HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Din Açısından İnsanlık-II

02.05.2021 00:00:00
'Din Açısından İnsanlık-II' seslendirme dosyası:
21/03/2021 tarihli ''Din ve İnsanlık'' yazımızda ''Din Açısından İnsanlık'' ve ''İnsanlık Açısından Din'' konuları ele alacağımızdan bahisle bu sözümüze binaen bu konulara devam ediyoruz.
Dünkü yazımızda ''Elit azınlığın'' İslam 'a uyguladıkları programlardan bahsedeceğimizi söylemiştik.   Siyasal din anlayışları  tarih boyunca "Dinlerin" içine giren kanser hücreleri gibidir. Bu anlayışlar önce Yahudileri, sonra Kiliseyi (Avrupa'yı) yüz yıllarca zehirlemiştir. Maalesef siyasi-Emevi din anlayışı da bunu uzun yıllar  İslam'a yaptı..

Bilim ile ters düşen doneleri kullanarak gelişen siyasal din anlayışı Bizans'ın Grek ve Roma etkileri önce ''Emevileri'', dolayısıyla sonra ''Müslümanları'' etkiledi. Saltanat, saray ve güç; egemen kabul edildi. Onun etkileri başka yanlış anlayışları doğurarak kontrolsüz cihat anlayışı ''fetih anlayışının'' yerini aldı. Ancak bu problemin içinden korunmuş Kuran ve Ehlibeyt rehberliği ile sıyrılsa da ''Siyasal İslam'' anlayışı İslam'ın gelişmesine ve evrenselliğine engel oldu. Yine de İslam'ın güzel ahlak ve gönül fethi olarak yayılmasına engel olamadılar. Bu sefer Grek ve Roma Hristiyanlığın siyasallaşması için zamanında başarılı oldukları bir projeyi hayata geçirdiler. Böylece Hristiyanlığın başına gelen ''Bilime karşı Kilise'' projesini daha sonra İslam dinine de uygulayacaktılar.

Bilime karşı din anlayışını İslam'a monte ederek bilim ile İslam'ın çeliştiğini savunuldu. Ancak İslam'ın bilim ile paralel kulvarda ve doğrusal bir yapı içinde hareket gösterdiği fark edilince ''Bilime karşı İslam'' savı geliştirildi. Bununla tarih sürecinde çıkan problemler zaman içinde çözülse de günümüzde yeniden modellenerek ''bilim ve akla karşı İslam'' algısı oluşturuldu. Bununda en kolay yolu ''Evrim teorisiydi.'' Ancak evrim din değildir ki ''evrime inanıyorum'' yada ''inanmıyorum'' diye bir alan oluşsun. Kimse yerçekimime inanıyorum yada astronomi ilmine inanmıyorum diye bir cümle kurmaz. Bilim'e yada bilimin bir konusu olan evrime ya da matematiğe veya fiziğe inanılmaz zira bilim için çalışılır, geliştirilir ve güvenilir zaten.
Böylelikle yıllarca dinlerin tamamı bilimden kopuk uzak ve hatta karşıymış gibi gösterildi. Bu metot ''Din mühendisleri'' için başka bir sosyolojik  sahaydı. 'Dinler arası diyalog'' projeleriyle İslam'ın itikadi/inanç sistemiyle ''peygambersiz bir islam'' modeli dayatılarak İslam'ı iyice Ilımanlaştırdılar.

Sosyal alanda da İslam'ı ''terörizmle'' bir araya getirmek için birçok örgütler ve anarşiler beslenerek sosyolojik bir algı oluşturuldu. Maalesef bu üç konuda da Müslümanlar bu sosyal projelere refleks geliştiremediler kendi tez ve ilkelerini korumak yerine bir kompleks içinde savunmaya geçtiler.
Tarih sürecinde yine de ''din'' konusunu daha ziyade kullanmıştır insanlık. Zira bu konu rant ve gücü getiren en kısa yol olarak görüldü. Ancak kullanıldığı halde sen çok suçlanan da yne ''din'' veya dinler  oldu. Halbuki bunlar ilahi kaynaklı değil yine kendi türümüzün değiştirip ortaya koyduğu beşeri kaynaklı dinler ve ideolojilerdi. Oysa belki yüzlerce defa Yaratıcı ''doğru ve Hak dini'' hatırlatıp öğrettiği halde insanlık bundan ders çıkarmamış ve de uslanmamıştır. Yine yeni yeniden dinleri değiştirip kendine göre şekillendiren insanlık, nedense kendisinde suçu aramaz. Bu yüzden zaman zaman bilimi bazen aklı bazen hürriyeti ve genellikle en kolayı olan dini suçlamaktan vazgeçmez.

Din açısından insanlığa baktığımızda insanlığın karnesi maalesef çok zayıftır. Ta ilk insandan beri. Ademoğullarında başlayan ilk ayrımdan beri… İnsanlık tarihi açısından büyük resme baktığımız zaman aslında iktidarların, ihtişamların hışmına uğramayan nesil pek yok gibi. Toplumda kabul gören terimleri zaman zaman bilimi, bazen dini şimdi de ''salt aklı'' kullanarak zulmediyor insanlık, insanlığa. Günümüzde de ziyadesiyle Demokrasi ve hürriyet gibi postulatlaşmış terimleri kullanarak genele kabul ve müspet görünen kavramlarla hem de…Kime? Hem de kendi türüne…
 
Din açısından insanlık yaramaz bir çocuktan ziyade terbiye edilmemiş bir ebeveyn gibidir. Aynı  hataları döne döne kendi türüne yapmaktadır.
 
Sözün Özü
Küçük, mutlu ''elit'' bir azınlık 21. yy. ile başlayan ''Milenyum'' programlarıyla dünya kaynaklarının yetersizliğinden dolayı dünyanın sonunu getirmek için İslam'ı HRİSTİYANLAŞTIRILIRKEN KENDİLERİNİ ziyadesiyle YAHUDİLEŞTİRDİLEŞTİRDİLER.
Sanırım İnsanlığın geldiği bu durum Milli Ekonomi Modeli'nin mimarı Baş Hoca'nın yazmış olduğu bu eser ve ortaya koyduğu çözümler ne büyük devrim olduğunu gösteriyordur.

 
Arda Karani / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.