HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 TEMMUZ 2022, SALI

Daha bitmedi

30.10.2013 00:00:00
Önceki yazıda Milletvekili yemininin ilk bölümünün, ülkemizde milletvekillerimiz tarafından nasıl anlaşıldığını açıklamaya çalışmıştım. Şimdi geriye kalan diğer parçalardan birinin akıbetine bir göz atalım."Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruyacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim." Hemen şunu söylemek mümkün; Keşke ant içmeyip de su içerim deseydiniz, halkımızla aynı konumda olurdunuz. Siz vekillerin verdiği sözlerde sözünüz ne olursa olsun, bu sözlerin üzerine, millet daima su içmek durumunda kalmıştır. Ama içilen ZEMZEM değildir. Arıtma suyudur. O suyu içmesi için her türlü reklam yapılmış ve ne yazık ki, ülke Dingo'nun çiftliğine rakip dahi olamayacak duruma gelmiştir.Vatanın nasıl bölündüğünü halkımız hala anlamamıştır. Binlerce kilometre karelik araziler, ömrün sınırları aşılacak şekilde sözüm ona kiralanmış, ya da sonsuza kadar satılmıştır. Maden sahaları tamamen yabancılara peşkeş çekilmiş, ya da  yandaşlarla  irtibatlı büyük firmalara yem edilmiştir. Suyumuz yok, Petrolümüz yok, diyerek bu varlıkların tamamını yok edenlere söylenecek bir tek söz vardır. "Her şeyi verenin hiç bir şeyi kalmaz". Hâlbuki bu kaynakların  her birinde ülkemizin potansiyeli rekor seviyededir. Suudi Arabistan'da 100 kuyudan ancak 10 tanesinde petrol çıktığı halde bizde neresini kazdılarsa yaklaşık yüzde doksan oranında, yani 10 kuyunun dokuzunda petrol çıkmıştır. TPAO'ya kuyu açma kısıtlaması karşılığında yabancılara tüm serbestlik verilmiştir. Yüzde iki vergiye karşın, yüzde altı teşvik ödenmektedir. hem kaynak, hem de teşvik peşkeş çekilmiştir.Bu nasıl akıldır. Dış firmaların bulduğu kaynaklar, madenler, o firmaların malı olmaktadır. Şu anda dünyanın süper altın kaynaklarına sahip Türkiye altını ve hiç bir şeyi olmayan bir konuma taşınmaktadır. Bu nedenle Başbakan, suyumuz yok petrolümüz yok demektedir.  Sularımız yok denebilir mi?  Gözleriniz görmüyorsa bile, şakır şakır seslerini de mi duymuyorsunuz? Borumuz, toryumumuz, mermerimiz, hele altımızın zenginliğini de mi inkâr edeceksiniz? Hangi birini düşünseniz en öndeyiz. Amma sayenizde, Sayın milletvekilleri! Hepsi masallarda ve de menkıbelerde torunlarımıza anlatılacak. Nasıl mı? Aynen aşağıda olduğu gibi: "Bir zamanlar demokrasi ile idare edilen, yüz kişiden doksan dokuzunun Müslüman olduğu bir ülkede, ne yazık ki, insanlar ülkelerindeki tüm zengin kaynakları, koltuk uğruna, düşmanları olduğu kesin ülkelere sınırsız bir şekilde tahsis etmişler ve bu da yetmemiş ülkenin başına geçenler dışarıdan aldıkları borçlarla, kendilerinin tanımı ile son derece önemli hizmetlere imza atmışlardır.Kendi yolunu yapabilmek ya da fabrika açabilmek için gerekli, masrafları borçlanmışlardır. 'Borç alan emir alır demişler ya atalarınızın ataları' bunlar da yemin üstüne yemin edenleri de dahil, iki devre içinde ülkenin her şeyini düşmanlarına vermişler, bu da yetmemiş onlara vatanlarının beşte birini tapulamışlardır. Bütün bunlara ilave olarak, Siyonistlere destek olmak için ülkenin içerisine füze kalkanlarını, onların korunması için patriotları ve de beraberinde haçlı ordusunu yurtlarına yerleştirmişlerdir. Böylece ettikleri yemini tutmuşlar hayali düşmana (belki de uzay savaşları için) vatanın bütünlüğünü koruma gayretine girmişlerdir.Milletin bütünlüğü ise parçalı, ama aralarında bütün, 36 parçaya bölme gayretinde olmuşlardır, Başkanlarının ağzı ile tabuları yıkma rekor denemesine soyunmuşlardır. Vatan hainleri ile sıkı fıkı olup onlara karşı direnç gösteren, ordusunu hain ilan ederek, ordunun gücünü şimdilik ortadan kaldırmışlardır. Ne olur ne olmaz hesabı ile de kendilerine destek silahlı güç olarak düşündükleri güvenlik güçlerini ağır silahlarla donatmışlardır. Sınırların kontrolü, PKK, PYD, gibi aslında MOSSAD'ın eline yavaş yavaş devredilmiştir. Bu ülkenin idarecileri küresel haçlı güçlerin emrinde savaşanlarla haçlı seferine katılmışlar, diğer Müslümanların imhası için her türlü fedakârlıkları yapmışlardır. İşte o ülkenin seçilenleri de Müslüman iken nasıl olur da yeminlerini tutmaz, tamamen tersi davranış yapar? diye düşünülebilir. Eğer yemin edilen kürsünün altında parlak bir parke varsa bu parke ayna görevi yapacaktır. Yemine çıktığında içinden, gölgem için yemine niyet ettim. Dediğinde, gölgenin yemini baş aşağı yemindir ve söylenene terstir. Aslın da seçilenlerin görevleri onları seçtiren başkanlarının istekleri olduğundan sadece onun isteği doğrultusunda parmak kaldırmak olacaktır. Yemini gölgeye, suçu da başkana atarak, her türlü suçtan dokunulmazlığa sığınarak, maaşı cebe atıp gününü gün etmektir." Biz çıkalım tahtırevana  Bu anlatılan masal inşallah ülkemize hayırlara sebep olur diye düşünüyorum. Bizim ülkemiz başkadır. Türk milleti yemindeki gibi bir bütün ve bağımsız kalmaya mecburdur çünkü bu yemin aslında vekillerince halkı adına yapılmıştır. Ülkenin hakiki sahiplerinin yemini yemindir. Ne mutlu Türküm diyene, Yazıklar olsun bu cümlede kekeleyene.
 
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bu kaçıncı gaf / 25.12.2017
- Hepimiz hazırız sıra sizde / 22.12.2017
- Alışmış kudurmuştan beterdir / 16.12.2017
- Sayın Cumhurbaşkanım / 05.12.2017
- Akil adamların önü açılsın / 26.11.2017
- Seçim barajı / 23.11.2017
- Kul hakkı / 21.11.2017
- Medeniyetler ittifakı / 19.11.2017
- Düşün ey Türk milleti / 14.11.2017
- Arabanın yerlisi / 07.11.2017
- Atam izindeyiz / 31.10.2017
- Artık herkes BTP'li / 21.01.2017
- Baştakilere birkaç soru / 13.01.2017
- İntihar / 06.01.2017
- Bir musibet / 04.01.2017
- Anlamak mümkün değil / 18.12.2016
- Kargaşa / 05.12.2016
- Her şey vatan için / 30.11.2016
- Annan, senin anan mı! / 27.11.2016
- Vatanım / 17.11.2016
- Hamallık / 11.11.2016
- Korkunun ecele faydası yoktur / 30.09.2016
- Tarihten ders alamayanlar / 25.09.2016
- Tek çare / 01.07.2016
- Harikalar diyarı / 26.06.2016
- Yeter / 26.05.2016
- İnan anamıyorum / 08.05.2016
- İki bin yirmi üçe ne kaldı / 21.04.2016
- Hala neyi bekliyoruz? / 17.04.2016
- Kara para senyoraj / 02.04.2016
- Biz dostuz / 31.03.2016
- İhanet / 26.03.2016
- Aldatan aldatana / 11.03.2016
- Müzelik hayat / 06.02.2016
- Bir varmış bir yokmuş / 27.01.2016
- Hedef / 24.11.2015
- Kimin umurunda! / 22.11.2015
- Dünya cennetine hasret gidecekler / 29.10.2015
- Anlatabildim mi? / 19.10.2015
- İşler duyuna kaldı / 16.10.2015
- Sayılı günler / 15.10.2015
- Eyvah / 13.10.2015
- Gerçekler / 11.10.2015
- Fiyasko / 30.07.2015
- Alay / 20.07.2015
- Meclis'teki trafik (2) / 30.06.2015
- Meclisteki trafik (1) / 29.06.2015
- Tantana ve borç yan yana / 18.06.2015
- Pes doğrusu / 11.06.2015
- Yalancının mumu / 30.05.2015
- Panik -2- / 21.05.2015
- Panik 1 / 20.05.2015
- Uyuyan dev / 09.05.2015
- Felaket / 30.04.2015
- Büyük hata / 22.04.2015
- Hesap zamanı / 17.04.2015
- Kemirgenler / 04.04.2015
- Yalanın doğrusu doğrunun yalanı / 22.03.2015
- Durmaz geçer zaman / 17.03.2015
- Ülkem / 09.03.2015
- Gümm / 28.02.2015
- Büyük darbe (2) / 25.02.2015
- Büyük darbe (1) / 24.02.2015
- Bitikler / 14.02.2015
- Mağdurlar / 08.02.2015
- Bağımsızlık / 29.01.2015
- Açılım mı? Hee... / 28.01.2015
- Dam üstünde saksağan / 09.01.2015
- Terazi / 05.01.2015
- Neyi bekliyoruz / 01.01.2015
- Zül / 19.12.2014
- Ümit / 14.12.2014
- Hedefe doğru / 09.12.2014
- Asla olamaz / 05.12.2014
- Taşlar yerine oturdu / 19.11.2014
- Ülkenin gururu / 10.11.2014
- Görev / 07.11.2014
- Şu hale bakın / 03.11.2014
- Atasözleri / 22.10.2014
- Durum vahim / 16.10.2014
- Son durak / 11.10.2014
- Emir erleri / 02.10.2014
- Kader / 27.09.2014
- Bir koy... / 21.09.2014
- Kilit cümle / 15.09.2014
- Pes birader / 11.09.2014
- Acı gerçek / 26.07.2014
- Tek çözüm / 06.07.2014
- Tuzak / 02.07.2014
- Hamallık / 25.06.2014
- Bilim ve teknolojide MEM / 18.06.2014
- Dinlenmezse Ata sözü sonuç haktır / 03.06.2014
- Bu nasıl ülke? / 01.06.2014
- Olmasaydı kömür nasıl geçerdi ömür / 26.05.2014
- Kapasite / 22.05.2014
- Bu ne iştir / 12.05.2014
- 1 Mayıs / 01.05.2014
- İbret / 26.04.2014
- Kayıplar aranıyor / 20.04.2014
- Halka hizmet / 28.03.2014
- Dikkat / 23.03.2014
- Uyuturlar / 12.03.2014
- Sahtekarlık / 08.03.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.03.2014
- Terör açılımı / 18.02.2014
- Nerede çokluk orada yokluk / 16.02.2014
- Başlıksız / 12.02.2014
- Kapris / 09.02.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.02.2014
- Entegrasyon / 07.02.2014
- Her şey ortada / 06.02.2014
- Çok acil / 02.02.2014
- Ne dersiniz? / 29.01.2014
- İster inan, ister inanma / 26.01.2014
- İnanma / 21.01.2014
- Tokat / 16.01.2014
- Büyük darbe / 10.01.2014
- Gizlenenler / 03.01.2014
- Vatan-millet-Sakarya / 29.12.2013
- İnsaf, hak, hukuk, vicdan... / 14.12.2013
- Ortası yok / 10.12.2013
- Sahipsiz kalamaz / 07.12.2013
- Pes doğrusu / 22.11.2013
- Bu ne rezalet! / 10.11.2013
- Sonuç / 07.11.2013
- Daha bitmedi / 30.10.2013
- Yemin / 26.10.2013
- Atam izindeyiz / 19.10.2013
- Andımız / 13.10.2013
- Tarih böylesini yazmadı / 07.10.2013
- İmkansız / 02.10.2013
- Hiç mi haysiyet kalmadı? / 28.09.2013
- Tencere dibin kara / 26.09.2013
- Gökkubbede boş bir seda / 22.09.2013
- Bunların derdi ne? / 21.09.2013
- Hak, inadı sevmez / 19.09.2013
- İsrail takkesi / 12.09.2013
- Bu kaçıncı koalisyon / 09.09.2013
- Bilen ya da anlayan var mı? / 30.08.2013
- İşin aslı / 22.08.2013
- Ya hep ya hiç / 03.08.2013
- Sevsinler demokrasiyi / 23.07.2013
- Yanlış duymadınız / 15.07.2013
- Yalan / 12.07.2013
- Suçlu ayağa kalk / 05.07.2013
- Büyük sınav / 01.07.2013
- Yalan dünya / 30.06.2013
- Neden ve sonuç / 15.06.2013
- Problem ve çözüm / 12.06.2013
- Kahramanlar / 05.06.2013
- Vazife / 03.06.2013
- İş çığırından çıktı / 07.05.2013
- Bu nasıl mantık! / 17.04.2013
- Kefen / 05.04.2013
- Tarlada petrol / 04.04.2013
- Ortaya çıkan gerçekler / 21.03.2013
- Korku / 18.03.2013
- Yol çatımı / 03.03.2013
- Bedel / 27.02.2013
- Dur yolcu / 21.02.2013
- Sallanan temel / 15.02.2013
- Kahramanlar / 28.01.2013
- Muhalefet / 25.01.2013
- Maşallah, maşallah / 16.01.2013
- İstediğin çözüm olsun / 11.12.2012
- Gençlere nasihat / 05.12.2012
- İntihar / 30.11.2012
- Başımıza geleceklere hazır mısınız? / 19.11.2012
- Dikkat! / 10.11.2012
- Yapışın yakasına tarihin / 30.10.2012
- Çılgınlık (2) / 17.10.2012
- Çılgınlık / 16.10.2012
- Misyoner (2) / 27.09.2012
- Misyoner / 26.09.2012
- Kimse kimseyi uyutmasın / 26.02.2012
- Devrim / 18.02.2012
- İşin özü / 07.02.2012
- Bu kadarı fazla / 30.01.2012
- Var mı duyan? / 05.01.2012
- Sıfır aşkı / 29.12.2011
- YORUM SİZİN / 21.12.2011
- And içtiniz bir kere / 12.12.2011
- Kendini aldatma / 04.12.2011
- Hazır mısınız? / 01.12.2011
- Hakikatler / 27.11.2011
- Pes doğrusu / 19.04.2011
- Ufukta görüneni görmek gerek / 02.04.2011
- Demokratik davranış / 26.03.2011
- Hedef / 02.03.2011
- Allah rızası için bir kere.. / 23.02.2011
- Gaflet, dalalet, sonuç rezalet / 26.01.2011
- Biat ve inat / 31.12.2010
- Uçak dağa düşende / 07.07.2010
- Nutkumuz tutulmuştu / 01.07.2010
- İşte bu kadar / 27.06.2010
- Ayinesi iştir kişinin / 22.06.2010
- Acaba ne zaman / 21.06.2010
- Acaba ne zaman? / 17.06.2010
- Allah aşkına / 08.06.2010
- Görmezler Duymazlar Aymazlar / 28.05.2010
- Çocuk aklı demeyin / 23.04.2010
- Misyonun sonu / 06.04.2010
- Sıfır sorun / 02.04.2010
- Kırmızı değil kara / 23.03.2010
- Kara sevda / 23.02.2010
- Gaflet uykusu / 09.02.2010
- Şaşmamak imkansız / 29.12.2009
- Bu günleri de mi görecektik / 22.12.2009
- Kimi Kandırıyorsunuz? / 14.12.2009
- Delikanlı adın ne? / 12.06.2009
- Beterin en beteri / 02.06.2009
- Diplomatik şantaj / 06.03.2009
- Diplomatik şantaj - I / 27.02.2009
- Aklımıza ne oldu / 22.02.2009
- Pes doğrusu! / 25.01.2009
- Kim demiş! / 10.01.2009
- Bu saçmalığa bir son gerekir / 01.01.2009
- Gaflet sonucu ihanet / 19.12.2008
- Buna ne dersiniz' / 14.12.2008
- Her zaman olduğu gibi / 26.11.2008
- Öncelikle şunu idrak edelim / 13.11.2008
- İhanet / 05.11.2008
- Hatırlatma / 28.02.2008
- Laiklik - Layıklık (2) / 12.01.2008
- Laiklik - Layıklık - 1 / 11.01.2008
- Başka türlü olamaz / 19.12.2007
- Gözdağı / 12.12.2007
- Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlamaz / 06.12.2007
- BİLMECE / 04.12.2007
- Yalanın anası yalandır / 27.11.2007
- Demokrasinin demosu / 09.06.2007
- Artık oylar bölünmesin / 03.06.2007
- Her şey planlı programlı / 01.05.2007
- Bak şu tesadüfe / 22.04.2007
- Bu nasıl iştir / 18.04.2007
- Uyanış / 29.03.2007
- Dikkat! / 25.03.2007
- Her biri bir kere / 15.03.2007
- İşin aslı / 11.03.2007
- Açıklık / 04.03.2007
- Mağduriyet / 03.03.2007
- Sonuç / 18.02.2007
- Yazıklar olsun / 13.02.2007
- Bereden nereye / 05.02.2007
- Esas cinayete dikkat / 04.02.2007
- Elimizdeki koz / 29.01.2007
- Acı gerçek / 24.01.2007
- Durum çok vahim / 19.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Hayırdır inşallah / 11.01.2007
- Bu kadarına pes doğrusu / 06.01.2007
- Akıntıya kürek çekmek 2 / 29.12.2006
- Akıntıya kürek çekmek / 28.12.2006
- Şu garib Dünya / 01.08.2006
- Sıra sende TPAO: Hazır mısın? / 20.07.2006
- Dost acı söyler / 15.04.2006
- Sorun bütünlüğümüz / 07.04.2006
- Size aydın demek, aydına haksızlıktır / 03.04.2006
- Dost zorda belli olur / 04.03.2006
- Hakikatler / 15.02.2006
- Bana sen diyemezsin / 10.02.2006
- Oduncu / 08.11.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

30.10.2012, 30.10.2011, 30.10.2010, 30.10.2009, 30.10.2008, 30.10.2007, 30.10.2006, 30.10.2005, 30.10.2004, 30.10.2003, 30.10.2002, 30.10.2001, 30.10.2000, 30.10.1999, 30.10.1998, 30.10.1997, 30.10.1996, 30.10.1995, 30.10.1994


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.