logo
24 ŞUBAT 2026


Çin'de ölümcül salgın yayılıyor

Çin'de yüzlerce kişiyi etkileyen ve altı kişinin ölümüne yol açan ölümcül virüsün, insandan insana bulaşabildiği ortaya çıktı. Hastalık şu ana kadar başta Çin olmak üzere Japonya, Tayland ve Güney Kore'de de görüldü. Yeni yıl nedeniyle milyonlarca insanın seyahat edeceği bölgede salgının yayılmasından korkuluyor
 

21.01.2020 19:47:00
Çin'de ölümcül salgın yayılıyor
Çin'de ölümcül salgın yayılıyor

A. SAFA TERZİ / İSTANBUL

Çin'de ortaya çıkan yeni koronovirüs nedeniyle ülkede şu ana kadar 6 kişi hayatını kaybetti. Çin hükümetinden yapılan açıklamaya göre ölümcül Wuhan koronavirüsü insandan insana da bulaşabiliyor. Diğer insanlardan virüsü kapmış bazı hastaların da tedavi altına alındığı bilgileri geliyor.
Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, Guangdong kentinde iki kişinin virüsü başka hastalardan kaptığını duyurdu. Daha önce virüsün sadece hayvandan insana bulaştığı sanılıyordu.
Çin dışında da rastlanan ölümcül virüsü kapmış Japonya, Tayland ve Güney Kore'deki hastaların kısa süre önce hastalığın ilk olarak görüldüğü kent olan Wuhan'ı ziyaret ettikleri de ortaya çıktı. Çinli yetkililer, yeni ve gizemli virüsün teyit edilen vaka sayısının keskin bir şekilde artarak 300'e yaklaştığını ve vakaların Japonya, Tayland ve Güney Kore'de de rapor edildiğini söylüyor.
Koronavirüs olarak adlandırılan ve bir tür zatürreye yol açan bu virüs, son olarak 89 yaşındaki bir erkeğin ölümüne neden oldu.
Asya'da 6'dan fazla ülke ve üç ABD havalimanı, Çin'den gelen havayolu yolcularını sağlık taramasından geçirmeye başladı.
Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla Çin'de de koruyucu kıyafetli görevliler tarafından Wuhan'dan başka kentlere giden havayolu yolcularının vücut sıcaklıkları tek tek kontrol ediliyor. 

Türkiye de tedbir alıyor

Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü ekipleri, Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan hastalık nedeniyle İstanbul Havalimanı'ndan bu ülkeye sefer yapan hava yolu ve yer hizmetleri şirketlerini önlem almaları konusunda uyardı.
Çin'de ortaya çıkan, zatürre benzeri hastalığa yol açan yeni koronavirüsten kaynaklı salgının Türkiye'yi etkilenmemesi için İstanbul Havalimanı'ndaki ilgili kurum ve kuruluşlara bilgilendirme yapıldı. İstanbul Havalimanı'ndan Çin'e yolcu taşıyan hava yolu ile yer hizmetleri şirketlerine virüsün belirtileri ve önlemleri düzenlenen toplantıyla aktarıldı.
Şüpheli bir yolcu gördüklerinde hemen kendilerinin bilgilendirilmesini isteyen yetkililer, bu konuda yapılacak işlemleri şirket görevlilerine anlattı.
Havalimanında virüslü yolcu tespit edildiği takdirde özel kıyafetli ekipler hastayı hemen karantina odasına götürecek. Hasta, buradaki işlemlerin ardından sağlık kurumlarına sevk edilecek.

SARS'a benziyor

Hastalık ilk olarak geçen yıl Aralık ayında, 11 milyon kişinin yaşadığı Wuhan kentinde ortaya çıkmıştı. Hastalardan alınan örneklerin laboratuvarlarda incelenmesi sonucu Çinli yetkililer ve Dünya Sağlık Örgütü, enfeksiyonun koronavirüs olduğu sonucuna vardı.
Benzer bir salgın 2002'de de yaşanmıştı. Bir koronavirüsün yol açtığı şiddetli akut solunum yolu sendromu (SARS), Çin'de 2002 yılında bulaştığı 8 bin 98 kişiden 774'ünün ölümüne yol açmıştı. Yine koronavirüsün neden olduğu Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS), 2012'de ortaya çıktığından beri, 2 bin 494 hastadan 858'inin ölümüne yol açtı.
Hakkında çok az bilgi sahibi olunan yeni hastalık, bilimin bildiği kadarıyla insandan insana bulaşan 7. koronavirüs oldu. Koronavirüsler orta derece soğuk algınlığından, ölüme varacak semptomlara yol açabiliyor. Bu yeni virüs, ikisinin ortasında bir yerde duruyor.
Yeni virüsün daha çok soğuk algınlığı benzeri bulgulara yol açtığını ifade eden uzmanlar, bunun endişe verici, olduğunu ancak SARS ve MERS kadar ciddi olmadığı düşüncesinde. 

Salgın hızla yayılabilir

Uzmanlar, misk kedisinden insana bulaşan SARS ve çöl devesinden bulaşan MERS hastalıkları gibi bu yeni salgının da hayvanlardan bulaşmış olabileceğini düşünüyor. Mevcut vakalar, Wuhan'daki Güney Çin Deniz Ürünleri Toptan Pazarı ile ilişkilendiriliyor.
Ancak asıl endişe kaynağı salgının hızla yayılması oluşturuyor. Zira Çin yeni yılı nedeniyle milyonlarca kişi gelecek birkaç gün içerisinde ülke içerisinde seyahat edecek.
Salgına neden olan hastalığın ortaya çıkışının bu döneme rastlaması salgının yayılma hızının artabileceği endişelerini güçlendirmiş durumda.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı, 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi

Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

24.02.2026 11:39:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yasa dışı bahis oynatılmasına yönelik çalışmalar soncu 3 adet yasa dışı bahis ofisi tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucu Antalya'da 56 ve diğer 7 ilde ise 16 olmak üzere toplam 72 şüphelinin yasa dışı bahis oynadıkları tespit edildi.

Şüpheli şahısların hesaplarında yapılan incelemede toplam 3 milyar 400 milyon TL hacim olduğu belirlendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı doğrultusunda 72 şüphelinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Akdeniz'de saat 09.28'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

24.02.2026 11:14:00 / Güncelleme: 24.02.2026 11:51:03
Anadolu Ajansı
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Akdeniz olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Antalya'nın Kaş ilçesine 145,52 kilometre uzaklıkta olan depremin, 19,27 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne herhangi bir olumsuz ihbarın ulaşmadığı bildirildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum tespitinin yapılmadığı kaydedildi.
 

FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

Hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yakalama kararı bulunan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu Bedrettin Günebakmaz, İstanbul'da gözaltına alındı

 

24.02.2026 11:01:00
Anadolu Ajansı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, FETÖ kapsamında aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Çalışmalarda, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan aranan, İçişleri Bakanlığınca yayımlanan "Terör Arananlar" listesinde sarı kategoride yer alan ve örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Bedrettin Günebakmaz'ın kentte olduğu tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takipte Günebakmaz'ın, örgütün kripto haberleşme programı ByLock kullandığı, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunduğu anlaşıldı.

Şüpheli, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda yakalandı.

Yapılan incelemede, şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz aboneliklerini başkaları adına açtırdığı, dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda kep, bere ve gözlük bulundurduğu belirlendi.

Gözaltına alınan zanlı, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Eyüpsultan'da 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

24.02.2026 07:14:00
AA
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük "müşteki", Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan "mağdur", Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray ise "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı belirtildi.

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri ifade edildi.

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu aktarıldı.

Şüpheliler fikir ve eylem birliği içinde hareket etti

İddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri anlatıldı.

Kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilen iddianamede, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri aktarıldı.

İddianamede, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğinin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuyla doğrulandığı, her ne kadar Öcalgiray telefonu almadığını savunsa da mevcut delillerin bu beyanla çeliştiği, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edildi.

Olay gecesi bahse konu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiği aktarılan iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri daha sonra ise Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları belirtildi.

İddianamede, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı anlatıldı.

Bülent Cihantimur'un aracının havalimanı istikametinde kaldığı aktarılan iddianamede, dosya içerisinde mevcut görüntü izleme tutanaklarında, havaalanına Timur Cihantimur, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun birlikte gittiklerinin görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Eylem Tok ile Timur Cihantimur'un havalimanı noktasından geçiş yaptıktan sonra Mısır'a uçtukları ve dönmedikleri ifade edildi.

Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladılar

Somut olayda öncül suçun "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" olduğu belirtilen iddianamede, bu suçun trafik kazası sonucunda meydana geldiği, trafik kazalarında en önemli delillerden birinin alkol testi, birinin de şüpheli ifadesi olduğu, olayda yaralanan mağdurlardan bir tanesinin cep telefonunun da bu suçun delili olduğu kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıkları, şüpheliler Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri vurgulandı.

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri vurgulanan iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları ifade edildi.

İddianamede, yaşı küçük Timur Cihantimur ve şüpheli Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri belirtildi.

Şüpheli Eylem Tok hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı ve henüz yakalanmadığının görüldüğü kaydedilen iddianamede, şüpheli Tok'un yurt dışında olması nedeniyle hakkında kırmızı bülten formu düzenlendiği bildirildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla, Berna Öcalgiray'ın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

23.02.2026 15:41:00
Ahmet Turan Yiğit
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi.
Fatih Ergin, "Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey oldu. İmam hatiplerden de ateist yetişiyor. Evet. Siz normal okulları müfredatınızla bu dizi etkinliklerinizle bir medreseye çevirmeye çalışırken sizin açtığınız
imam hatiplerde deist ve ateistler yetişiyor. Yani bizim millet olarak İslam'la bir derdimiz yok. Ama İslam adına öne çıkan insanların liyakatlı olmadıklarını görüyoruz" dedi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi.

23.02.2026 13:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum'dan, yeni anayasa, umut hakkı ve Öcalan Tartışmaları konusunda çok sert çıkış geldi. Anayasa değişikliği tartışmaları, AYM ve AİHM kararları, "umut hakkı" meselesi ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen siyasi süreci masaya yatıran Süheyl Batum, iktidarın yeni anayasa söylemini sert sözlerle eleştiriyor ve şu soruyu soruyor: "Anayasaya uyulması için anayasa mı değiştirilir?"
Yeni anayasa tartışmasının arka planı, AYM ve AİHM kararlarına uyma meselesi, "Umut hakkı" nedir, kimi kapsar? Abdullah Öcalan bu haktan yararlanabilir mi? Can Atalay kararı ve Meclis tartışması, çok kimlikli anayasa ve federasyon iddiaları ile "Osmanlı sistemi" benzetmesi ne anlama geliyor? konularını elealan Batum, umut hakkının teknik anlamını açıklarken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekiyor ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarında tahliye umudunun hukukî çerçevesini anlatıyor.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı

Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı. İSKİ’nin verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14’e ulaştı

23.02.2026 12:58:00
İHA
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
Yağışlar İstanbul'un barajlarına yaradı
İstanbul'daki barajlarda su seviyesi yükselmeye devam ediyor. İSKİ'nin Şubat 2026 verilerine göre kent genelindeki baraj doluluk oranı yüzde 43,14'e ulaştı.  

İSKİ verilerine göre, Aralık 2025'te yüzde 18,54 olan doluluk oranı Ocak 2026'da yüzde 28,24'e yükselirken, Şubat ayında yüzde 43,14 olarak ölçüldü. Şubat 2026 verilerine göre İstanbul'da en düşük doluluk oranı yüzde 26,98 ile Sazlıdere Barajı'nda kaydedilirken, en yüksek doluluk oranı ise yüzde 90,21 ile Elmalı Barajı'nda ölçüldü.

Kentin önemli su kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı'nda ise Şubat ayı doluluk oranı yüzde 59,23 olarak belirlendi. Yağışların etkisiyle su seviyesi yükselen baraj havadan görüntülendi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 16'ncı duruşması başladı

 

23.02.2026 10:54:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 16'ncı duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, tutuksuz sanık Harun Tuzcu'nun savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.