HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 TEMMUZ 2022, CUMARTESİ

Din ve insanlık / Homo Homini Lipus

21.03.2021 00:00:00
'Din ve insanlık / Homo Homini Lipus ' seslendirme dosyası:
Yanlış teşhise doğru tedavi dahi uygulansa ne gibi sonuçlar doğurduğunu tahlil ettiğimiz " Yan Tesir " adlı köşemizden Merhaba!... 
 
*
Birçok bilim insanı, insanlık tarihi hakkında farklı tarihler verir. Çok geniş bir yelpazede bu konuda çeşitli ve farklı görüşler vardır. Yahudi kaynakları bu tarihi yaklaşık 6 bin yıl olarak verir. Hatta bu tarih  onlara göre günü gününe kadar bellidir. Ancak yine de Talmud bilginleri arasında Adem'ın ne zaman yaratıldığına dair az da olsa fikir ayrılığı vardır. Rabbi Yeoşua'ya göre dünya Nisan ayında yaratılmıştır. O'na göre  Adem, 6 Nisan'da ( 3 Nisan 3760 M.Ö.) yaratılmış, Rabbi Eliezer'e göre ise dünya Tişre ayında yaratılmıştır.  Adem, Roş Aşana'da (7 Ekim 3761 M.Ö.) yaratılmıştır.(Zohar 1:37a) Buna göre Nuh tufanı da milattan 2104 yıl önce gerçekleşmiştir.
 
Ancak verilen bu tarihler bugünkü pozitif bilim ile çelişiktir. Dolayısıyla bilimsel olarak, muharref olmuş Tevrat'ın bu iddiaları doğru görülmüyor.  Çünkü dünya 4,5 milyar sene önce,  insanlarsa en az yüzbin seneden beri varlar. 300 bin hatta 500 bin yıla kadar dayandıran bilim adamları da mevcut. Yine de üzerinde daha çok uzlaşılan tarih 130 bin ile 150 bin yıl aralığında. 
 
Ancak insanlık tarihi konusunda insanoğlunun hafızası maalesef hem çok zayıf hem de bayağı sınırlı.  Bildiklerimizin neredeyse tamamı -Kutsal metinler- hariç Nuh Tufanından sonra. O da ancak yazının icadından sonra bilebildiklerimiz ile sınırlı. Nuh tufanından öncesi ise ancak mitolojik bulgular, efsaneler, masallar, destanlar ya da kutsallardan öğrendiklerimiz. İnsanlık  tarihini kısa tahlil edenlerin sanırım  Adem'den itibaren değilde Nuh'dan itibaren  bilinenleri metinlerine dahil edip bu yanılgıya düşmüş olma ihtimalleridir. Zira İslam hariç diğer dini kutsallar da insanlık tarihi hakkında genellikle yakın tarihler verirler. -Ki İslam da da bazı İsrailiiyat olan ve hadis zannedilen bilgilerinde karışık olabilme ihtimali var olsa da- Kur'an bu konuda tarihi bir veri vermez.
 
Söz konusu kutsal kitapların ilmi değerlendirmelerini yaparak tarihi gerçeklik açısından bilimsel bir değer taşıyıp taşımadığını daha sonra inceleyeceğiz. 
 
Yazının icadı genel kabul olarak milattan önce 3500- 400O yıl öncesine dayanır. Günümüzden yaklaşık 6000 bin sene evvel. Ondan önceki bilgilerimizin bir çoğu dediğimiz üzere mitolojik bulgulara, destan yada masallara  dayanır. Bunların bir kısmında doğruluk payı olsa da tarihi gerçeklik açısından bir vesika yada bulguya dayanmadığı sürece bilimsel bir veri değeri taşımaz.  Yine de bu bilgiler göz ardı da edilmemelidir.
 
 Konuya dönersek İlk insanın yaradılışından günümüze kadar insanoğlu biriktire biriktire bugünkü medeniyete ulaştı. Ancak vardığı sonuç; geçirdiği süreç açısından da netice açısından da pek iç açıcı olmadı. Gerçekten  büyük bedeller ödedi insanoğlu. İnsanlık bazen birbirinin ufku olsa da  Thomas Hobbes'in dediği gibi ''Homo Homini Lipus'' yani "insan insanın kurdu " oldu çoğu zaman. Doğu medeniyeti buna 3 asır sonra ancak 20.yy da  karşılığını Yahya Kemal ile ''insan insanın ufkudur ''  diyerek verdi / verebildi. Yine de bu idealist cevaba insanlık geç kaldı. Çünkü insanoğlu
birbirine ihtiyaç duyan sosyal bir canlı olduğu için en başından beri  bu anlayışa da muhtaçtı. Ancak bu ruha ve olgunluğa  ağır bedellerle erişse de edindiği farkındalıklar hep kısa oldu.
 
Bu ağır bedeller arasında insanlık tarihinde iftiralar var, salgın hastalıklar var, savaşlar var, katliamlar var. Ne barbar liderler gördü insanlık. Birçok salgın, hastalık, savaş ve acımasız liderler gördü. Bazen İnsanoğlundan kaynaklanmayan doğal afetler gördü. Ölüm, sürgün, zulüm ve eziyet gördü. İstilalar ve katliamlar gördü. Adil yaşam sürecini kendi payına artırmak isteyenlerin özellikle zalim liderlerin zulmünü gördü. Ancak yine de yılmadı hayatta kalmayı başardı ve çoğaldı insaoğlu.  ANCAK çoğaldıkça diğer canlıların alanını daralttı. Aç gözlülüğü yetmedi kendi türüne verdiği zararın benzerini bu defa doğaya ve doğadaki canlılara karşı vermeye başladı. Böylelikle diğer canlı türlerini yok etmeye, doğayı ve canlıları hunharca tüketmeye başladı. Şimdi ise kendi evini başına yıkmak üzere. Zira kendi türümüzü yok etme ile karşı karşıyayız. 
 
Bazen sağduyu bazen bilge ve ufuk insanların uyarısıyla toparlandı, umutlandı. Ancak bunu bile süreç içerisinde kendi türüne karşı kullandı. Ve bu dönemler maalesef ufuk insanların hayatlarıyla sınırlı kaldı ve de pek  kısa sürdü. Şimdi ise kendi evini başına yıkmak üzereyken bu ufuk insanların çağrısına ihtiyaç duysa da, asıl problem bu ihtiyacı ifade edenlerin dahi kendi lehine kullandıkları ve doyumsuzluklarının sonuçlarına mahkum kaldığımız bir dünya olması.
 
Din ve insanlık tarihi beraber başlasa da  neden insanlık erdemi ve bilgeliği tercih etmedi? Ya da edemedi?
Yaşanan felaketlerin, insanların birbirini katletmesinin nedeni dinler miydi? Yoksa "din"leri dinler gibi görünmeyi mi tercih etmesinden miydi? Bu ve bunun gibi birçok sorunun cevabını haftaya bırakalım.
Bu konuyu nsanlık tarihi açısından ''din'' konusunu incelediğimiz  zaman irdeleyeceğiz.  İnsanlık tarihiyle, dinler tarihini-birbirileriyle mündemiç olan bu iki kavramı- birlikte  değerlendirme mecburiyetimiz var. Bu başlık altında bu kavramı '' İnsanlık açısından Din '' konusu ele alacağımız gibi '' Din açısından insanlık'' konusunu da ele alacağız.
Devam edecek.
*
 
 Sözün Özü 
 
Thomas Hobbes'in insanı tanımlarken "İnsan insanın kurdudur"  sözüne binaen Beyatlı'nın "İnsan insanın ufkudur" nitelemesi o kadar isabetli oldu ki günümüzde de kimi yazarlar  "İnsan insanın umudu"  kimi ise "insan insanın yurdu" analojileri yaptı. Dua niyetine amin diyelim...Ama en başından beri insanlığın ihtiyaç duyduğu tanımlamayı Baş Hoca yaptı. " İnsan gönüldür gönül" diyerek. Ona göre "İnsan hep gönül" oldu zaten...
 Keyifli pazarlar...
 
Arda Karani / diğer yazıları
- Antroposen Çağı / 30.06.2022
- Holosen / Mavi Cennet / 09.06.2022
- Bir Deniz Masalı/ Günebakan Şiiri / 09.05.2022
- Sakız orucu bozar mı? -2- / 19.04.2022
- Sakız orucu bozar mı? -1- / 18.04.2022
- Şiir gibi / 16.04.2022
- Türk manifesto! / 26.02.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -VI- / 22.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -V- / 19.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -IV- / 12.01.2022
- Akıl-Kur'an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -III- / 30.12.2021
- Akıl-Kur’an-Sünnet ilişkisi / Akıl mı, vahiy mi? -II- / 22.12.2021
- Akıl-Kur’an-sünnet ilişkisi / akıl mı üstün, vahiy mi? -1- / 06.12.2021
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -II- / 27.11.2021
- İslam ve bilim ilişkisi üzerine -I- / 12.11.2021
- Din ve bilim ilişkisi / 04.10.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi -II- / 27.09.2021
- Özgürlük ve özgürlükler problemi / 13.09.2021
- Doğru bilgi için usül ve yöntem / 05.09.2021
- Epistemoloji ve bilgi problemi / 30.08.2021
- Doğru bilgiye nasıl ulaşırız? / Usül ve bilgi problemi / 22.08.2021
- Boyutlar ve mutlak zaman üzerine / 16.08.2021
- Miraç mucizesi astral bir yolculuk mudur? / 02.08.2021
- Astral seyahat mi, zamanda yolculuk mu? (Tayyi zaman) / 11.07.2021
- Astral seyahat mi? Mekanda yolculuk mu? (tayyi mekan) / 01.07.2021
- Kozmik takvimde zaman ve ışık yılı / 24.06.2021
- Kozmik takvimde zaman -II- ve izafiyet / 19.06.2021
- Kozmik takvimde zaman / 16.06.2021
- Elbise kuramı -II- insan elbisedir / 11.06.2021
- İnsan nedir? Elbise kuramı -I- / 03.06.2021
- İnsanlık açısından din- III / 26.05.2021
- İnsanlık açısından din - II / 25.05.2021
- İnsanlık açısından din – I / 09.05.2021
- Türk Soykırımı - 13 Kasım 1918 / 04.05.2021
- Din Açısından İnsanlık-II / 02.05.2021
- Din açısından insanlık - I / 01.05.2021
- İSLAMOFOBİ / Vatikan’ın Necefle SON VALSİ / 25.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 24.04.2021
- Misyoner Müslümanlar / 23.04.2021
- Yargı Problemi / İslam Dini Açısından - II / 19.04.2021
- Yargı Problemi / İnsanlık Açısından - I / 18.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Seni Buldum - III / 12.04.2021
- Felsefe - Din ilişkisi / Samanlıkta Ben Sana Yandım - II / 11.04.2021
- DİN -FELSEFE İLİŞKİSİ / Samanlıkta Ben Sana Kandım -I / 10.04.2021
- "Baş" Manifestom / 04.04.2021
- Deizmin Sebepleri / Çuvaldız - II / 28.03.2021
- Deizmin sebepleri / Çuvaldız -I- / 27.03.2021
- Din ve insanlık / Homo Homini Lipus / 21.03.2021
- Din afyon mudur ? / Etik manifesto / 14.03.2021
- Yine Yeni Yeniden Yeni Mesaj Merhaba! / 07.03.2021
- Niçin Türkiye, niçin Elazığ? / 22.08.2016
- Manevi Mimar Hacı Ömer Hüdai Baba-III / 12.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaII / 09.08.2015
- Manevi mimar Hacı Ömer Hüdai BabaI / 08.08.2015
- Ebu Hanife Ehl-i Beyt, Muaviye Sünnidir! / 26.04.2015
- Fitne ateşinin kapısı Muaviye / 03.03.2015
- Fırka-i Naciye nedir ve kimlerdir? / 08.01.2015
- Mutluluğun formülü-II / 15.12.2014
- Mutluluğun formülü-I / 14.12.2014
- Yeditepe aşk / 25.10.2014
- Birlik, temel ve umut / 20.10.2014
- Memleketin kafa kağıdı / 08.10.2014
- Nuh'un gemisi / 01.09.2014
- Türkiye Vahhabileşiyor mu? / 24.08.2014
- Enis Karani ARDA / 07.08.2014
- Kudüs ve ben / 02.08.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-V / 24.07.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-IV / 22.07.2014
- Çağ değiştirecek model / 17.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı-III / 16.06.2014
- Anadolunun manevi mimarı-II / 15.06.2014
- ABABD gergefinde Türkiye / 08.06.2014
- Anadolu'nun manevi mimarı / 07.06.2014
- Mekandan dinlediklerim / 09.05.2014
- Hannane / 20.04.2014
- Kervana mektup / 12.04.2014
- Yeni "Neokonlar" kim? / 28.03.2014
- Varoluş destanı Çanakkale / 18.03.2014
- Ne mutlu Türk milletine! / 16.03.2014
- Surda bir gedik açıldı / 13.03.2014
- Hangimiz dindar? / 09.03.2014
- Baştürk azizler şehrinde... / 26.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-IV / 18.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-III / 16.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik-II / 15.02.2014
- Küreselleşen dünya ve misyonerlik / 09.02.2014
- Sahili olmayan umman / 12.01.2014
- Alaca Aslan / 01.01.2014
- 'Nimet verdiklerinin yolu'-II / 15.12.2013
- Nimet verdiklerinin yolu / 03.12.2013
- Unutmak ve hatırda tutmak üzerine / 01.12.2013
- Hayali kendisinden güzel şehir / 20.10.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

21.03.2020, 21.03.2019, 21.03.2018, 21.03.2017, 21.03.2016, 21.03.2015, 21.03.2014, 21.03.2013, 21.03.2012, 21.03.2011, 21.03.2010, 21.03.2009, 21.03.2008, 21.03.2007, 21.03.2006, 21.03.2005, 21.03.2004, 21.03.2003, 21.03.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.