Dedim:
Bütün dikkatinle dinle sözümü
Zihnindeki zinciri kırman gerekir
Korlaşmaya dönen kızgın közümü
Harlanması için karman gerekir.
Dedi:
Havada uçuşan bin bir çeşit söz
Kulağımı hangisine vereyim?
Zihin ne, zincir ne, köz de ne imiş?
Kor ise köz ise nasıl karayım?
Dedim:
Boşuna harcama civan çağını
Susuz koyma bostanını bağını
Seyretmeye kıymadığın dağını
Ferhat gibi şöyle yarman gerekir.
Dedi:
Bağ ile bostanlar bar vermez oldu
Çiftçi tarlasını hiç sürmez oldu
Meyve dalda kaldı hiç dermez oldu
Ferhat'sız dağları nasıl yarayım?
Dedim:
Onarmaya önce zihninden başla
Öyle oyalanma kurt ile kuşla
Eğer ilgiliysen iş ile aşla
Uzun uzun kafa yorman gerekir.
Dedi:
Bu zihin işini pek anlamadım
Kalabalıklardan hiç ayrılmadım
Kılı kırk yarmadım yardım almadım
Yol-yordam bilmeden nasıl yorayım?
Dedim:
Dere ol ırmak ol gönüllere ak
Aydınlanmak için bir mum da sen yak
Aç gözün gafletten dört bir yana bak
Dönen dolapları görmen gerekir.
Dedi:
Zalim pençe vurup hemen siniyor
Hem vuruyor hem vuranı kınıyor
Işık hızından da hızlı dönüyor
Böyle dolapları nasıl göreyim?
Dedik:
Oyunları bozmak elimizdedir
Eşsiz destan yazmak elimizdedir
Düğümleri çözmek elimizdedir
İlmin kapısından girmek gerekir.
Bütün dikkatinle dinle sözümü
Zihnindeki zinciri kırman gerekir
Korlaşmaya dönen kızgın közümü
Harlanması için karman gerekir.
Dedi:
Havada uçuşan bin bir çeşit söz
Kulağımı hangisine vereyim?
Zihin ne, zincir ne, köz de ne imiş?
Kor ise köz ise nasıl karayım?
Dedim:
Boşuna harcama civan çağını
Susuz koyma bostanını bağını
Seyretmeye kıymadığın dağını
Ferhat gibi şöyle yarman gerekir.
Dedi:
Bağ ile bostanlar bar vermez oldu
Çiftçi tarlasını hiç sürmez oldu
Meyve dalda kaldı hiç dermez oldu
Ferhat'sız dağları nasıl yarayım?
Dedim:
Onarmaya önce zihninden başla
Öyle oyalanma kurt ile kuşla
Eğer ilgiliysen iş ile aşla
Uzun uzun kafa yorman gerekir.
Dedi:
Bu zihin işini pek anlamadım
Kalabalıklardan hiç ayrılmadım
Kılı kırk yarmadım yardım almadım
Yol-yordam bilmeden nasıl yorayım?
Dedim:
Dere ol ırmak ol gönüllere ak
Aydınlanmak için bir mum da sen yak
Aç gözün gafletten dört bir yana bak
Dönen dolapları görmen gerekir.
Dedi:
Zalim pençe vurup hemen siniyor
Hem vuruyor hem vuranı kınıyor
Işık hızından da hızlı dönüyor
Böyle dolapları nasıl göreyim?
Dedik:
Oyunları bozmak elimizdedir
Eşsiz destan yazmak elimizdedir
Düğümleri çözmek elimizdedir
İlmin kapısından girmek gerekir.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026

























































