logo
01 EKİM 2026

Çocuğunuz sağlıklı mı?

05.09.2001 00:00:00
 
İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, çocukların normal büyüme ve gelişmelerinin düzenli olarak takip edilmesi, büyüme ve gelişme sırasındaki problemlerin zamanında tespitedilerek erkenden önlem alınması ve doğuştan olan ancak aile tarafından fark edilemeyen inmemiş testis, down sendromu, boyun eğriliği, doğuştan kalça çıkığı gibi bazı önemli hastalıkları zamanında tespit ederek, tedavilerinin yapılması amacıyla il genelindeki 13 sağlık ocağında sağlam çocuk polikliniği kuruldu.

Erken teşhis hastalığı önlüyor

Yapılan tanıtım çalışmaları ile ailelere "sağlıklı gördükleri çocuklarında hastalık olabileceği" mesajı veren İl Sağlık Müdürlüğü, çocukları bu polikliniklere çekmeyi başardı.

Pilot sağlık ocaklarında bir yıl gibi bir süre içinde hastalık belirtisi olmaksızın gelen 8 bin 389 çocuğun muayene edildiği polikliniklerde, birçok ciddi hastalığın erken teşhis edilmesi sağlandı.

Polikliniklere gelen çocukların 280'inde anemi, 256'sında alt solunum yolu enfeksiyonu gözlemlenirken, 80'inde gelişme geriliği, 62'sinde inmemiş testis, 49'unda Avitaminoz (vitamin eksikliği), 46'sında cilt hastalıkları, 27'sinde göz iltihabı, 11'inde göbek fıtığı teşhisi konuldu.

Çocuklara düzenli sağlık kontrolü şart

Gelen çocukların 1096'sında (yüzde 13) kalp hastalıkları, boyun eğriliği, kafa büyümesi, şaşılık, doğuştan kalça çıkığı gibi erkenden önlem alınmaması durumunda gelecek için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek hastalıkların teşhisinin de konulduğu sağlam çocuk polikliniklerinde, sağlıklı sanısıyla gelen, ancak hasta olduğu belirlenen çocukların tedavileri için çalışma başlatıldı. İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Karabulut, annebabalardan çocuklarını düzenli olarak sağlık kontrolünden geçirmelerini istedi.

Savcının hesabından 640 milyon TL çıktı

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan finansal analiz, yargı dünyasında büyük ses getirdi. Mardin'de görev yapan Cumhuriyet Savcısı Y.D. ve eşinin banka hesaplarında toplamda 900 milyon lirayı aşan olağan dışı bir para trafiği saptandı. HSK, raporun ardından düğmeye basarak savcıyı açığa aldı

01.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Savcının hesabından 640 milyon TL çıktı
Savcının hesabından 640 milyon TL çıktı
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Türkiye genelinde yürüttüğü finansal takip çalışmaları kapsamında, yargı teşkilatında dikkat çeken bir dosyayı ortaya çıkardı. Mardin'de görevli Cumhuriyet Savcısı Y.D.'nin ve eşinin şahsi banka hesaplarında, resmi gelirleriyle uyuşmayacak büyüklükte ve yüz milyonlarca lirayı bulan olağan dışı hareketlilikler saptandı.

İnceleme raporunun yargı organlarına ulaştırılmasının ardından idari mekanizmalar hızlıca devreye sokuldu.


Hesaplardaki hareketlilik yaklaşık 640 milyon lirayı buldu


MASAK uzmanları tarafından hazırlanan finansal analiz raporundaki detaylara göre, Savcı Y.D.'nin şahsi banka hesaplarına 2017 ile 2026 yılları arasındaki dönemde toplam 629 milyon 434 bin TL tutarında para girişi yapıldı.

Aynı zaman dilimi içerisinde söz konusu hesaplardan yapılan nakit ve transfer çıkışlarının ise 640 milyon TL sınırına dayandığı tespit edildi.


Eşinin hesapları da mercek altında


Soruşturmayı derinleştiren müfettişler, savcının eşine ait banka hesaplarındaki mali aktiviteleri de yakın takibe aldı. Yapılan incelemelerde, eşinin hesaplarında sadece 2025 yılında yaklaşık 83 milyon 500 bin TL, içinde bulunulan 2026 yılında ise 287 milyon TL'lik çok ciddi bir işlem hacminin oluştuğu raporlandı.


Milyonlar kripto ve kuyumculara akmış


Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise fonların transfer edildiği adresler oldu. Hesaplardan çıkan yüksek meblağlı paraların önemli bir kısmının kripto para platformlarına ve kuyumculuk faaliyeti yürüten ticari işletmelere aktarıldığı belirlendi.

Yapılan çok sayıda para transferinin bankacılık sistemindeki "açıklama" kısımlarının boş bırakılması ve herhangi bir ticari veya hukuki gerekçe gösterilmeden taşınması, şüpheleri daha da artırdı.


3 ay süreyle açığa alındı


MASAK'ın elde ettiği somut verileri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla ulaştırdığı Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) konuyla ilgili acil toplandı. HSK İkinci Dairesi, yürüttüğü disiplin incelemesinin selameti ve yargının saygınlığının korunması amacıyla ilgili mevzuat uyarınca radikal bir adım attı. Kurul, Savcı Y.D.'nin 3 ay süreyle tedbiren görevden uzaklaştırılmasına (açığa alınmasına) oy birliğiyle karar verdi.

Olayın adli boyutunun nasıl şekilleneceği, söz konusu yüz milyonlarca liralık kaynağın menşei ve olası bir rüşvet veya usulsüzlük ağıyla bağlantılı olup olmadığı, Ankara ve Mardin Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülecek ceza soruşturmalarının ardından netlik kazanacak.

AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı

AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı

01.10.2026 13:25:00
Haber Merkezi
 
 AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı
 AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı
AJet'in Londra- İstanbul seferini yapan uçakta, alkollü bir yolcu, kendisine müdahale eden kabin memurunu ve başka bir yolcuyu ısırdı. Yolcu, İstanbul'da gözaltına alındı.
Londra-İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı seferini yapan AJet uçağında meydana gelen olayda, alkollü olduğu öne sürülen bir yolcu yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti. Kadın yolcunun durumu kabin memuruna bildirdi. Uyarılara rağmen davranışına devam eden yolcu, kabin memurunu ve kadın yolcuyu ısırdı. Uçak, havalimanına indiğinde ise saldırgan yolcu gözaltına alındı. Ajet, yolcunun kara listeye alındığını duyurdu.

Yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti iddiası
AJet'in Londra Stansted Havalimanı'ndan Sabiha Gökçen Havalimanı'na gerçekleştirdiği VF-1990 sefer sayılı uçakta meydana geldi. İddiaya göre, alkollü olduğu öne sürülen yolcu, uçuş sırasında yanında oturan kadın yolcuyu rahatsız etti. Kadın yolcu durumu kabin ekibine bildirdi. CNN Türk'ün haberine göre, kabin memurunun uyarılarına rağmen davranışlarını sürdüren yolcu, kabin memuru ile kadın yolcuyu ısırdı. Bunun üzerine pilot, Sabiha Gökçen Havalimanı Hava Trafik Kontrolörü ile iletişime geçerek yaşananları bildirdi ve polis ekiplerinin karşılamasını istedi. Uçak, Sabiha Gökçen Havalimanı'na sorunsuz şekilde inerken, yolcu polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Yolcu 'kara listeye' alındı
Konuya ilişkin AJet tarafından yapılan açıklamada, "Saldırıya uğrayan yolcumuz ve kabin memuru arkadaşımız saldırgandan şikayetçi olmuştur. Saldırgan yolcu, şirketimizin uçuş güvenliği politikası gereği kara listeye alınarak uçuşlarımızdan men edilmiştir" ifadeleri yer aldı.

Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Tera yöneticileri Emir Münir Sarpyener ve Erdin Özel'in de aralarında bulunduğu 5 şüpheli tutuklandı

 

01.10.2026 10:35:00
Anadolu Ajansı
 
Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı
Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Fatmagül Lafçı, Bolkan Bekçi, Hasan Dörtkardeş ve İbrahim Halil Rat'ın savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Şüpheliler Bekçi, Dörtkardeş, Rat, Sarpyener ve Özel tutuklama, Lafçı ise adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik talep doğrultusunda 5 şüphelinin tutuklanmasına, Lafçı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 5'inin tutuklanmasına, 7'si hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 56'ya ulaşmıştı.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı

01.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 01.10.2026 01:20:57
AA / İHA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında, şarkıcı Nil Özalp'te, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'a ait belgeler olduğuna dair bilgiye ulaşıldı.

Özalp, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.

Nil Özalp'in Kağıthane'deki ikametinde arama yapıldığı öğrenildi.

Mustafa Yazıcı hakkında yurt dışı yasağı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'fon soruşturması' kapsamında bugün ifadesi alınan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu Mustafa Yazıcı hakkında yalnızca yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Edinilen bilgilere göre, fon soruşturması kapsamında bugün ifadesi alınan Mustafa Yazıcı hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Yazıcı hakkında uygulanan tedbirin yalnızca yurt dışına çıkış yasağı olduğu belirtildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 5'inin tutuklanmasına, 7'si hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 56'ya ulaşmış oldu.

Daha önce haklarında yurt dışına çıkış yasağı uygulanan ve yakalama kararı çıkarılan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı.

 

TBMM’nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te yapılacak özel oturumla başlayacak

1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak olan TBMM'de Erdoğan’ın Genel Kurul’a hitap edeceği açılışın ardından çalışmalara başlanacak. Peki gündemde hangi maddeler var?

30.09.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
 TBMM’nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te yapılacak özel oturumla başlayacak
 TBMM’nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te yapılacak özel oturumla başlayacak
TBMM'nin tatili sona eriyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00'te yapılacak özel oturumla başlayacak. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılışta Genel Kurul'a hitap edecek. Aynı gün akşam TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un ev sahipliğinde resepsiyon düzenlenecek.

Meclis'in açılmasıyla birlikte şu düzenlemeler ele alınacak:

-Çözüm sürecine yönelik yürütülen çalışmaları yakından takip etmek amacıyla Meclis'in açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonu kurulacak.

-Genel Kurul'da ilk görüşülecek düzenlemenin, geçen yasama yılında Meclis'e sunulan ancak yoğun gündem nedeniyle görüşülemeyen Türk Kızılay Kanun Teklifi olması bekleniyor. 9 maddelik teklifte, Türk Kızılay'ın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor.

-9 yıldır erişim engeli uygulanan dijital konaklama uygulaması Booking 'in yeniden faaliyet göstermesinin önünü açacak yasa teklifi de Genel Kurul'da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında.

-13. Yargı Paketi'nin de ekim ayı içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi bekleniyor.

-Sosyal medyaya kimlik bilgileri ile giriş yapmayı öngören kanun düzenlemenin yeni yargı paketinde olacağı belirtiliyor.

AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesi, "süresiz nafaka" uygulamasını taraflar arasındaki makul dengeyi bozduğu gerekçesiyle iptal etti; kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla yeni yasal düzenleme için tanınan 9 aylık süreç başladı

30.09.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
AYM'den süresiz nafaka kararı
AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesinin (AYM), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan boşanılan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal kararının gerekçesi açıklandı

Yüksek Mahkeme, 4 Haziran'daki Genel Kurul gündeminde Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verdiği iptal kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece iptal hükmüyle ilgili yasal düzenleme yapılması adına verilen 9 aylık süre başladı.

Buna göre, iptal edilen düzenlemede, evlilik birliğinin sona ermesiyle yoksulluğa düşecek taraf lehine geçimini sağlamak amacıyla şartları bulunduğu müddetçe süre sınırlaması olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkan tanındığı belirtildi.

Bunun nafaka borçlusu tarafa süresiz olarak mali nitelikte ödeme yükümlülüğü getirdiği kaydedile kararda, "Nafaka yükümlüsü ile yoksulluğa düşen eşin karşılıklı menfaatlerinin, devletin Anayasa'nın 5. ve 17. maddelerinden kaynaklanan pozitif yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir." ifadelerine yer verildi.

"Yapılacak düzenlemeler, her iki tarafın menfaatlerini mümkün olduğunca dengelemeli ve taraflardan biri aleyhine ölçüsüz sonuçlara neden olmamalıdır." hükmüne yer verilen kararda, menfaatler arasındaki makul dengenin bozulmasının taraflardan biri aleyhine aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyebileceği, bunun pozitif yükümlülüklere aykırılık oluşturabileceği ifade edildi.

Kararda, "Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı bağlamında devletin pozitif yükümlülüğü incelenirken, boşanmada evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, ekonomik ve sosyal durumları, bağlanan nafakanın süresinin nafaka borçlusunun boşanma sonrasındaki hayatına etkisi, çalışma hayatına katılma imkanının bulunup bulunmadığı gibi birçok ölçütün dikkate alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekir." değerlendirmesine yer verildi.

İptal edilen "süresiz nafaka" düzenlemesinde, nafaka yükümlüsünün kusursuz olmasının, nafaka yükümlüsü olmasına engel oluşturmadığı aktarılan kararda, "Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölümü gibi hallerden biri gerçekleşmedikçe nafaka borçlusunun bu yükümlülüğü devam etmektedir." tespitine yer verildi.

Belirtilen durumlar dışında nafaka yükümlüsünün söz konusu borcunun hayatı boyunca devam edeceği belirtilen kararda, Yüksek Mahkemenin daha önce yapılan bir başka başvuruya ilişkin kararında, "her durumda süresiz nafaka verilmesi zorunluluğunun öngörülmediği" bildirildi.

AYM'nin daha önceki kararına rağmen, "süresiz nafaka" uygulamasının "emredici nitelikte olduğu yönündeki yaklaşımın sürdüğü" vurgulanan kararda, "Kuralın, yoksulluk nafakasının süresi bakımından hakime herhangi bir takdir yetkisi tanımadığı, nafakanın süresinin somut olayın özellikleri veya haklı sebepler gözetilerek belirlenmesini öngörmediği, anılan Kanun'un yoksulluk nafakasının süresiz olmasını açıkça benimsediği, dolayısıyla nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasının kanuna açıkça aykırılık teşkil edeceği yönündeki uygulamanın devam ettiği anlaşılmaktadır." değerlendirmesine yer verildi.

Boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru olmayan eşe evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü çerçevesinde boşanma sonrası belirli bir miktar parasal katkının sağlanmasının beklenebilir olduğu anlatılan kararda, bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesinin ise kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olduğu kaydedildi.

AYM'nin kararında, "Kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının, kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki, devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır." tespiti yer aldı.

Yoksulluk nafakasının durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği, bazı durumlarda da öngörülecek koşulların varlığı halinde nafaka alacaklısı lehine nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyunca nafakaya hükmedilebilmesine imkan sağlanabileceği belirtilen kararda, bunun "devletin çatışan haklar arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünün sonucu" olduğu ifade edildi.

Anayasal güvenceler kapsamında, "süresiz nafaka" uygulamasının Anayasa'ya aykırı olduğuna dikkati çekilen kararda, şunlara yer verildi:

"Çatışan çıkarlar arasında dengenin kurulabilmesi için yoksulluk nafakasına 4721 sayılı Kanun'un 176. maddesi kapsamında irat biçiminde hükmedilecek durumlarda (yargılamayı yapan) hakime bunun süresini, evliliğin süresi, nafaka alacaklısı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi birçok unsuru dikkate alarak somut olayın kendi özel şartları içinde belirleme yetkisi tanınması, bu kapsamda belirli ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturulması gerekir. Bununla birlikte somut olayın özellikleri gereği nafakanın süresiz olarak hükmedilmesini gerektiren hallere ilişkin kriterlerin de kuralda açık ve net biçimde yer alması makul dengenin sağlanması bakımından kaçınılmazdır. Bu itibarla kuralla kusuru daha ağır olmamak kaydıyla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında her koşulda süresiz olarak nafaka isteme imkanı tanınması, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır." 

İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"

Kocaeli merkezli 9 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen "Mizan Operasyonu" ile dolandırıcılık ağı çökertildi. İşsiz kişilerin üzerine şirket kurarak komisyon karşılığı fatura satan ve vergi kaçakçılığına sebep olan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; e-imzalar, şirket kaşeleri, dijital materyaller ve 917 tabanca fişeği ele geçirildi

30.09.2026 10:00:00
İHA
 
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
İşsizler adına paravan şirket kuran şebekeye "Mizan Operasyonu"
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve 213 sayılı "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçlarıyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yürütülen incelemelerde, örgüt yöneticisi olduğu belirlenen O.U. isimli şahsın talimat ve yönlendirmeleriyle organize bir dolandırıcılık ağı kurulduğu ortaya çıkarıldı. Şebekenin, maddi zorluk çeken işsiz vatandaşlar adına gerçekte hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan paravan firmalar kurduğu tespit edildi.

Bu firmalar üzerinden yüksek meblağlı sahte faturalar düzenleyen şüphelilerin, söz konusu faturaları belli bir komisyon karşılığında kullanıcı firmalara sattığı ve haksız kazanç temin ettiği belirlendi. Sahte faturaları satın alan firmaların ise bu işlemleri defterlerine kaydederek vergi kaçırdıkları ve kamu zararına yol açtıkları belirtlendi.


155 firma ve 117 şüpheli tespit edildi



Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ile koordineli olarak yürütülen çalışmalarda, söz konusu yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı toplam 155 firma ve 117 şüpheli belirlendi. Bu tespitlerin ardından 29 Eylül tarihinde; Kocaeli, İstanbul, Ankara, İzmir, Erzincan, Mersin, Gaziantep, Diyarbakır ve Kahramanmaraş olmak üzere toplam 9 ilde "Mizan Operasyonu" adı verilen eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında, tespit edilen şüphelilerden 61'i ifadelerine başvurulduktan sonra serbest bırakıldı. Savcılık tarafından hakkında gözaltı talimatı verilen 56 şüpheliden 46'sı yakalanırken, 5 şüphelinin halihazırda ceza infaz kurumlarında bulunduğu anlaşıldı. Firari konumdaki 5 şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi.


Ele geçirilenler



Şüphelilere ait iş yeri ve ikametlerde yapılan aramalarda, örgütün yasa dışı faaliyetlerini belgeleyen çok sayıda materyale el konuldu. Yaklaşık 50 klasör evrak ve doküman, 45 e-imza, 16 farklı firmaya ait kaşe, çok sayıda ajanda, 23 bilgisayar ve hard disk, 20 cep telefonu ve 7 farklı operatörlere ait sim kart, 8 farklı bankalara ait hesap cüzdanı, 917 tabanca fişeği, kurusıkı tabanca, takılı vaziyette şarjör ve 14 kurusıkı fişeği ele geçirildi.

Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın, borsa spekülasyonu iddialarına konu olan 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hesabına aktardığı yönündeki haberler gündeme bomba gibi düştü

29.09.2026 22:57:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti
Eski Bakan 2,2 milyar lirayı iade etti
Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, borsa spekülasyonu iddialarına konu olan 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın hesabına aktardığı yönündeki haberler gündeme bomba gibi düştü.

Olayın büyüklüğü ve işlemlerin hızı kamuoyunda derin bir kuşku yaratırken, "aklama mı, itiraf mı?" tartışmaları başladı. Birkaç ay içerisinde katlanan ve tek kalemde iade edilen bu akıl almaz meblağ, finansal ve hukuki açıdan ciddi soruları beraberinde getiriyor:

1. 163 MİLYON TL NASIL BULUNDU, 2,2 MİLYAR TL HANGİ PARAYLA ÖDENDİ?

Gündeme gelen iddialara göre çift, ilgili hisseye 163 milyon TL yatırarak 4-5 ay gibi kısa bir sürede kazancını 2,17 milyar TL'ye çıkardı.

Soru: Kamuda görev yapmış bir bürokrat ve ailesi, başlangıç sermayesi olan 163 milyon TL'yi nereden ve nasıl temin etmiştir?

Soru: Soruşturma veya mal varlığı tedbiri iddiaları sürerken, 2,2 milyar lira gibi muazzam bir nakit likiditeye tek bir talimatla nasıl ulaşılabilmiştir? Paranın kontrolü hâlâ kişilerin elinde midir?

2. ETKİN PİŞMANLIK MI, YASAL AÇIK MI? RAKAMLAR NEDEN TUTMUYOR?

Sermaye Piyasası Kanunu'na (SPKn 107/3) göre, piyasa dolandırıcılığı suçlamalarında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin elde ettikleri menfaatin en az 2 katını ödemeleri gerekiyor.

Soru: Elde edilen haksız kazanç yaklaşık 2 milyar TL ise, yasaya göre ödenmesi gereken tutar 4,4 milyar TL olması gerekmez mi? Yatırılan 2,2 milyar TL hangi hukuki formüle dayanmaktadır?

Soru: SPK bültenlerinde adı suç duyurusu listesinde henüz yer almayan bir isim, Hazine hesabı alarak hangi hukuki statüye dayanarak iade yapmıştır?

3. SUÇUN İTİRAFI MI, CEZADAN KAÇIŞ YOLU MU?

Sıradan bir vatandaşın banka hesabındaki küçük bir usulsüzlükte dahi derhal ifade ve adli süreç başlatılırken, milyarlarca liralık bir sermaye hareketinde süreç farklı mı işliyor?

Soru: Milyarlarca liralık tutarı devlete iade etmek, suçun/haksız kazancın zımnen itirafı anlamına gelmez mi?

Soru: Parayı ödeyen kişiler hakkındaki adli ve idari tahkikat dondurulacak mıdır, yoksa bu işlem kamu davasının açılmasına engel teşkil etmeyecek midir?

4. YÜZ BİNLERCE MAĞDUR NE OLACAK?

Borsada ve fon piyasalarında işlem yasağı veya tasfiyeler nedeniyle birikimlerine ulaşamayan yüz binlerce küçük yatırımcı mağduriyet yaşarken, yüksek tutarlı işlemlerin böylesine hızlı ve "sessiz" çözümlere kavuşturulması adalet duygusunu zedeliyor.

Kamuoyu, kulislerde konuşulan iddialar yerine ilgili kurumlardan (SPK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı) bu devasa transferin hukuki niteliğine dair resmi ve şeffaf bir açıklama bekliyor.

Federasyon sessizliğini bozdu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), yönetim kurulunun, "temiz futbol, adil oyun" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla göreve geldiği ilk günden itibaren çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi

29.09.2026 17:39:00
AA
 
Federasyon sessizliğini bozdu
Federasyon sessizliğini bozdu
Federasyonun internet sitesinde yer alan açıklamada, "TFF Yönetim Kurulu, delegelerin iradesiyle seçilmiş olup kamuoyunun beklentileri doğrultusunda, kamu vicdanının yeniden tesis edilmesi ve "temiz futbol, adil oyun" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla göreve geldiği ilk günden itibaren çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Yönetimimiz, bu çalışmalar kapsamında bahis ve yasa dışı bahis konusunun üzerine kararlılıkla gitmiş; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalara her türlü katkıyı sunmuştur. Bu kapsamda ilgili kurumlarla inceleme ve işbirliği süreci halen devam etmektedir" denildi.

Federasyon yönetiminin, Nisan 2025'ten itibaren çeşitli tarihlerde adaletin tesisi amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na birden fazla suç duyurusunda bulunduğu hatırlatılarak şu görüşlere yer verildi:

"TFF bünyesinde bulunan ve bizden talep edilen belgeler ise kapalı zarf içerisinde; parmak izi, DNA kalıntısı tespiti ve diğer gerekli incelemelerin yapılması için Adli Tıp Kurumu'na teslim talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmiştir. Netice itibarıyla TFF Yönetim Kurulu, göreve geldiği andan itibaren üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek amacıyla gerekli tüm adımları atmış ve bu süreçte sorumluluk bilinciyle hareket etmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu olarak, hukukun üstünlüğüne, yargı makamlarının bağımsızlığına ve adli süreçlerin sağlıklı biçimde yürütülmesine olan inancımız tamdır. Kamuoyunun, devam eden adli sürece ilişkin yalnızca yetkili makamlar tarafından yapılacak açıklamaları esas almasını önemle rica ederiz."

DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği

İstanbul'da, terör örgütü DEAŞ üyelerine finansman sağladıkları iddiasıyla yakalanan 6 şüphelinin polisteki sorgusu sürerken, eşi örgüt üyeliğinden tutuklu bulunan yabancı uyruklu Akide İ.'nin banka hesabına 2021 ve 2025 yılları arasında 1 milyon 270 bin 270 lira para girişi olduğu ortaya çıktı

29.09.2026 15:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği
DEAŞ'ın finans hücresinde çarpıcı para trafiği
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube birimlerince, "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun"a muhalefet eden ve silahlı terör örgütüne üye olan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatılmış, terör örgütü DEAŞ ve çatışma bölgeleriyle iltisaklı kişilerle bağlantıları bulunan şüphelilerin para trafiği MASAK'a yansımıştı. İncelenen hesap hareketlerinde, terör örgütleri kapsamında adli işlem gören çok sayıda şahsa para transferi yaptıklarını belirlenen 6 şüpheli, bu sabah düzenlenen operasyonla yakalanmıştı.

Zanlıların emniyetteki sorguları sürerken, örgüte finansman sağladıkları iddiasıyla yakalanan 6 şüpheli ile ilgili çarpıcı ayrıntılara ulaşıldı.

Eşi örgüt üyeliğinden tutuklu bulunan yabancı uyruklu Akide İ.'nin banka hesabına 2021 ve 2025 yılları arasında 1 milyon 270 bin 270 lira para girişi olduğu ortaya çıktı.

İddiaya göre, Silahlı Terör Örgütü DEAŞ'ın Finans Hücresi'ne bağlı faaliyette bulunan örgüt mensuplarının, "yardım" adı altında insanlardan istismarla DEAŞ tutukluları için topladıkları paraları örgüt mensubu yabancı uyruklu Akide İ. isimli kadının hesabına aktardıkları anlaşıldı.

Yine 1993 doğumlu Akide İ.'nin hesabına yurt dışından kaynağı tespit edilmeyen 276 bin Amerikan doları para girişi olduğu anlaşılırken, gelen paralardan Kütahya Dumlupınar ve İstanbul Maltepe'de cezaevinde tutuklu olan 2 örgüt mensubunun hesaplarına parça parça halde toplamda 100'er bin lira para transfer edildiği tespit edildi. Yapılan tespitlerin ardından örgütün finans ağında yer alan yabancılardan oluşan hücre deşifre edildi. Hücre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şube ile İstihbarat Şubesine bağlı ekiplerce düzenlenen operasyonla çökertildi.

Zanlıların İstanbul Terörle Mücadele Şubesindeki ifade işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.