logo
07 EKİM 2026

Çin, Rusya'daki "zatürre vakası"yla ilgili Moskova ile iletişim halinde

Çin, Rusya'nın Sibirya bölgesinde nedeni belirlenemeyen zatürre şüphesiyle bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından, Rus sağlık otoriteleriyle iletişimde olduğunu açıkladı

 

07.10.2026 14:48:00
Anadolu Ajansı
 
Çin, Rusya'daki "zatürre vakası"yla ilgili Moskova ile iletişim halinde
Çin, Rusya'daki "zatürre vakası"yla ilgili Moskova ile iletişim halinde

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, uluslararası basının konuyla ilgili sorularına yazılı yanıt verdi.

Sözcü Guo, iki ülkenin bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve kontrolü konusunda işbirliğini ve temasları sürdürdüğünü ifade etti.

Rusya'da İrkutsk Bölge Valisi İgor Kobzev, 2 Ekim'de, bölgede yaşayan bir kişide "özellikle tehlikeli bir enfeksiyon şüphesi" bulunduğuna ilişkin bilgiler üzerine olağanüstü sıhhi ve salgınla mücadele komisyonu toplantısı düzenlendiğini duyurmuştu.

Bazı sosyal medya kanalları ise aynı gün bir veba ile mücadele enstitüsü çalışanının "akciğer vebası" nedeniyle hayatını kaybettiğini öne sürmüştü.

Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisinden (Rospotrebnadzor) yapılan açıklamada, Sibirya ve Uzak Doğu İrkutsk Veba ile Mücadele Enstitüsünün bir çalışanına "nedeni belirlenemeyen zatürre" teşhisi konulması üzerine özel önlemlerin uygulandığı belirtilmişti.

Çin'in vakanın görüldüğü İrkutsk Bölgesi ile kara sınırı bulunmuyor.

İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi

Türkiye genelinde son dönemde eğitim kurumlarında tırmanışa geçen şiddet olayları ve güvenlik zafiyetleri, velileri, öğretmenleri ve karar vericileri harekete geçirdi. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İçişleri Bakanlığı peş peşe sert tedbirleri devreye alırken, güvenlik ve eğitim uzmanları kalıcı huzur için "bütüncül bir güvenlik ekosistemi" kurulması gerektiğine dikkat çekiyor

07.10.2026 16:10:00
Eyüp Kabil
 
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
Türkiye'de eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte okullardaki güvenlik sorunları yeniden kamuoyunun en sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi illerde ve dün Başakşehir'de yaşanan menfur silahlı saldırıların yanı sıra akran zorbalığının dijital mecralara kayması, "Güvenli okul nedir ve nasıl sağlanır?" sorusunu acil bir ihtiyaç olarak önümüze koydu.

Resmî makamların attığı idari adımları, sahada uygulanan yeni yönetmelikleri ve uzmanların sunduğu somut çözüm önerilerini mercek altına aldık.


Bakanlıklardan ortak çizgi: X-ray, tek kapı ve yapay zekâ dönemi


Eğitim kurumlarında tırmanan risklere karşı İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda yepyeni bir güvenlik konseptine geçildi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından açıklanan "Güvenli Okul İklimi" tedbirleri kapsamında sahada köklü değişiklikler uygulanıyor.

Veliler artık okullara istedikleri an giriş yapamıyor. Geliştirilen Veli Randevu Sistemi üzerinden randevu almayan hiçbir dış şahıs ders saatlerinde okul binalarına kabul edilmiyor.

Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle, okul yönetimlerine risk durumlarında öğrencilerin kişilik haklarını zedelemeden sınıflarda, sıralarda ve dolaplarda arama yapma yetkisi verildi. Okul giriş-çıkışları tek bir kontrollü kapıdan sağlanırken, yüksek riskli okullara X-ray cihazları ve siber devriye destekleri entegre ediliyor.

Binlerce okulda doğrudan "Okul Kolluk Görevlisi" (Okul Polisi) ve "Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi" konumlandırılarak emniyetle anlık hatlar kuruldu.


Uzman gözüyle okul güvenliği


Okul güvenliği üzerine önemli araştırmalara imza atan Güvenlik Uzmanı ve CSG City Security Group Kurucusu Osman Öztürk, güvenli okul kavramının çocuğun evden çıktığı andan itibaren eve döndüğü ana kadarki tüm süreci kapsadığını vurguluyor.

Öztürk'e göre okulların fiziki önlemlerle donatılması şart, ancak tek başına yeterli değil. Uzmanın dikkat çektiği hayati noktalar şu şekilde:

1. Okulun "zorbalık ve risk haritası" çıkarılmalı

Araştırmalar akran zorbalığının ve fiziksel şiddetin en çok okul bahçesi, kör koridorlar ve teneffüs alanları gibi gözetimin zayıfladığı yerlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Okul yönetimlerinin büyük bütçeler harcamadan önce kendi binalarının risk haritasını çıkarması ve nöbetçi öğretmen ile kamera takibini bu sıcak noktalarda yoğunlaştırması gerekiyor.

2. Bilgi kopukluğu engellenmeli: Erken uyarı sistemi

Büyük şiddet olayları nadiren bir anda ortaya çıkar. Çocuklar çoğunlukla niyetlerini dijital ortamda, arkadaş sohbetlerinde ya da davranış değişiklikleriyle önceden açık ederler. Rehberlik servisleri, öğretmenler ve aileler arasındaki bilgi kopukluğunu önleyecek, yapay zekâ destekli bir erken uyarı sistemi çocuğun "damgalanmadan" sisteme kazandırılmasını sağlayabilir.

3. Dijital şiddet kapıda beklemiyor, sınıfın içinde!

Öğrenciler arasında şiddetin en az yüzde 37'si dijital ortamlarda hayat buluyor. Sosyal medya üzerinden gelen hakaret ve tehditler okul koridorlarında fiziki kavgaya dönüşüyor. Bu nedenle siber güvenlik eğitimleri ve çocuklara "dijital davranış kültürü" kazandırılması fiziki bariyerler kadar koruyucudur.


"65 bin profesyonel şart"


Meclis gündemine taşınan kanun teklifleri ve eğitim sendikalarının raporları, okullardaki güvenlik personelinin geçici çözümler yerine kalıcı kadrolarla sağlanması gerektiğini savunuyor. Siyasiler ve uzmanlar, Türkiye genelindeki okulların korunması için en az 65 bin profesyonel güvenlik görevlisinin istihdam edilmesini talep ediyor.

Bununla birlikte, sadece polisiye tedbirlerin şiddeti önleyemeyeceği ortak kanaat. Okullara yeterli sayıda psikolog ve sosyal hizmet uzmanı atanarak; yoksulluk, aile içi şiddet veya psikolojik buhran yaşayan öğrencilerin erkenden tespit edilip rehabilitasyon sürecine alınması, sorunu kökten çözecek en büyük adım olarak görülüyor.

Eğitim kurumlarımızın tamamen güvenli hale gelmesi, devletin kararlı regülasyonları, okul idarelerinin sıfır toleranslı uygulamaları ve ailelerin çocuklarının dijital/fiziksel dünyasını yakından takip etmesiyle mümkün olacak.

Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga

İstanbul Esenyurt'taki bir lisede sınıf arkadaşları arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü; olayda yaralanan iki öğrenci hastaneye kaldırılırken, 16 yaşındaki şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili geniş çaplı adli inceleme ve soruşturma başlatıldı

07.10.2026 16:02:00 / Güncelleme: 07.10.2026 16:06:30
İHA
 
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde öğrenciler arasında çıkan tartışmada 2 öğrenci bıçakla yaralandı. Olay yerine gelerek bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, yaralı öğrencilerin tedavisinin devam ettiğini açıkladı.

Olay, Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. Öğrenciler arasında çıkan tartışma sırasında bir öğrenci, diğer 2 öğrenciyi bıçakla yaraladı. Olayın ardından okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin okulda yaptığı ilk müdahalenin ardından yaralı 2 öğrenci, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Saldırgan ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.



Kaymakam Çobanoğlu açıklama yaptı

Okula gelerek konuyla ilgili bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Çobanoğlu, "Sınıf içerisinde bir öğrencimiz, iki sınıf arkadaşını bıçakla yaralamış. Yaralılar hastaneye kaldırıldı. Tedavi süreçleri devam ediyor. Adli ve idari tahkikat sürüyor. Yaralı bir çocuğumuzun durumu iyi, hafif yaralı. Diğer çocuğumuzun tedavisi sürüyor. İnşallah en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı

Mersin'de şehit annesini telefonla arayarak kendisini başkomiser olarak tanıtan şüpheli, "bilgileriniz terör örgütüne karıştı" yalanıyla 435 bin lirasını dolandırdı. Paranın gönderildiği hesabın İstanbul'da yaşayan Berkan Ö.'ye ait olduğunu belirleyen polis ekipleri, parayı altına çevirerek elden teslim eden şüphelilerin de aralarında bulunduğu 5 şüpheliyi yakaladı

07.10.2026 14:20:00
İHA
 
Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı
Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı
Olay, 30 Eylül Çarşamba günü Mersin'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şehit annesi S.V.'yi telefonla arayan şüpheli, kendisini başkomiser olarak tanıtarak bilgilerinin terör örgütüne karıştığını söyledi. Şüphelinin yönlendirmesiyle bir banka hesabına 435 bin lira gönderen S.V., daha sonra dolandırıldığını anlayarak polise başvurdu. Çalışma başlatan polis ekipleri, paranın gönderildiği banka hesabının Berkan Ö.'ye (40) ait olduğunu tespit etti. Hesap sahibinin İstanbul'da yaşadığının belirlenmesi üzerine Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğüyle koordineli çalışma başlattı.

Parayı altına çevirmiş

Berkan Ö., Gülbahar Mahallesi'ndeki bir sokakta yakalanarak gözaltına alındı. Berkan Ö. ifadesinde, hesabına gönderilen paraları bir kuyumcuda altına çevirdiğini, altınları buluştuğu başka bir şüpheliye teslim ettiğini ve bu kişiyle yeniden görüşeceğini söyledi. Bunun üzerine çalışma başlatan ekipler, buluşma günü altınları almak için Berkan Ö.'nün yanına gelen Abdulkadir Y.'yi (28) de yakaladı.

Güvenlik kameralarından iz sürüldü

Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, yakalanan 2 şüpheliyle buluşan 2 kişinin daha olduğunu belirledi. Yapılan çalışmalarda bu kişilerden birinin Mehmet Emin Y. (39) olduğu tespit edildi. Şüpheli, Bahçelievler Zafer Mahallesi'ndeki evinde yakalandı. Mehmet Emin Y., olay günü yanında bulunan kişinin Bülent K. (34) olduğunu söyledi. Bunun üzerine Bülent K. de Bahçelievler Kocasinan Merkez Mahallesi'ndeki evinde gözaltına alındı.

Altınlar elden ele dolaştı

Bülent K., polise verdiği ilk ifadesinde güvenlik kamerası görüntülerindeki kişinin kendisi olduğunu söyledi. Altınları teslim aldıktan sonra Konyalı Camii'nin şadırvanında tanımadığı bir kişiye verdiğini belirten Bülent K.'nin ifadesi doğrultusunda ekipler çalışmalarını derinleştirdi. Bülent K. emniyetteki ifadesinde, önceden tanıdığı Berat K.'nin kendisini aradığını ve altınları Mecidiyeköy'de yönlendireceği 2 kişiye vermesini istediğini söyledi. Bunun üzerine güvenlik kamerası görüntülerini yeniden inceleyen ekipler, altınları teslim alan kişilerin Muhammed C. ve Faruk A. olduğunu tespit etti. Çalışmalar sonucunda bir otelde bulunduğu belirlenen Faruk A. da yakalandı.

5 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Berkan Ö., Abdulkadir Y., Mehmet Emin Y., Bülent K. ve Faruk A. adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan 5 şüpheli, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklandı. Öte yandan şüphelilerin paraları kuyumcuda altına çevirdiği ve birbirleriyle buluştuğu anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Şüphelilerden Berkan Ö.'nün 1, Abdulkadir Y. ve Bülent K.'nin ise emniyete 3'er sabıka kaydının bulunduğu öğrenildi.İHA

Başakşehir'deki okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare, toprağa verildi

İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda ağır yaralanarak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da düzenlenen cenaze töreninin ardından aile mezarlığına defnedildi

07.10.2026 14:05:00 / Güncelleme: 07.10.2026 14:07:52
İHA
 
Başakşehir'deki okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare, toprağa verildi
Başakşehir'deki okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare, toprağa verildi
Başakşehir ilçesinde bulunan Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı saldırıda 8 öğrenci yaralanırken, öğrencilerden Eslem Sare Bulut, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Saldırıda yaralanan 7 öğrencinin ise hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

"Eslem Sare, son yolculuğuna uğurlandı"

Kumluca beldesi Güvendik Mahallesi'nden olduğu öğrenilen 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut için bugün Güvendik Mahalle Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Eslem Sare'nin cenazesi, dualar ve gözyaşları arasında aile mezarlığında toprağa verildi.

Eslem Sare Bulut'un cenazesine Bartın Valisi Nurtaç Arslan'ın yanı sıra il ve ilçe protokolü katıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ile önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da cenaze törenine katılarak Bulut ailesinin acısını paylaştı.

Cenaze töreninde Eslem Sare Bulut'un ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, çevrede bulunan vatandaşlar da aileye taziyelerini 

2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

2026 Nobel Kimya Ödülü'ne, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfi" dolayısıyla Henri B. Kagan ve Kenso Soai layık görüldü

 

07.10.2026 13:57:00
Anadolu Ajansı
 
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisinde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Kimya Ödülü'nün sahipleri açıklandı.

Kagan ve Soai, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfine" yaptıkları katkılar dolayısıyla ödülün sahibi oldu.

Amino asitler gibi bazı moleküller, birbirlerinin ayna görüntüsü olan iki varyant halinde bulunuyor ancak canlı organizmalar bu ayna görüntülerinden yalnızca birini içeriyor.

Kagan ve Soai, yaptıkları çalışmalar kapsamında, bu tür bir kimyasal asimetrinin nasıl oluşmuş olabileceğini ortaya koyuyor.

Kagan, kimyasal tepkimeleri yönlendirmek için geliştirdiği yeni yöntemle, birbirinin ayna görüntüsü olan moleküllerden birinin daha önce mümkün olduğu düşünülenden çok daha yüksek oranda elde edilmesini sağladı.

Bu keşif, ilaç, aroma, koku ve yeni malzemelerin üretiminde kullanılan kimyasal tepkimelerin geliştirilmesinde önemli rol oynuyor.

Soai ise olası ayna görüntülerinden yalnızca birinin oluştuğu ilk kimyasal tepkimeyi tasarladı.

"Soai tepkimesi" olarak bilinen bu yöntem, Akademi tarafından bugüne kadar gerçekleştirilen "en dikkat çekici kimya deneylerinden biri" olarak nitelendiriliyor.

Henri B. Kagan ve Kenso Soai kimdir

Fransız kimyager Henri B. Kagan, organik ve organometalik kimya, asimetrik sentez ve asimetrik kataliz alanlarındaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Fransa'da 1930'da doğan Kagan, Paris'teki Sorbonne Üniversitesinde eğitim gördükten sonra 1960'da College de France'tan doktora derecesini aldı.

Organik kimyager Kenso Soai ise Japonya'nın Hiroşima kentinde 1950'de doğdu. Tokyo Üniversitesinden mezun olan Soai, doktora ünvanını 1979'da aldı.

Nobel Ödülleri hakkında

İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra, 29 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.

Bunlara ek olarak Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969'da verildi.

Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.

Ödüller 1901'den bu yana veriliyor. Ödüllerin verilmediği durumların çoğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti. Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.

Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AK Parti'ye katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rozeti takılan Tugay, "AK Parti kimsesizlerin kimsesidir." dedi

07.10.2026 12:57:00
Haber Merkezi
 
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı
Üç ay önce istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararı sonrası CHP'den istifa ederek yoluna bağımsız devam etme kararı alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bugün AK Parti'ye katıldı.

AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine "İzmir bugün bir başka, çok coşkulu." diyerek başladı.

"Bugün aramıza katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a AK Parti ailesine hoş geldin, sefalar getirdin diyorum" diyerek Tugay'ın AK Parti'ye katıldığını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum" dedi.

Konuşmasının ardından Erdoğan, sahneye çıkan Tugay'a rozetini taktı.

Bu adımla birlikte kentin yönetimi, tarihinde ilk kez AK Parti'ye geçmiş oldu.

Tugay: AK Parti kimsesizlerin kimsesidir

Cemil Tugay da rozetinin takılmasının ardından kürsüye çıkıp açıklamalarda bulundu.

"İzmir'de mütevazi bir ailenin çocuğuyum." diyerek sözlerine başlayan Tugay, "Bir büyüğümüz dedi ki milletimize en büyük hediye siyasettir dedi. En iyi siyasetin hizmet olduğunu anladım." dedi.

7,5 yıldır belediye başkanı olduğunu vurgulayan Tugay, "Görev sürem boyunca hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. En küçüğünden en yaşlısına tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu." dedi.

Tugay, AK Parti'nin kimsesizlerin kimsesi olduğunu da dile getirdi.

"Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında; 'Biz hakkı yenmiş mazlumların hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.' Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti'nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleridir." diyerek konuşmasına devam eden Tugay şu ifadeleri kullandı:

"Tam burada şunu söylemek isterim; her İzmirli bilir ki, Cumhuriyet'e samimiyetle sahip çıkan siyasetçi, kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır. Ben huzurlarınızdayım bugün... İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye için, kutuplaşmadan kurtulmuş bir millet için aranıza geldim. Gönüller yapmaya geldim.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz."

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı

07.10.2026 12:07:00
Haber Merkezi
 
 İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı
 İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin yeni yasama yılındaki ilk grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dervişoğlu, konuşmasının başında Ankara'da görev sırasında hayatını kaybeden polis memuru Ali Türkoğlu ile Kütahya'da hayatını kaybeden polis memuru Yasemin Bodur Karasu'yu andı.

Polislerin çalışma koşullarına ilişkin uzun süredir uyarılarda bulunduklarını belirten Dervişoğlu, yetkililere gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu. Dervişoğlu, "Aylardır polislerimizin çalışma şartlarıyla ilgili uyarılarda bulunuyoruz, önlem alın diyoruz. 10 ayda 73 polis intihar etti" dedi.

Fon krizine de değinen Dervişoğlu şunları söyledi:

"Türkiye, yeni yasama yılına Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biriyle girdi. Her şeyden önce adını doğru koyalım bu münferit bir olay değildir. Bu iktidar gözetiminde hırsızlıktır. İnsanların alın terinin, emeklinin kıdem tazminatının, çocuğuna iyi bir gelecek bırakmaya çalışan ailelerin tasarrufunun, enflasyon karşısında üç kuruşunu korumaya çalışan vatandaşın birikiminin devletin gözün önünde bir saadet zincirine heba edilmesidir"

Dervişoğlu, konuşmasının dış politikaya ilişkin bölümünde ise Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla ilgili daha önce de uyarılarda bulunduklarını belirterek, Türkiye'nin bu anlaşmayla hangi güvenlik ihtiyacını karşılayacağının kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, "Türkiye'nin önüne hangi faturanın konulduğunu bilmek bu milletin hakkıdır" ifadelerini kullandı.

İktidara yönelik mesajlar da veren Dervişoğlu, mevcut yönetimin değişeceğini savundu. "Bunlar gitmez" diyenlere seslenen Dervişoğlu, iktidarın sandıkta millet tarafından değiştirileceğini öne sürerek, İYİ Parti'nin iktidara geleceğini söyledi.

Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınırken, 3 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

07.10.2026 12:04:00
Haber Merkezi
 
Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, 12 şüpheliye yönelik operasyon 7 Ekim saat 06.30'da İzmir'de eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Soruşturmanın, 5 Ekim'de Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan incelemelerle genişletildiği belirtildi.

Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olay sırasında suçüstü yaptığı, yapılan araştırmada ise evrakların imha edilmesi yönündeki talimatın Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiğinin değerlendirildiği kaydedildi.

Başsavcılık, Sağlamer hakkında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden bir soruşturma bulunduğunu açıkladı.

Benzer nitelikteki soruşturma dosyalarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda şüphelilerin söz konusu suçlara iştirak ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı ve delillerin kaybolma ihtimali bulunduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon kararı alındığı bildirildi.

8 KİŞİ GÖZALTINDA
Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheliler şöyle sıralandı:

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer
ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın
ÇEŞTUR Büro Memuru Aziz Metin
Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir
Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü İnşaat Mühendisi Okan Aktaş
Çeşme Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl
İşletme sahibi Yücel Güngör
Pansiyon sahibi Metin Akpınar
Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin'in ise başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunduğu belirtildi.

Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit ve emlakçı Şahin Özer'in yerlerinin tespit edildiği, bu kişilerin gözaltına alınarak İzmir'e getirilmelerine yönelik işlemlerin sürdüğü aktarıldı.

BELEDİYEDEKİ İŞLEMLER DE İNCELENİYOR
Soruşturma kapsamında şüphelilerin belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleriyle bağlantılı olarak rüşvet ve irtikap suçlarını örgütlü şekilde işledikleri yönündeki iddiaları araştırılıyor.

Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konulduğu bildirildi. Çeşme Belediyesi bünyesindeki ilgili birimlerde arama ve el koyma işlemlerinin de sürdüğü belirtildi.

Mersin'de eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 77 gözaltı

Mersin'de gerçekleştirilen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda 77 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

07.10.2026 11:13:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 77 gözaltı
Mersin'de eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 77 gözaltı
Mersin'de gerçekleştirilen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda 77 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube ve amirliklerince Mersin, Tarsus, Silifke, Erdemli ve Anamur Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinasyonunda uyuşturucu madde ticareti yapmak, bulundurmak kullanmak suçlarına yönelik çalışma yapıldı.



Çalışmada merkezde 33, ilçelerden Anamur'da 12, Tarsus'ta 60, Erdemli'de 10 ve Silifke'de 6 şahıs olmak üzere toplam 121 kişi belirlendi. Şüphelilerin yakalanması için 174 ekip 2 insansız hava aracı ve 630 polisin katılımıyla şafak vakti eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 77 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramada çeşitli miktarlarda sentetik ecza, esrar, bonzai, metamfetamin, uyuşturucu hap, ruhsatsız 4'ü tabanca 8 silah, 121 adet mermi ile 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüpheliler emniyete götürülürken, diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmalarına ilişkin, "TMSF'de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş" dedi

06.10.2026 16:20:00
AA
 
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Bakan Gürlek: "5 kişi parayı iade etti"
Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Adalet Bakanı Akın Gürlek, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "fon soruşturması"nın nasıl başladığı ve ne aşamada olduğuna ilişkin soru üzerine Gürlek, gelen ihbarlar, şikayetler bulunduğunu, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) konuyla ilgili soruşturma izni verdiğini, bu olmadan resen soruşturma yürütülmesinin imkanının bulunmadığını ifade etti.

Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde 2025 Şubat'ta bazı fonlarda ve hisselerde hareketlilik olduğunu fark ettiklerini ve yazı yazdıklarını, 2026 Ağustos'ta ise vatandaşlardan şikayetler geldiğini anlattı.

Meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak gerektiğine işaret eden Gürlek, haksız, anormal bir şekilde, "balon hisse" diye tabir edilen hisselerden kısa sürede gir çık yapılarak elde edilen bir kazancın olduğuna dikkati çekti.

Konuyla ilgili SPK'ye soruşturma izni için yazı yazıldığını belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"Bizim dikkatimizi çekmişti, arkadaşlarımız da soruşturma izni için SPK'ye yazı yazdı, hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu, fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var. Ben şunu ifade etmek istiyorum; Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmında meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor.

Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyoruz. Maliye Bakanımızla sürekli olarak bu konuda görüşmeler, toplantılar yaptık. En son Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız. Günlük rutin işlemler, bunlar tamamen serbest piyasa ekonomisi kapsamında, kurulların takdirinde. Gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşturma izinleri kapsamında başsavcılarımız bunlara bakıyor. Şu an devam eden süreçler var."


"Mal kaçırmasının önlenmesi için tedbirler alındı"


Bakan Gürlek, "soruşturmanın derinliğine" ilişkin soru üzerine, "17 Eylül itibarıyla SPK tarafından fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an, biz Başsavcılık olarak verilen soruşturma izinleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibarıyla 85 şüpheli tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar." yanıtını verdi.

Mal kaçırmanın çok yoğun yapılabildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın başlamasında 2 gün sonra tutuklu olan bir kişinin eşinin yurt dışına 40 milyon liralık havale talimatı verdiğini, bunun önlendiğini ifade etti.

Konuyla ilgili Devlet Denetleme Kurulunun da devreye girdiğini anımsatan Gürlek, kurumların ihmalinin olup olmadığı konusunun da incelendiğini, bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacağını söyledi.

Kapalı ya da açık fonlarda alınan tüyolarla, kısa sürede girdi çıktı yapılarak fahiş miktarda kazanılan paraların olduğuna dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Biz, şu an zaten bunlarla ilgili soruşturmayı başlattık. Biz, SPK ve İstanbul Borsası aynı zamanda merkezi kayıt kuruluşu var. Oradan gelen bütün listeler uyarınca İstanbul Başsavcılığı, manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazanç sağlayan kişilere karşı, tabii şirketler de var, normal kişiler de var, bunlarla ilgili tedbir kararları koydu, mal varlıklarını dondurdu. Bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari. Yurt dışı çıkış yasakları var. Devam eden bir süreç var. Bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde."


"5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş"


Adalet Bakanı Gürlek, Türk piyasasının, fonların ve İstanbul Borsasının göz bebekleri olduğunun altını çizerek, "Burada yürüyen bir süreç var. Biz titizlikle yürütüyoruz. İyi niyetli yatırımcılarımızın, hisselerimizin, şirketlerimizin özellikle bu süreçten etkilenmemesi lazım." dedi.

Başsavcılık olarak süreci takip ettiklerini belirten Gürlek, Başsavcılığın, SPK tarafından gönderilen listeler, Borsa İstanbul ve Merkez Kayıt Sistemi tarafından gönderilen listeler kapsamında işlem yapabildiğini söyledi.

"Para iadesine" ilişkin yöneltilen soru üzerine Gürlek, SPK'nin iyi niyetli yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan paralarının iadesi konusunda karar aldığını anımsattı.

Başsavcılığın konuyla ilgili tespitlerine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Kısa sürede manipülatif hareketlerle, inanılmaz, mesela 2 ayda girilmiş çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış. Yani bir kar çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var. Listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı. Mal varlığına el koyduk. Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nin kararları uyarınca şahsi mallara da el koyduk. Portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı, özellikle gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımıza görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş."

Bakan Gürlek, söz konusu mal varlıklarının hukuk çerçevesinde TMSF'ye devredildiğini, TMSF'nin de iadenin ardından savcılığa gerekli yazıyı yazacağını ifade etti.


"Halen de şu an araştırdığımız konular var"


Konuyla ilgili Sermaye Piyasası Kanunu'nun bulunduğunu belirten Gürlek, "Zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi ama bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi. Yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak." dedi.

Bakan Gürlek, konuyla ilgili ellerinde listelerin bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kısa sürede fahiş kazanan kişiler, tüzel kişiler, şirketler vesaire bunlarla ilgili elimizde bilgiler var. Zaten adımları da attık. Ben buradan şunu söylemek istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmalarında çok açık ve net. Kesinlikle milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu haksız kazançları da TMSF büyümesinde kurulan fona devredeceğiz. Daha sonradan da SPK'nin ve işte kurulan kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım iyi niyetli yatırımcının zararları karşılanacak ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar, bir kısım para transferleri yapmışlar, biz bunların getirilmesi için de İsviçre'ye gönderilen paranın getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Halen de şu an araştırdığımız konular var."


"Üzerimize ne düşüyorsa yapacağız"


Gürlek, vatandaşların hakkının korunacağını vurgulayarak, "Ben şunu vatandaşlarımıza kesinlikle söylüyorum. Hukuk çerçevesinde, kısa sürede fahiş kazanan, işte tüyo alıp içeri giren kişilerden sonuna kadar vatandaşlarımızın hakkını koruyacak şekilde paralarını tahsil etmek için elimizden geldiğince, üzerimize ne düşüyorsa yapacağız." dedi.

Konunun, devletin takibinde olduğunu dile getiren Gürlek, "Biz de hukuk çerçevesinde bunların sonuna kadar takipçisi olacağız." ifadelerini kullandı.

"Devlet kurumlarının bu konuda bir koordinasyon mekanizması inşa edip etmediğinin" sorulduğu Gürlek, şunları kaydetti:

"Elbette. Sürecin en başından beri sürekli olarak Maliye Bakanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımız da zaten süreci en başından beri takip ediyor. Sürekli istişare halindeyiz. Şu an fon kurulu kuruldu. Biz de katılıyoruz. Yani devletin tüm kurumları istişare halinde. Ben buradan vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum; müsterih olsunlar. Yani burada devam eden soruşmalar sebebiyle bizim piyasamız, İstanbul Borsamız, yatırımcılarımız kesinlikle etkilenmez bu süreçten dolayı. Bunlar devam eden süreçler ama bir yandan da Maliye Bakanlığımızın almış olduğu önlemler var. SPK'nin, bağımsız kurumlarımızın almış olduğu önlemler var. Devletin tüm kurumları en başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işbirliği ve koordinasyon içerisinde yürütüyor. Ben, vatandaşlarımızdan kesinlikle Türk ekonomisine, Türk sermayesine, piyasalarına güvenmesini istiyorum. Bu konuda süreç devam ediyor. Biz, sadece adli sürece bakıyoruz ama günlük borsanın rutin işlemleri vesaire onlar bağımsız kurullar tarafından devam eden bir süreç."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.