HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

Ceviz Kabuğunu dolduramamak

14.10.2004 00:00:00
Her şeyin ama her şeyin yalana teslim edildiği bir ülkede yaşadığımızı ve bu yalanın adının da "Avrupa Birliği" olduğunu biliyoruz. Ve fakat şairin tasviri ile söylemek gerekirse bu "muşamba dekordan" BTP'nin de payına bir parça düşeceği doğrusu aklımıza hiç gelmezdi.

Bizim boyalı basınımız gizlese de milyonlar çok iyi biliyor ki, BTP'nin kuruluş gerekçelerinden birisini "AB'ye karşı duruşu" oluşturuyor. Yani BTP bugünleri gördüğü, AB'li felaketler zinciri ile milletin başına neler örüleceğini bildiği için kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı'na verdi.

Prof. Dr. Haydar Baş Beyin AB'ye ilişkin bakış açısı son 2-3 yılda şekillenen bir şey de değil. Prof. Dr. Baş denilebilir ki son çeyrek asırdır aynı şeyleri söylüyor. Kameraların önünde, yüzbinlik mitinglerde, eserlerinde, konuşmalarında, kısaca hayatının her bölümünde şunu tekrar ediyor:

"Türkiye'yi AB'ye al-maz-lar".

Yani Baş, "milletle oynamayın, Türk milleti gibi büyük bir milletin geleceğini bir hayale teslim etmeyin" diyor.

Şimdi bu ülkede fikir namusuna, değişmemeye ve ileri görüşlülüğe bir ödül verilecek olsa bunun adresi herhalde Prof. Dr. Haydar Baş Bey olurdu. Tabii burnunun ucunu görmemek ya da satışın "değişim ve fazilet" olarak adlandırıldığı bir Türkiye'de bunu beklemiyoruz, bekleyemiyoruz. Ancak kendisini az-buçuk ulusal çizgide gösterenlerden "azıcık bir vefa ve bir hakkın teslimiyetini beklemek BTP'nin hakkıdır" diye düşünüyorum. Tabii bu adreslerin AB'ye karşı duruşları konjonktürel ve arızi değilse...

BTP'yi "es" geçmek

Gazeteci Hulki Cevizoğlu ile sohbet etmişliğimiz, bazı gerçekleri anlatmışlığımız vardır. Kendisi bizleri tanır, biz de kendisini... Ancak 8 Ekim tarihli yazısında öyle bir unutkanlık(!) sergilemiş ki izahını yapabilecek olana aşk olsun. Bakınız neler söylemiş Cevizoğlu Yeniçağ'daki yazısında:

"Ülkemizde 52 tane parti var. Bugün bunların hiçbirisinden farklı ses çıkmıyor. Ülkemizde yönetime gelen tüm partiler AB'ye girmek için birbirleriyle yarışıyorlar ama, çok aleyhteki hükümler için küçük ses çıkarıyorlar. Tek fark AB'ye girme propagandasını başka partilere kaptırma korkusu..."

Şimdi Cevizoğlu'nun bu tespitinin acaba neresini doldurmalı, hangi yanlışı düzeltmeli?

Öncelikle; her şey bir yana ama AB hassasiyetini, bu süreçle başımıza gelecekleri meydan meydan dolaşarak anlatan, anlatmaya devam eden BTP ve Prof. Dr Baş olmamış mıdır? Partinin böyle bir vurguya ihtiyacı olduğunu da düşünmüyorum aslında. Çünkü BTP, "AB meselesini siyaset olsun, oy alalım" diye seslendirmiyor. Ama bir gazeteci hiç değilse isminin başında taşıdığı "araştırmacı" sıfatı nedeniyle gerçekleri halkla paylaşma sorumluluğu altında değil midir?

İkincisi, Cevizoğlu'nun açıklamalarından bir "içtenlik sorunu" taşıdığı da anlaşılıyor. Hulki Bey AB konusunda ortaya konulan muhalefeti de küçümsüyor. Daha da önemlisi "bu bir siyaset yarışıdır" gibi bir mantıkla " karşı duruşu" sıfırlamaya, hani deyim yerindeyse "içerden" küçültmeye çalışıyor. İçerden ifadesinin altını bir soru işareti ile çizebilirsiniz. Gerçektende Hulki Cevizoğlu milli meselelerde "içerden" birisi midir? Yoksa bu pazardan reyting mi kapmaya çalışmaktadır? BTP'yi "es" geçen bir isim ne kadar ulusalcı olabilir?

Tabii burada önemli bir soru daha var. Hulki Cevizoğlu'nun AB konusundaki tavrı acaba nedir?

Bilebildiğim kadarıyla kendileri şöyle düşünüyor:

"Ben ne AB'ye ne de ABD'ye karşıyım. Bu ülkelerle onurlu bir birlikteliğimiz olsun."

Şimdi bu yaldızlı ifadenin "siyaset yapma" dışında bir anlamı olmadığını, bilmiyoruz söylemeye gerek var mı?

Her şey ortadayken, karşı taraf tüm kartlarını açmışken hala bir tavır ifade edememek, onurlu birliktelikten filan bahsetmek ne anlama geliyor? Bu koşullarda, varsa şayet tavır şudur:

Uzatmadan, eğip bükmeden ya AB'ye evet diyeceksiniz ya da hayır. Ben şahsen ortasını bilemiyorum ve de bulamıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi ve bu partinin başına geçme isteği olanlarda böyle bir söylemin var olduğunu biliyorum. Belli ki Cevizoğlu'nun bu söylemi ile aynı adresler arasında bir birliktelik var! Zaten TV ekranlarından uzak düşen Ceviz Kabuğu da aynı çevrelerin hakim olduğu Yeniçağ'da hayatını sürdürmeye çalışıyor.

Gazetecinin

Sorumluluğu

Hulki Cevizoğlu'nun "doğruyu görememe" diye bir eksikliğinin var olduğunu ben çok iyi biliyorum. Hatırlarsanız Yaşar Nuri Öztürk'ü kendileri şöhrete kavuşturmuşlardı. Neredeyse her iki haftada bir Ceviz Kabuğu'na çıkan Öztürk, saatlerce İslam aleyhine ne varsa sallayıp dururdu. O gün Yaşar Nuri Öztürk'ün hadis ve sünnet düşmanlığı üzerine attığı tohumlar bugün karşımıza AB sevgisi olarak çıkıyor. Öyle ya eşyanın tabiatı boşluk kabul etmeyeceğine göre İslam'dan koparsanız yerini elbette AB sevdası alır!

Neyse o ballı günler bir teknik ayrıntı nedeniyle bozuldu da Öztürk'ü, Ceviz Kabuğu'nda izlememeye başladık.

Oysa Hulki Cevizoğlu'nu şu şekilde ikaz ettiğimi çok iyi hatırlıyorum:

"Hulki bey televizyonculuk ekstra hassasiyetler ister. Konu hele ki din olunca bunun daha da ötesine geçmek gerekir. İslam Aristo mantığıyla anlaşılmaz. Hadis sayısını 10'a 20'ye indiren bir isme propaganda imkanı tanınmamalı. En azından yanına ehl-i Sünnet birini çıkarmalısınız."

Cevabı tahmin edersiniz:

"Ben gazeteciyim..."

Bu cevaba "gazeteciyiz ama önce insanız ve bu ülkenin değerlerine bağlı kalmalıyız. Söylediğimiz her cümlenin milyonlarca insanda oluşturacağı etkiyi de düşünmeliyiz" dediğimi hatırlıyorum. Sonuç ortada huysuz Yaşar Nuri "kim çıktı, kim çıkacak" kavgasına girdi de o aşk sona erdi.

Sonuç olarak şunu söylemeye çalışıyoruz. Gerçeği yazmak gazetecinin temel sorumluluğudur. AB konusunu bayrak etmiş, Türk bayrağını meydanlara taşımış bir parti varsa bunu görmezden gelmek, kimseye bir şey kazandırmaz.

Bunun için fazla uzağa gitmeye gerek yok. Tıklayın BTP'nin internet sitesine, bakın -ama görün- BTP'nin parti programında AB için neler yazıyor!
 
A. Faik Nabi / diğer yazıları
- Nuriye nenemin ağzından Atatürk / 10.11.2015
- Nesli ve ekini yok eden asıl fitne bunlar / 04.01.2013
- Buzun üstünde açlık dansı / 07.02.2010
- AKP, ülkeyi parasızlığa mahkum ederse / 05.02.2010
- Almanya AB'yi komaya soktu / 08.09.2009
- Erdoğan'ın "gel-git" vaziyeti patinaj mı, taktik mi? / 29.08.2009
- Sadece "fındık"tan değil, bu gidişle her şeyimizden olacağız! / 31.07.2009
- TRT'de bazı işgüzarlar var! / 30.06.2009
- Vakit'in çelebisinin sponsoru kim'! / 18.06.2009
- Bir lokmanın gücü / 29.04.2009
- Yoksulluk içimizde / 25.04.2009
- Ağlayan kimse kalmasın / 24.04.2009
- Milletin kökleri ve maskeli fitne / 23.04.2009
- Temeller sarsılıyor / 14.04.2009
- Paket paket çöpe atılan liberal kapitalizm / 15.10.2008
- Omurgasız siyaset, Türkiye'yi Sarkozi'ye kuyruk yaptı / 17.07.2008
- Sevr'i hortlatan yasa / 22.02.2008
- "Sanal ekonomi"den "karın doyuran ekonomi"ye / 20.02.2008
- Başörtüsüz namaz / 08.02.2008
- Başörtüsü, üniforma değil; dini bir vecibedir / 07.02.2008
- Elektrik-su zammında "pembe enflasyon" bozuldu / 16.10.2007
- Klasik tiyatroda yeni perde / 29.09.2007
- İstikrar vurgunları / 25.08.2007
- Padişahım, pardon Başbakanım çok yaşa? / 23.08.2007
- Hedef, işgale karşı direnenlerin ellerini-kollarını bağlamak? / 02.09.2006
- Türkiye'ye ne lazım? / 08.06.2006
- Zıplayan dolarda ipin ucu / 16.05.2006
- AKP'yi başörtüsü ile parlatmaya kalkışanlar / 04.05.2006
- Diyalogcuların pişkinliği / 07.03.2006
- Hollanda'dan yükselen itiraf / 03.03.2006
- AKP, mezarlıktan geçerken Allah'ı hatırlamaya başladı / 01.03.2006
- Haç-Hilal ve Siyon yıldızlı 'milli görüş'ün diyalog flaması / 28.02.2006
- Yedi mevsim üç kıtaya Gül taşıdık asırlarca / 25.02.2006
- Diyalog afyonu / 24.02.2006
- Matta'lı Markos'lu meal ve tefsir / 23.02.2006
- Ötede bir Bulaç, beride bir Bulaç; bizim Bulaç hangi Bulaç? / 15.02.2006
- Politik argoları ve milli kimlik / 14.02.2006
- Kuş gribi tavuktan mı bulaşıyor, hükümetten mi? / 08.01.2006
- Yandaş kartel ve iri kartelin gazı / 07.01.2006
- Anayasa'daki delikler ve AKP / 26.12.2005
- Anayasa'da delinmedik ne kaldı? / 24.12.2005
- Bunlar niye mi yapmıyorlar? / 23.12.2005
- Dublörlü yönetim tarzı / 22.12.2005
- Rüzgara göre söylem ve kurtuluş / 20.12.2005
- Türkiye'nin çivisi... / 16.12.2005
- Erdoğan'ın Çömez'i ve Tosun'u / 09.12.2005
- Oyun bozan keşif / 08.12.2005
- "İçişleri" ne iş yapar? / 21.11.2005
- "Vatana ihanet" olması için daha ne olması lazım? / 10.11.2005
- Pervasız soykırımcılar / 17.09.2005
- Erdoğan'daki pişkinlik / 13.09.2005
- Aman gözünüzü seveyim'. / 12.09.2005
- Kavuran gizli gündem / 10.09.2005
- Toplu hipnoz çare değil / 09.09.2005
- "Türk köyü" ve "provokasyon" meselesi / 07.09.2005
- AKP, şimdi de WC sahasına el attı / 23.08.2005
- Taşgetiren, sade bir istifa ile vebalden kurtulabilir mi? / 21.08.2005
- AKP kadar CHP de Meclis'i tıkıyor / 12.08.2005
- Balık avlayanlar ve insan avlayanlar / 10.08.2005
- Ateşin düştüğü yerden yükselenler / 09.08.2005
- "Sınırötesi operasyonu"nu niye eveleyip geveliyoruz? / 21.07.2005
- AKP idaresindeki Türkiye operasyon yapabilir mi? / 16.07.2005
- "Amerikanın kucağına oturmuyorsan sahtesin!" / 14.07.2005
- "Evrenselliğin nâmı yeter; takılma fukaralığa canım" / 06.07.2005
- Laura Bush'un maydanozları / 10.06.2005
- Kod adı PP / 09.06.2005
- Bu iş çocuk işi değil / 24.03.2005
- Bu işin kitapta yeri yok vesselâm / 11.12.2004
- Ceviz Kabuğunu dolduramamak / 14.10.2004
- Cari açık ve cari hortum / 19.08.2004
- Bu tren işi raydan çıktı / 13.08.2004
- Papaza yardım, papaza yardım! / 12.08.2004
- Yağma Hasan'ın böreğine buyurun! / 11.08.2004
- Olmaz olmaz, demeyin! / 05.08.2004
- Ucuz gaz yerine bol ders ve hava / 31.07.2004
- Ayasofya nerede? / 28.07.2004
- AKP'nin çok köşeli diplomasisi / 17.07.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.10.2003, 14.10.2002, 14.10.2001, 14.10.2000, 14.10.1999, 14.10.1998, 14.10.1997, 14.10.1996, 14.10.1995, 14.10.1994, 14.10.1993, 14.10.1992, 14.10.1991, 14.10.1990, 14.10.1989, 14.10.1988, 14.10.1987, 14.10.1986, 14.10.1985


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.