logo
08 AĞUSTOS 2026

Depremde ölen 117 vatandaş anıldı

30 Ekim'de İzmir'de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremin üzerinden tam bir yıl geçti. Depremde hayatını kaybeden 117 vatandaş için anma programları düzenlenirken, depremin meydana geldiği saat olan 14.51'de sirenler çalınarak saygı duruşunda bulunuldu. Alanda bulunan vatandaşlar, kayıplar için gözyaşı döktü

30.10.2021 17:56:00
 
Depremde ölen 117 vatandaş anıldı
Depremde ölen 117 vatandaş anıldı
30 Ekim 2020'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin yıldönümünde duygu dolu anlar yaşandı. İzmir Büyük Belediyesi tarafından Bayraklı ilçesinde düzenlenen anma programı çerçevesinde, depremde tamamen yıkılan ve 36 kişinin hayatını kaybettiği Rıza Bey Apartmanı önünde dikilen anıta karanfiller bırakıldı. Karanfil bırakma etkinliğine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Bayraklı Belediye Başkanı Serdal Sandal, Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü ve CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ile birlikte İzmir milletvekilleri ve depremde hayatını kaybeden vatandaşların aileleri katıldı. Daha sonra 30 Ekim kayıpları için Rıza Bey Apartmanı önünden saygı yürüyüşü düzenlendi. Kortej, Sakarya Caddesinden 30 Ekim Deprem Anıtı ve Parkı'nın açılışının yapılacağı yere ulaştı. Depremin gerçekleştiği saat olan 14.51'de anıt önünde itfaiye sireni eşliğinde saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı okundu, ardından anıta karanfiller bırakıldı. Depremde hayatını kaybedenler için anıtın yanından havaya beyaz balonlar salındı, bu sırada bazı vatandaşlar gözyaşlarını tutamadı.



Sandalyelerde vefat eden vatandaşların isimleri yer aldı

Yeniden düzenlenen 30 Ekim Parkı'nda ise anma töreni gerçekleştirildi. Törende, protokolün bulunduğu alandaki sandalyeler boş bırakılarak üzerlerine karanfil bırakıldı. Sandalyelerin üzerinde, depremde vefat eden vatandaşların isimlerinin yazıldığı görüldü. Törende, İzmir Büyükşehir Belediyesinin bir yılda sürdürdüğü çalışmaları içeren teknik sunum filmi gösterilirken, 'Elimi Tutar Mısın'' isimli belgeselin gösterimi de yapıldı. Belgesel yapımcı ve yönetmeni Önder İnce'ye, Tunç Soyer tarafından çiçek takdim edildi. Gün içerisinde yedi merkez ilçede 15 noktada 18 bin 500 kişilik lokma dağıtılacak. Bayraklı'daki üç camide akşam ile yatsı arasında ise mevlit okutulacak.



'İzmir'in hafızasına acıdan bir iz kazıdı'

Törende konuşan Başkan Soyer, 'Şehrimizi derinden sarsan bu afet, yazık ki 2020 yılında dünyada meydana gelen depremler arasında en fazla insanın hayatını kaybettiği deprem olarak kayıtlara geçti. 30 Ekim depremi, İzmir'in hafızasına acıdan bir iz kazıdı. Derin acımızı unutmamak ve gelecek kuşaklara hatırlatmak için, bu anma merasimi kapsamında 30 Ekim Deprem Anıtının açılışını gerçekleştiriyoruz. 30 Ekim, büyük bir afetin ve aynı zamanda İzmir'in gördüğü en destansı dayanışmalardan birinin tarihe not düşüldüğü gündür. Tüm İzmirlilerin, tek bir afetzedenin dahi sokakta kalmaması için nasıl büyük bir seferberlik içine girdiğini hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Bu dayanışma sayesinde evsiz kalan tüm vatandaşlarımız daha ilk gece bir çadıra yerleşti. Bir ay içinde ise tüm çadırlar söküldü, tüm mağdur vatandaşlarımız birer yuvaya kavuştu. Bunu, Bir Kira Bir Yuva kampanyamıza destek vererek sizler başardınız. Tüm İzmirliler başardı' dedi.



'İzmir'in en büyük önceliği dirençli bir kent olmak'

'İzmir'in en büyük önceliği dirençli bir kent olmak' diyen Başkan Soyer, 'Nitekim İzmir'de sadece bir yıl içerisinde; deprem, sel, orman yangını, fırtına, hortum gibi birçok afeti yaşadık. Yaşadığımız bu acı tecrübeler ülkemizin afet mevzuatında ve politikalarında bir an önce köklü değişikler yapılması gerektiğini gösterdi. Bununla beraber, afetlerin önlenmesinde ve yaraların sarılmasında yerel yönetimlerin önemini ortaya koydu. Biz bu bilinçle, bir yandan depremin açtığı yaraları sararken, diğer yandan afete hazır İzmir için adımlarımızı atmaya başladık. 30 Ekim depremi yaşanmadan önce Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığını kurmuştuk. Yaşadığımız bu büyük afet, İzmir'in böyle bir yapılanmaya ne çok ihtiyaç duyduğunu bir kere daha gösterdi. Ardından, afet yönetimini tüm paydaşlar ve sivil toplumla ortaklaşa yürütmek üzere İzmir Afet Platformu'nu oluşturduk. Böylelikle kamunun yetkilerini, sivil toplumun gönüllü gücüyle bir araya getirdik' diye konuştu.



'İki büyük çalışma başlattık'

Kentin deprem kaynaklı afetlere karşı direncini geliştirmek için iki büyük çalışma başlattıklarını kaydeden Başkan Soyer, şunları söyledi: 'Bunlardan birincisi, yapı stok envanteri projemiz. Bu sayede yapıların mevcut durumlarının kimlik kartını çıkartıyor ve karekod uygulaması ile binayla ilgili tüm bilgileri herkes için erişilebilir hale getiriyoruz. Depreme hazırlık kapsamında kentimizde yapılacak ilk müdahale için bölgesel öncelikleri belirliyoruz. Bu kapsamda, İnşaat Mühendisleri Odası ile yaptığımız protokol çerçevesinde Bayraklı ilçemizde, 24 mahallemizdeki 33 bin 100 yapının inceleme çalışmalarını tamamladık. İkinci çalışmamız ise ülkemizin en kapsamlı deprem, tsunami ve zemin araştırma projesi. İzmir yer altı röntgenini çeken bir çalışma. Orta Doğu Teknik Üniversitesinin koordinasyonu, İzmir Yüksek Teknoloji ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin öncülüğünde, 10 üniversiteden 43 bilim insanı ve 18 uzman mühendis, İzmir'in sismik hareketlerini değerlendirerek aktif olan fayları belirliyor. Bu proje başlayana kadar, İzmir'in diri olan faylarına dair elimizde bilimsel, sağlıklı bir veri bulunmuyordu. Üniversitelerin ve uzmanların değerli çalışmaları sonucunda, İzmir'in depremselliği ile ilgili çok somut ve net bilgilere ulaşıyoruz. Araştırmalarımızı hem karada hem de körfezde eşzamanlı yürütüyoruz. Böylece dirençli bir kent olmak için gerekli planlamaları tamamlayarak şehrin yeni yapılaşma alanlarının yeri ve şekline doğru yön verebiliyoruz.'



'Mutabakat sağladık'

30 Ekim sonrasında hasarlı binaların dönüşümü için gerekli finansman konusunda belediyenin, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve İller Bankasıyla birlikte çalıştığını ifade eden Başkan Soyer, 'Yoğun bir müzakerenin sonucunda, Acil İyileştirme Kredisi için Dünya Bankası ile gerekli mutabakatları kısa sürede sağladık. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve hükümetin diğer yetkili birimlerinin uygun görüşünü takiben, hasarlı binaların dönüşümü için krediyi vatandaşlarımıza derhal kullandıracağız. İzmir'in deprem odaklı afet risklerini azaltmanın en önemli araçlarından biri, hiç kuşkusuz kentsel dönüşüm. Bu nedenle kentsel dönüşüm yatırımlarına İzmir tarihinde hiç olmadığı kadar hız verdik. Yaklaşık bin bağımsız bölümü teslim ettik ve 2 bin 500 bağımsız bölümün inşaatını başlattık. Belediye şirketimiz İzBeton'un yapım ihalelerine dahil olmasını sağlayarak İzmir'de kentsel dönüşüme yeni bir ivme getirdik. Tüm bu çalışmalarımızın ortak paydası ise İzmir'i ve İzmirlileri, sağlıksız yapılara, yıkımlara ve can kayıplarına mahkum etmemek. İzmir'i dirençli bir şehir olabilmesi için imar etmek' sözlerine yer verdi.

Meclis kararlarını açıkladı

Depremzede vatandaşların yaralarını sarmak için kasım ayında meclisin onayına sunacakları üç önemli kararın bilgisini veren Başkan Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Birincisi, Uzundere'de depremzedelere tahsis ettiğimiz konutların kullanımına 6 ay daha ücretsiz imkan tanıyoruz. İkincisi, mevcut yapıların hak kaybı yaşanmadan yapılaşmasını sağlayan bölgelerin belirlenmesi için verilen 5 aylık süreyi uzatıyoruz. Üçüncüsü, orta ve ağır hasarlı yapıların hızla dönüşmesini sağlamak için emsal artışını meclisimizin gündemine getiriyoruz. Bütün bunlar acılarınız hafifletmeye etmiyor. Emin olun ki acınız acımızdır. Sadece bugün değil, yarın da sonuna kadar da yanınızda olacağız. Acınızı hafifletmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.'

'Afet bölgesi ilan edilmeliydi'

Bayraklı Belediye Başkanı Serdal Sandal ise şöyle konuştu: 'Temel sorunlarımız belli. Bu sorunların karşısındaki kurumlar da belli. Bayraklı Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilgili bakanlıklarımız dışında sorunun çözümünü başka alanlarda aramak çok doğru değil. Siyasi polemiklere kurban edilmeden, kentin sorunlarını bu bileşenlerle beraber çözmek hepimizin en büyük arzularından bir tanesi. Sorunlarımız belli. Aslında temel sorunlardan bir tanesi, bölgenin afet bölgesi ilan edilmemesi. 20 bin yurttaşın dışarıda kaldığı, 117 yurttaşımızı yitirdiğimiz Bayraklı, afet bölgesi ilan edilmiş olsaydı, belki bugün depremzede yurttaşlarımızın söylediği hiçbir sıkıntıyı bugün konuşmayacaktık. Benzer uygulamayı ülkemizin birçok yerinde gördük. Benzer uygulamanın Bayraklı'da olması bizleri de memnun ederdi. Mevzuatla ilgili ciddi sıkıntılarımız var. Hasarlı bina, riskli bina kavramı arasında sıkışmış vatandaşlarımız var. Az hasarlıdan, orta hasarlıdan ne kastedildiğini pek anlamış değiliz. Bir binanın içinde oturulup oturulmadığı bizim önceliklerimizden bir tanesi. Bilimsel olarak binaların riskli olup olmadığına karar verdikten sonra gerekli çalışmaların başlaması, bizim öncelikli faaliyetlerimizden bir tanesi. Ağır hasarlı binalarda da yurttaşlarımız oturamıyor, orta hasarlı binalarda da oturamıyor ama orta hasarlı binalardaki yurttaşlarımızın hakları, ağır hasarlıdaki yurttaşlarımızın haklarından farklı durumda. Bu garabetin bir şekilde ortadan kalkması gerekiyor.'

'Ben, Umut'unu yitirmiş ama başka çocuklara umut olmaya çalışan bir anneyim'

Depremde, Doğanlar Apartmanı enkazından 65 saat sonra kurtulan Elif Perinçek'in ağabeyi Umut Perinçek ise hayatını kaybetmişti. Perinçek Ailesi, acı kayıptan sonra çocuklara hizmet eden Yüreklere Umut Vakfını (YUVA) kurmuştu. Vakıf, deprem yıldönümünde deprem hattında bisiklet sürme etkinliği de düzenledi. Anne Seher Perinçek, '117 vatandaşımızı anmak için 117 gönüllü bisikletlimizle etkinlik çağrısı yapmıştık. 117 gönüllüden daha fazla bisikletli katılım sağladı. Bisikletli arkadaşlarımız deprem hattı üzerinde bisiklet sürdüler. Ayrıca gökyüzüne balonda uçuracağız. Bu balonlar uçtuğunda yitirdiğimiz 27 miniğimizde minik bir tebessüm sağlamış olmak istiyoruz. Her tebessüm eden çocuğun gülüşünde, vefat eden 27 çocuğumuz can bulacak. Bunların arasında Umut da var. 117 vatandaşın arasında 27 küçük kalp vardı. Maalesef 30 Ekim'de o kalpler durdu. Biz şimdi Türkiye'min çocuklar için kaleme aldığı dilekleri, bu balonlarla gökyüzüne bırakacağız. O minik kalplere küçük birer hediye yollayacağız. Ben, Umut'unu yitirmiş ama başka çocuklara umut olmaya çalışan bir anneyim' dedi. Baba Oğuz Perinçek ise 'Tam bir yıl önce 117 canımızı kaybettik. Bu kayıplardan büyük bölümünün yaşandığı Doğanlar Apartmanı önündeyiz. Bu etkinlikle, 117 can kaybını anmak istedik. Depremi bir kez daha hatırlatmak, bundan sonraki olumsuz olayların yaşanmaması için tedbirlilerin alınması gerektiğini bir kez daha hatırlatmak için buradayız' diye konuştu. Konuşmaların ardından, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda gönüllü, dileklerinin yazıldığı balonları, depremde hayatını kaybeden 27 çocuk için havaya saldı.

30 Ekim 2020 sonrası yaşananlar

6,6 büyüklüğündeki depremde 5 apartman tamamen yıkılmış, 117 kişi hayatını kaybederken bin 34 kişi yaralanmıştı. Yıkılan binalarda sorumlulukları olduğu iddia edilen kişilere yönelik açılan 5 davada 29 sanık yargılanıyor. Aralarında müteahhit, sürveyan, inşaat mühendisi, mimar; projesiz, izinsiz ve kontrolsüz tamirat işlemi yaptırdığı, binanın kentsel dönüşüme sokulmasına karşı çıktığı ve binadaki hasarı bina sakinlerinden gizlediği iddia edilen apartman kat malikleri ile yapı denetim şirketi yetkililerinin de olduğu 29 sanık hakkında "bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olmak" suçundan dava açıldı. Bilirkişi raporlarında, 5 apartman için de ortak görüşe varıldı, binaların "projelendirmedeki eksiklikler, malzeme özelliklerindeki yetersizlikler, uygulama ve işçilik hataları, yapım denetimindeki yetersizlik" nedeniyle yıkıldığına dikkati çekildi. Depremde 36 kişi ile en çok can kaybının yaşandığı apartman Rıza Bey Apartmanı oldu. Yağcıoğlu Apartmanı B Blok, Emrah Apartmanı, Rızabey Apartmanı, Doğanlar Apartmanı B Blok, Yılmaz Erbek Apartmanı B Blok ile ilgili davalar sürerken, Barış Sitesi'ne ilişkin ise şüphelilerin hayatta olmaması ve kimlik tespiti yapılamaması nedeniyle dava açılamadı. 29 sanık hakkında açılan 5 davada 8 sanık tutuklu yargılanıyor. Deprem sonrası hasar tespit çalışmaları kapsamında 210 bin bina kontrol edildi. Ağır hasarlı 680 binanın yıkımında sona gelindi. Bayraklı'daki 7 proje alanında bin 700 bağımsız bölüm yapılması, 375 hektarlık rezerv alanında da 3 bin 649 tane bağımsız bölüm yapılması planlanıyor.İHA

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı

Ankara Güvenpark'ta 25 gündür oturma eylemi yapan ve rütbeli personelle eşit özlük hakları talebiyle açlık grevinde olan malul er gaziler ile şehit yakınları, davet edildikleri TBMM kapısında polis barikatıyla durduruldu. Muhalefet milletvekillerinin araya girmesi ve kapıda yaşanan büyük arbedenin ardından Meclis'e girebilen gaziler, bu kez de Milli Savunma Komisyonu salonuna sokulmadı. İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye gazi proteziyle çıkarak Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ı istifaya davet ederken, haksızlıkların giderilmesi için sunulan muhalefet önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

06.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Ankara Güvenpark'ta haftalardır sürdürdükleri adalet nöbetini son 5 gündür açlık grevine dönüştüren er statüsündeki terör malulü gaziler ve er şehit aileleri, kendileriyle ilgili kanun teklifini yerinde takip etmek üzere İYİ Parti heyetinin resmi davetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) geldi. Ancak Meclis dikmen ve çankaya kapılarında adeta bir güvenlik ablukasıyla karşılaştılar.

Giriş kartları basılmasına rağmen emniyet güçleri ve meclis koruma amirliği tarafından içeriye alınmayan gazi ve şehit yakınları, uzun süre kapıda bekletildi. Duruma müdahale etmek için nizamiye kapısına koşan muhalefet milletvekilleri ile güvenlik güçleri arasında çok sert tartışmalar ve itişmeler yaşandı.

"Bölücüler içeri giriyor, biz neden dışarıdayız?"

Kapı önünde tekerlekli sandalyeleriyle ve bastonlarıyla barikatın açılmasını bekleyen gaziler duruma feryat etti. Sedyede ve protez bacaklarıyla bekleyen kahramanlar, kolluk kuvvetlerine seslenerek, "Bu Meclis'e bölücüler, hainler, sabıkalılar elini kolunu sallayarak giriyor! Biz bu vatan için uzuvlarımızı bıraktık, terörist değiliz! Bizi kendi Meclisimize niye almıyorsunuz?" sözleriyle isyan etti.

Yaşanan arbedeyi ve kapıdaki insanlık dramını engellemeye çalışan İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, gazilerin hıçkırıklarını duyduktan sonra kameralar önünde gözyaşlarına boğuldu. Muhalefet milletvekillerinin fiziki olarak kapılarda etten duvar örmesi ve kameraların kayda girmesiyle oluşan toplumsal baskı sonucu, kapıdaki barikatlar yaklaşık 1,5 saat sonra gevşetildi ve gaziler feryatlar eşliğinde Meclis bahçesine giriş yaptı.

Komisyon salonunda ikinci şok: İzleyici yasağı!

Bahçeyi aşarak ana binaya giren gazi dernek başkanları ve malul gaziler, bu kez de kendilerini doğrudan ilgilendiren yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Savunma Komisyonu salonunun kapısında durduruldu. Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ın talimatıyla, "Salonda yer olmadığı ve güvenlik gerekçesi" öne sürülerek gazilerin komisyon görüşmelerini izleyici locasından takip etmesi tamamen yasaklandı.

Komisyon salonunda tansiyon tavan yaparken, içeriye alınmayan gazilerin sesi Meclis Genel Kurulu kürsüsüne taşındı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye Güvenpark'taki gazilerden aldığı gerçek bir "gazi protez bacağı" ile çıktı. Kürsüden protez bacağı kaldırarak iktidar sıralarına gösteren Türkoğlu, sert bir tonda şu ifadeleri kullandı:

"Sayın gazilerimiz, dernek başkanlarımız, şehit ailelerimiz; Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, bizler adına sizlerden özür diliyorum. Bu memlekette bölücünün, hainin itibar gördüğü bu Meclis'te, gazilerimizin kendileriyle ilgili komisyon toplantısına izleyici olarak bile alınmasını yasaklayan Komisyon Başkanı Hulusi Akar, yazıklar olsun sana! İstifa et! İstifa et! İstifa et!"

Önerge AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

İçeride bu kriz yaşanırken muhalefet partileri, Güvenpark'taki er gazilerin talebi olan "Rütbeli personel ile er/erbaş vazife malulleri arasındaki maaş, protez kalitesi ve özlük haklarının tamamen eşitlenmesi" yönünde komisyona bir kanun araştırma ve düzeltme önergesi sundu. Ancak bu önerge, salondaki hararetli tartışmaların ardından AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Komisyonda kabul edilen mevcut 12 maddelik yasa teklifinde, 15 Temmuz'da yaralanan ancak gazi sayılmayanlara aylık bağlanması ve şehit anne-babalarına asgari ücret tabanı gibi iyileştirmeler yer alsa da; Güvenpark'ta açlık grevi yapan terörle mücadele malulü erlerin "Emsal Rütbe Maaşı" ve sağlık imkanlarında eşitlik talebi taslağa dahil edilmedi.

Hulusi Akar: "Gönül çok şey istiyor ama kısıtlar var"

Komisyonun ardından basına açıklamalarda bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ise kapıdaki engellemelere değinmeden taslağı savundu. Devletin imkanları ölçüsünde en iyi düzenlemeyi yapmaya çalıştıklarını belirten Akar, "Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hakkını korumak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Memleketimizin, milletimizin imkanları nispetinde bu adımları atıyoruz. Gönül çok şeyler istiyor fakat belli bir noktadan sonra bazı mali kısıtlar bizleri durduruyor. Ama biz burada durmayacağız, çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Komisyondan bu haliyle geçen yasa teklifinin önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'na gelmesi beklenirken, dışarıda bekleyen gaziler teklif bu haliyle yasalaşırsa açlık grevini ölüm orucuna çevireceklerini ilan ettiler.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.