HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Çiftçi kan ağlıyor

 
Turizm kenti Antalya, aynı zamanda Türkiye'nin sebze ambarı...  Antalya Ticaret Borsası'nın 'Söz Çiftçide' başlıklı online toplantısında bir araya gelen çiftçiler, açık açık kan ağladıklarını dile getirdi. Zeytin ve muz üreticisi Zafer Tan, "Çiftçimiz de Don Kişot gibi tek başına mücadele ediyor ve de sahipsiz" derken, kırmızı et üreticisi İlhan Ayhan ise et fiyatlarının patlayacağını söyledi.
18.05.2021 14:33:00
 Çiftçi kan ağlıyor
 Çiftçi kan ağlıyor
 
RECEP BAHAR / DETAY HABER
 
Antalya Ticaret Borsası'nın (ATB) başkanlığını yürüttüğü Antalya Tarım Konseyi (ATAK), 'Söz Çiftçide' başlıklı online toplantı düzenledi. Etkinlikte konuşan çiftçiler resmen dert küpüydü. Antalyalı çiftçiler, böyleyse varın Türkiye genelini düşünün! ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, kalkınmanın temelinin tarım olduğuna işaret ederek, tarımın stratejik bir sektör olmasının yanında artık beka sorunu olduğunu kaydetti. Çandır, "Çiftçinin sorunlarını çözmeliyiz. Çiftçiye itibarını yeniden kazandırmalıyız. Çiftçi zenginleşirse ülke zenginleşir. Her türlü zorluğa rağmen alın teriyle toprağa değer katan çiftçilerimizin ellerini öpüyorum" dedi. 
 
 
Girdi maliyetlerine de müdahale edin!
 
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ATSO Başkanı Davut Çetin ise her enflasyon açıklandığında günah keçisi ilan edilen çiftçinin girdi maliyetlerine bakılması gerektiğini söyledi. Çetin, "Hal fiyatları kilo bazında ortalama yüzde 8.5-9 arttı ama çiftçinin girdi maliyetlerini konuşan yok. Üretim maliyetleri gözden geçirilmeli" dedi. Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp de, çiftçinin salgında, savaşta ve barışta ürettiğini belirterek, "Çiftçinin elinden tutulduğunda, desteklendiğinde üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz" dedi. Çiftçinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılması isteyen Alp, "Bir dolara ihtiyacımız olduğu bugünlerde üzerimizdeki girdi maliyeti baskısını kaldırın, yeni pazarlar bulun çiftçi ürün de üretir, ihracata katkı da sağlar" diye konuştu.
 
Çiftçi sahipsiz
 
Zeytin ve muz üreticisi Zafer Tan da konuşmasında, Türk çiftçisini yel değirmenleriyle savaşan Don Kişot'a benzetti. Tan, "Don Kişot yel değirmeniyle tek başına savaştı, bizim çiftçimiz de Don Kişot gibi tek başına mücadele ediyor ve de sahipsiz" dedi. Domates üreticisi Ramazan Koç, "Pandemide domates üretimi ve satışında sıkıntı yaşamadık. Gelirimiz iyi oldu ama girdi fiyatları çok yüksek olduğu için kârımızda ciddi sıkıntı var. Üre gübresinde geçen yıla göre yüzde 100 artış var. Girdilerdeki artışı ürünün satış fiyatına yansıtamadık. Kişisel giderlerimizden kısarak ayakta kalmaya çalışıyoruz. Çiftçinin hiçbir sosyal faaliyeti yok" şeklinde konuştu. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Nevzat Bayındır da, yeni neslin hayvancılıkla uğraşmak istemediğini ifade ederek, şunları söyledi: "Böyle giderse özellikle küçükbaş hayvanda 5-10 sene sonra yetiştirici kalmaz. Bizim nesilden sonra bu işi yapacak kimse yok. Hayvanı otlatacağımız mera alanları giderek daralıyor. Hayvan otlatacak yer bulamıyoruz." 
 
Moraller dibe vurdu
 
Portakal üreticisi Mete Apaydın da endüstri mühendisliği bölümü mezunu olduğunu dile getirerek, "Son 10-15 yıldır motivasyonumuz düşük. Çiftçi hak ettiğini kazanamıyor. Ana sorunumuz girdi maliyetlerinin yüksekliği. Armatör gemisine ÖTV'siz mazot alıyor, üreten çiftçi neden mazotu ÖTV'li alıyor" dedi. Geçen yıl aşırı sıcak nedeniyle meyvelerde dökülme olduğunu, ortalama yüzde 50 tonaj kaybı yaşandığını hatırlatan Apaydın, "Doğal olarak fiyatlar yükseldi. Yeni yılda Tarım Bakanlığı portakal ihracatına kısıtlama getirdi. İç piyasada fiyatı indirmek için üreticiyi bitirdiler. Enflasyonu baskılamak için arz talep dengesine müdahale ederseniz, üreticiyi bitirirsiniz. Yıllardır zorla kazandığımız yurtdışı pazarına 20 gün mal gönderemezsek o pazarı kaybeder, kazanmak için de 10 yıl daha uğraşırız" diye konuştu. Yeşillik üreticisi Yadigar Dalkıran, 17 günlük kapanma döneminde pazar kurulmadığı için ürünlerinin elde kaldığını belirterek, "Ciddi zararımız oldu. Çiftçi olarak veresiye alıyoruz, kazanınca borcumuzu krediyle kapatıyoruz. 1 domates fidesi 3-4 TL, ilaç, gübre, plastik dolara endeksli, girdi maliyetleri düşürülmeli" dedi.
 
 
İthalat sopası tepemizde
 
Süt üreticisi Ünal Çoban da, ürün fiyatlarının ithalat sopasıyla sürekli baskılandığını ancak girdi maliyetlerin herhangi bir müdahale olmadan her geçen gün arttığını kaydetti. Çiğ süt fiyatları baskılanarak enflasyonun önüne geçilemeyeceğini söyleyen Çoban, "Süt-yem paritesi bozuldu. Bir litre sütle bir kilo yem alınıyor, bu şartlarda üretici para kazanamaz" dedi. Desteklerin ürüne yapılması, teşvik ve desteklerin bölgeye göre hazırlanmasını isteyen Çoban, "Aile işletmeleri gıda tekelleşmesinin önünde toplumun ve devletin ileri karakollarıdır. Tekelleşmenin önüne geçmek için aile işletmeleri daha fazla desteklenmeli. 10 baş işletme ile 1000 baş işletme aynı destek ve teşvik programından faydalanıyor. Uygulanan yanlış politikalarla tarımın ve hayvancılığın yanlış tarım politikalarla ailelerden alınıp çok uluslu şirketlere verilmesi bizi kaygılandırıyor. Bu bizim ekmeğimiz, ekmeğimizi kimseye vermeyeceğiz" diye konuştu.
 
Et fiyatları patlayacak
 
Kırmızı et üreticisi İlhan Ayhan, kurdaki yükselişle birlikte yem fiyatının önüne geçilemediğini söylerken, "Bu maliyetlerle üretim yapmamız olanaksızlaşıyor. Kırmızı Et Üretici Birliği'ne her gün 'para kazanamıyoruz işten ayrılıyoruz' diye istifa dilekçeleri geliyor. Bu politikalarla Eylül-Ekim ayından sonra et fiyatlarının önüne geçilemez" dedi. Pamuk üreticisi Süleyman Bacak da, pamuğun stratejik bir ürün olduğunu belirtirken, Türkiye'de tekstil sektörünün 1.5 milyon ton lifli pamuğa ihtiyacı varken, 650 bin ton üretim olduğuna dikkat çekti. Bacak, "Aradaki farkı ithal edip döviz kaybediyoruz. Pamukta tekstilcinin ihtiyacını karşılayacak hale gelmeliyiz. İnsanlar para kazanmayınca pamuğu bıraktı. Pamuk üretiminde kooperatifleşme çok önemli" diye konuştu. 
 
 
50 yıl yaptığı çiftçiliği bıraktı
 
50 yıl çiftçilik yaptıktan sonra çiftçiliği bırakan Mustafa Ateş, "Çiftçilikten para kazanmadığım için vazgeçtim. Eskiden 2 dönüm sera ile ya traktör alıyor ya ev alıyorduk. 2 dönüm alandan kazanıyorduk, şimdi 20 dönümden para kazanmıyoruz. Üretimden vazgeçtim artık seralarımı kiraya veriyorum" diye konuştu. Armut üreticisi Süleyman İnce, Korkuteli'de Coğrafi İşaretli Karyağdı Armudu üretimi yaptıklarını belirtirken, "Bu yıl ürünümüz elde kaldı. Çevremizdeki çoğu üretici girdi maliyetleri nedeniyle üretimden vazgeçiyor, ağaçlarını kesiyor" dedi. İnce, kooperatiflerin daha etkin çalışması gerektiğini, örgütlü olan çiftçinin birlikte hareket ederek kazanabileceğini söyledi.
 


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.