logo
18 NİSAN 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP kadın düşmanı bir partidir

08.03.2025 21:57:00 / Güncelleme: 08.03.2025 22:30:49
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan:  CHP kadın düşmanı bir partidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan:  CHP kadın düşmanı bir partidir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terör belasını bu milletin başından tamamen defetmek için çalışacağız. Terörün karanlık ve kanlı gölgesinin ülkemizin ve bölgemizin üzerinden çekildiği o huzurlu, güvenli günleri hep birlikte göreceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İftar Programı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin ve tüm dünya kadınlarının 8 Mart Kadınlar Günü'nü şahsım ve eşim adına tebrik ediyorum. Filistin'de, Suriye'de, Yemen'de, Afrika'da, Asya'da, Türkistan'da ve gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde hayat ve haysiyet mücadelesi veren tüm kadınlara, tüm annelere buradan bir kez daha dayanışma mesajlarımızı iletiyorum. Gazze'nin yiğit kadınlarını ülkemdeki tüm kadınlar adına saygıyla selamlıyorum. Şehit annelerimize ve vakur eşlerine sabırlar diliyorum. Nasıl bugüne kadar onlara mahcup olmadıysak bundan sonra da şehitlerimizin kahraman annelerine ve eşlerine mahcup olmayacak, terör belasını bu milletin başından tamamen defetmek için çalışacağız. Terörün karanlık ve kanlı gölgesinin ülkemizin ve bölgemizin üzerinden çekildiği o huzurlu, güvenli günleri hep birlikte göreceğiz. Tüm kadın şehitlerimizi kemal-i edeple yad ediyorum. Nice zorluğa göğüs gerip bu vatan için ahlaklı evlatlar yetiştiren tüm annelerimizin elinden öpüyorum. AK Partisi çatısı altında çeyrek asırdır yol yürüdüğüm partimizin kadın kollarını da saygıyla selamlıyorum" dedi.

"Kadınlara yönelik çalışmalarımız aynı hassasiyet ile devam ediyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında, "Bizim inanç değerlerimize göre kadın toplumun omurgasıdır. Tarihimize baktığımızda dönüm noktalarımızda hep kadınlarımızın yer aldığını görürüz. Nene Hatunlar, Halime Çavuşlar, Kara Fatmalar, Binbaşı Ayşeler ve daha niceleri kimi zaman cephe gerisinde kimi zaman en ön safta bu millet için canlarını ortaya koydular. Kadınlar zor zamanlarda sergiledikleri dirayetli tavırlarıyla, medeniyetimize yaptıkları eşsiz katkılarıyla evlerimizde huzurun, vatanımızda dirliğin, milletimizin fertleri arasında birliğin teminatı oldular. Ne 15 asırlık İslam tarihinin ne de binlerce yıllık Türk tarihinin kadınları dışlayarak yazılması mümkün değildir. Hazreti Hatice validemiz ve Hazreti Ayşe annelerimiz İslam medeniyetinin birer kutup yıldızı olarak isimlerini mümin gönüllere nakşetmişlerdir. Batı'da kadın hakları gündemde bile yokken bizde 1843 yılından itibaren kadınlar resmi olarak da çalışma hayatında yer almaya başlamışlardır. Kadınlara devlet memuriyetinde görev alma hakkı 1913 yılında verilmiştir. Batı'dan bile önce kadınlar ülkemizde 1934 yılında seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur. Her ne kadar bu hakkın kullanımında özellikle darbe dönemlerinde çeşitli engellerle karşılaşılsa da yasal olarak bu imkana sahip olunmuştur. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kadınların her alanda önlerini açmaya, haklarını teslim etmeye çalıştık. Kadınlarla ilgili attığımız adımları kısaca hatırlatmak istiyorum. 2003'te Aile Mahkemeleri'ni kurduk. Yeni İş Kanunu ile işçi işveren ilişkilerinde cinsiyet bazlı ayrımcılığa son verdik. 2004'te Anayasa'nın 10. maddesine yaptığımız eklemelerle kadın erkek eşitliğini güvence altına aldık. Nüfusu 50 bini geçen belediyelere kadın ve çocuklar için konukevi açma zorunluluğu getirdik. 2008'de yaptığımız düzenlemelerle kadınlarımıza doğum, sağlık ve emeklilik gibi konularda yeni haklar tanıdık. Eğitimde, iş hayatında fırsat eşitliğini tam ve gerçek anlamda sağlamak üzere ülkemiz için bir utanç vesikası olan başörtüsü yasağını bir daha geri gelmemek üzere kaldırdık. Böylece kadınların seçilme ve çalışma haklarını da özgürce kullanmasını temin ettik. 2012'de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanunu ülkemiz hukuk sistemine kazandırdık. 2013'de şiddet mağduru kadınlara yönelik çeşitli düzenlemeler yaptık. Kadınların ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasının önüne geçtik. 2014'te cinsel suçların cezalarını önemli ölçüde artırdık. 2016'da Gelir Vergisi Kanunu'nda yaptığımız düzenlemelerde doğum, ebeveynlik, evlat edinme gibi durumlarda kadınların haklarını genişlettik. 2018'de Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nı yayınladık, KADES uygulamasını hayata geçirdik. 2020'de aile içi şiddetle mücadele ihtisas mahkemelerini kurduk. 2022'de kadına yönelik suçların cezasını artırdık. Caydırıcılığı güçlendirdik. Kadınlara yönelik çalışmalarımız aynı hassasiyet ile devam ediyor. Bugün yayımladığımız Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu ve İl Koordinasyon Kurulları'nı kurduk. Yeni kurullarımız ile kadınlara yönelik hizmetlerin daha etkin yürütülmesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.

"CHP kadın düşmanı bir partidir"
"Muhalefetin İstanbul Sözleşmesi ile ilgili iddialarının hiçbir temeli bulunmuyor. Kadıköy Belediyesi'nde belediye meclis üyesi, AK Partili bayan arkadaşımızın sözünü kestiler, hakaret ettiler ve Meclis Başkanı aynı zamanda kalkıp aynı ABD'de olduğu gibi 'şu kadını atın dışarı' diyebildi" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meclis kürsüsünden ahkam kesenlere de şunu tavsiye ediyoruz; şayet gerçekten kadına yönelik şiddet ile mücadele etmek istiyorsanız, öncelikle parti teşkilatlarınızı ve yönettiğiniz belediyeleri içten içe çökerten taciz, tecavüz ve ahlaksızlık vakalarına bir el atın. Kadına yönelik şiddete karşı farkındalığı artırmaya kendi belediyelerinizden başlayın. Ana muhalefet partisinin genel başkanı kadın düşmanı arıyorsa sağa sola sataşmasın gitsin önce aynaya baksın, partisinin kötü siciliyle yüzleşsin sonra da çıkıp yıllarca mağduriyetine sebep oldukları başörtülü kadınlardan özür dilesin. Meclis üyesi hanım kardeşimize yönelik sergilenen küstahlık ve faşizm 28 Şubat zihniyetinin CHP'de hala devam ettiğini göstermiştir. Kadınlara had bildirme edepsizliği bir CHP geleneğidir. CHP kadın düşmanı bir partidir. CHP faşist nobran bir siyasi teşekküldür. Sayın Özel, siyasette kendini geliştirmek yerine belediye başkanlarının yolsuzluklarını aklamaya mesai harcadıkça daha çok kendini gülünç duruma düşürür. Biz doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Konya'da sahipsiz köpeklerin saldırısı sonucu vefat eden 2 yaşındaki Rana'ya rahmet dileyerek, "Böyle bir vahşetin 2025 Türkiye'sinde yaşanmasının hiçbir izahı olamaz. Muhalefetin ve çeteleşmiş kimi yapıların tüm engellemelerine rağmen başıboş köpek sorununu çözmek amacıyla ağustos ayında çıkardığımızın yasanın uygulamasını temin için de kararlı adımlar atıyoruz. Büyüyen bu sorunun çözümü noktasında muhalif, iktidar fark etmeksizin tüm yerel yönetimlerin el birliği içinde çalışması gerekiyor. Maalesef muhalefet cenahında yasaya karşı direnç devam ediyor. Bunun üstesinden de geleceğiz. Hepimizin yüreğini dağlayan dünkü olayla ilgili başsavcılığımız soruşturma başlatmış ve ayrıca müfettişlerimiz görevlendirilmiştir. Rana yavrumuza yüce Allah'tan rahmet diliyorum" dedi.

Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile bir araya geldi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü
Bakan Güler, Nijerya Savunma Bakanı Musa ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile bir araya geldi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Antalya Diplomasi Forumu için Türkiye'ye gelen Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile Antalya'da görüşme gerçekleştirdi.İHA

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi.
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu'nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin'in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti.

Barış içinde bir arada yaşama vurgusu
Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı.
Jiang, Çin'in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti.

"Egemenlik ihlal edilemez"
Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti.

Uluslararası hukuk ve BM vurgusu
Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti.
Çin'in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti.

Kalkınma-güvenlik dengesi
Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu'nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin'in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti.

Diplomatik temaslar sürüyor
Çin'in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin'in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti.

Türkiye ile ortak yaklaşım
Jiang, Türkiye ile Çin'in Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin'in, Türkiye'nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.İHA

Antalya Diplomasi Forumu başladı

5. Antalya Diplomasi Forumu bugün başladı. 17-19 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da toplanan dünya liderleri, Orta Doğu ateşkesinden küresel belirsizliklere kadar kritik konuları masaya yatıracak

17.04.2026 12:38:00
Eyüp Kabil
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya'nın mavi suları ve tarihi dokusu bu yıl da dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde başlayan Antalya Diplomasi Forumu, Orta Doğu'daki ateşkes umutlarıyla birleşince küresel diplomasinin yeni merkezine dönüştü. Peki bu forumdan neler çıkacak?

Forumun ilk günü liderler bir araya geliyor

Bugün kapılarını açan forumda, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Erdoğan'la yaptığı görüşme dikkat çekti. İki lider, Kıbrıs meselesinden enerji işbirliğine kadar kritik konuları masaya yatırdı. Forumun açılış oturumunda Erdoğan, "Diyalog ve barışın diliyle konuşuyoruz" mesajını verdi.

Yüzlerce diplomat, bakan ve düşünce liderinin katılımıyla devam eden etkinlik, özellikle Orta Doğu'daki son gelişmelerle daha da önem kazandı. İsrail-Lübnan 10 günlük ateşkesinin hemen ardından toplanan forum, bölgedeki gerilimin azaltılması için yeni fırsatlar sunuyor.

İran, Gazze ve enerji güvenliği ana gündem

Forum katılımcıları, Trump'ın İran'la olası kalıcı anlaşma sinyallerini yakından takip ediyor. Birçok uzman, Antalya'nın bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin hem Batı hem Doğu ile köprü görevi görmesi, forumu benzersiz kılıyor.

Ayrıca enerji koridorları, göç krizi ve yapay zeka gibi küresel meseleler de masada. Avrupa'dan Asya'ya geniş bir coğrafyadan gelen temsilciler, "Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri neresi?" sorusuna yanıt arıyor.

İş dünyası da forumda

Sadece siyaset değil, ekonomi de ön planda. Türk iş dünyasının önde gelen isimleri, uluslararası yatırımcılarla ikili görüşmeler yapıyor. Özellikle savunma, yenilenebilir enerji ve turizm alanlarında yeni işbirliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.

Antalya Diplomasi Forumu, pandemi sonrası dönemde Türkiye'nin "yumuşak güç" diplomasisini en güçlü şekilde gösterdiği platformlardan biri haline geldi.

Barışa katkı mümkün mü?

Uzmanlar, bu forumun sadece konuşmalardan ibaret kalmayacağını, somut adımlar atılabileceğini söylüyor. Özellikle Lübnan ateşkesinin uzatılması ve Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için Türkiye'nin önerileri masada olacak.

Antalya'nın palmiyeleri altında yürütülen bu görüşmeler, belki de yıllardır beklenen bölgesel barışın ilk adımlarını içerebilir. Dünya, Türkiye'nin ev sahipliğindeki bu forumdan çıkacak sonuçları merakla bekliyor.

Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon

Eşme Belediye Başkanı Tozan "irtikap" soruşturmasında gözaltına alındı. Operasyonda Belediye Başkanı Tozan'ın yanı sıra eşi Burcu Tozan ve 3 şüpheli yakalandı, hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

17.04.2026 10:21:00
AA
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ın Eşme Belediyesine operasyon
Uşak'ta Eşme Belediyesiyle bağlantılı "irtikap" suçuna ilişkin soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ile eşinin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Tozan, eşi Burcu Tozan ve 4 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Başkan Tozan ve eşi Burcu Tozan ile 3 şüpheli yakalandı.

Polis ekiplerince Eşme Belediyesinde yapılan aramada bazı dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.

Hakkında yakalama kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada gözaltına alınan 13 şüpheliden adliyeye sevk edilen eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklandı. 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Adliye önünde bekleyen Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku, "Ben kızımın kemiğini almadan ölene kadar burada oturacağım. Ben bir anneyim. Kendinizi benim yerime koyun" dedi.

17.04.2026 00:10:00 / Güncelleme: 17.04.2026 06:49:44
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı tutuklandı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden Erdoğan Elaldı'nın savcılık sorgusu tamamlandı.

Elaldı, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok da bugün tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen Savaş G. ve Süleyman Ö'nün savcılıktaki sorgusunun devam ettiği öğrenildi.

Savcılığın Erdoğan Elaldı'nın tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, şunlar kaydedildi:

"Şüphelinin dosya arasında yer alan HTS kayıtları, daraltılmış baz bilgileri, diğer bilgi ve belgelere göre, her ne kadar şüpheli alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, maktülenin son sinyal baz bilgisinin bulunduğu yer olan Sarısaltuk Viyadüğü ve civarında, aynı zaman diliminde ve yaklaşık 1 saat süre ile şüpheliye ait cep telefonunun sinyal verdiği, akabinde yine daraltılmış baz bilgilerine göre Gülistan Doku'nun o dönem erkek arkadaşı olan şüpheli Zeinal A'nın ikameti ve civarında baz verdiği, sonrasında yine şüpheli Zeinal A'nın çalışmakta olduğu kafe civarından baz verdiği saatte Zeinal A'nın da aynı kafe civarından baz verdiği, şüpheli ile diğer şüpheli Şükrü E'nin maktülenin son sinyal verdiği saatten 5 dakika önce telefon görüşmesi gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.

Şüphelinin Şükrü E. ile görüşme yaptığı saatten sonra baz verdiği bölgeden ayrılıncaya kadar başka hiç kimse ile görüşmesinin olmadığı, şüphelinin savunmasında tüm bu tespiti yapılan hususlar ile ilgili inkara dönük beyanlar dışında başkaca bir beyanının bulunmadığı, bu haliyle şüphelinin üzerine atılı 'kasten öldürme' eylemini gerçekleştirdiğine dair, mevcut deliller kapsamında kuvvetli suç şüphesine ulaşıldığı, şüphelinin üzerine atılı suçun Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 100/3 maddesinde sayılı katalog suçlardan olduğu ve bu haliyle tutuklama nedeninin var olduğu, soruşturmanın kısıtlı olarak yürütülmesi, delillerin toplanma aşamasında olması karşısında delillerin karartılma ya da yönlendirilme ihtimalinin bulunması hususları hep birlikte nazara alındığında, şüpheli hakkında adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı, tutuklama tedbirinin ölçülü ve uygun olacağı anlaşılmakla, şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 100. ve devamındaki maddeleri uyarınca tutuklanmasına, karar verilmesi kamu adına talep olunur." 

Soruşturmada 2 zanlı da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada gözaltına alınan 13 şüpheliden adliyeye sevk edilen 2 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden Savaş G. ve Süleyman Ö'nün savcılık sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliği, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu iki zanlının, "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi.

Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku: "Kızımın kemiklerini ve mezarını istiyorum"

Kızının kemiklerini ve mezarını istediğini dile getiren Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku, "Ben kızımın kemiğini almadan ölene kadar burada oturacağım. Ben bir anneyim. Kendinizi benim yerime koyun" dedi.

Adliye önünde bekleyen anne Bedriye Doku açıklamalarda bulundu. Bedriye Doku, "Ben bir anneyim, sizin de çocuklarınız var. Yarım saat kendinizi benim yerime koyun. Çocuklarınızı okula gönderin ve geri gelmezse siz ne yaparsınız'" dedi. "Kızımın kemiklerini ve mezarını istiyorum" diye devam eden Doku, "Ben kızımın kemiğini almadan ölene kadar burada oturacağım. Ben bir anneyim. Kendinizi benim yerime koyun" ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda Bedriye Doku fenalık geçirdi. Doku, çevredekiler tarafından başka bir noktaya götürülerek sakinleştirildi.

Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde 2 ilkokul öğrencisini taciz ettiği öne sürülen okul çalışanı tutuklandı

16.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:09:03
İHA
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir ilkokulda kapı görevlisi olarak çalışan M.Y.'nin (70), okulda eğitim gören 3. sınıf öğrencisi 2 kız öğrenciye tacizde bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin durumu anlatması üzerine aileler, emniyete giderek şüpheli hakkında şikayetçi oldu.



Şikayet üzerine inceleme başlatan ve okulun güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, şüpheli M.Y.'yi gözaltına aldı. Süreç kapsamında mağdur çocukların pedagog eşliğinde ifadelerine başvuruldu.



Çocukların, şüphelinin kendilerine uygunsuz sorular yönelttiği, zaman zaman vücutlarına dokunduğu ve para verdiğini beyan ettikleri öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi

Şanlıurfa Valiliği, Siverek ilçesinde 2 gün önce meydana gelen okul saldırısıyla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren valilik, 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğunu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdi

16.04.2026 13:03:00
İHA
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 20'ye yükseldi. Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada, saldırının 'örgütsel bağlantısı bulunmadığı' vurgulandı ve "Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır" ifadeleri yer aldı.

Yaralılardan 1'inin durumu ağır

İl merkezlerinde tedavileri devam eden 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğu aktarılan açıklamada, "14.04.2026 Salı günü Siverek İlçemizdeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleşen menfur silahlı saldırı olayı ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçleri kapsamlı olarak ve titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen Bakanlık Müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8 yaralımızın sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmalar ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde yakından takip edilmektedir" denildi.

Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu

Kahramanmaraş'ta ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilere siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara, memleketi Manisa'nın Turgutlu ilçesini hüzne boğdu

16.04.2026 12:17:00 / Güncelleme: 16.04.2026 12:21:58
İhlas Haber Ajansı
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahraman öğretmenin okul arkadaşı konuştu
Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda ortaokul öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın Manisalı olduğu öğrenildi. Öğretmen Ayla Kara'nın 1984 yılında Urganlı Ortaokulu'ndan mezun olduğu, ardından eğitimine Turgutlu Lisesi'nde devam ettiği ve 1987 yılında buradan mezun olduğu, daha sonra devam eden eğitim hayatının ardından Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başladığı belirtildi.

Ayla Kara'nın ortaokuldan sınıf arkadaşı olan Urganlı Mahalle Muhtarı Şaban Duman açıklamalarda bulundu. Olayı öğrendikten sonra tüm mahalle olarak yasa boğulduklarını belirten muhtar Duman, "Arkadaşımız Ayla Kara ile Manisa'nın Turgutlu ilçesi Urganlı Mahallesi'nde beraber okuduk. Ortaokulu birlikte bitirdikten sonra kendisi Turgutlu Lisesi'ni bitirdikten sonra Kahramanmaraş'ta öğretmenliğe başlamıştı. Kendisini öğrencilerine siper ederek hayatını kaybettiğini öğrendiğimizde tüm Turgutlu olarak hüzne boğulduk. Kendisine ve ailesine baş sağlığı diliyoruz. Buraya defalarca da ziyarete gelmiştir" dedi.



Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan ortak açıklamada, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldığı belirtildi

16.04.2026 12:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 14:38:23
İhlas Haber Ajansı
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü ile gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantı sona erdi. Bir saat süren toplantıda, okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alındığı belirtildi. İki bakanlık tarafından yapılan ortak açıklamada sürecin tüm yönleriyle değerlendirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da iki okulumuzda yaşanan menfur silahlı saldırının ardından bugün İçişleri Bakanlığımız koordinasyonunda İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in katılımıyla valilerimiz, İl Emniyet Müdürlerimiz, İl Jandarma Komutanlarımız ve İl Milli Eğitim Müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda olaylar tüm yönleriyle ele alınmış, okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamalar, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Toplantıda öncelikle Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da meydana gelen saldırıların oluş şekli, ilk müdahale süreci, kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ve olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirilmiştir. Bunun yanında okullarımızın iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirilmiştir."

Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

Önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetler yürütüleceği belirtilen açıklamada, "Ayrıca fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın dikkatle ele alınması gerektiği hususunda ortak bir değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklarımız üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alınmıştır. Toplantıda okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varılmıştır. Çocuklarımızın davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi, aile-okul-kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar belirlenmiştir. Öte yandan ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususları da ayrıntılı biçimde karara bağlanmıştır" denildi.

"Koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır"

Aşamalı eylem planları hazırlanacağı kaydedilen açıklamada, "Toplantı sonunda kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı ile koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır. Aynı zamanda her eğitim öğretim yılı başında valilerimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen 'Eğitim Öğretim Yılı Açılışı Güvenlik Tedbirleri' toplantılarında ele alınan konuların önemine dikkat çekilerek, söz konusu toplantılarda alınan tedbirlerin hassasiyetle takip edilmesi vurgulanmıştır. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır.

Bu acı hadiseler üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin ortak vicdanını zedelemeye, teyitsiz bilgi yaymaya, suçu ve suçluyu öven bir dil oluşturmaya çalışanlara karşı da hukukun çizdiği çerçevede gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir. Dezenformasyonla mücadele ve doğru bilgilendirme, bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi olayla ilgili bazı asılsız iddiaları yalanladı; resmi makamlar da kamuoyunun yalnızca teyitli açıklamaları esas alması çağrısında bulundu. Aziz milletimiz müsterih olsun. Çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.

Katliamı önceden planlamış

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ‘yakın dönemde büyük eylem’ notu bulundu. Saldırgan okulu kana bulamadan 4 gün önce katliamı planlamış

16.04.2026 10:34:00
Haber Merkezi
Katliamı önceden planlamış
Katliamı önceden planlamış
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır toplam 13 kişi yaralandı. Saldırgan, olay yerinde intihar etti. Soruşturma kapsamında dijital materyaller incelenirken, olayın önceden planlandığı belirlendi.

Saldırıyı 11 Nisan'da planladığı anlaşıldı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, saldırganın evinde ele geçirilen bilgisayar ve cep telefonu kayıtlarında kritik bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde, İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli bir belgeye rastlandı. Bu belgede, "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair ifadeler yer alıyor. Savcılık, telefon ve bilgisayar kayıtlarının detaylı incelemesine devam ediyor. İlk bulgular, olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında, 2014 yılında ABD'de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger'a ait görseller kullandığı tespit edildi. Bu detay, soruşturmada "ilham kaynağı" olarak değerlendiriliyor.

Aileye yönelik soruşturma 

Soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirildi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü), dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyallere el konuldu. Uğur Mersinli aynı gün adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ardından annesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; silahların evde muhafaza edilmesindeki olası ihmaller derinlemesine araştırılıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, olay yeri incelemelerinin tamamlandığını, kamera kayıtları ve tüm delillerin titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Eğitim ve öğretime Kahramanmaraş'ta 2 gün ara verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.