Dervişoğlu: "Asrın yolsuzluğunu hala gizlemeye çalışıyorlar"
TBMM'deki Grup Toplantısı'nda iktidarın, fon skandalını sanki bir piyasa hareketiymiş gibi gösterdiğini söyleyen İYİ Parti lideri Dervişoğlu, "Hala asrın yolsuzluğu olduğu gerçeğini perdelemeye çalışıyorlar. Hala bu sistemin, kurdukları yağma düzeninin ürünü olduğunu gizlemeye çalışıyorlar" dedi
Haber Merkezi





Fon soruşturmalarına değinen Dervişoğlu, hükümetin politikalarını eleştirdi.
İktidarın, olayı sanki bir piyasa hareketiymiş gibi gösterdiğini ileri süren Dervişoğlu, şunları kaydetti:
"Hala asrın yolsuzluğu olduğu gerçeğini perdelemeye çalışıyorlar. Hala bu sistemin, kurdukları yağma düzeninin ürünü olduğunu gizlemeye çalışıyorlar. Yangın sadece fonlarla sınırlı kalmadı. Borsada iki ayda 173 milyar dolar buharlaştı. Fabrikalarımızın değeri, işçimizin, esnafımızın emeği buharlaştı. Sigorta şirketleri karşılık ayırıyor, emeklilik fonları sarsılıyor. Bugün hepimiz bu yangının dumanında boğuluyoruz. Bize hala 'bazı uygulamalarda hata edenler olacaktır' diyorlar. Hata mı? Hata bir kere olur. Yıllarca göz göre göre büyüyen şeyin adı hata değil, düzendir."
Sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlerle ilgili uyarılarda bulunduğunu ancak hükümetin uyarılarına kulaklarını tıkadığını iddia eden Dervişoğlu, şöyle konuştu:
"SPK tehlikeyi görmezden geldi, Borsa İstanbul gözetim görevini yapmadı, BDDK sistemdeki riski seyretti. Takasbank koruma kalkanı indirdi ama biliyoruz ki hiçbir kurum siyasi iradenin izni olmadan bu kadar uzun süre gözünü kapatamaz. Bürokrasi seyrettiyse ona 'seyret' diyen de bu iktidardır. Fon fiyatları balon gibi şişerken SPK neredeydi? Offshore hesaplardan para yabancı yatırımcı kılığında ülkeye girerken MASAK neredeydi? Kendi genel başkan yardımcınızın adı karışırken 'istifa etti, bitti' derken vicdanınız neredeydi? Meclis'te araştırma komisyonu istediğimizde 'hayır' diye kalkan o eller kimi koruyordu? İki aydır aklınız neredeydi? Gecikmiş gözaltılar için neyi beklediniz? Listelerden isim mi ayıklıyordunuz? Denetim dosyalarını açın, hangi tarihte hangi risk tespit edildi? Rapor kimin önüne kondu? Hangi işlem yapıldı, yapılmadıysa kim engelledi? Her belgenin tarihini, her kararın imzasını bu millet görecek."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Ekim'de 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacak" şeklinde açıklama yaptığını aktaran Dervişoğlu, Ekim ayının bittiğini ve en fazla 250 bin lira ödendiğini savundu.
Dervişoğlu, hayatı boyunca dişinden tırnağından artıran insanların kendi alın terlerinin peşinde dilenci durumuna düşürüldüğünü, bu paranın bir lütuf değil, gasbedilen bir hak olduğunu, bu hakkı teslim etmenin de iktidarın namus borcu olduğunu kaydetti.
"Fon vurgunu bir kazanın değil, bir çöküşün adıdır" ifadesini kullanan Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu iktidar artık ekonomiyi yönetmiyor, ekonominin enkazını yönetiyor. Dişle tırnakla kurulan fabrikalarımız, işletmelerimiz bu kifayetsiz yönetimin altında gözümüzün önünde eriyor. İstanbul Ticaret Odasının kayıtlarına bakın, üyelerinin önemli bir kısmı aidatını ödeyemediği ya da faaliyetini durdurduğu için askıya alınmış. Oda aidatını ödeyemeyen esnaftan istihdamı nasıl sürdürmesini bekliyorsunuz?"
"Meclise getirilen bütçe çöküş bütçesidir"
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen 2027 yılı bütçesini eleştiren Dervişoğlu, "2027 bütçesindeki rakamlar çürümenin rakamları, Meclis'e getirilen bütçe çöküş bütçesidir. Sözü senet olmaktan çıkmış bir iktidarın bütçesi hükümsüzdür. Bu bütçe millete sefalet, bir avuç rantiyeye servet vaat ediyor. Fon mağdurunun parasını bulamayan, esnafın kredisini çeviremeyen, emeklinin maaşını açlık sınırının altında bırakan bir iktidar, milletin bütçesini yapacak itibara sahip değildir." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de bugün farklı alanlarda yaşanan "krizlerin" birbirinden bağımsız olmadığını dile getiren Dervişoğlu, ekonomik kriz ile sosyal çürümenin, sporda yaşanan kriz ile fon krizinin, beyin göçü ile adaletsizlik duygusunun aynı krizin farklı görünümleri olduğunu öne sürdü.
Dervişoğlu, "Bu fon vurgunu, iktidara yakın olanın kamuya hesap vermeyeceği bilindiği için yaşanmıştır. Aynı cezasızlık, daha nice vurgunun da kapısını aralamaktadır. '50-60 vekil, valiler, hakimler, yüksek bürokratlar bu işin içinde' deniyor. Listeler elinizde ise milletten niye saklıyorsunuz? Kimdir bunlar?" dedi.
Dervişoğlu, dünyadaki makamlar için hiç kimseyle pazarlık yapmayacağını, memleket hayrına olduğunu düşündüğü bir konuyu 'birileri rahatsız olur' korkusuyla konuşmaktan vazgeçmeyeceğini belirtti.














































































