazgalların ve tahliye kanallarının yetersizliği, suyun tahliyesini imkansız kılmaktadır.






Türkiye'deki sel ve taşkın olaylarının kronikleşmesi, meteorolojik anomalilerin, su yönetimindeki çok parçalı koordinasyon eksikliğinin ve doğanın taşıma kapasitesini göz ardı eden yerleşim tercihlerinin bir sonucudur.

Selleri engellemek, iklim kriziyle makro düzeyde mücadele etmenin yanı sıra, mikrodan başlayarak dere yataklarını özgür bırakmayı, şehirlerde yeşil geçirgen yüzeyleri artırmayı ve havza bazlı entegre bir su yönetim planını tavizsiz uygulamayı zorunlu kılmaktadır.






CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı

Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

21.05.2026 17:35:00 / Güncelleme: 21.05.2026 17:54:58
Haber Merkezi
CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı
CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı iptal edildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin istinafa taşınan kurultay davasıyla ilgili mutlak butlan kararı çıktı.
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, bir önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin ise görevi devralmasına karar verdi. CHP, Ankara İl Örgütü'nü genel merkeze çağırdı.
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kurultay davasına yönelik mutlak butlan kararı çıktı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararının tedbirli olarak alındığı belirtildi. CHP'nin eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve yönetiminin göreve devamına karar verildi. Buna göre, mevcut parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılacak.
 
Mutlak butlan kararı sonrası CHP yönetimi Ankara İl Örgütü'nü genel merkeze çağırdı.


Ayrıntılar geliyor...

İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

21.05.2026 16:59:00
Haber Merkezi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 41. günü, dün savunması sona eren Serhat Kapki'nin sorgusu ile başladı. Kapki'nin sorgusunun ardından avukatları savunma yaptı. Duruşmada, daha önce "etkin pişmanlık" ifadesi veren iş insanı Şeyhmus Sarıboğa, "Avukat Selcen Akar cezaevinde ziyaretime geldi. Başka birini etkin pişmanlıkla tahliye ettirdiğini, o yüzden cezaevine geldiğini söyledi. 'Bana Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi. 'İşlediğim bir suç yok' diyerek reddettim, kovdum onu. Benden sonra da gece eşimi ve kardeşimi arayarak 'Şeyhmus Bey'le anlaştım' demiş. İrademle oynandığı için önceki ifadelerim geçersizdir. İtiraf edeceğim bir şey yoktu ki edeyim" dedi. Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi. Böylelikle davada bugüne kadar tahliye edilenlerin sayısı 42 oldu.

Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz

Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna’ya aktarılmasını ‘terörün finansmanı’ olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir ‘itiraf’ olarak değerlendirdi

21.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna'ya aktarılmasını 'terörün finansmanı' olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir 'itiraf' olarak değerlendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, haftalık basın toplantısında Batı dünyasını ve Kiev yönetimini hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

'Rus varlıklarını Ukrayna'ya vermek terör finansmanıdır'
Zaharova, Batı'da dondurulan Rus varlıklarının doğrudan veya dolaylı olarak Ukrayna ordusuna veya devlet kurumlarına aktarılmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu kaydetti:
"Kiev rejimine finansal destek sağlamak amacıyla Rus varlıklarının kullanılması, uluslararası terörle mücadele sözleşmelerine göre doğrudan 'terörün finansmanı' olarak kabul edilmelidir. Moskova, bu hamleler karşısında uğradığı tüm zararın tazmin edilmesini talep edecektir."
Bu durumun BM Şartı'ndaki "devletlerin egemen eşitliği" ilkesini çiğnediğini hatırlatan sözcü, Kiev'in Rus sivillere yönelik saldırılarını da hatırlattı.

ABD'nin biyolojik laboratuvar itirafı
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın, Ukrayna'dakiler de dahil olmak üzere 120'den fazla denizaşırı biyolojik laboratuvarı denetleyeceklerini açıklamasını da değerlendiren Rus diplomat, bu adımı Rusya'nın yıllardır dile getirdiği endişelerin haklılığını kanıtlayan bir gelişme olarak gördüklerini söyledi:
"Meğer dezenformasyon değilmiş:" Zaharova, geçmişte Rusya'nın bu laboratuvarlarla ilgili uyarılarına "dezenformasyon" diyen Batı'nın şimdi geri adım attığını vurguladı.
Takipçi olacağız: Rusya'nın, ABD'nin sınırları dışındaki (özellikle Rusya sınırına yakın bölgelerdeki) askeri-biyolojik faaliyetlerini Biyolojik Silahlar Sözleşmesi (BTO) başta olmak üzere uluslararası platformlarda sorgulamaya devam edeceğini vurguladı.

Zaharova'nın basın brifinginden öne çıkan diğer kritik mesajlar:
Ukrayna lideri Zelenskiy, "kanlı bir gaspçıya" dönüştü ve çatışmayı tırmandırmaya devam ediyor.
Sarmat kıtalararası balistik füze testleri tamamen planlı bir faaliyet.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) etkinliklerine katılmamayı alışkanlık haline getirmesi birliğin işleyişine zarar vermeyecek.
Transdinyester sakinlerine Rus vatandaşlığı verilmesini kolaylaştıran kararname, Ukrayna ve Moldova'nın düşüncesiz adımlarına karşı bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak

Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak

21.05.2026 15:35:00 / Güncelleme: 21.05.2026 15:38:39
AA
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Kurban Bayramı dolayısıyla KGM'nin sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan ücret alınmayacak
Vatandaşlar, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücretsiz yararlanacak.

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Karara göre, bayram tatili dolayısıyla KGM'nin sorumluluğu altında bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ücretsiz hizmet verecek.

Bu köprü ve otoyollar, 26 Mayıs Salı saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz olacak.

Şehir içi toplu taşıma hizmetleri bayramda ücretsiz
Vatandaşlar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı seferleri ile belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden de 27 Mayıs Çarşamba günü saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz yararlanacak.

Öte yandan, yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.

Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Tokat'ta ön görülen sel ve taşkınlar öncesi 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi

21.05.2026 13:43:00 / Güncelleme: 21.05.2026 13:46:24
İHA
Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi
Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak'ta su seviyesinin ve debisinin atması sonucu ön görülen taşkın ve sel öncesi alınan tedbirleri yerinde inceledi. AFAD Tokat İl Müdürlüğü'nde ilgili birim amirleriyle de toplantı yapan Pehlivan, toplantı sonrası yaptığı açıklamada önleyici tedbirler kapsamında 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi. Pehlivan, bölgede bulunan barajlardaki doluluk oranının maksimum seviyelere ulaştığını hatırlatarak, "Meydana gelen taşkınlar ve barajlarda doluluk oranının maksimum seviyeye ulaşmasıyla birlikte oluşan risklere ve buna istinaden alınan tedbirlere, önlemlere, risk azaltma çalışmalarına ve ihale çalışmalarına ilişkin bu toplantıyı gerçekleştirdik. Bütün afetlerde olduğu gibi burada sadece müdahale değil, müdahale çalışmalarıyla risk azaltma çalışmaları eşgüdüm içerisinde gerçekleştirildi" dedi.

Ön görülen taşkınlarla ilgili alınan tedbirlere değinen Pehlivan, "Bu sene özellikle kış mevsimi ve bahar mevsimi yağışları, yağmurları bol şekilde aldığımız bir mevsim oldu. Tabii bunun öncelikle şükrünü yaşıyoruz. Bunun öncesinde kurak aylar, yıllar yaşadık. Elbette bu nimetin birtakım yan etkileri de olabiliyor. Bize düşen elbette tedbirleri almak ve uygulamak. Tokat özelinde de bu anlamda bir yandan müdahaleyle ilgili ekipler sahada çalışırken, bir yandan da işte ÇEDAŞ Köprüsü'nde kontrolü yıkım DSİ'nin bilimsel verileri ışığında gerçekleştirilirdi. Devamında yeni sanayi sitesinde yine sıkıntı oluşturabilecek bir köprünün yıkımı gerçekleştirildi. Yine DSİ Müdürlüğümüz tarafından bütün nedir boyunca, özellikle de Turhal ilçesinde tahkimatlar gerçekleştirilirdi" diye konuştu.

15 bin kişi güvenli bölgelere nakledildi

Pehlivan, 15 bin kişinin güvenli bölgelere taşındığını belirterek, "Malumunuz Almus Barajı yüzde 100 doldu. Dolusavaktan su atmaya başladı. Bununla birlikte Kılıçkaya Barajı da Kelkit Vadisi'nde suyun artmasına neden odu. Dolayısıyla Tokat'ımızın hemen hemen bütün ilçelerinde bir yandan tahkimatlar, tahliyeler yapıldı, bir yandan da müdahaleler gerçekleştirildi. 4 binin üzerinde hanenin tahliyesi gerçekleştirildi. Yaklaşık 15 bin vatandaşımız güvenli bölgelere alındı. Bu konuda vatandaşlarımıza da teşekkür ediyoruz, anlayış gösterdiler. Biz kamu misafirhanelerini sayın valimizin talimatlarıyla açmıştık. Orada bine yakın vatandaşımızı misafir ettik. Zarar tespiti, hasar tespitini çevrecilik ekipleri tarafından gerçekleştiriyoruz. Elektrikle ilgili yine çalışmalar, tahliye konusunda jandarmamız, trafik konusunda emniyetimiz topyekûn bir çalışma gerçekleştiriyor" ifadelerini kullandı.

EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en büyük tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü başladı. Çelik Kubbe çok katmanlı hava savunma sistemi ilk kez kullanıldı

21.05.2026 13:05:00
Haber Merkezi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
EFES-2026'da gövde gösterisi: Çelik Kubbe ilk kez sergilendi
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından EFES-2026'nın seçkin gözlemci günü kapsamındaki gündüz faaliyetleri başladı.

CUMHURBAŞKANI DA TAKİP EDİYOR
İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da izlenen beklenen tatbikatın son günündeki faaliyetleri, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, beraberlerindeki dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları ve genelkurmay başkanları ile TSK komuta kademesi takip ediyor.

50 ÜLKEDEN 10 BİNDEN FAZLA PERSONEL KATILIYOR
Birleşik ve müşterek harekatta katılımcı ülke unsurları ile birlikte oluşturulan müşterek karargah ve birliklerin askeri imkan ve kabiliyetlerinin, verilecek vazifelerin tamamını kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve harbe hazırlık seviyesinin idame ettirilmesi amaçlanan EFES-2026 Tatbikatı'na 50 ülkeden 10 binin üzerinde personel katılıyor.

HÜCUM HAREKATI YAPILDI
TB-3 SİHA'nın TCG ANADOLU'dan kalkışıyla başlayan tatbikatın son günü, sırasıyla deniz top ateş desteğinin kara bombardımanı, topçu ve havan atışları ve gece başlayan hava hücum harekatıyla devam etti.

Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor

Çarlık Rusyası'nın, stratejik açıdan önemli gördüğü Kafkaslar'dan Çerkes halkını sürgün etmesinin üzerinden 162 yıl geçti

21.05.2026 12:25:00
AA
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Rusya'nın Karadeniz sahiline inme politikasının gereği olarak Kuzey Kafkasya'yı ele geçirme amacıyla 1556'da başlattığı Kafkas-Rus Çarlığı Savaşı, 308 yıl sürdü.

Çerkesleri yok ederek Kafkas Dağları'nın iç kesimlerine ilerleyen Ruslar, teslim olan Çerkesleri ya Çarlık ordusuna katılmaya ya da göç etmeye zorladı.

Çerkes toplulukları, 21 Mayıs 1864'ten itibaren başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerine sürgüne mecbur kaldı.

Resmi olmayan rakamlara göre 1,5 milyona yakın Çerkes bir ay içinde sürgün edildi. Yol şartları, salgın hastalıklar ve açlık gibi nedenlerden ötürü yaklaşık 500 bin Çerkes hayatını kaybetti.

Sürgüne tabi tutulanlar Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi ile Adler gibi Karadeniz limanlarından gemilere bindirilerek gönderildi.

Çerkeslerin birçoğu Anadolu'da Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı ve Kocaeli'de iskan edildi, bir kısmı ise Suriye ve Filistin başta olmak üzere Orta Doğu'ya yerleştirildi. Sürgün edilen Çerkesler zamanla yerli halka karıştı.

Osmanlı İmparatorluğu'na sürgün edilemeyen Çerkesler ise Orta Laba ve Orta Kuban nehirleri bölgesindeki Rus Kazak köylerine yerleştirildi.

Rus Çarlığı'nın çok önceden planladığı "Çerkes halkını öz vatanlarından sürgün etme operasyonu", adım adım gerçekleştirilen bir eylem olarak değerlendiriliyor.

Osmanlı topraklarına bile ulaşamadan binlerce kişinin öldüğü bu sürgün, "tarihin en acı olaylarından biri" olarak nitelendiriliyor.

İnsanlık tarihine kara leke olarak geçen Çerkes sürgünü, her yıl Türkiye'de yaşayan Çerkesler tarafından gözyaşı ve hüzünle anılıyor.

Türkiye'deki Çerkesler, sürgünü anmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Deniz kenarında "Nart ateşi" yakıp çevresinde "mezar taşı nöbeti" tutulan anma törenleri, "Sürgün Andı"nın okunmasıyla sona eriyor.

Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 16 kişi şu ana kadar gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında Mabel Matiz, Feyza Civelek, Onur Tuna ve Berkay Şahin de var

21.05.2026 10:42:00
Anadolu Ajansı
Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu
Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıran, yer temin eden ve kullananlara yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 16'ya yükseldi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucuyla mücadele kapsamında Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmalarda kolluk güçlerince yakın zamanda gerçekleştirilen ve kamuoyuna da yansıyan operasyonlarla bir yandan yurt dışından ülkeye deniz yoluyla sokulmak istenen yüksek miktardaki kokainin karaya inmeden ele geçirildiği, diğer yandan uyuşturucu madde imalat yerlerinin tespit edilerek İstanbul'un farklı ilçelerinde birçok uyuşturucu madde satıcısının tutuklandığı, ele geçirilen uyuşturucu maddeye ve suç teşkil eden diğer eşyaya el konulduğu belirtildi.

Uyuşturucu madde ticaretini ve imalatını yapan şüphelilere yönelik olduğu gibi uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıran, yer temin eden ve kullanan kişilere yönelik başka bir soruşturma yürütüldüğü kaydedilen açıklamada, elde edilen deliller çerçevesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına 25 zanlı hakkında gözaltı, arama, biyolojik inceleme yaptırılması ve ifade alınmasına yönelik talimat verildiği bildirildi.

Açıklamada, bu kapsamda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, İstanbul'un Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane ve Üsküdar ilçelerinde 24 farklı adres ile Muğla'da bir adrese yönelik operasyon düzenlendiği duyuruldu.

Operasyonda Mabel Matiz (Fatih Karaca), Feyza Civelek, Volkan Bahçekapılı, Onur Tuna, Osman Haktan Canevi, Aslıhan Turanlı, Kübra İmren Siyahdemir, Mehmet Rahşan, Cansu Tekin, Özgür Deniz Cellat, Tarık Tunca Bakır, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Berkay Şahin ve Hanzade Gürkanlar'ın "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından gözaltına alındığı kaydedildi.

Adreslerde yapılan aramalarda ise 3 turuncu kapsül içerisinde sarılı vaziyete esrar olduğu değerlendirilen madde, 8 extacy olduğu değerlendirilen renkli haplar, içerisinde likit esrar olduğu değerlendirilen 2 elektronik sigara, üzerinde superior blend 99 ibareli içerisinde kenevir madde olduğu değerlendirilen 3 renkli şekerleme, yeşil renk kap içerisinde metamfetamin olduğu değerlendirilen daralı ağırlığı 15 gram olan beyaz renk madde, hassas terazi, bir boş şırınga ve 20 içi boş kilit poşet ele geçirildiği belirtildi.
 

Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı

Hatay'da aşırı yağış sonrası yaşanan heyelanla birlikte müstakil ev çöktü, 3 kişi kurtarıldı. Hastaneye kaldırılan 3 kişiden 1'inin hayatını kaybettiği belirlendi

21.05.2026 08:30:00
İHA
Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı
Hatay'da heyelan nedeniyle müstakil ev çöktü: 1 ölü, 2 yaralı
Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay'da geçtiğimiz gün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu.

Yaşanan yağışla caddeler göle dönerken, sel meydana geldi. Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi'nde yağışla birlikte heyelan yaşandı.



Heyelan dağ yamacında bulunan bir müstakil evin çökmesine neden oldu. İhbar üzerine bölgeye sağlık, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin çalışmalarıyla kurtarılan 3 kişi hastanede tedavi altına alındı. Hastaneye kaldırılan 3 kişiden birinin hayatını kaybettiği belirlendi.

Ekiplerin bölgedeki arama çalışmaları sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.