logo
10 EYLÜL 2026

D.Bakır kalıcı olacak

17.07.2001 00:00:00
 
Diyarbakırspor Başkanı Mücahit Can, yönetim olarak kısa zamanda büyük işler başardıklarını belirterek, "Taraftarlarımız merak etmesin. Süper Lig'in kalıcı takımlarından biri olacağımıza söz veriyoruz" dedi

Eski yönetime teşekkür ettiklerini, bu takımı Süper Lig'e çıkardıklarını,onların yaptıklarının unutulmayacağını ifade eden Mücahit Can, Süper Lig'de kalıcı olacaklarını söyledi.

Kadromuz yeterli

Aldıkları görevin zorluklarını bildiklerini de söyleyen Can, "Görevi devir alır almaz, hemen çalışmalarımıza başladık. Yönetimimizde futbol piyasasını iyi bilen, bu konuda uzmanlaşmış arkadaşlarımız var. Transfer komitemiz devamlı Ankara'daydı. Türkiye'nin bir çok kulübünün yapamadığını yapıp, birçok transfer gerçekleştirdik. Bizim diğer rakiplerimize göre avantajımız taraftarımızdır. Sıfırdan bir kadro kurduk ve şimdiye kadar transfer ettiğimiz tüm futbolcuların bonservislerini aldık" dedi.

Temelimiz sağlam olmalı

Tüm zorlukları aşamadıklarını dile getiren Mücahit Can, "Ancak önemli aşamalar kat ettiğimizi söyleyebilirim. Yönetim kurulumuz uyumlu bir şekilde yoluna devam ediyor. Asıl amacımız Diyarbakırspor'u kalıcı temeller üzerine yerleştirmektir. Altyapı, tesisleşme ve gelir kaynakları konusunda çalışmalarımız var" şeklinde konuştu.

Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı

İstanbul Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011 yılında ölümü şüpheli olarak değerlendirilen Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi

09.09.2026 14:23:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Kaşif Kozinoğlu'nu soruşturmasında "feth-i kabir" kararı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Kasım 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybettiği değerlendirilen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenilmişti.

Eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma genişletiliyor. Bu kapsamda Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için 'feth-i kabir' kararı verildi.

Önümüzdeki günlerde Kozinoğlu'nun Ümraniye'deki kabrinin açılması ve uzman ekipler tarafından örnek alınması bekleniyor.

9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere

9 Eylül 1922, yalnızca bir kentin işgalden kurtulduğu takvim yaprağı değil; 15 Mayıs 1919’da İzmir Kordonu’nda dökülen ilk kanla başlayan Türk İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandığı, bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Üç yılı aşkın süren karanlık, acı ve işgal dönemi; Türk ordusunun Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan soluksuz takibiyle son bulmuştur

09.09.2026 14:11:00
Hasan Gündoğdu
 
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
Büyük Taarruz'dan Akdeniz'e Uzanan Hat

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin imha edilmesiyle sonuçlandı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" tarihi emriyle başlayan takip harekâtı, askeri tarihte eşine az rastlanır bir hızla ilerledi.

Yorgun, uykusuz ve kısıtlı imkânlara sahip Türk süvarisi ve piyadesi, kaçan düşman birliklerinin şehirlere zarar vermesini önlemek amacıyla günde ortalama 40-50 kilometre yol kat ederek Batı Anadolu'yu adım adım özgürleştirdi.

Belkahve'den Süzülen Zafer ve Hükümet Konağı'na Çekilen Bayrak

8 Eylül akşamı İzmir sınırlarına dayanan Türk birlikleri, Belkahve sırtlarından Ege'nin mavi sularına bakarken yıllardır süren mücadelenin sonuna gelindiğini biliyordu.

9 Eylül 1922 sabahı saat 10.30 sularında Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni 2. Süvari Alayı, Bornova üzerinden şehre girdi.

Kordon boyundan ilerleyen birlikler, Yunan askerlerinin ateşi ve atılan bombalara rağmen İzmir Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, göğsünden yaralanmış olmasına rağmen Hükümet Konağı'nın balkonundaki Yunan bayrağını indirip göğsünde taşıdığı Türk bayrağını göndere çekti.

Kısa süre sonra Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği de Kadifekale'ye Türk bayrağını dikerek şehrin üzerindeki işgal gölgesini tamamen kaldırdı.

Diplomatik ve Siyasi Sonuçlar

İzmir'in kurtuluşu, Mondros Mütarekesi ile fiilen sona erdirilmek istenen Türk devletinin yeniden dirilişini simgeler. Bu zaferle birlikte:

• Millî Mücadele'nin askeri safhası başarıyla tamamlanmış, sıra diplomatik mücadeleye gelmiştir.

• İtilaf Devletleri, Türk ordusunun İstanbul ve Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine Mudanya Mütarekesi'ni kabul etmek zorunda kalmıştır.

• Sevr Antlaşması tamamen tarihin çöp sepetine atılmış, Lozan Barış Antlaşması'na giden yol ardına kadar açılmıştır.

9 Eylül, bir kentin kurtuluşunun ötesinde, Sevr'in karanlığından Lozan'ın bağımsızlık ışığına geçişin ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin harcının karıldığı en önemli sembollerden biridir.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü

09.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü. Elmalı Barajı ise yüzde 68.6 ile en yüksek doluluk oranına sahip baraj oldu.

Barajlardaki doluluk oranları ne?
İSKİ'nin verilerine göre 9 Eylül itibarıyla İstanbul'da baraj doluluk oranları şöyle:
Alibey Barajı yüzde 39.11
Büyükçekmece Barajı yüzde 29.35
Darlık Barajı yüzde 59.56
Elmalı Barajı yüzde 68.67
Istrancalar Barajı yüzde 21.43
Kazandere Barajı yüzde 14.66
Pabuçdere Barajı yüzde 5.5
Sazlıdere Barajı yüzde 23.32
Terkos Barajı yüzde 36.04
Ömerli Barajı yüzde 56.71

Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi

Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi

09.09.2026 11:51:00
AA
 
 Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi
 Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın 8 ayında düzenlenen operasyonlarda, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, güvenlik güçleri, insan sağlığını tehdit eden sahte içkilerin üretilmesinin ve tüketiciye ulaştırılmasının engellenmesi amacıyla ülke genelinde operasyonlarını sürdürüyor.

Ağır zehirlenmelerin yanı sıra kalıcı görme kaybı, koma ve ölüme yol açabilen sahte ve kaçak alkollü içkilerin üretim ve dağıtımının önlenmesi amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı birimleri tarafından saha çalışmaları aralıksız yürütülüyor.

Yasa dışı imalathane ve depolar ile satışın gerçekleştirildiği iş yerleri tespit edilerek söz konusu içkilerin piyasaya sürülmesi engelleniyor.

Operasyon sayısı 5 bin 634 artarak 27 bin 706'ya yükseldi
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, kaçakçılıkla mücadelede 1 Ocak-31 Ağustos 2025 döneminde 22 bin 72 operasyon gerçekleştirilirken, bu yılın aynı döneminde operasyon sayısı 5 bin 634 artarak 27 bin 706'ya yükseldi.

1 Ocak-31 Ağustos 2025 arasında düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüpheli sayısı 31 bin 353 olurken, bu yıl aynı dönemde 35 bin 950 şüpheli gözaltına alındı.

Bu yıl 8 ayda gerçekleştirilen operasyonlarda 4 milyar 562 milyon liralık vergi kaybı önlenirken, 673 bin 85 litre sahte ve kaçak alkollü içki ele geçirildi.

Aynı dönemde, kaçak sigara yakalamalarındaki artış da dikkati çekti.

Geçen yılın 8 ayında 7 milyon 302 bin 908 paket kaçak sigara ele geçirilmişti. Bu yılın aynı döneminde söz konusu miktar yüzde 54,6 artarak 11 milyon 287 bin 897 pakete ulaştı.

Operasyonlarda ayrıca 3 milyon 547 bin 965 litre kaçak akaryakıt, 265 bin 185 elektronik sigara ve 1 milyar 174 milyon 711 bin 141 makaron ele geçirildi.

Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!


 
 
Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1.7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

08.09.2026 15:55:00
Haber Merkezi/AA
 
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!

Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1,7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.
Ünlü tıp dergisi 'The Lancet'te yayımlanan araştırmada, 204 ülke ve bölgedeki pasif içicilik yaygınlığı ile buna bağlı hastalık yükü incelendi.

Dünyadaki her 3 kişiden biri etkileniyor

Araştırmada, 2023'te dünya genelinde yaklaşık 767 milyonu çocuk olmak üzere 2.7 milyardan fazla kişinin pasif içiciliğe maruz kaldığı ve bu durumun yaklaşık 1.7 milyon kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi. Yetişkin ölümlerinin en başta "iskemik kalp hastalığından", çocuk ölümlerinin ise "alt solunum yolu enfeksiyonundan" kaynaklandığı aktarıldı.

Kapalı mekanlarda ısrarla sigara içenler katilden farksız!

Araştırmada, pasif içiciliğin küresel ölçekte önemli bir sağlık riski olmaya devam ettiği belirtilerek özellikle kadın ve çocukların korunması için daha güçlü tütün kontrol önlemleri alınması çağrısında bulunuldu. Pasif içicilik, tütün ürünü kullanan kişilerin çevresindekilerin dumana istemeden maruz kalması olarak tanımlanıyor ve kalp hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ile kanser başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?


 
Güne başlarken ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimiz de sağlık açısından önemli. Günlük yaşam temposu, geç saatlere kadar süren uyku, vardiyalı çalışma veya yoğun iş programı nedeniyle günün ilk öğünü kimi zaman öğle saatlerine kadar ertelenebiliyor. Son yıllarda beslenme alanında yapılan çalışmalar ise öğün saatlerinin vücudun biyolojik ritmi ve metabolik süreçlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
 

08.09.2026 15:48:00
Murat Çorbacı
 
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, beslenmenin yalnızca günlük alınan enerji ve besin içeriği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Vücudumuz gün boyunca aynı metabolik koşullarda çalışmıyor. Uyku, uyanıklık, hormonların salınımı ve metabolik süreçler belirli bir günlük ritim içerisinde ilerliyor. Bu nedenle öğünlerin zamanlaması da beslenme düzeninin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardan biri" dedi.

İlk öğünün saati neden önemli?

Yakın zamanda 40 yaş ve üzerindeki 31 binden fazla yetişkinin verileri kullanılarak gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir çalışmada, günün ilk ve son öğün saatleri ile uzun dönemli sağlık sonuçları arasındaki ilişki incelendi. Bulgular, ilk öğününü daha geç saatlerde tüketen kişilerde tüm nedenlere ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin daha yüksek seyrettiğini gösterdi. Ancak bu sonuçların "geç kahvaltı erken ölüme neden oluyor" şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Bu tür çalışmalar bize önemli ilişkiler gösterir ancak tek başına neden-sonuç ilişkisi kurmamızı sağlamaz. Geç saatte ilk öğün tüketen bir kişinin uyku düzeni, fiziksel aktivitesi, çalışma koşulları, mevcut hastalıkları ve genel beslenme alışkanlıkları da sonuçlar üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle tek bir öğün saatinden hareketle kişinin sağlık riski hakkında kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

En uygun zaman ne zaman?

Araştırmada ilk öğününü 07.00–08.00 arasında tüketenlerle karşılaştırıldığında, ilk öğün saati ilerledikçe bazı sağlık risklerinin de kademeli olarak yükseldiği görüldü. Bununla birlikte bu sonuç, herkesin belirli bir saatte kahvaltı yapması gerektiği anlamına gelmiyor. Uyku ve uyanma saati, kişinin çalışma düzeni, günlük enerji gereksinimi, yaş, fiziksel aktivite düzeyi ve mevcut sağlık durumu uygun öğün zamanlamasını değiştirebilir. Gece vardiyasında çalışan bir bireyin beslenme düzeni ile sabah erken saatlerde güne başlayan bir kişinin öğün planının aynı olması beklenmez. Beslenmede tek bir doğru saatten söz etmek yerine kişinin uyku-uyanıklık düzeniyle uyumlu bir plan oluşturmak daha doğru bir yaklaşım olur.

Akşam yemeği için de net bir saat yok

Gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının uyku düzeni, toplam enerji alımı ve kişinin günlük yaşam biçimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Akşam yemeği konusunda da herkese uygulanabilecek kesin bir saat vermek yerine kişinin yatış saati ve günlük düzeni dikkate alınmalıdır. Özellikle gün boyunca yeterince beslenmeyip enerji alımının büyük bölümünü gece saatlerine bırakmak, sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninin kurulmasını zorlaştırabilir" dedi.
Son yıllarda belirli saat aralıklarında beslenmeye dayanan yaklaşımların yaygınlaşmasıyla birlikte "yeme penceresi" kavramı da daha sık gündeme geliyor. Ancak gün içinde kaç saat yemek yenildiği, beslenme düzeninin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Öğünlerin hangi saatlerde tüketildiği kadar bu öğünlerin içeriği, günlük enerji ve besin ögesi gereksiniminin karşılanması, sebze ve meyve tüketimi, yeterli protein ve lif alımı, uyku düzeni ve fiziksel aktivite de genel sağlık açısından önem taşıyor.

Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı

Uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik İzmir'de operasyon düzenlendi

08.09.2026 13:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı
Belçika merkezli suç örgütüne İzmir'de operasyon: 24 gözaltı
Uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik İzmir'de operasyon düzenlendi. 24 kişi gözaltına alınırken, taşınmaz mallara, araçlar ve teknelerine de el konuldu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında; uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen, Belçika merkezli faaliyet gösteren ve Bayram Yaramış'ın yöneticiliğini yaptığı "Yaramışlar" suç örgütüyle birlikte hareket ettiği tespit edilen toplam 38 şüpheliye yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. Şu ana kadar 24 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde olduğu, 2'sinin ise arandığı belirtildi. Diğer 11 şüphelinin de yurtdışında bulunduğu bildirildi.

1 milyar değerinde mal varlığına el konuldu



Yapılan analiz, istihbarat çalışmaları ve mali incelemeler sonucu, söz konusu suç örgütünün uluslararası ölçekte faaliyet gösteren, hiyerarşik yapıya sahip, süreklilik arz eden ve çok yönlü suç işleme kapasitesi bulunan organize bir yapı olduğu değerlendirildi.

Soruşturma kapsamında ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen ve yaklaşık toplam değeri 1 milyar TL (20,7 milyon ABD doları) olan 87 adet taşınmaza, 18 adet araca, 4 adet özel tekneye, 14 adet şirket ortaklık payına, banka hesapları ile diğer malvarlığı unsurlarına el konuldu.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, uyuşturucu madde ticareti ve organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında yürütülen soruşturmanın titizlikle ve çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.

Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin görülecek dava öncesi açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, "Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" dedi

08.09.2026 11:38:00 / Güncelleme: 09.09.2026 07:21:06
İHA
 
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı dava öncesi müşteki anne Gülhan Ünlü Bakırköy Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulundu. Müşteki Gülhan Ünlü'ye çok sayıda vatandaş destek olmak için adliye önüne geldi.

Verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum

Adliye önünde konuşan Gülhan Ünlü, sanığın en ağır cezayı almasını istediğini belirterek, "İlk duruşmada da söylediğimiz gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. Görüntülerin izlenmesini istemiştik ilk duruşmada, maalesef ki reddedilmişti. Duruşmadan beklentim, iştirakçilerin de sanık olarak yargılanması. Sadece dosyada tanık olarak varlar. Dosyada daha şimdiden çok açık olduğunu söyleyebilirim. Mesajlaşmalar var, katilin silahla fotoğrafları var, olaydan 4 gün öncesinde başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. İştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz. 8 ay geçti, ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" şeklinde konuştu.



Açıklamasının devamında ceza miktarlarına da değinen anne Gülhan Ünlü, "Bu canilerin, katillerin cezaları, aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat yatarı 5 yıl oluyor. Bu ceza, mağdur ailelere verilmiş gibi oluyor. Dosyamızda başından beri çok fazla açık var, delil karartma var. Hanginiz, cinayetin işlendiği aleti elinize alırsınız? Almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz. Buradan çıktığımda daha umutlu çıkmak istiyoruz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından karar çıkması beklenen duruşmanın görülmesine başlandı.

7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor

Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor

08.09.2026 10:13:00
İhlas Haber Ajansı
 
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
7 ev kül oldu, Kozan'da orman yangını devam ediyor
Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına 5 helikopter, 2 uçakla mücadele sürüyor. Bölgede 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi.

Yangın, Kozan ilçesine bağlı Doğanalanı Mahallesi'ndeki ormanda çıktı. Ormanda alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye çok sayıda Orman Genel Müdürlüğü ekipleri ve itfaiye ekipleri sevk edildi.



Yangın rüzgarın etkisiyle büyürken bölgedeki bazı yerleşim yerleri tedbir alınarak tahliye edildi. 7 ev yanarak kullanılamaz hale geldi. Ekiplerin 5 helikopter, 2 uçakla yangına müdahalesi sürüyor.



Doğanalanı Mahallesi Muhtarı Yunus Bekçi ise yangın haberini alıp bölgeye geldiklerini söyleyerek, "Mahallenin kuzey kısmında tepenin alt eteğinden ateş yükseldi. Zaten poyrazında çok fazla olması nedeniyle bir anda sağa sola savruldu. Her tarafa yayıldı bu hale geldi. Birkaç tane evde hasar olduğu söyleniyor" dedi.

Enizçakırı Mahallesi Muhtarı Ahmet Avcı da "Rüzgarın etkili olması nedeniyle yangın büyüdü. Öncelikle insanları, hayvanları tahliye ettik. Yangının olduğu alanda 15 kadar ev vardı. Yangının içinde kaldılar diye konuştu.

Avcılar'da facia yaşanabilirdi


 
 
Avcılar'da İBB'ye bağlı asfalt kamyonu virajı alamayarak alt geçit yoluna düştü. Kaza sırasında alt geçitte araç olmaması büyük bir faciadan dönülmüş oldu.
 

08.09.2026 07:53:00
AA
 
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi

Avcılar'da virajı alamayan İBB'ye bağlı asfalt kamyonunun alt geçit yoluna düşmesi sonucu sürücü yaralandı. Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan yolunda seyreden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı 23 LF 218 plakalı asfalt kamyonu, virajı alamayarak sürücüsünün kontrolünden çıktı.

Yoldan çıkan kamyon, Avcılar Ambarlı Alt Geçidi'nin yoluna düşerek yan yattı. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan sürücü, sağlık ekiplerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaza nedeniyle alt geçit yolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.

Kamyonun kaldırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.