logo
28 EYLÜL 2026

'Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak'

 
Şanghay'daki Lanting Forumu’na küresel düzen tartışmaları damga vurdu. Çin’in eski Washington Büyükelçisi Sui Tienkay, "ABD, şu an Çin’in uluslararası alandaki her hamlesine, doğru yanlış demeden, olgulara bakmadan karşı çıkıyor. Kendisine göre 'İki Ne' politikası (Two Whatevers) izliyor; Çin ne yaparsa yapsın karşı çıkıyor, Çin neyi savunuyorsa, tersini savunuyor. Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak" dedi.

26.04.2023 10:57:00
 
 'Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak'
 'Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak'

Çin'in modernleşmesinin ve küresel planla yükselişinin etkileri ve dünya düzeninde yaratacağı olası değişimler, Şanghay'da düzenlenen Lanting Forumu'nda ele alındı.
​​​​​​​Çin Kamu Diplomasisi Birliğinin, Şanghay yerel hükümetinin desteğiyle ilk kez bu şehirde gerçekleştirdiği foruma, dünyanın farklı ülkelerinden siyasetçiler, hükümet yetkilileri, iş insanları ve akademisyenler katıldı.
"Çin Modernleşmesi ve Dünya" konulu forumda, katılımcılar, Çin'in Covid-19 salgınının ardından yeniden kapılarını dünyaya açtığı, krizlerin, jeopolitik çatışma ve gerilimlerin arttığı bir dönemde Çin modernleşmesinin küresel ekonomiyi ve dünya düzenini nasıl etkileyeceğini tartıştı. Çincede "mavi oda" anlamına gelen "Lanting" adını Çin Dışişleri Bakanlığının basın toplantılarını yaptığı konferans salonundan alan forumda, Çin'in eski Washington Büyükelçisi Sui Tienkay, eski Londra Büyükelçisi Fu Ying ve Çin Kamu Diplomasisi Birliği Başkanı Vu Haylong moderatörlüğünde panel tartışmaları düzenlendi. Tartışmalara, Çin ile ABD arasındaki gerilimler, Çin'in yükselişinin dünya düzenine etkileri ve küresel yönetimde değişim talepleri damga vurdu.

Çin-ABD ilişkileri gerginleşecek

Çin'in eski Washington Büyükelçisi Sui Tienkay, ABD ile Çin arasındaki artan gerilimlere işaret ederek, bunun gelecek yıllarda "beklenmedik ve tehlikeli gelişmelere yol açabileceği" uyarısında bulundu. 2013-2021 döneminde, Çin'in Washington Büyükelçiliğini yürüten Sui, görevi süresince ABD kamuoyundaki Çin'e dair kanaatlerin olumsuza dönmesine tanıklık ettiğini, gelecek yıllarda da Washington'ın Çin politikasında negatif tutumu sürdüreceğini öngördüğünü belirterek, "Çin-ABD ilişkilerinde daha çok çalkantı olacak. Hatta bazı beklenmedik ve tehlikeli gelişmeler de ortaya çıkabilir" dedi. ABD hükümeti ve medyasının Çin'i "tehdit" olarak tanımlayıp ABD'nin küresel hegemonyasına meydan okuduğu fikrini işleyerek kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini söyleyen Sui, "ABD, şu an Çin'in uluslararası alandaki her hamlesine, doğru yanlış demeden, olgulara bakmadan karşı çıkıyor. Kendisine göre 'İki Ne' politikası (Two Whatevers​​​​​​​) izliyor; Çin ne yaparsa yapsın karşı çıkıyor, Çin neyi savunuyorsa, tersini savunuyor" ifadelerini kullandı.
Sui, ABD'nin Çin ile ilişkilerinde zorlayıcı bir tavrı benimsediğini dile getirerek, bunun güven eksikliğini derinleştirdiğini vurguladı. İki ülke arasında iletişimin kopmasının sebebinin, verilen sözlerin tutulmaması olduğunu ifade eden Sui, "ABD Başkanı Joe Biden, (Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde) 'yeni bir Soğuk Savaş' arayışında olmadıklarını, Çin'e karşı ittifak oluşturmayacaklarını, 'Tayvan'ın bağımsızlığını' desteklemeyeceklerini söyledi, sonra arkasını dönüp sözlerinin hiçbirini tutmadı. Eğer konuşmanın inanılırlığı olmayacaksa görüşmenin ne anlamı var?" diye konuştu. Sui, jeopolitik hesaplarla iki ülke arasındaki ekonomik ve teknolojik bağları koparmaya yönelik adımların da taraflar arasındaki yanlış anlamaları artırdığını vurgulayarak, "ABD, Çin ile ekonomik bağlarını koparmak için hiçbir çabayı esirgemiyor. Bunda belirli bir süreyle ve belirli bir ölçüde başarılı olabilirler. Ancak korkarım ki uzun vadede istediklerine ulaşmaları mümkün değil" değerlendirmesini yaptı.

Yanlış anlatıların tuzağına düşmemeliyiz

ABD'nin eski Pekin Büyükelçisi Max Baucus ise ABD ile Çin arasındaki iletişim eksikliğine dikkati çekerek, son dönemde tırmanan gerilimin azaltılması ve güvenin yeniden tesis edilmesi için taraflar arasında diyaloğun gereğine işaret etti.
Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkinin sorumlu şekilde yönetilmesinin yerkürenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Baucus, "Yanlış anlatıların tuzağına düşmemeliyiz. 'ABD'nin problemleri, Çin'den kaynaklanıyor veya Çin'in problemleri ABD'den kaynaklanıyor' şeklindeki anlatıların yayılması, karşılıklı anlayışı engelliyor" dedi. Çinli yetkililere, ABD Temsilciler Meclisinin yeni kurulan Çin Özel Komitesi üyelerini Çin'e davet etme çağrısı yapan Baucus, "Kalıpların dışında düşünmeye ve hareket etmeye ihtiyacımız var. Çin'in böyle bir davette bulunması bu yönde atılmış güçlü bir adım olabilir." ifadelerini kullandı. Max Baucus, ABD Başkanı Biden ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yılda en az 2 kez düzenli görüşmesinin, iki liderin birbirini daha iyi tanımasına ve ülkelerin birbirini daha iyi anlamasına yardımcı olabileceği görüşünü dile getirdi.


ABD'de Çin hakkında olumlu şey söyleyebilecek pek kimse kalmadı

Batı ile Asya arasındaki ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen sivil toplum kuruluşu Asia Society'nin Mütevelli Heyeti Eşbaşkanı John Thorton da Çin'in geçmişte dünyadan öğrenme güdüsünün daha belirgin olduğunu ancak bugün hem dünyayla iletişimin azaldığını hem de Çin'in modernleşme projesine dair mesajların küresel iletişim kanallarında yeterince yer bulmadığını vurguladı. Thorton, "Kim dünyada barış olsun istemez? Kim ortak refah olsun, insan ve doğa arasında uyum olsun istemez? Bunları herkes ister. Bence Çin'in modernleşmesine yön veren ilkeler, ikna edici, ilham verici ve uzun vadede davranışlara yol gösterici. Ancak bunların eylemle desteklenmesi ve uluslararası kamuoyunda daha sık ve açık şekilde dile getirilmesi gerek" diye konuştu.
Tarihin bazı dönemlerinde, özellikle güç dengelerinin değiştiği yüzyıllık evrelerde, popülist liderlerin kitleleri başka ülkelerden gelen tehditlere karşı kışkırtmasına tanık olunduğunu, bugün de benzeri bir sürecin yaşandığını belirten Thorton, "Bugün ABD'de seçkinler arasında Çin hakkında olumlu şey söyleyebilecek pek kimse kalmadı ve bu uzun süre böyle devam edecek gibi görünüyor" ifadesini kullandı.
İngiltere merkezli çok uluslu yatırım bankası ve finansal hizmetler şirketi HSBC'nin Başkanı Mark E. Tucker, iş dünyasından bir temsilci olarak Çin hükümetinin, ekonomide iç pazara odaklı büyümeyi ve teknolojide kendine yeterliliği sağlamaya yönelik "ikili dolaşım" stratejisinin, Çin'in uzun süre dünyayla ilişkilerine hem ekonomik hem de diplomatik olarak temel oluşturacağını öngördüklerini belirtti.
Çin'in 1978'den itibaren başlattığı reform ve dışa açılmanın modernleşmesinin itici gücü olduğunu, Çin ve dünya arasında köprü kurduğunu dile getiren Tucker, şöyle devam etti: "Çin'in Covid-19 sonrası sınırlarını yeniden dünyaya açması umut verici. Ekonomik durum iyiye işaretler veriyor, tüketim canlanmaya başladı. Dışa açılmanın ve devlet işletmelerinin reformunun sürdürüleceği, Hong Kong, Makau özel idari bölgeleri ile Guangdong eyaleti şehirlerini içine alan Büyük Körfez Bölgesi ekonomik entegrasyonunun ilerletileceğine dair mesajlar olumlu." Tucker, dünyanın en büyük ticaret bankası olarak uluslararası ticarette tedarik zincirlerindeki değişimi öngörebilme şansına sahip olduklarını, Çin piyasasına baktıklarında ticaretin henüz hacim olarak olmasa da tedarik ve değer zincirleri bakımından ABD ve Avrupa'dan Asya ve Güneydoğu Asya'ya doğru kaydığını gözlemlediklerini aktardı. Çin'in tüketim ekonomisi olarak gelişiminin iş dünyası için yeni fırsatlar yarattığını vurgulayan Tucker, Çin'de orta ve üst gelir grubunun 400 milyona ulaştığının tahmin edildiğini, bunun dünyadaki en geniş orta sınıf olduğunu vurguladı. Tucker, Batı sermaye piyasalarına erişimin Çin'in kalkınması ve büyümesi açısından kritik olduğunun altını çizerek, bunun devamının teknolojik gelişim ve inovasyonun desteklenmesi açısından hayatiyetini sürdüreceğini kaydetti.

İngiltere, başka bir ülke güçlendiğinde savaş yolunu seçmedi

Geçmişte Londra kent yönetiminde İş ve Ekonomi Politikaları Direktörü olarak görev yapan İngiliz ekonomist ve siyasetçi John Ross ise Çin'in kalkınmasının ve modernleşmesinin refahın tabana yayılması açısından önemine dikkat çekti.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1949'da dünyada kişi başına düşen gelir bakımından Çin'den daha fakir yalnızca 4 ülkenin bulunduğuna işaret eden Ross, halen gelişmek olan ülke olarak değerlendirilse de birkaç yıl önce "yüksek gelirli ülkeler" arasında girdiğini anımsattı. Bir nesil içinde kaydedilen gelişmenin Çin modernleşmesinin olağanüstü başarısını ortaya koyduğunu ifade eden Ross, "Hangi gelişmekte olan ülke bu kadar kısa sürede kaderini değiştirmek istemez?" dedi. Birçok gelişmekte olan ülkenin kalkınmasında Çin'i örnek alacağını vurgulayan Ross, bunun Çin'in küresel ağırlığını artırarak küresel ekonomi yönetiminin mevcut yapısının sorgulanmasına yol açacağı öngörüsünü dile getirdi. Ross, ABD'nin IMF'de veto hakkı olan tek ülke olmasının, Dünya Bankasının başında yalnızca Avrupalıların bulunmasının, mevcut koşullarda demokratik olmadığını vurguladı. ABD ile Çin arasındaki artan jeopolitik gerilime ve iki büyük gücün çatışma ihtimaline de değinen Ross, "İngiltere, bir zamanlar dünyanın en güçlü devletiydi. Bu dönemde pek çok suç işledi ancak işlemediği bir suç varsa o da şuydu; başka bir ülke (ABD) güçlü hale geldiğinde onu savaş yoluyla bastırma yolunu seçmedi" diye konuştu. AA

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

Sermaye piyasalarını sarsan dev operasyonda çember daralıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı

27.09.2026 16:08:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Fon soruşturmasında, hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener da gözaltına alındı
Finans çevrelerinde geniş yankı uyandıran dev soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Yürütülen çok yönlü mali takip ve analizler neticesinde savcılık düğmeye bastı.
Daha önce şüpheli sıfatıyla hakkında adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanan Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği operasyonla yakalanarak emniyete götürüldü. Gözaltı kararıyla birlikte piyasalardaki dikkatler dosyadaki gizemli para akışına çevrildi.

Şüpheli fon hareketleri ve para trafiği masada
Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen operasyonda, kurulan fon mekanizmaları üzerinden gerçekleşen devasa finansal transferler ile şüpheli işlem trafiği titizlikle taranıyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, dijital incelemeler ve hesap hareketlerinin dosyanın seyrinde kilit rol oynadığı ifade ediliyor.
Gözaltındaki Sarpyener'in emniyetteki sorgu ve ifade işlemlerinin devam ettiği öğrenilirken, soruşturmanın aracı kurumlar ve portföy şirketleri ayağında yeni adımların atılabileceği belirtiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.