Abant gölünün nazlı dalgalarını seyrederek ve serin serin esen yellerine karşı kahve yudumlayarak Filistin yarasına ve Lübnan yangınına çare arayan ilim adamları çok yoğun beyin fırtınası yaşamışlar. Arap temsilcilerle Yahudi temsilcileri aynı masa etrafına oturtma konusunda biraz zorlanmışlar ama onu da sonunda başarmışlar. Zaten birincisinden on birincisine kadar Abant toplantılarının ortak özellikleri; küresel güçlerin emperyalist planlarının önündeki engelleri bir bir kaldırmaktır. Nitekim on birincisinin ana başlığı; "Küresel politikalar ve Ortadoğu" idi. Dayanın Abantçılar geliyor deyişimiz de bundan ötürüdür.İsrail'in bombardımanından yerle bir olan evlerinin enkazı altında kalan canım Ayşecikler, Ahmetçikler sizler bulunduğunuz yerde rahat uyuyun; büyük büyük amcalarınız Abant gölüne nazır oturup küresel politikalar ve Ortadoğu'yu tartıştılar. Enkazların altında çocuklarının, analarının, babalarının, eşlerinin cesetlerini arayan fakat 'yaz yağmurları' yerine dolu gibi yağan bombalar altında kolunu bacağını kaybedenler, sizler de biraz daha dayanın, biraz daha dişinizi sıkın Abantçılar dertlerinize derman bulmak üzere.Yine aynı sebepten ötürü Lübnan'dan kaçmaya çalışanlar, sevdiklerini, ciğerparelerini İsrail'in bombardımanlarında kaybettikleri için kaçarken gözleri hep geride kalanlar sizler de dişinizi sıkın, acılarınızı biraz daha bağrınıza basın, dayanın Abantçıların bu yılki konuları tam da sizlerle ilgili; "Küresel politikalar ve Ortadoğu".Sizler elbette dayanılmaz acılar içindesiniz, sağanak sağanak yağan küresel bombalar, top gülleleri altındasınız, çoğunuz çocuklarınızın parçalanmış cesetlerini bir araya getirip hiç olmazsa onlara bir mezar bulmaya çalışıyorsunuz, yakınlarınızın çığlıklarından gözünüze uyku bile girmiyor, su kaynaklarınız bombalandığı için susuzluktan yutkunmakta dahi zorluklar yaşıyorsunuz ama değil mi ki Abantçılar, bütün bu cinayetleri işleyen İsrail temsilcileri ile aynı masaya oturma ve biraz karşı çıkanları da oturtma başarısını göstermişlerdir gerisi o kadar önemli değil! Hem bu işleri ilk başlatan Hocaefendi yıllar önce demişti ya; "Bu maya bir tutarsa herkes yoğurt yer" diye. İşte maya tutmuş, buyurun yoğurt yemeye.Bugün on birincisi yapılan Abant toplantılarının ta birincisinde söylenen bu söz gerçekleşmiş maya tutmuş şimdi her taraf yoğurt, ye yiyebildiğin kadar! Ama, ateşin, alev toplarının içinde oldukları için en çok da yoğurda ihtiyaç duyan Iraklılara, Filistinlilere, Lübnanlılara nedense bu yoğurt hiç ulaşmıyor. Hocaefendinin yıllar önce işaret ettiği maya tutmuş, yoğurttan geçilmiyor ama dünyanın dört bir yanında yandım diye bağıran Müslümanlara bir damlası dahi düşmüyor. Bu mayayı kim nasıl çalmış, tutan yoğurt nasıl bir yoğurttur bilinmez ama küresel eşkıyaların, Müslüman cellatlarının içlerini serinlettiği muhakkak.Filistinli zeytin gözlü çocuklar, Lübnan'da yıkık duvarın altından "anneee" diye bağıran ama hiçbir ses alamayan yavrular biraz daha dayanın, biraz daha dişinizi sıkın, bakın Türkiye'de tonton amcalarınız Abant gölüne nazır toplandılar "Küresel politikalar ve Ortadoğu'yu" konuştular. Gerçi, sizlere bu korkunç zulmü reva gören İsrail'i, ona her türlü desteği sağlayan ABD'yi şiddetle, nefretle kınamadılar, bu alçakça zulmü lanetleyen karalar alamadılar ama olsun, zaten onların misyonu da bu değil. Onların misyonu sizin yurtlarınızı başınıza yıkan, sizi sevdiklerinizden, vatanınızdan ayıran İsrail'in temsilcilerine izzet ve ikramda bulunmaktır onu da fazlası ile yaptılar.Onbeş günden beri İsrail bombalarından henüz ölmemiş olan Filistinliler, Lübnanlılar, kadınlar, çocuklar ne olur biraz daha dayanın, dişinizi sıkın Abantçılar onbirinci toplantılarında sizin derdinize derman bulamadılar ama kim bilir belki de onikinci toplantıda bir çare bulurlar.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Âşık Ruhani ‘BAŞIM’ demiş yıllar evvel / 25.05.2026
- Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda / 24.05.2026
- “Bayram olmuş seyran olmuş bana ne” / 22.05.2026
- Sen yorulma diye… / 21.05.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- Bir eli yağda bir eli balda gözü de gelecek malda / 24.05.2026
- “Bayram olmuş seyran olmuş bana ne” / 22.05.2026
- Sen yorulma diye… / 21.05.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026


























































