'Diline geleni söyleyen, hakir olmuştur'
Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: “Tamaha sarılan, kendini küçültmüştür; sıkıntısını açıklayan, zillete razı olmuştur; dilini kendi üzerine emir sahibi yapan (diline geleni söyleyen) hakir olmuştur”
07.06.2023 10:30:00
Hakan Akkuş
Hakan Akkuş





Resûlullah Efendimizin vasisi, halifesi, ilim şehrinin kapısı İmam Ali Efendimizin hikmetli sözlerinden bazıları şöyledir:
"Fitneye karşı iki yaşındaki deve gibi ol; onun ne binilecek sırtı, ne de sağılacak memesi vardır."
"Tamaha sarılan, kendini küçültmüştür; sıkıntısını açıklayan, zillete razı olmuştur; dilini kendi üzerine emir sahibi yapan (diline geleni söyleyen) hakir olmuştur."
"Cimrilik ardır (utançtır); korkaklık noksanlıktır; fakirlik, akıllı insanı delilini sergilemede dilsiz etmektedir; yoksul kendi şehrinde gariptir." "Acizlik afettir; sabır (direniş) cesarettir, zühd servettir; günahlardan sakınmak, (azaba karşı) kalkandır; kaza ve kadere razı olmak ne güzel arkadaştır."
"İlim değerli bir mirastır. Edep (huylar) yenilenen ziynetlerdir. Fikir saf bir aynadır."
"Akıllının göğsü, sırrının sandığıdır. Güler yüzlülük, dostluk bağıdır. Tahammül, ayıpların mezarıdır. Barış, ayıpların örtüsüdür. Kendini beğenene kızan çok olur."
"Sadaka, kurtarıcı bir ilaçtır; kulların dünyadaki amelleri, kıyamette gözlerinin önüne dikilecektir."
"Bir yağ parçasıyla gören, bir et parçasıyla konuşan, bir kemikle işiten ve bir delikten teneffüs eden şu insana şaşırın doğrusu! (Onun yaratılışı hakkında düşünün)."
"Dünya bir kimseye yöneldiğinde, başkalarının iyiliklerini ona getirir; ondan yüz çevirdiğinde de, kendi iyiliklerini ondan alır."
"İnsanlarla; öldüğünüzde ağlayacak, yaşadığınızda ise sizi özleyecek bir şekilde geçinin."
"Düşmanına galip gelince, bu galibiyetin şükrü olarak onu affet."
"İnsanların en âcizi, kardeş kazanmada acizlik edendir; ondan daha âcizi ise, kazandıktan sonra kaybedendir."
"Nimetler size akın edince az şükretmekle onu kendinizden uzaklaştırmayın."
"En yakınların terk ettiği kimsenin yardımına (Allah'ın inayetiyle) en uzaktakiler koşar."
"Her fitne ve belaya duçar olan kınanmaz."
"İşler kaza ve kaderin hükümlerine tâbidir; (bu yüzden bazen) tedbir, insanın helak ve yokluğuna neden olur."
Müslümanlar Hz. Ali'ye, Hz. Peygamberin; "Sakalınıza kına yakın, Yahudilere benzemeyin" hadisini sorunca şöyle buyurdu: "Peygamber bunu buyurduğunda din azınlıktaydı. Ama bugün din genişlemiş ve güçlenmiştir. Dolayısıyla bu iş insanın isteğine bağlıdır."
Cemel savaşında Abdullah b. Ömer, Sa'd b. Ebi Vakkas, Said b. Zeyd, İbn-i Ömer, İbn-i Tufeyl, Usame b. Zeyd, Muhammed b. Mesleme ve Enes b. Malik gibi savaşı bir fitne olarak, değerlendirip kenara çekilmeyi yeğleyen kimseler hakkında söyle buyurmuştur: "Hakkı yardımsız bıraktılar; bâtıla da yardım etmediler."
(Nehcü'l-Belağa'dan...)
"Fitneye karşı iki yaşındaki deve gibi ol; onun ne binilecek sırtı, ne de sağılacak memesi vardır."
"Tamaha sarılan, kendini küçültmüştür; sıkıntısını açıklayan, zillete razı olmuştur; dilini kendi üzerine emir sahibi yapan (diline geleni söyleyen) hakir olmuştur."
"Cimrilik ardır (utançtır); korkaklık noksanlıktır; fakirlik, akıllı insanı delilini sergilemede dilsiz etmektedir; yoksul kendi şehrinde gariptir." "Acizlik afettir; sabır (direniş) cesarettir, zühd servettir; günahlardan sakınmak, (azaba karşı) kalkandır; kaza ve kadere razı olmak ne güzel arkadaştır."
"İlim değerli bir mirastır. Edep (huylar) yenilenen ziynetlerdir. Fikir saf bir aynadır."
"Akıllının göğsü, sırrının sandığıdır. Güler yüzlülük, dostluk bağıdır. Tahammül, ayıpların mezarıdır. Barış, ayıpların örtüsüdür. Kendini beğenene kızan çok olur."
"Sadaka, kurtarıcı bir ilaçtır; kulların dünyadaki amelleri, kıyamette gözlerinin önüne dikilecektir."
"Bir yağ parçasıyla gören, bir et parçasıyla konuşan, bir kemikle işiten ve bir delikten teneffüs eden şu insana şaşırın doğrusu! (Onun yaratılışı hakkında düşünün)."
"Dünya bir kimseye yöneldiğinde, başkalarının iyiliklerini ona getirir; ondan yüz çevirdiğinde de, kendi iyiliklerini ondan alır."
"İnsanlarla; öldüğünüzde ağlayacak, yaşadığınızda ise sizi özleyecek bir şekilde geçinin."
"Düşmanına galip gelince, bu galibiyetin şükrü olarak onu affet."
"İnsanların en âcizi, kardeş kazanmada acizlik edendir; ondan daha âcizi ise, kazandıktan sonra kaybedendir."
"Nimetler size akın edince az şükretmekle onu kendinizden uzaklaştırmayın."
"En yakınların terk ettiği kimsenin yardımına (Allah'ın inayetiyle) en uzaktakiler koşar."
"Her fitne ve belaya duçar olan kınanmaz."
"İşler kaza ve kaderin hükümlerine tâbidir; (bu yüzden bazen) tedbir, insanın helak ve yokluğuna neden olur."
Müslümanlar Hz. Ali'ye, Hz. Peygamberin; "Sakalınıza kına yakın, Yahudilere benzemeyin" hadisini sorunca şöyle buyurdu: "Peygamber bunu buyurduğunda din azınlıktaydı. Ama bugün din genişlemiş ve güçlenmiştir. Dolayısıyla bu iş insanın isteğine bağlıdır."
Cemel savaşında Abdullah b. Ömer, Sa'd b. Ebi Vakkas, Said b. Zeyd, İbn-i Ömer, İbn-i Tufeyl, Usame b. Zeyd, Muhammed b. Mesleme ve Enes b. Malik gibi savaşı bir fitne olarak, değerlendirip kenara çekilmeyi yeğleyen kimseler hakkında söyle buyurmuştur: "Hakkı yardımsız bıraktılar; bâtıla da yardım etmediler."
(Nehcü'l-Belağa'dan...)















































































