logo
23 ŞUBAT 2026


'Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak'

 
Şanghay'daki Lanting Forumu’na küresel düzen tartışmaları damga vurdu. Çin’in eski Washington Büyükelçisi Sui Tienkay, "ABD, şu an Çin’in uluslararası alandaki her hamlesine, doğru yanlış demeden, olgulara bakmadan karşı çıkıyor. Kendisine göre 'İki Ne' politikası (Two Whatevers) izliyor; Çin ne yaparsa yapsın karşı çıkıyor, Çin neyi savunuyorsa, tersini savunuyor. Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak" dedi.

26.04.2023 10:57:00
 'Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak'
 'Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak'

Çin'in modernleşmesinin ve küresel planla yükselişinin etkileri ve dünya düzeninde yaratacağı olası değişimler, Şanghay'da düzenlenen Lanting Forumu'nda ele alındı.
​​​​​​​Çin Kamu Diplomasisi Birliğinin, Şanghay yerel hükümetinin desteğiyle ilk kez bu şehirde gerçekleştirdiği foruma, dünyanın farklı ülkelerinden siyasetçiler, hükümet yetkilileri, iş insanları ve akademisyenler katıldı.
"Çin Modernleşmesi ve Dünya" konulu forumda, katılımcılar, Çin'in Covid-19 salgınının ardından yeniden kapılarını dünyaya açtığı, krizlerin, jeopolitik çatışma ve gerilimlerin arttığı bir dönemde Çin modernleşmesinin küresel ekonomiyi ve dünya düzenini nasıl etkileyeceğini tartıştı. Çincede "mavi oda" anlamına gelen "Lanting" adını Çin Dışişleri Bakanlığının basın toplantılarını yaptığı konferans salonundan alan forumda, Çin'in eski Washington Büyükelçisi Sui Tienkay, eski Londra Büyükelçisi Fu Ying ve Çin Kamu Diplomasisi Birliği Başkanı Vu Haylong moderatörlüğünde panel tartışmaları düzenlendi. Tartışmalara, Çin ile ABD arasındaki gerilimler, Çin'in yükselişinin dünya düzenine etkileri ve küresel yönetimde değişim talepleri damga vurdu.

Çin-ABD ilişkileri gerginleşecek

Çin'in eski Washington Büyükelçisi Sui Tienkay, ABD ile Çin arasındaki artan gerilimlere işaret ederek, bunun gelecek yıllarda "beklenmedik ve tehlikeli gelişmelere yol açabileceği" uyarısında bulundu. 2013-2021 döneminde, Çin'in Washington Büyükelçiliğini yürüten Sui, görevi süresince ABD kamuoyundaki Çin'e dair kanaatlerin olumsuza dönmesine tanıklık ettiğini, gelecek yıllarda da Washington'ın Çin politikasında negatif tutumu sürdüreceğini öngördüğünü belirterek, "Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak. Hatta bazı beklenmedik ve tehlikeli gelişmeler de ortaya çıkabilir" dedi. ABD hükümeti ve medyasının Çin'i "tehdit" olarak tanımlayıp ABD'nin küresel hegemonyasına meydan okuduğu fikrini işleyerek kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini söyleyen Sui, "ABD, şu an Çin'in uluslararası alandaki her hamlesine, doğru yanlış demeden, olgulara bakmadan karşı çıkıyor. Kendisine göre 'İki Ne' politikası (Two Whatevers​​​​​​​) izliyor; Çin ne yaparsa yapsın karşı çıkıyor, Çin neyi savunuyorsa, tersini savunuyor" ifadelerini kullandı.
Sui, ABD'nin Çin ile ilişkilerinde zorlayıcı bir tavrı benimsediğini dile getirerek, bunun güven eksikliğini derinleştirdiğini vurguladı. İki ülke arasında iletişimin kopmasının sebebinin, verilen sözlerin tutulmaması olduğunu ifade eden Sui, "ABD Başkanı Joe Biden, (Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde) 'yeni bir Soğuk Savaş' arayışında olmadıklarını, Çin'e karşı ittifak oluşturmayacaklarını, 'Tayvan'ın bağımsızlığını' desteklemeyeceklerini söyledi, sonra arkasını dönüp sözlerinin hiçbirini tutmadı. Eğer konuşmanın inanılırlığı olmayacaksa görüşmenin ne anlamı var?" diye konuştu. Sui, jeopolitik hesaplarla iki ülke arasındaki ekonomik ve teknolojik bağları koparmaya yönelik adımların da taraflar arasındaki yanlış anlamaları artırdığını vurgulayarak, "ABD, Çin ile ekonomik bağlarını koparmak için hiçbir çabayı esirgemiyor. Bunda belirli bir süreyle ve belirli bir ölçüde başarılı olabilirler. Ancak korkarım ki uzun vadede istediklerine ulaşmaları mümkün değil" değerlendirmesini yaptı.

Yanlış anlatıların tuzağına düşmemeliyiz

ABD'nin eski Pekin Büyükelçisi Max Baucus ise ABD ile Çin arasındaki iletişim eksikliğine dikkati çekerek, son dönemde tırmanan gerilimin azaltılması ve güvenin yeniden tesis edilmesi için taraflar arasında diyaloğun gereğine işaret etti.
Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkinin sorumlu şekilde yönetilmesinin yerkürenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Baucus, "Yanlış anlatıların tuzağına düşmemeliyiz. 'ABD'nin problemleri, Çin'den kaynaklanıyor veya Çin'in problemleri ABD'den kaynaklanıyor' şeklindeki anlatıların yayılması, karşılıklı anlayışı engelliyor" dedi. Çinli yetkililere, ABD Temsilciler Meclisinin yeni kurulan Çin Özel Komitesi üyelerini Çin'e davet etme çağrısı yapan Baucus, "Kalıpların dışında düşünmeye ve hareket etmeye ihtiyacımız var. Çin'in böyle bir davette bulunması bu yönde atılmış güçlü bir adım olabilir." ifadelerini kullandı. Max Baucus, ABD Başkanı Biden ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yılda en az 2 kez düzenli görüşmesinin, iki liderin birbirini daha iyi tanımasına ve ülkelerin birbirini daha iyi anlamasına yardımcı olabileceği görüşünü dile getirdi.


ABD'de Çin hakkında olumlu şey söyleyebilecek pek kimse kalmadı

Batı ile Asya arasındaki ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen sivil toplum kuruluşu Asia Society'nin Mütevelli Heyeti Eşbaşkanı John Thorton da Çin'in geçmişte dünyadan öğrenme güdüsünün daha belirgin olduğunu ancak bugün hem dünyayla iletişimin azaldığını hem de Çin'in modernleşme projesine dair mesajların küresel iletişim kanallarında yeterince yer bulmadığını vurguladı. Thorton, "Kim dünyada barış olsun istemez? Kim ortak refah olsun, insan ve doğa arasında uyum olsun istemez? Bunları herkes ister. Bence Çin'in modernleşmesine yön veren ilkeler, ikna edici, ilham verici ve uzun vadede davranışlara yol gösterici. Ancak bunların eylemle desteklenmesi ve uluslararası kamuoyunda daha sık ve açık şekilde dile getirilmesi gerek" diye konuştu.
Tarihin bazı dönemlerinde, özellikle güç dengelerinin değiştiği yüzyıllık evrelerde, popülist liderlerin kitleleri başka ülkelerden gelen tehditlere karşı kışkırtmasına tanık olunduğunu, bugün de benzeri bir sürecin yaşandığını belirten Thorton, "Bugün ABD'de seçkinler arasında Çin hakkında olumlu şey söyleyebilecek pek kimse kalmadı ve bu uzun süre böyle devam edecek gibi görünüyor" ifadesini kullandı.
İngiltere merkezli çok uluslu yatırım bankası ve finansal hizmetler şirketi HSBC'nin Başkanı Mark E. Tucker, iş dünyasından bir temsilci olarak Çin hükümetinin, ekonomide iç pazara odaklı büyümeyi ve teknolojide kendine yeterliliği sağlamaya yönelik "ikili dolaşım" stratejisinin, Çin'in uzun süre dünyayla ilişkilerine hem ekonomik hem de diplomatik olarak temel oluşturacağını öngördüklerini belirtti.
Çin'in 1978'den itibaren başlattığı reform ve dışa açılmanın modernleşmesinin itici gücü olduğunu, Çin ve dünya arasında köprü kurduğunu dile getiren Tucker, şöyle devam etti: "Çin'in Covid-19 sonrası sınırlarını yeniden dünyaya açması umut verici. Ekonomik durum iyiye işaretler veriyor, tüketim canlanmaya başladı. Dışa açılmanın ve devlet işletmelerinin reformunun sürdürüleceği, Hong Kong, Makau özel idari bölgeleri ile Guangdong eyaleti şehirlerini içine alan Büyük Körfez Bölgesi ekonomik entegrasyonunun ilerletileceğine dair mesajlar olumlu." Tucker, dünyanın en büyük ticaret bankası olarak uluslararası ticarette tedarik zincirlerindeki değişimi öngörebilme şansına sahip olduklarını, Çin piyasasına baktıklarında ticaretin henüz hacim olarak olmasa da tedarik ve değer zincirleri bakımından ABD ve Avrupa'dan Asya ve Güneydoğu Asya'ya doğru kaydığını gözlemlediklerini aktardı. Çin'in tüketim ekonomisi olarak gelişiminin iş dünyası için yeni fırsatlar yarattığını vurgulayan Tucker, Çin'de orta ve üst gelir grubunun 400 milyona ulaştığının tahmin edildiğini, bunun dünyadaki en geniş orta sınıf olduğunu vurguladı. Tucker, Batı sermaye piyasalarına erişimin Çin'in kalkınması ve büyümesi açısından kritik olduğunun altını çizerek, bunun devamının teknolojik gelişim ve inovasyonun desteklenmesi açısından hayatiyetini sürdüreceğini kaydetti.

İngiltere, başka bir ülke güçlendiğinde savaş yolunu seçmedi

Geçmişte Londra kent yönetiminde İş ve Ekonomi Politikaları Direktörü olarak görev yapan İngiliz ekonomist ve siyasetçi John Ross ise Çin'in kalkınmasının ve modernleşmesinin refahın tabana yayılması açısından önemine dikkat çekti.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1949'da dünyada kişi başına düşen gelir bakımından Çin'den daha fakir yalnızca 4 ülkenin bulunduğuna işaret eden Ross, halen gelişmek olan ülke olarak değerlendirilse de birkaç yıl önce "yüksek gelirli ülkeler" arasında girdiğini anımsattı. Bir nesil içinde kaydedilen gelişmenin Çin modernleşmesinin olağanüstü başarısını ortaya koyduğunu ifade eden Ross, "Hangi gelişmekte olan ülke bu kadar kısa sürede kaderini değiştirmek istemez?" dedi. Birçok gelişmekte olan ülkenin kalkınmasında Çin'i örnek alacağını vurgulayan Ross, bunun Çin'in küresel ağırlığını artırarak küresel ekonomi yönetiminin mevcut yapısının sorgulanmasına yol açacağı öngörüsünü dile getirdi. Ross, ABD'nin IMF'de veto hakkı olan tek ülke olmasının, Dünya Bankasının başında yalnızca Avrupalıların bulunmasının, mevcut koşullarda demokratik olmadığını vurguladı. ABD ile Çin arasındaki artan jeopolitik gerilime ve iki büyük gücün çatışma ihtimaline de değinen Ross, "İngiltere, bir zamanlar dünyanın en güçlü devletiydi. Bu dönemde pek çok suç işledi ancak işlemediği bir suç varsa o da şuydu; başka bir ülke (ABD) güçlü hale geldiğinde onu savaş yoluyla bastırma yolunu seçmedi" diye konuştu. AA

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 16'ncı duruşması başladı

 

23.02.2026 10:54:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, tutuksuz sanık Harun Tuzcu'nun savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haber, yayın ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi

23.02.2026 00:36:00
AA
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

Valilikten yapılan açıklamada, çeşitli medya ve sosyal medya mecralarında "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklinde haber, yayın ve paylaşımlar yapıldığı belirtildi.

Kentte yapılan kuduz aşısı sayıları baz alınarak yapılan bu haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İstanbul'da son kuduz vakası 2007 yılında görülmüştür. Bu tarihten beri, şehrimizde herhangi bir canlıya kuduz teşhisi konulmamıştır. 2025 yılında İstanbul genelinde toplam 123 bin 538 kuduz aşısı uygulanmış olup, bu uygulamaların tamamı tedbir amacıyla yapılan aşılarıdır. Tedbir aşılamalarının bir kısmı sahipsiz sokak hayvanı saldırı sonucu, bir kısmı ise sahipli hayvanların tırmalama, salya bulaşması ve benzeri sebeplerle oluşan durumlarda uygulanmıştır."

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

22.02.2026 00:06:00
Ahmet Turan Yiğit
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı.
Yücetürk, "Türkiye'de bir demokrasi sorunu var. Hukuk sorunu var. Evet doğru ve bunun uygulanma problemi var. Yani anayasada, yasalarda aslında çok büyük bir eksiklik yok. Yani çokça
eleştirilen o darbe anayasasında bile birçok demokratik hak ve özgürlük orada düzenlenmiş. Ama siz buna uymazsanız, uygulamada bunlara uymazsanız, o zaman ortaya bir demokrasi meselesi çıkıyor. Yani kayyum uygulamasını, aslında daha önceden şöyle bir uygulama vardı Türkiye'de. Bir
belediye başkanı suç işlerse eğer bu suç görevden el çektirilmesini gerektiren yoğunlukta, açık delilleri olan bir suçsa o kişi yerine belediye meclislerinden seçimle birileri geliyordu. Ne
yaptılar bunu? kaldırdılar. İşte terör kapsamındaki belediye başkanlarının görevden alınması halinde
oraya kayyum atadılar. Peki ne yaptılar? Bunu 2014'ten sonra kalıcılaştırdılar" dedi.

Hukukçu Bülent Yücetürk'ün konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı

Yatağından taşan Meriç Nehri suları, Edirne'nin Küplü beldesinde yaşam alanlarının yaklaşık 25 metre yakınına kadar ulaştı. Bölgede yaşanan taşkın sonrası suyun yerleşim alanlarına yaklaşması endişe ediliyor

21.02.2026 18:14:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:20:02
İHA
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Meriç Nehri'nden taşan sular yaşam alanlarına kadar ulaştı
Bölgede son günlerde etkili olan yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki baraj kapaklarının açılmasıyla nehre bırakılan suyun da debiyi artırdığı değerlendiriliyor. En son 2018 yılında yaşanan taşkın ardından artan su yükü, Meriç Nehri'nde taşkın riskini yükseltti.



Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesi Belediye Başkanı Gökmen Altay, taşkınla ilgili yaptığı açıklamada, nehirdeki debinin 1.350 metreküp/saniye seviyesine çıktığını belirtti. Altay, "Devlet Su İşleri verilerine göre 1350 metreküp/saniye olan su miktarı yaşam alanlarımıza kadar geldi. Meriç Nehri kenarında bulunan menfezlerden açılan su buralara kadar ulaştı. Yerleşim yerimize yaklaşık 25 metreye kadar geldi" dedi.




Pompa istasyonu uyarısı



Bölgede suyun tahliyesi için kurulan istasyonun çalışmadığını ifade eden Altay, durumun ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Altay, "Gelen suyun atılması için yapılan su istasyonunun çalışmaması büyük tehlike oluşturuyor. Yağışlar bu şekilde devam eder ve bu istasyon çalışmaz ise tehlike daha da büyüyecektir. Yetkililere buradan sesleniyorum" ifadelerini kullandı.

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak. Normalde 4 lira olması gereken köprü geçişini 59 TL yaptılar, peki özelleştirilince kaç TL olacak? CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

21.02.2026 16:18:00
Ahmet Turan Yiğit
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Boğaz köprülerinin 25 yıllığına özelleştirileceği iddiasını kamuoyuna taşıdı. Yavuzyılmaz'a göre; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün yıllık geliri: 53,9 milyon dolar. Gideri ise 1,7 milyon dolar. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yıllık geliri 63 milyon dolar, gideri ise 3,5 milyon dolar. İki köprünün toplam yıllık net gelirinin yaklaşık 112 milyon dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, bu gelirlerin 25 yıllığına devredilmesi halinde kamu adına milyarlarca dolarlık bir kayıp oluşabileceğini savundu. Ayrıca olası bir özelleştirme sonrası köprü geçiş ücretlerinin artabileceği ve Boğaz geçişlerinde rekabet ortamının ortadan kalkabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın konuşmasını izleyin:

Tunceli'de polis kalbine yenik düştü


 
Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.

21.02.2026 15:09:00
AA
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü

Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Erhan Orhan, evinde aniden fenalaşınca Tunceli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kalp krizi geçirdiği belirlenen Orhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Orhan'ın cenazesinin, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde yapılacak törenin ardından memleketi Bolu'ya gönderileceği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.