logo
05 EKİM 2026

Dişle ne alakası var demeyin!

24.04.2011 00:00:00
 
Geçmeyen cilt yaraları, deri döküntüleri ve ani saç kayıplarının diş çürüklerinden kaynaklanıyor olabileceği öğrenildi. Uzmanlar, kronik cilt sorunları yaşayan kişilerin, radyolojik olarak diş muayenelerini yaptırıp, ağızlarındaki kronik enfeksiyonları tedavi ettirmelerini önerildiler Dr. Dt. Mert Topçubaşı diş çürüklerinin yol açabileceği sorunlar hakkında bilgi verdi. Kronik idiopatik ürtiker (kurdeşen) ile diş çürükleri arasında ilişki olduğunu belirten bilimsel çalışmalar bulunduğunu belirten Topçubaşı, "Dişlerden kaynaklanan ileri seviyedeki enfeksiyonlar, ciltte akıntılı yaralar şeklinde kendini gösterebilmektedir. Bu durumda ayrıcı tanı önem kazanmaktadır. Kronik cilt sorunları yaşayan kişilerin, radyolojik olarak diş muayenelerini yaptırıp, ağızlarındaki kronik enfeksiyonları tedavi ettirmeleri önerilir. Aksi takdirde bazı cilt sorunları çözülemeyebilir. Diş muayenelerinin bir başka faydası da çeşitli cilt lezyonlarının teşhisine yardımcı olmasıdır. 'Liken planus' gibi deriyi ve ağız içini etkileyen deri hastalıkları ağız muayenesi esnasında tespit edilebilir" dedi. Birden ortaya çıkan saçkıran ve saç dökülmelerinin sebebinin dişteki çürüğün, dolayısıyla enfeksiyonların saçlara uzanan bir etkisi olabildiğini vurgulayan Dr. Dt. Mert Topçubaşı, "Diş rahatsızlıklarıyla vücuda giren bakterilere karşı mücadele eden bağışıklık mekanizmasının kendi sağlıklı vücut hücrelerine de zarar verebilmektedir. Bu durumda da bağışıklık sistemi saç köklerine etki etmekte ve saç dökülmesine sebep olmaktadır. Bu sebeple diş çürüklerinin tedavisi ve dolayısıyla saç dökülmelerini önlemek için diş hekimine muayene olmak şarttır" diye konuştu.

Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,1 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. AFAD, dün 14.43'te merkez üssü yine Saimbeyli ilçesinde olan 5,2 büyüklüğündeki deprem ile ilgili ön değerlendirme raporunu açıklamıştı

05.10.2026 07:00:00
AA
 
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 01.51'de, merkez üssü Saimbeyli olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi. 

AFAD, Adana'daki depreme ilişkin ön değerlendirme raporunu yayınlamıştı 

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen depremin ardından bölgeye ilişkin ön değerlendirme raporunu yayımladı.

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığınca hazırlanan ön değerlendirme raporunda, dün 14.43'te merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Yerin 7 kilometre derininde meydana gelen bu depremin en yakın yerleşim birimi olan Adana'nın Feke ilçesine bağlı Akoluk köyüne uzaklığının 7,114 kilometre olduğu ifade edilen raporda, "Ana şoktan, 12.58'e kadar geçen zamanda, büyüklükleri 1 ile 2,4 arasında değişen 16 artçı deprem kaydedilmiştir." bilgisine yer verildi.

Raporda, depremin hangi faydan kaynaklandığının yapılacak ayrıntılı sismolojik ve saha çalışmaları ile belirleneceği kaydedildi.

Bölgede 1900'dan bu yana büyüklüğü 4 ve üzerinde 32 depremin meydana geldiği, bunların en büyüğünün 5,7 olduğu bildirilen raporda, bölgede ayrıca 1900 yılı öncesine ait 3 tarihsel dönem deprem kaydının bulunduğu aktarıldı.

Rapordaki bilgilerin depremin meydana gelmesini takiben 1 saatlik sürede üretilen verilerin kullanılarak derlendiği ifade edildi. 

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

04.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), haftalık çalışmalarına 6 Ekim Salı günü başlayacak. Genel Kurul'un gündeminde, Türk Kızılay Derneğinin görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerini düzenleyen Türk Kızılay Kanunu Teklifi bulunuyor.

Teklifin yasalaşması halinde Türk Kızılay; Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve diğer ülkelerin ulusal Kızılay ve Kızılhaç derneklerinden Türkiye'ye gönderilen olağan ve olağanüstü dönem yardımlarının alınması ve kullanılmasında tek yetkili kuruluş olacak.

Düzenlemeyle, afet, savaş ve çatışma gibi olağanüstü dönemlerde görev bölgelerinde fiilen çalışan Kızılay personeline nakdi tazminat ödenmesi de öngörülüyor. Ayrıca Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu il ve ilçelerde, şube başkanları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer alacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sunum gerçekleştirecek. Karahan'ın küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası başlıklarında değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu da Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplanacak.

Meclis'te salı ve çarşamba günleri ise grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,8 ve 4,9, Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde ise 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

04.10.2026 17:07:00
AA
 
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 14.19'da 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Saimbeyli olan 4,8 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 7,99 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.


Adana ile Osmaniye'de 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi

4,9 büyüklüğünde ikinci deprem
AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, 14.36'da yine merkez üssü Saimbeyli olan 4,9 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 8,67 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Adana Valisi Mustafa Yavuz, AA muhabirine kentte iki depremin ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

Olumsuz ihbar almadıklarını belirten Yavuz, "Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezine gelen olumsuz ihbar yok. Ekiplerimiz saha taramalarını sürdürüyor. Vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' diliyorum." dedi.

"Gelişmeler yakından takip edilmektedir"
Valilikten yapılan yazılı açıklamada, Saimbeyli ilçesindeki sarsıntıların ardından Osmaniye'nin Sumbas ilçesi merkezli 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Meydana gelen depremler sonrasında an itibarıyla olumsuz herhangi bir durum bulunmamakta olup 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşan olumsuz bir ihbar yoktur. AFAD ile ilgili ekiplerimiz tarafından saha tarama çalışmaları devam etmekte, gelişmeler yakından takip edilmektedir. Depremlerden etkilenen tüm vatandaşlarımıza 'geçmiş olsun' dileklerimizi iletiyoruz."

Osmaniye'de 5,2 büyüklüğünde deprem
AFAD, merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini bildirdi.

Depremin yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, yazılı açıklamasında, depremden etkilenen vatandaşlara "geçmiş olsun" dileğinde bulundu.

Saha çalışmalarına ilişkin bilgi veren Serdengeçti, "İlimizde hissedilen deprem sonrası ilgili kurumlarımızla ivedilikle koordinasyon sağlanmış olup şu an itibarıyla herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Yüce Mevla milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerini kullandı.

Sumbas Kaymakamı Hakan Kara da AA muhabirine, sarsıntının hemen ardından ekiplerin görevlendirildiğini söyledi.

İlçede olumsuzluk yaşanmadığını belirten Kara, "Şu ana kadar bize gelen herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. Ekiplerimiz sahada tarama çalışmalarını sürdürüyor. Tüm hemşehrilerime 'geçmiş olsun' dileklerimi iletiyorum." dedi.

Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi; Kızıldeniz'deki Husi tehdidi ve İsrail'in saldırgan politikalarının gölgesinde yarın Riyad'da kritik bir zirve gerçekleştirecek. Toplantıya Türkiye'den üst düzey askeri ve siyasi liderler katılıyor

04.10.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmek amacıyla 7 Ağustos 2026 tarihinde imzaladığı "Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması" kapsamında kurumsal adımlar hız kazandı. İlk toplantısı 31 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleştirilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ikinci büyük buluşması için Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya geliyor.

Ankara, bu kritik zirveye üst düzey diplomatik ve askeri bir heyetle çıkarma yapıyor. Toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil edecek.

Ankara'nın masadaki stratejik öncelikleri

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Hakan Fidan toplantıda paktın kurumsallaşma sürecine ve gelecekteki operasyonel adımlarına dair Türkiye'nin vizyonunu aktaracak.

Fidan'ın masaya getireceği temel başlıklar şunlar:

• Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısına yönelik gerçekleştirdiği saldırılar karşısında Türkiye'nin güçlü desteği ve dayanışması yeniden teyit edilecek.

• İslam dünyasının kutsal mekanlarına yönelik her türlü provokatif eylemin kabul edilemez olduğu vurgulanacak.

• Kızıldeniz ve küresel ticaret yollarındaki seyrüsefer serbestisinin ve deniz güvenliğinin korunmasının altı çizilecek.

• İsrail'in Orta Doğu genelinde barış ve istikrar çabalarını baltalayan saldırgan politikalarına karşı ortak bir duruş sergilenmesi istenecek.

İttifak kağıt üzerinden sahaya iniyor

Üç ülkenin devlet başkanları düzeyinde imzalanan Mekke Anlaşması, müttefiklerden herhangi birine yapılan askeri saldırıyı tüm taraflara yapılmış sayan tarihi bir kolektif caydırıcılık maddesi içeriyor.

Zirvede, paktın idari yapısını yürütecek olan ve ilk 3 yıl için Pakistanlı emekli Korgeneral Nauman Mahmood'un genel sekreterliğe aday gösterildiği Kalıcı Sekretarya'nın Riyad'da kurulması resmiyete dökülecek. Askeri kanatta ise savunma sanayisinde ortak teknoloji geliştirme, silahlı kuvvetlerin uyumu ve ortak üretim modelleri masaya yatırılacak.

Altıdan fazla ülke ittifaka katılmak için sırada

Tamamen savunma odaklı ve bölgesel çözümleri merkezine alan bu yeni pakt, uluslararası arenada da büyük bir çekim merkezi haline geldi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalara göre, Orta Doğu ve Asya dengelerini değiştiren bu ittifaka katılmak amacıyla 6'dan fazla ülke resmi ilgi gösterdi. İttifakın genişleme stratejileri de Riyad'daki komite toplantısında ilk kez kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, "Çirkinler" isimli suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı.

03.10.2026 21:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı
"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, "Çirkinler" isimli suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, kamuoyunda "Yeni Nesil Silahlı Suç Örgütleri" olarak bilinen yapılanmalara yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, "Çirkinler" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik çalışma gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında; Zen Pırlanta sahiplerine, söz konusu suç örgütü adına yurt dışı menşeli telefon numaraları üzerinden yağma amacıyla tehdit içerikli mesajlar gönderildiği belirlendi.



Müşteki Mehmet Diribaş'ın konakladığı otele örgüt üyelerinin geldiği, otel görevlisine müştekiye ait kişisel bilgileri vererek örgütün gücünü hissettirmeye çalıştıkları, aynı sırada müştekinin kullandığı telefona da yurt dışı menşeli numaralardan tehdit mesajları gönderildiği tespit edildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda eylemde yer aldığı belirlenen 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin ikametlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda uyuşturucu madde ile hassas terazi ele geçirilirken, el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde ise tehdit ve yağma eylemine ilişkin örgütsel nitelikte yazışma kayıtlarına rastlandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler, tutuklama talebiyle Bakırköy Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, silahlı suç örgütleri ile vatandaşları tehdit, baskı ve korkutma yoluyla haksız menfaat sağlamaya yönelik suç yapılanmalarına karşı yürütülen soruşturmalar titizlik ve kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı.

‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…

Fon soruşturması büyürken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “manipülatif işlere bulaşanlardan hesap sorulacağı” yönündeki açıklamaları kamuoyunun gündeminde. Erdoğan, 28 Eylül’de yaptığı açıklamada gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü ve haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi

03.10.2026 17:47:00
Haber Merkezi
 
‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…
‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…
Fon soruşturması büyürken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "manipülatif işlere bulaşanlardan hesap sorulacağı" yönündeki açıklamaları kamuoyunun gündeminde. Erdoğan, 28 Eylül'de yaptığı açıklamada gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü ve haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın siyasi ayağı açısından dikkat çeken bir soru hâlâ yanıt bekliyor:

FATMA BETÜL SAYAN KAYA NEDEN HALA İFADE VERMEDİ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada 1 Ekim itibarıyla 217 şüpheli ve 56 tutuklu bulunurken, eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkında henüz ifade alma işlemi gerçekleştirilmediği bildirildi. Savcılık bunun yerine Kaya ailesinin malvarlığına tedbir uygulanmasını istedi.

Ortaya atılan iddiaların merkezinde ise Özata Denizcilik hisseleri bulunuyor.

DW'nin aktardığı bilgilere göre Kaya çifti yaklaşık 163 milyon TL'lik hisse alımının ardından yaklaşık 2,17 milyar TL'lik satış gerçekleştirdi. Hisselerin yaklaşık dört ay içerisinde yaklaşık 13 kat değerlenmesi soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

ERDOĞAN: "HESAP SORULACAK"

Erdoğan'ın mesajı netti: Manipülatif işlemlerle haksız kazanç sağlayanlar hakkında gerekli soruşturmalar yürütülecek.

Ancak ortaya çıkan tablo, özellikle Kaya dosyasında "soruşturma kime kadar uzanacak?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü Kaya yalnızca sıradan bir yatırımcı değil; daha önce bakanlık yapmış ve AKP yönetiminde Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş bir isim.

Kaya, hakkındaki iddiaların aydınlatılması ve soruşturmanın bağımsız yürütülmesi gerekçesiyle siyasi görevlerinden istifa etti. Fakat istifanın ardından savcılık ifadesinin alındığına dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

2,2 MİLYAR TL "İADE EDİLDİ" DENİLDİ, ARDINDAN ÇELİŞKİ ÇIKTI

Dosyayı daha da tartışmalı hale getiren gelişme ise 2,2 milyar TL'nin Hazine'ye iade edildiği yönündeki haber oldu.

Ekonomim, Kaya çifti tarafından yaklaşık 2,2 milyar TL'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bildirdiği hesaba aktarıldığını yazdı.

Ancak kısa süre sonra gazeteci İsmail Saymaz, Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı bilgilerde ödemenin yapılmadığının kendisine aktarıldığını söyledi. DW de iki farklı iddiayı aynı haberinde aktardı.

Yani kamuoyunun önünde hâlâ cevaplanmamış çok temel bir soru bulunuyor:

2,2 milyar TL gerçekten Hazine'ye yatırıldı mı, yatırılmadı mı?

PARA YATIRILDIYSA DEKONT NEREDE?

Eğer para gerçekten Hazine'ye yatırıldıysa, bunun resmi kayıtlarla ortaya konulması mümkün.

Yatırılmadıysa da "iade edildi" haberinin hangi bilgiye dayanarak yayıldığı açıklanmaya muhtaç.

Üstelik SPK mevzuatındaki etkin pişmanlık düzenlemesi de tartışmanın önemli bir parçası. DW'nin aktardığı hukuk değerlendirmesine göre, piyasa dolandırıcılığı kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için elde edilen menfaatin iki katının Hazine'ye ödenmesi gerekiyor. Bilgi suistimali bakımından ise hukuki durum farklı.

Dolayısıyla 2,2 milyar TL'nin ödenip ödenmediği yalnızca siyasi değil, hukuki açıdan da kritik.

Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturması genişlerken, soruşturma kapsamında tutuklanan bazı isimlerin savcılık ifadeleri de ortaya çıkmaya başladı

03.10.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!
Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturması genişlerken, soruşturma kapsamında tutuklanan bazı isimlerin savcılık ifadeleri de ortaya çıkmaya başladı.

İfadelerde dikkat çeken ortak nokta ise bazı şüphelilerin, tartışmalı işlemler ve fonlardaki para hareketleriyle doğrudan bağlantıları bulunmadığını savunması oldu.

SERDAR TURHAN: "PARA PİYASASI FONUNU BİR HAFTA ÖNCE ÖĞRENDİM"

Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'a şirketleri, fonlar, hisse işlemleri ve milyarlarca liralık para hareketleriyle ilgili sorular yöneltildi.

Turhan, holdingin yatırım ve stratejilerini kendisinin belirlediğini ve holding işlemlerinde yetkili olduğunu söyledi.

Ancak Pusula Portföy Yönetim Şirketi'yle ilgili olarak şirketi devrettikten sonra işlemlerden haberdar olmadığını savundu.

Turhan'ın savcılıkta, "Bu devirden sonra PYŞ ile herhangi bir alakam kalmadı, yaptığı işlemlerle ilgili bir bilgim olmadı" dediği aktarıldı.

Savcılığın, Pusula'nın para piyasası fonlarındaki paraların Katılımevim hisselerinin alımında kullanılıp kullanılmadığı yönündeki sorusuna ise Turhan'ın "Para piyasası fonunun ne olduğunu ancak bir hafta önce öğrendim" yanıtını verdiği bildirildi.

Turhan ayrıca 1,82 milyar liralık nakit paranın şahsi birikimi olduğunu savundu. PKZ fonunu şahsi olarak aldığını, fonda Katılımevim hisselerinin bulunduğunu ve bazı işlemlerin kendi bilgisi dahilinde yapıldığını ifade etti.

ALKİN KARDEŞLER: "BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ"

Tera Grubu şirketlerinde bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Kerem Alkin ve Emre Alkin'in ifadeleri de soruşturmanın dikkat çeken bölümlerinden oldu.

Savcılık, Tera Yatırım'ın yaklaşık 1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yıl içerisinde yaklaşık 280 milyar liraya çıkmasını ve ardından gelen istifaları sordu.

Kerem Alkin, şirket değerindeki yükseliş ile istifaların "birbirinden bağımsız bir şekilde gerçekleştiğini" söyledi.

Savcılık ayrıca peş peşe gelen istifalarla daha sonra ortaya çıkan fon krizinin bağlantısını sorguladı.

EMRE TEZMEN VE ALPER ÖZTÜRK DE İFADE VERDİ

Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk'ün de savcılık ifadeleri soruşturma dosyasına girdi.

Her iki isim hakkında da fonlar, şirketler, hisse hareketleri ve sermaye piyasası işlemleri kapsamında sorular yöneltildi.

ESKİ SPK BAŞKANI GÖNÜL: "GEREKEN DENETİMLERİ YAPTIK"

Soruşturmanın en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün şüpheli sıfatıyla ifade vermesi oldu.

Gönül, bir hissede bin katlık artışın SPK'nın gözünden kaçıp kaçamayacağı yönündeki soruya, kendi dönemlerinde gereken denetimlerin yapıldığını ve bazı adı geçen fonlara para cezaları uygulandığını söyledi.

Gönül'ün ifadesi, soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri ve şirketlerle sınırlı kalmayıp düzenleyici kurumların denetim sorumluluğunun da tartışılmasına yol açtı.

ASIL SORU: BU İŞLEMLER NASIL FARK EDİLMEDİ?

Soruşturmanın kritik noktalarından biri burada ortaya çıkıyor.

Bir tarafta milyarlarca liralık para hareketleri, bazı hisselerde olağanüstü fiyat yükselişleri ve fonlar arasındaki işlemler bulunuyor.

Diğer tarafta ise soruşturma kapsamında ifade veren bazı isimlerin "bilgim yoktu", "şirketi devretmiştim", "fonu bilmiyordum" şeklindeki savunmaları yer alıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de daha önce fonlarda son iki yılda hareketlilik gözlemlediklerini ve bazı paraların kaçırıldığını gördüklerini söylemiş, amaçlarının bu paraları geri getirmek olduğunu açıklamıştı.

SORUŞTURMA DENETİM BOYUTUNA DA UZANIYOR

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, 30 Eylül'de sermaye piyasasındaki yatırım fonlarının işlemleri ve denetim faaliyetlerine ilişkin inceleme ve denetim çalışmalarına başlandığını açıkladı.

Bu gelişme, soruşturmanın yalnızca "kim ne yaptı?" sorusuyla sınırlı kalmayacağını, "kim neyi ne zaman gördü ve neden müdahale edilmedi?" sorusunu da gündeme getiriyor.

DOSYADAKİ EN KRİTİK ÇELİŞKİ

Şüphelilerin savunmalarının önemli bölümünde işlemlerden haberdar olmadıkları veya sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki ifadeler dikkat çekiyor.

Ancak soruşturmanın merkezindeki iddialar, fonlar ve şirketler arasındaki milyarlarca liralık para ve hisse hareketlerinin nasıl gerçekleştiğine ilişkin.

Bu nedenle bundan sonraki süreçte sadece şüphelilerin ifadeleri değil, banka kayıtları, fon hareketleri, SPK denetim kayıtları, MASAK raporları ve para transferlerinin zamanlaması belirleyici olacak.

Çünkü dosyanın en kritik sorusu artık şu: "KİM BİLMİYORDU, KİM BİLİYORDU VE KİM NEDEN MÜDAHALE ETMEDİ?"

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında "Hukuka Aykırı Olarak Kişiler Verileri Kaydetmek" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, hakimlikteki savunmasında telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirterek, "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum" dedi. Gündoğdu, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı

03.10.2026 11:59:00
İHA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında savunma yapan Gündoğdu, hakkındaki suçlamayı anladığını ve kollukta verdiği ifadesini aynen tekrar ettiğini söyledi. Telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirten Gündoğdu, "Ben o kaydın telefonumda olduğunun farkında bile değilim, bana gösterildiğinde hatırlamadım bu yüzden cevap da veremedim. Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum. Twitter'a düştükten sonra ben de öğrendim. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ederim" dedi.

"Kişisel verilerin hakem atamalarında kullanıldığı" değerlendirmesi

Hakimlik kararında, Gündoğdu ve MHK üyesi Yunus Yıldırım hakkında tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için yeterli kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil ve olguların bulunduğu belirtildi.

Kararda, dosyada yer alan deliller kapsamında şüphelilerin hakem atamalarında kişisel gelişim ve liyakat esasını bir kenara bırakarak hakemlerle ilgili bazı kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydettikleri ve kaydedilen bu verilerin hakem atamalarında kullanıldığı kanaatine varıldığı ifade edildi.

Hakimlik, söz konusu verilerin kullanılmasının bazı hakemlerin kamu görevi yapmasının da önüne geçtiği değerlendirmesinde bulundu.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve Yunus Yıldırım'ın ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildi.

Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı

Son 10 günde 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 714 şüpheli tutuklandı, 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

03.10.2026 11:44:00 / Güncelleme: 03.10.2026 11:47:56
İHA
 
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
İçişleri Bakanlığı tarafından son 10 günde 75 ilde düzenlenen operasyonlara ilişkin açıklama yapıldı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "75 ilde 'Uyuşturucu Madde Satıcılarına' yönelik Polisimiz tarafından son 10 günde düzenlenen operasyonlarda; 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bin 297 şüpheli yakalandı. 714'ü tutuklandı. 179'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

"Zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"

Operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince yapıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Toplam 75 ilde bin 945 ekip, 4 bin 863 personel, 18 hava aracı ve 45 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; çocuklarımızın istikbalini, gençlerimizin geleceğini ve ailelerimizin huzurunu korumak için zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Narkotik Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü


 
Türkiye'de felsefe ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, 90 yaşında hayatını kaybetti.

03.10.2026 00:47:00
AA
 
Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü
Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşamını yitirdi. Kuçuradi'nin cenazesi, 4 Ekim'de Maltepe Üniversitesi Mimar Vedat Çakırca Konferans Salonu'nda düzenlenecek törenin ardından Şişli Rum Ortodoks Mezarlığı'na defnedilecek.

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi kimdir?

İoanna Kuçuradi, 4 Ekim 1936'da İstanbul'da doğdu. 1954'te Zapyon Kız Lisesinden, 1959'da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun olan Kuçuradi, 1965'te doktora derecesini aldı.
Erzurum Atatürk Üniversitesinde 1965-1968 yıllarında görev yapan Kuçuradi, 1970'te doçent, 1978'de profesör oldu.
Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünü 1969'da kuran Kuçuradi, 2003'e kadar bölüm başkanlığı görevini yürüttü. Kuçuradi, 1997'den itibaren Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünü yürüttü, merkez bünyesinde kurulan UNESCO Kürsüsünün de başkanlığını üstlendi.
Türkiye Felsefe Kurumunun başkanlığını yürüten Kuçuradi, Uluslararası Felsefe Dernekleri Federasyonunda da çeşitli görevlerde bulundu ve federasyonun başkanlığını yaptı.
Felsefe, etik, insan hakları ve değerler alanlarında çalışmalar yapan Kuçuradi, ulusal ve uluslararası çeşitli kuruluşlarda görev aldı.

Eserleri ve ödülleri

Kuçuradi'nin "Nietzsche ve İnsan", "Schopenhauer ve İnsan", "İnsan ve Değerleri", "Etik", "Sanata Felsefeyle Bakmak" ve "Çağın Olayları Arasında" adlı eserleri bulunuyor. Prof. Dr. Kuçuradi, çalışmaları dolayısıyla Goethe Madalyası, Türkiye Bilimler Akademisi Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü ve çeşitli uluslararası onur ödüllerine layık görüldü.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.