HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Dayatma ve manda

09.07.2001 00:00:00
Koalisyon ortaklarından önce Başbakan Bülent Ecevit'in, ardından da yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ın, kısa zaman aralıklarıyla "IMF'nin tüm isteklerini yerine getirdikleri"ni itiraf etmeleri, herhalde piyasalardaki yüksek ateş sebebiyle yeterince hissedilmedi. Hatta ortaklar, global güçlerin taleplerinin milletimize yönelik birer "dayatma" olduğunu söyleyenleri, komplo teorileri üretmekle itham ederek bugüne kadar geldiler. Bu bakımdan Ecevit'in önceki gün "IMF'in dayatmaları"ndan açıkça söz etmesini oldukça önemsemek gerekmektedir.

Milletvekillerinin, bakanların hatta koalisyon ortağı liderlerin, AB, IMF ve sair global güçlerin isteklerini içeren evrakları okumadan, niyet mektuplarının içeriğine vakıf olmadan gözü kapalı imzalamaları, sadece "politik komedi" olarak değerlendirilemez. Böyle bir yaklaşım ve değerlendirme, devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz. Dahası, AB muktesebatına uyum çerçevesinde ulusal egemenliğin devrinin konuşulduğu "son derece riskli" bir süreçte, iş işten geçtikten sonra "dayatmalar"ı itiraf eden bu kırattaki politikacıların yabancılara neleri devredebileceklerini çok iyi hesap etmek kaçınılmazdır.

Telekom Yasası, Şeker Yasası, Tütün Yasası, Endüstri Bölgeleri Yasası, Bankalar Yasası... vs. Ecevit'in itiraf etmek zorunda kaldığı bir dayatmanın mahsulüdür. Hububat fiyatları, sübvansiyonun sona erdirilmesi ve alım kotasının getirilmesi bu dayatmanın neticesidir. Sağanak sağanak piyasaya yağan zamlar bu dayatmanın ürünüdür. İşçiye memura reva görülen zam oranı da böyle bir dayatmanın sonucudur. Bunlar, dayatma oldukları açıkça kayıtlara geçen, niyet mektuplarında zikredilen gelişmeler. Heniz önceki gün Dünya Bankası ve Avrupa Birliği'nden gelen uzman heyeti, Ankara'da yaptıkları temaslarda Devlet İhale Kanun taslağını hem şekil, hem de içerik olarak yetersiz buldu. Şimdi bizimkiler, taslağı, onların istediği kıvama getirmeye çalışıyorlar.

Bu kadar dayatmaya emme basma tulumba gibi kafa sallayanların, Apo'nun adalarda dinlendirilmesi, hapishaneleri dolduran otuz-otuzbeş bin mahkumun ne pahasına olursa olsun affedilmesi, ekümenik sevdaya tutulmuş patriğe ne yaparsa yapsın dokunulmaması, mütedeyyin halkın çocuklarının din eğitiminden mahrum kalması için yaz Kur'an kurslarına dahi yaş sınırı konması... vs gibi uygulamaları "bila kayıt talimat"larla yapmadıklarına kim garanti verebilir? Birkaç ay sonra ortaklar, bunlar da "non paper dayatmalar"dı, diye itiraf ederlerse; hiç şaşmayınız.

Dolayısıyla bugün, her ne kadar AB'ye üyelik sürecinde ulusal egemenliğin devri konusu, tartışmaların odağını teşkil ediyorsa da; Başbakan'ın dayatma itirafıyla resmi kayıtlara geçtiği üzere, milletin egemenliğinin global güçlere "fiili olarak devredilmesi" sözkonusudur. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın IMF Başkanı Köhler'den aldığı mektubu bile, tek başına değerlendirme iradesini ortaya koymasının mümkün olmadığı bir gerçektir; bunu söyleyen sayın Ecevit'tir. Mektubun değerlendirilmesi için "atanmış Bakan Kemal Derviş"in seyahatten dönmesinin bekleneceğinin ifade edilmesi, başka ne ile izah edilebilir?

Gelinen noktada artık koalisyonun, milletten aldığı kuvvetle değil, ancak global güçlerin desteğiyle ayakta kalabildiği, Türkiye'mizin işlerini görmeye çalıştığı aşikârdır. Dolayısıyla en basit Telekom tayini gibi olur olmaz konularda dahi dayatmalarla karşı karşıya kalan hükümetin, millet iradesini temsil etmede ve milli iradeyle iş görmede aciz kaldığı somut olarak ortadadır. Bir kez daha altını çiziyorum; Başbakan Ecevit'in dayatma itirafının bu bakımdan "olduğundan fazla ciddiye alınması" gerektiği açıktır.

Bu minval üzere hükümet etmek, ülkenin "fiili olarak mandacılığa mahkum edilmesi" demek olur ki; Türk istiklal ve istikbalinin karşılaşabileceği en riskli vaziyet bu olsa gerektir. Bundan sonrasına akıl sır ermez.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.