HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Deizmin Sebepleri / Çuvaldız - II

28.03.2021 00:00:00
'Deizmin Sebepleri / Çuvaldız - II' seslendirme dosyası:
Dünden Devam>>
 
İşte tam burada siyasi ve bilimsel çalışmalarından başka dinin inanç esaslarında da bunu yaparak görüşlerini sağlamlaştırmak gerektiğini fark ettiler. Bu alanında "İbrahimi dinler'' ile ''dinler arası diyalog'' ve ''medeniyetler buluşması'' gibi ılımlı İslam projeleriyle İslam içeriden yani itikad açısından sarılmaya başlandı. Böylece dinler arası diyalog ile itikadi sapma ve kayma yaşandı. Burada, ''Dinler arasında fark yoktur hepimiz İbrahim peygamberin dinindeniz'' denerek ''İslam ile Hristiyanlık arasında inanç/itikad açısından bir fark yoktur'' demeye kadar vardılar. Bunu gençler arasında yaygınlaştırarak bir kısım nesli Hristiyanlaştırdılar. Ve nihayetinde orada aradıklarını bulamayan (yani Hristiyanlığın temel akidelerinin kaynaklanan paradoksları gören nesiller) tatmin olmadılar/ olamadılar. Ancak bu nesiller saydığımız diğer sebeplerle beraber  yeniden İslam'a da dönmediler/ dönemediler. Böylece Müslümanlar içerisinde büyük bir ''Deccal fitnesini'' de ateşlemiş oldular. Çünkü dinler arası diyalog ''peygambersiz bir din'' anlayışının temelini oluşturdu. Tüm bunlar neticesinde ''bana Peygamber lazım değil aklım yeter, evet bir yaratıcı var ama ben kendi aklımla doğruyu bulurum.'' anlayışına getirildiler.
 
Tüm bunlar İslam anlayışının sarsılmasına yol açtı İşte peygamberi ortak bir anlayış, peygambersiz  ve ahiretsiz bir paradigmayı yani ''deizmi'' doğurdu. Ancak bu yaygın anlayış ''ateizm'' kadar bile temelleri olmayan kolaycı bir anlayıştı. Zira depremde veya uçağın türbülansında ya da amansız bir hastalıkta sığınacak bir Tanrı olmasına rağmen vahiy, kural ve kaide olmayan bir ''adin'' oluşturuldu.
 
Buraya kadar incelediğimiz konuyu maddeler halinde özetlersek Deizmin başlıca sebepleri olarak;
1- Dinler arası diyaloğun "İbrahimi dinler ile ortak peygamber/ortak din" anlayışının peygambersiz bir din anlayışını doğurması
2- Bilim ve  İslam arasında suni bir çatışma çıkartılarak pozitivizmin ön plana çıkarılması ve bunun içinde özellikle evrim konusunun ileri sürülmesi 
3- Yahudilerin siyasi ve ırki  hakimiyet istemesi, Hristiyanların ve kilisenin tükenmez ihtirasları sonucu Avrupa, ABD ve İsrail'in kendi dinlerini siyasallaştırdıkları gibi  İslam'ı da tüm doneleriyle siyasallaştırmak istemeleri
4- İslam ile terörün bağdaştırılarak sosyolojik bir algı oluşturarak evrensel bir dinin engellenmek istenmesi
5- İslam'ın kendi içinde taassupkar tutumu ile sünnet ve ehlibeyt anlayışının unutulması sonucunda yanlış üzerine yanlış yorumlar yapılması 
6- Bilim adamlarının yerini din adamlarına yani "ulemaya" bırakması
7- Felsefe ile din çatıştırılacak eleştirel düşüncenin unutulması. İğneyi başkasına, çuvaldızı kendimize batırmamamız
8- Kuran'ın Niçin düşün müyorsunuz? Niçin aklet miyorsunuz? emirlerine uyulmaması gibi sebepler neticesinde genelde dünyada özelde ülkemizde Deizm hızla yükseldi. 
 
Orta çağdan yeniçağa geçilirken Kilise'ye karşı gelişen tutum sonucunda Deizm, 16. yy. da Avrupa'da ortaya çıktı. Ancak ülkemizde 21. yy da görülmesi yukarıdaki maddelerin sonucu olarak Kilisenin orta çağ din anlayışının İslam'a monte edilmek istenmesi olarak görülüyor. Avrupa'da daha sonra Metaryelizm (maddecilik) ön plana çıksa da gelişen bilim, madde ile açıklanamayan ama bilimle açıklanan olgular nedeniyle yerini pozitivizme bıraktı. Bilimde olduğu gibi düşünce dünyasını da, felsefi akımları da çok geriden takip ediyoruz maalesef. Önümüze ne sunulursa sorgulamadan kabul ediyoruz. Çünkü ülkemizde görülen diğer felsefi akımların seyri bile güncel değil. Zira Auguste Comte  Pozitivizmi  daha ayakları yere basan bir felsefi görüş olarak deney ve bilime ve olgulara  dayandırdı. Bu da  pozitivizmin ' din'' gibi tabulaştırması sağladı. 
 
Ancak Termodinamiğin 2. maddesince ''Enerjinin bir formdan başka bir forma dönüşürken bir miktarı daima başka bir forma dönüşmesi'' ve Entropi yasası (kısaca düzensizliğim düzeni) gibi ihtimal dışı gerçekleşebilecek bilimsel veriler onunda popülerliğini zamanla yavaşlattı. Bilim de Felsefe gibi "linear" ilerlemez. Doğrusal olarak gelişmeyebilir. Hatta bazen geriye doğru gelişebilir. Bu felsefe ve bilim açısından gayet normaldir.
 
Böylece gelecek nesiller Deizm'den sonra ise  Nihlizm'e doğru yönlendirilecekler. Aslında insanlık bu noktaya yani Nihilizm'e doğru taşınmak isteniyor. İşte o zaman ''üst akıl'' kendisi için çok daha rahat hareket edecek alan bulacak. Bu yeni akımı da nasipse sonraki haftalarda ele alacağız. Çünkü bunun çok daha vahim sonuçları olacak gibi görünüyor. Henüz pek kimse fark etmese de tüm dinler ve milletler için büyük bir çöküşe doğru sürükleyecek olan, ''Nihilizim" in kucağına düşmek üzere olan toplumlar geliyor.
 
Sözün Özü
 
Dogmaları reddederek kendi doğrularını kabul ettirmekte bir ''dogma'' çeşidi olduğu için ben bilimsel olarak korunmuş olan İlahi dogmayı seçtim…

TÜM İNSANLIĞIN KURTULUŞUNA MİLAT OLMASI DİLEĞİYLE BERAAT KANDİLİNİZİ KUTLARIM...Mutlu Pazarlar...
 
Arda Karani / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.